MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Takdir:

(a.i. erk.) 1- Beğenme, değer verme. 2- Allah'ın isteği, Allah'ın yazdığı. İnsan için tesbit edilen hayat çizgisi.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Adanaspor:  

Kulüp Lakabı: Toros Kaplanları Taraftar Grubu: Turbeyler. (Konusu: Lakap Türk Tk., Kökeni: )

Adanır:  

(t.i. ka.erk.) Şanlı, şöhretli.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

adap:  

1- İzlenmesi gereken usuller, yollar, prensipler. 2- En iyi hâl ve hareketler, ölçülü davranışlar, kişiler arasındaki iyi ilişkileri düzenleyen kurallar, uyulması gereken görgü kuralları. 3- Ahlak, terbiye, incelik, saygı. 4- Dinin ve aklın beğendiği, insanın söz ve davranışlarında, başkaları tarafından takdir edilmesini, her türlü hata ve kusurdan korunmasını sağlayan ve ona üstün meziyetler kazandıran ahlaki davranışlar.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Adaptasyon:  

(Fr. adaptation - [İng. adaptation - Alm. adaptierung) 1- Tiyatro için hazırlanmış bir yabancı oyunu, yöresel koşullar gözönüne alınarak uygun biçimde kendi diline çevirmek, çıkartmalar ve eklemeler yapmak. Örn. Moliere'in Scapin'in Dolaplar'ının Ayyar Homzo'ya çevrilmesi. 2- Bir romanı ya da öyküyü sahne içinde yeniden düzenleme, derleme.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Adaptasyon:  

(Biy.Sp.Ter.) Uyum.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Adaptasyon:  

(fr.i. adaptation) 1- (tiy.) Tiyatro için hazırlanmış bir yabancı oyunu, yöresel koşullar göz önüne alınarak uygun biçimde kendi diline çevirmek, çıkartmalar ve eklemeler yapmak. 2- (hayb.) İçine girdiği çevreye, iklime v.b. uyma. Eş anlamlısı: Uyarlama.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Adapte:  

(fr.sf. adapté) (yaz.) Adaptasyon yoluyla hazırlanmış yapıt. Eş Anlamlısı: Uyarlanmış.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Adaptör:  

(fr.i. adapteur) 1- Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. 2- Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı. Eş Anlamlısı: Yeni Uyarlaç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Adasoğanı:  

(scille) Zambakgillerden, bir çeşit bitkidir. Yaprakları uzun şerit şeklindedir. Çiçekleri; yeşil ve beyaz damarlıdır. 2 kilogram kadar olan soğan kısmı, yapraklarının altındadır. Acı ve zehirlidir. 7,5 gram adasoğanı öldürebilir. İçerisinde "Scillarena glikozidi" vardır. Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soğanın etli olan orta kısmı dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Ev ilaçlarında çok dikkatli kullanılması gerekir. Faydası:: İdrar söktürür. Kalp hastalarında vücuda biriken suyu boşaltır. Azotemi'yi azaltır. Böbrek hastalarının kullanmaması gerekir. Uzun süre kullanılacak olursa "Albüminüri" yapar.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

adavet:  

İçte saklanıp beslenen gizli düşmanlık, kin, zarar verme ve öç alma düşüncesi. Örn:: “…Bir topluma olan adavetiniz sizi suç işlemeye yönlendirmesin…” (Kur’an-ı Kerim Maide suresi 5/2 Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Aday:  

(t.i. erk.) 1- Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. 2- Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

adcılık:  

Adcılık veya nominalizm, kavramların, sözcüklerin, tanımların, tasarımların, hatta konuşulan dillerin gerçek ya da nesnel hiçbir varlığının veya anlamının bulunmadığını öne süren felsefe anlayışı.(Konusu: , Kökeni: )

Addüksiyon:  

(ing.i. adduction, Lat. adductio) 1- Sagital plandan uzaklaşan bir uzvun yaptığı hareket. 2- Yakınlaştırma, yaklaştırma. (Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Addüksiyon:  

Orta hatta yakınlaşma.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

Adefaji:  

(ing.i. adphagia) 1- Oburluk. 2- Doymazlık, bir türlü tatmin edilemeyen derin açlık duygusu; bulimya.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

adele:  

Adele (ayrıca Adèle veya Adelle diye telaffuz edilebilir) İngilizce, Fransızca, Almanca ve İtalyancada kullanılan kadınlara verilen bir ad. Asil, nazik, hassas anlamı taşımaktadır.(Konusu: , Kökeni: )

Adem:  

(İb.h.i. erk.) 1- Allah'ın yarattığı ilk insan, insan soyunun atası ve ilk peygamberi. 2- Adam. 3- İyi, temiz kimse. Âdem (a.s.) ilk insan ve ilk isimlendirilen varlık. Kur'an'da Hz. Adem'in 25 yerde ismi geçer.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: İbranice)

adem:  

1- Yokluk, varlığın karşıtı. 2- Ölüm. 3- Olmama, bulunmama, hiçlik.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Âdem:  

1- Allah’ın yarattığı ilk insan, insan soyunun atası ve ilk peygamber. 2- Adam, insan. İlk insana edîmden (yeryüzünden) alınan topraktan yaratıldığı için Âdem denmiştir. Kur’an-ı Kerim’de Âdem Peygamber’in yaratılışından, kendisine tüm varlıkların adlarının öğretilmiş olmasından, meleklerin "Allah’a mutlak itaatin simgesi olarak" Âdem Peygamber’e secde etmelerinden, eşinden ve çocuklarından söz edilmektedir. Örn:: “Hatırla ki Rabb’in meleklere: Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım, dedi. Onlar: Bizler hamdinle seni tespih ve seni takdis edip dururken, yeryüzünde fesat çıkaracak, orada kan dökecek insanı mı halife kılıyorsun, dediler. Allah da onlara: Sizin bilmeyeceğinizi herhâlde ben bilirim, dedi. Allah Âdem’e bütün isimleri öğretti.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/30-31 nci Ayet) Örn:: “Hani biz meleklere: Âdem’e secde edin, demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi ve büyüklük tasladı. Böylece kâfirlerden oldu.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/34 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Adem:  

(ibr.i.) (esk.) 1- Yokluk (öz.i.) 2- Dinî inanışlara göre dünya üzerindeki ilk insan. 3- İnsan, insanoğlu. 4- İnsanda bulunması gereken olumlu özelliklere sahip olan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İbranice)

Adem Baba:  

(ibr.t. d.) 1- Hayatta hiçbir şeyi olmayan kimsesiz serseri. Örn:: "Bunlar seni plajlara düşürüp Adem Baba yapan orospu değil ki önüne gelen elleyebilsin." (Samim Aşkın Halk Plajı) Anton da denir. 2- (Hapishanede) Parasız aç en kötü durumdaki mahkum. Örn:: "Kamyonun gıcır gıcır yıkadığı helada Tekelin "Çeşit" isimli cigaralarından tellendirir. İzmariti bir fiskede hela dışında bekleşen adem babalar kalabalığına fırlatırdı." (Orhan Kemal Dünyada Harp Vardı) 3- Yoksul kılıksız turist. Hippi. 4- Afyon müptelası. Afyonkeş.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Aden Körfezi:  

Aden Körfezi (Arapça: خليج عدن / Halicü'l-Aden), Arap Yarımadası ve Afrika Kıtası'nda Somali Yarımadası arasında bulunur. Hint Okyanusu'nun bir uzantısıdır. Kızıldeniz ile Hint Okyanusu'nu birbirine bağlar. İçinde birçok balık ve mercan çeşidini barındırır. Aden Körfezi, dünyada korsanlığın varolduğu ana yerlerden biridir. Bundan başka farklı silahlı eylemler hâlâ körfez içinde sürmektedir.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )

Adenit:  

(fr.i. adénite) (tıp) 1- Ak kan bezi yangısı. Herhangi bir salgı bezinin iltihabı, bez iltihabı. 2- Lenf düğümünün iltihabı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

adenoloji:  

(ing.i. adenology) bez bilimi. salgı bezleri, salgıları ve salgılar arasındaki ilişkileri konu alan bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Adenopati:  

(ing.i. adenopathy) Bir hastalık sebebiyle lenf bezlerinin genel olarak büyümesi, lenf düğümleri veya bezlerinin kronik iltihapları, lenfatik gangliyonların hipertrofisi.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Aderans:  

Kuru film tabakasının yüzey üzerinde kabarmadan, ince tabakalar halinde kalkmadan veya çatlamadan durma kabiliyetidir. Aderans, boyanın belki de en önemli özelliğidir. Islak tutunma, ıslak koşullara rağmen kuru boya filminin yüzeye tutunma kabiliyeti, genellikle dış cephe boyaları için önemlidir.(Konusu: Boya Terimi, Kökeni: )

âdet:  

1- Alışılmış şey, herkes tarafından uyulan yol, töre, gelenek, görenek, usul, alışkanlık, huy. 2- Akıl ve sağduyu sahibi kişilerin benimseyip tekrarladıkları alışkanlıklar. 3- Akla ve düşünceye dayanmaksızın tekrar edilegelen olay, durum ve davranış. “Cahiliye devrinden kalma tüm (kötü) âdetler ayağımın altındadır (kaldırılmıştır). Bütün kan davaları kaldırılmıştır…” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

adet:  

ad 1. sayı. 2. ad · sıfat sayılabilecek bir şeyin sayısı; herhangi bir sayıda olan (şey). Benzer: tane(Konusu: , Kökeni: arapça)

âdet:  

/–./ ad 1. bir kimsenin yapmaya alıştığı, bir kural gibi uyduğu şey. Benzer: alışkı 2. bir topluluk içinde öteden beri uyulan ve uygulanan kural. Benzer: töre 3. (kadında) aybaşı. 4. öteden beri yapılır olmak, yapılagelmek. \"Bir kez âdet olmuş, vazgeçilmiyor\" 5. bir şey, artık gelenek durumuna gelmek. \"Yılbaşı çamı bizde de nerdeyse âdet oldu\"(Konusu: , Kökeni: arapça)

âdet görme:  

(bkz:: hayız) (Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Adetullah:  

(a.i. erk.) Allah'ın kanunu, ilahi sünnet.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

âdetullah:  

İlahî kurallar, Allah’ın evrendeki değişmez yasaları, sünnetullah.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Adeviye:  

(a.i. ka.) 1- İyilik, yardımseverlik. 2- Ünlü hanım mutasavvıfe.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Adı Aylin:  

Kitabın Türü: Biyografik Roman Kitabın Yazarı: Ayşe KULİN Kitabın Konusu: Bu kitap, kökleri Giritli Deli Mustafa Naili Paşaya kadar uzanan bir ailenin kızı olan Aylin DEVRİMEL ‘in fırtınalı yaşamının öyküsüdür. Kitabın Ana Fikri: Bir insanın azimle çalışınca başaramayacağı hiçbir şey yoktur.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Adıgüzel:  

(t.i. ka.erk.) Güzel isim. Verilen ismin güzel olması. (Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Adım:  

(i.) 1- Çeşitli dönemlerde çeşitli para birimlerini anlatmak için kullanılmış sözcük. 1 kuruş 10 kuruş 1 lira 5 lira 100 lira vb. Örn:: "Adamın malına 5 adım verdim, sakın sen daha fazla verme." (Arslan Kaynardağ Tarihi Değişen Yönleri ve Gizli Diliyle İstanbul Bitpazarı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

adım:  

ad 1. yürümek için yapılan ayak atışlarının her biri. 2. (uzunluk ölçüsü olarak) bir ayak atışıyla alınan yol; bu uzunluk yaklaşık 75 santimetre kabul edilir. \"Odanın boyu beş adımdı\" 3. bir işe girişme. \"İlk adım önemlidir, arkası gelir\" 4. SPOR TERİMİ ayakta temel duruştan, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar ara ile yer değiştirmesi. 5. MATEMATİK TERİMİ bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. 6. (teknik) iki dişli arasındaki aralık. \"Vidayı iki adım daha sıkıştırmak gerekiyor\" 7. çok yavaş olarak, ağır ağır. \"Yol buzluydu, adım adım ilerleyebildik\" 8. (bir yerin) her yanını, her yönünü, her yerini. \"Ankara’yı adım adım bilirim\" 9. sürekli ve ısrarlı bir biçimde. \"Gazeteciler bakanı adım adım izliyor\" 10. yürümek için bir ayağını öne doğru uzatıp yere basmak. \"Adam birkaç adım attı, yığıldı\" 11. MEC. bir işi yapmaya girişmek. \"Bu işe adım attık, sonu gelecektir\" 12. MEC. ilerlemek. \"Demokraside her gün yeni bir adım atmak için çalışmalıyız\"(Konusu: , Kökeni: )

Adım Adım:  

1- Çok yavaş olarak, ağır ağır. "Yol buzluydu, adım adım ilerleyebildik" 2- (bir yerin) Her yanını, her yönünü, her yerini. "Ankara’yı adım adım bilirim" 3- Sürekli ve ısrarlı bir biçimde. "Gazeteciler bakanı adım adım izliyor" NOT: Aynı Kelimenin Tekrarıyla Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )

Adım Duruşu:  

(Cimnastik Ter.) Ayakta, öne bir adım atmış olarak alınan durum.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Adımlar:  

(Tekvando Ter.) Daeyon.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Adıyaman:  

Adıyaman Tarihi: Bizans, Emevi, Abbasi, Anadolu Selçukluları, Dulkadiroğulları arasında el değiştirmiş ve nihayet Yavuz Sultan Selim'in İran seferi sırasında 1516 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Osmanlı topraklarına katılan Adıyaman, başlangıçta merkezi Samsat'ta bulunan bir Sancakla Maraş Beylerbeyliğine bağlıyken, 1923 yılında Malatya iline bağlı ilçe olan Adıyaman Cumhuriyetin kuruluşundan 1954 yılına kadar eski idari yapısı korunarak Malatya'ya bağlı kaza konumunda olup 1 Aralık 1954 tarihinde 6418 sayılı Kanunla Malatya'dan ayrılarak müstakil il haline gelmiştir.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )

Adıyaman:  

Adıyaman İlçeleri: 1-Besni 2-Kâhta 3-Çelikhan (01.06.1954) 4-Gerger (01.06.1954) 5-Gölbaşı (01.04.1958) 6-Samsat (01.04.1960) 7-Sincik (20.05.1990) 8-Tut (20.05.1990) 9-Merkez (14.06.1954)(Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )

Adıyaman:  

Adıyaman; Kuzeyden Malatya, Kuzeydoğudan Diyarbakır, Doğu ve Güneyden Şanlıurfa, Güneybatıdan Gaziantep ve Batıdan Kahramanmaraş ili ile komşudur.(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )

Adıyaman:  

Tel. Kodu: 416(Konusu: İl Tel Kodu, Kökeni: )

Adıyaman:  

Plaka Kodu: 02(Konusu: İl Plaka Kodu, Kökeni: )

Adıyaman:  

Nesiyle Meşhur: Besni Üzümü (Peygamber Üzümü) Oturakçı Pazarı meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )

Adıyaman:  

Adıyaman'da Gezilecek Yerler: Perre Antik Kenti, Pirin Antik Kenti, Arsemia Antik Kenti, Karakuş Tümülüsü, Haydaran Kaya Mezarları, Turuş Kaya Mezarları, Sofraz Tümülüs Mezarları, Karadağ Tümülüsü, Cendere Köprüsü, Nemrut Dağı, Kahta Çayı, Gümüşkaya Mağaraları, Zey Mağaraları, Palanlı Mağarası, Adıyaman Çarşı Camii, Eskisaray Camii, Yenipınar Camii, Adıyaman Ulu Camii, Abuzer Gaffari Türbesi, St. Petrus Kilisesi, St. Pavlus Kilisesi.(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )

Adıyaman:  

Genel Bakış: Güneydoğu bölgesinin Batısında yer alır. Cumhuriyet devrine kadar Adıyaman’ın ismi “Hısn-ı Mansur” (Mansur Kalesi) idi. Bu kale Emevi komutanlarından Mansur İbn-i Canena tarafından Bizans’a karşı yaptırılmıştır. Adıyaman ismi ise Vadi-i Leman, Vadüleman (Güzel vadi) isminin zamanla çevrilmiş şeklidir. Diğer bir rivayete göre ise “Adıman”dan, bunun da Hititlerce iskan edilen yer manasına “Etiman”dan gelmiştir. Başka bir rivayete göre çok eski devirlerde Adıyaman’da putperest bir hükümdarın hak dine inanmış yedi oğlu varmış. Bu yedi genç putperest babalarının dinine inanmadıkları için öldürülmüşler. Bundan dolayı Adıyaman isminin “Yedi Yaman”dan geldiği söylenir. Bu yedi kardeşin mezarı Adıyaman’ın güneyindedir. Nemrut’ta gündoğumu ve günbatımı ayrı bir güzellik taşımaktadır. (Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )

Adidas:  

(i. tic. m. Adi Dasslerin adından) 1- AIDS hastalığı edinilmiş, bağışıklık yetersizliği sendromu. Örn:: "Bakıyorsun adamın teki ortalara çıkıp, Adidas (AIDS) Cenab-ı Hakkın eşcinsellere cezasıdır diye haykırıyor." (Pınar Çekirge Yalnızlık Adasının Erkekleri) Adiş, Aydis de denir. 2- Adi bölümü adf biçiminde söylenerek, Sahte Adidas anlamında kullanılır. Örn:: "Lan Adidasa layık mıyım haso lavuk olaraktan?"(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Adige:  

Resmi Tam Adı: Adige Cumhuriyeti Yerel Tam Adı: Respublika Adigeya Kısa Adı: Adigeya (Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Adige:  

Yer Aldığı Kıta: Asya Kıtası'nda, Kuzey Kafkasya'da yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Adige:  

Rusya’ya 27 Temmuz 1922 tarihinde bağlanan Özerk Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Adige:  

Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Federasyon. İktidar Kaynağı: Yarı Başkanlık sistemi.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Adige:  

İdari Yapısı: 2 Kentsel Alan; 1- Maykop 2- Adıgeysk. 7 Rayon; (İlçe) 1-Tahtamukay 2- Tevçejsk 3- Krasnogvardeysk 4- Şogenovski 5- Koşehablski 6-Giaginski 7- Maykopski rayonları.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Adige:  

Başkenti: Maykop(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Adige:  

Komşuları: Kafkas Dağları'nın Kuzeyinde, Krasnodar Kray sınırları içinde yer alır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Adige:  

Resmi Dili: Adıgece, Rusça (Yazışmalarda)(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Adige:  

Para Birimi: Rus Rublesi Para Birimi Kodu: RUB(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Adige:  

Plaka Kod: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Adige:  

Tel. Kodu: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Adige:  

Dini: Hristiyanlık Mezhebi: Rus Ortodoks Kilisesi NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Adige:  

Adıge Bayrağı: 1838 yılında, Batı Kafkasya'daki 12 kabile, 3 liderin başkanlığında birleşir ve yeşil yüzey üzerinde 3 siyah ok ve 12 yıldızlı tarihi Adige Bayrağı'nı milli bayrak olarak kabul ederler. İpek kumaşın yeşil rengi Kafkasya'nın dağ ve ovalarını; siyah 3 ok dönemin en yetenekli ve ünlü üç ailesini (Zaniko, Aytekçiko, Boleteko aileleri), siyah renk ise düşmana ölümü, sarı yıldızlar da bütün yaşamları açık havada, kır ve dağlarda geçen ve gökyüzündeki yıldızlara bakarak uyuyan kahramanların yer aldığı 12 bölgeyi temsil eder.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Adige:  

Milli Marşı: "Adige Cumhuriyeti Ulusal Marşı" Adige Cumhuriyeti'nin ulusal ve resmi marşıdır. Sözleri Iskhak Mashbash, Bestesi Umar Tkhabisimov tarafından yazılmıştır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Adige:  

Genel Bkş: Adige yazısı,1927'den önce Arap, 1927 - 1937 arası Latin harflerini kullanmış,1937'den bu yana da Kiril (Rus) alfabesini kullanmaktadır. (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Adil:  

(a.i. erk.) 1- Doğruluk gösteren. Doğru. 2- Eşit, eş, müsavi. 3- Adaletli davranan. Kur'anî bir isimdir. Allah'ın emirlerini hakkıyla uygulayan anlamına gelir. Raşid halifelerin 2.cisi Ömer b. el-Hattab'ın meşhur lakabı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

adil:  

1- Adaletli, adalet sahibi, doğru, hak tanır, hukuka saygılı, insaflı. Örn:: “Âbidin ibadeti kendini, adilin adaleti dünyayı düzeltir.” (Atasözü) 2- Farzları yerine getiren, dinin buyurduğu şeylere sıkıca yapışan, yasaklarından sakınan, davranışlarında gerçeği araştıran, dinini ve kişiliğini zedeleyici söz ve davranışlardan kaçınan. Örn:: “Allah adil olanları sever.” (Kur’an-ı Kerim Hucurat suresi 49/9 ncu Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Adil Giray:  

Namık Kemal'in yazdığı Cezmi kitabındaki ana karakter. Adil Giray doğuştan şair yaradılışlı, vicdanı temiz, kültürlü, kuvvetli, hamiyetli, yüksek iradeli ve girişken bir askerdir.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Adil Giray:  

(a.t.i.) Er. Kırım veliahtı. (1548- Kazvin 1579) Devlet Giray'ın oğlu. Osmanlı-İran savaşında Osmanlılara yardımcı oldu. İkinci Şamah savaşını kazanan İranlılarca tutsak edildi ve Kazvin'de öldü. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)

Adile:  

(a.i. ka.) 1- Doğruluk gösteren. 2- Doğru, Her işinde adalet, doğruluk bulunan hükümet. 3- Adile Sultan; Osmanlı döneminde Bağdat'ta valilik yapan Süleyman Paşa'nın hanımı. Adına bir cami bir de kervansaray yapılmıştır.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Adile Naşit:  

(lakabı/sin.) Masalcı Teyze(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )

Adile Naşit:  

Doğum adı Adela ÖZCAN (d:1930; ö:1987) 1950 - 1952 yılında Ziya KESKİNER, 1983 - 1987 yılları arasında Cemal İNCE ile evlilik yapmıştır.(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Adilhan:  

(a.t.i.) Er. Adil yönetici.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)

Adin:  

(a.i. erk.) Cennet (bkz:: adn)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Adisyon:  

(fr.i. addition) (lokanta, gazino, otel gibi yerlerde) Hesap pusulası ya da hesap.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Adiş:  

(i.) AIDS hastalığı. (bkz:: Adidas)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Adiy:  

(a.i. erk.) Savaşçı, savaştan geri durmayan, mücahid. Adiy b. Hatim et-Tai: 630 yılında müslüman oldu. Babası gibi cömertti. Kabilesinde İslam'dan dönme eğilimleri görünce engel oldu. Cemel vakasında Hz. Ali'nin yanında yer aldı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Adiyat Suresi:  

(a.i. سورة العاديات) adiyât suresi; koşan atlar demektir. kur'an-ı kerim'de 100 ncü sure, 30 ncu cüz, 599 ncu sayfadadır. 11 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 14 ncü sıradadır. asr suresi'nden sonra kevser suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. bu sûrede insanoğlunun nankörlüğünden, kıyamet günü ortaya çıkacak acıklı durumdan söz edilir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

Âdiyât suresi:  

Kur’an-ı Kerim’in yüzüncü suresidir. Mekke’de inmiştir. On bir ayettir. Örn:: ‘Hızla koşan ve nallarından kıvılcımlar saçan savaş atları’ anlamına gelen “Âdiyât” kelimesiyle başladığından bu adı almıştır. Surede, Allah yolunda cihat eden kimselerin düşmanlar üzerine akın etmelerinden ve savaş atlarının öneminden bahsedilir. İnsanın, Allah’ın nimetlerine şükretmeyerek nankör davranması, dünya malına karşı aşırı tutkusu anlatılır. Yeniden dirildikten sonra insanın bütün yaptıklarının karşısına çıkarılacağı ve Allah huzurunda hesaba çekileceğini hatırlatan ayetle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Adiyö:  

(fr.i. dieu) (Alaycı ve züppece) Görüşürüz anlamında veda sözü. Sözcük, Fransızca tanrı anlamına gelen dieu’dan gelir. Bir anlamda Türkçe’deki “Allah’a emanet ol” ile anlam olarak benzerlik gösterir.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

adl:  

(bkz:: Adalet) (Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Adler Teorisi:  

(ing.i. Adler theory) Nevrozların sosyal veya fiziksel bakımlardan duyulan aşağılık duygusu nedeniyle ortaya çıktığını ileri süren teori.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Antropoloji:  

(ing.i. forensic anthropology) Çürümüş insan cesedinin bulunabilen kalıntılarından kimlik, yaş, boy uzunluğu, ırk, vücut ağırlığı, sosyoekonomik durum, meslek, kemik hastalıkları, cinsiyet vb. konularda bilgi edinen ve kimlik tespiti ile ölüm nedenini saptayan adli bilimlerin bölümü.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Astronomi:  

(ing.i. forensic astronomy) Olay tarihindeki Ay ve Güneş’in durumunu ve bunlara uyan tarih ve saatleri olay yerinin koordinatlarını almanaklar yardımıyla hesaplayan ve meteorolojik verileri değerlendirerek adalete yardımcı olan adli bilimler alanı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Balistik:  

(ing.i. forensic ballistic) Mermi çekirdekleri ve kovanların incelenmesi sonucunda bunların belli bir silahtan atıldığını ispat ederek olaya karışmış diğer silahların ayrımı ile saçma taneleri ve atış artıklarının hedef üzerindeki dağılış şeklinden atış mesafesinin tayin edilmesi konularıyla uğraşan adli bilimler alanı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Bilişim:  

(ing.i. forensic informatics) Sayısal verileri elde etme, muhafaza etme ve çözümleme işlemlerinin delilin gereklerine uygun olarak mahkemeye sunulması aşamasına kadar uygulanması.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Biyoloji:  

(ing.i. forensic biology) Nesep tayini; çeşitli kan örneklerinin ve vücut sıvılarının karşılaştırmalı incelenmesi ve tanınması, her türlü adli mikrobiyoloji uygulamaları, gıda maddelerinin incelenmesi gibi konularda çalışan bilim dalı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Diş Hekimliği:  

(ing.i. forensic dentistry) İnsan kalıntılarından dişlerle ilgili delillerin cisimler üzerinde veya olay yerinde bulunan kişilerdeki ısırık izlerinin incelenmesi; diş hekimliği bilgilerini ve tanı yöntemlerini adli amaçlar için kullanan bilim dalı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Entomoloji:  

(ing.i. forensic entomology) Ceset üzerindeki böceklerin yumurta, larva, pupa ve ergin formlarının gelişimini inceleyerek ölüm zamanı ve ölüm yerinin tayini ile uğraşan adli bilimlerin bölümü.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Kimya:  

(ing.i. forensic chemistry) Kimya yöntemlerini kullanarak adli olayların çözümlenmesine çalışan bilim dalı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Palinoloji:  

(ing.i. forensic palinology) Adli olgularda, kişilerin ve şüpheli objelerin üzerinde bulunan polen örneklerinin incelenmesi ile olay yerinde bulunup bulunmadıklarını veya nereden geldiklerini inceleyen adli bilimlerin dalı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Rapor:  

(ing.forensic report) Adli bir konuda, hekim tarafından düzenlenen adaletin tecellisinde etkili olabilen rapor.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Şifa:  

(ing.i. forensic recovery) Mutat iştigalden geri kalma süresi. Ceza davalarında bu süre esas alınır.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Tabip:  

(ing.i. doctor of forensic medicine) Adli olgularda bilgisine başvurulan, herhangi bir uzmanlık alanından ya da pratisyen hekim olarak çalışan bilimsel ve teknik yönden görüş bildirmesi amacıyla görevlendirilen hekim. (Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Tıp:  

(ing.i. forensic medicine) Tıbbi bilgilerin hukuka uygulanışını, adaletin gereksinimlerine göre tıp biliminin olanaklarının kullanılmasını ele alan bilim dalı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Tıp Kurumu:  

(Institute of Forensic Medicine) Adalet Bakanlığına bağlı olarak çalışan, görevleri 19.02.2003 tarih 4810 sayılı Kanun’la belirlenmiş adalet işlerinde bilirkişilik yapmak üzere kurulmuş, mahkemeler ile hâkimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen adli tıpla ilgili konularda bilimsel ve teknik görüş bildiren kuruluş.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Tıp Uzmanı:  

(ing.i.forensic medicine specialist) Tıpta uzmanlık tüzüğüne göre adli tıp alanında uzmanlık eğitimini tamamlamış uzman hekim.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Toksikoloji:  

(forensic toxicology) Kriminal olaylarda, çeşitli analiz yöntemleri kullanılarak zehrin türü, belirlenen miktarın ölüme yol açıp açmayacağı ve toksik maddenin hangi yolla alındığı gibi konuları inceleyen adli bilimlerin dalı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Adli Travmatoloji:  

(forensic traumatology) Travmanın etkilerini ve yaraları inceleyen bilim dalı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

adliilahî:  

İlahî adalet; Allah’ın şaşmaz, değişmez adaleti. Örn:: “Kenar-ı Dicle’de bir kurt aşırsa bir koyunu - Gelir de adliilahî sorar Ömer’den onu!” (M.A. Ersoy)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Adn:  

1- Cennetin en yüksek derecelerinden biri. 2- Peygamberlerin, şehitlerin, salih kulların gidecekleri cennet. Örn:: “İman edip güzel davranışlarda bulunanlara… içinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır…” (Kur’an-ı Kerim Kehf suresi 18/30, 31 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

WhatsApp