MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Hidrokarbon:

Karbon ve hidrojen atomlarından oluşan organik bileşik.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Erkeklik

*Erkeklik

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




hüküm:  

1- Karar verme, idare etme. Örn:: “Şüphesiz ki Allah size emanetleri layık olanlara vermenizi ve insanlar arasında hüküm verdiğiniz zaman adaletle hüküm vermenizi emreder.” (Kur’an-ı Kerim Nisa suresi 4/58 nci Ayet) 2- Bir şeyi yerli yerince ve sağlam yapma. Örn:: “Allah’a yemin olsun ki aralarındaki çekişmeli işlerde seni hakem yapıp sonra da senin verdiğin hükme, içlerinde bir burukluk duymadan tam anlamıyla teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.” (Kur'an-ı Kerim Nisa suresi 4/65 nci Ayet) 3- Allah’ın, sorumluluk çağına gelmiş insanların inanç, ibadet, ahlak ve davranışlarına dair yapınız veya yapmayınız şeklindeki emirleri, yasakları. Örn:: “…Hüküm ancak Allah’ındır. O gerçeği anlatır ve hüküm verenlerin en hayırlısı odur.” (Kur'an-ı Kerim En'am suresi 6/57 nci Ayet) 4- İki farklı düşünce arasında, olumlu veya olumsuz yönde verilen karar. Örn:: “…Aralarında hükmettiğin zaman adaletle hükmet. Allah, adaletle hükmedenleri sever.” (Kur’an-ı Kerim Maide suresi 5/42 nci Ayet) 5- Mahkemede hâkimin verdiği karar, mahkeme kararları. Örn:: “Hâkim kızgınlık anında hüküm vermesin.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hüküm Gecesi:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Yakub Kadri KARAOSMANOĞLU Kitabın Konusu: Gazeteci Ahmet Samim’in öldürüldüğü 9 Haziran 1910 öncesiyle Sadrazam Mahmut Şevket Paşa’nın öldürüldüğü 11 Haziran 1913 sonrasını içine alan bir zaman dilimindeki olaylar ‘Hüküm Gecesi’ nde kaleme alınmıştır. 31 Mart Olayı’ndan sonra iktidarı ele geçiren İttihat ve Terakki Cemiyeti ile muhalefet arasındaki siyasi çekişmenin öyküsüdür. Kitabın Ana Fikri: Yazar bir dönem yaşanan siyasi olayları küçük fakat mühim bir aşk hikayesi ile süslemiş. Karakterler: Ahmet Kerim, Samiye, Sırrı bey. (Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

hükümet:  

ad 1. bir ülkede devletin görevlerini yerine getirmesini sağlayan yetkili organ, yürütme organı, bakanlar kurulu. 2. bir ülkenin yönetim kuruluşları. "Köylü, hükümete dilekçe vermiş" 3. devlet yönetimi. "Osmanlı hükümetinden kalan borçlar ödendi" 4. il ve ilçelerde içinde vali ya da kaymakamın görev yaptığı yapı, hükümet konağı. "Halk, hükümetin önündeki alanda toplandı"(Konusu: , Kökeni: )

hülle:  

Kocasından kesin olarak boşanıp ayrılmış olan bir kadının boşandığı kocasına tekrar dönebilmek amacıyla bir başka erkekle, anlaşmalı bir şekilde geçici olarak nikâhlanması, evlenmesi. İslam fıkıh ekolleri hülle yapmanın dinen haram olduğunu belirtmişlerdir. Buna bağlı olarak, hülle şartıyla yapılan evliliğin önceki kocaya helal oluşunu sağlamayacağını ifade etmişlerdir. İslam bilginleri, eski kocaya dönmek için başvurulan bir hile olan hülleyi, İslam’daki nikâh kurumunu küçük düşürmeye çalışan ve insan onurunu zedeleyen bir uygulama olarak görmüşlerdir. Örn:: “Allah, hülle yapana da yaptıranada lanet etsin.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hülya:  

(a.i. ka.) Kuruntu.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Hülya Avşar:  

(lakabı/müz.sin.) Avşar Kızı(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )

Hülya Avşar:  

Malakan AVŞAR (d:1963; ö:) Ailesi tarafından Kürtçe "malakan curri" diye çağırılırdı. Bu söz "sarışın" anlamına gelmektedir.(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Hüma:  

(a.i. ka.) 1- Devlet kuşu. 2- Saadet, mutluluk.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Hümanist:  

Hümanizm anlayışını benimseyen kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Hümanizm:  

(fr.i. humanisme) (fel.) İnsancıllık. Hümanizm değişik filozoflarlar tarafından sıkça kullanılan; insana ait olan, kaynağını insanın kendisinden alan değerler ve işler üzerine odaklanma anlamına gelen bir terimdir. Bununla birlikte hümanizm insanın diğer canlı türlerinden daha özel olduğu düşüncesini reddeder.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Hümanizm:  

Hümanizma ile aynı; insanı değerlerin merkezine koyan felsefi yaklaşım.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Hümanizma:  

İnsanı merkeze alan düşünce sistemi, insan sevgisine dayalı anlayış.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Hümeyra:  

Esat Mahmut Karakurt'un yazdığı Bir Kadın Kayboldu kitabının ana karakteri. O da Selma gibi ölümüne aşık ve yanlış ta olsa aşkı uğruna her şeyi göze alabilecek bir kadın.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Hümeyra:  

Fatma Hümeyra AKBAY (d:1947; ö:)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Hümeyra:  

(Konusu: gerçek adı, Kökeni: )

Hümeze:  

(a.i. ka.) Birini arkasından çekiştirmek. Kur'an-ı Kerim'in 104. suresinin adı. İsim olarak kullanılmaz.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Hümeze Suresi:  

(a.i. سورة الهمزة) hümeze suresi; birini arkasından çekiştirmek, onunla alay etmek, kırmak ve incitmek manalarına gelir. kur'an-ı kerim'de 104 ncü sure, 30 ncu cüz, 601 nci sayfadadır. 9 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 32 nci sıradadır. kıyamet suresi'nden sonra, mürselat suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. hümeze suresi'nde, insanlar arasındaki ilişkilerde temel olan ahlak ilkelerinin bir kuralına dikkat çekmektedir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)

Hümeze suresi:  

Kur’an-ı Kerim’in yüz dördüncü suresidir. Dokuz ayettir. Mekke’de inmiştir. Adını, birinci ayette geçen ve “insanların şeref ve haysiyetleriyle alay edip kınayanlar” anlamına gelen “hümeze” kelimesinden almıştır. Sureye, fakir Müslümanlarla alay eden, Peygamber ve etrafındakileri küçük düşürmek için kaş göz işareti yapan inkârcılara ‘Yazıklar olsun!’ denilerek başlanır. Surede, fakir Müslümanları, zayıf konumları nedeniyle ayıplayan inkârcı insanların dünyada ebedî kalacakmışçasına mal ve servet yığmaları anlatılır. Bu kötü niyetli insanların ahirete hiç önem vermedikleri belirtilir. Serveti biriktirip fakirin hakkını vermeyen ve zenginliği tek değer ölçüsü olarak kabul eden Mekke müşrikleri ahiret azabıyla uyarılırlar. Eğer inkârlarında devam edecek olurlarsa çok çetin bir cehennem azabıyla karşılaşacakları tehdidi yapılır. Böylece, servet hırsına kapılıp zenginlikleriyle şımaranların, Allah’ın sınamak için verdiği malı mutlak bir değer ölçüsü olarak algılayan ve mal çokluğu ile insanları küçük düşüren ahlaksız kişilerin, ahirette hak ettikleri cezayı alacakları, surede veciz bir şekilde anlatılır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hüner:  

(f.i. ka.) Bir işte gösterilen incelik ve beceriklilik, maharet, ustalık marifet.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Hüngür Hüngür:  

(be.) (ağlamak eylemi için) yüksek sesle ve hıçkırarak, hıçkıra hıçkıra.(Konusu: İkileme, Kökeni: )

Hünkar:  

(f.i. erk.) 1- Uğurlu. 2- 15-29 yaş arasında Osmanlı Sultanlarına verilen isim.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

hünkâr:  

1- Osmanlı padişahlarına verilen bir unvan. Örn:: “Ne çeker kulların serhat elinde / Bilinmez hünkârım görülmeyince / Bunca memleketin kâfir elinde / Kaldı, inanmadın ayrılmayınca.” (Âşık Hasan) 2- Allah’ın veli kulları ve tasavvuf büyükleri için kullanılan bir unvan.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hünnap:  

(çiğde) Ayrı çanakyapraklı ikiçeneklilerden bir ağaç ve bu ağacın verdiği kırmızı kabuklu, sert çekirdekli, iri zeytin biçim ve büyüklüğünde bir yemiştir. Güz'ün olgunlaşır. Çiçekleri küçük ve yeşilimsidir. Meyveleri ise tatlımsıdır. Faydası:: Öksürüğü keser. Balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

hünsa:  

Doğuştan kendisinde hem erkeklik hem de dişilik organları bulunan veya erkek mi kadın mı olduğu tespit edilemeyen kimse, çift cinsiyetli.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hür:  

(a.i. erk.) Özgür, bağımsız.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Hür Dava Partisi:  

Kısa Adı: HÜDA PAR Genel Merkezi: Çankaya, Ankara Kuruluş Tarihi: 19.12.2012 Genel Başkanı: İshak Sağlam, Kurucusu; Mehmet Hüseyin Yılmaz Sona Eriş Tarihi: FAAL Sona Eriş Nedeni: FAAL Siyasi Pozisyonu: Aşırı Sağ İdeoloji: İslamcılık, Ümmetçilik, Muhafazakârlık, Sosyal adaletçilik NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Hür Demokrat Parti:  

Kısa Adı: HDP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 09.05.1986. Milliyetçi Demokrasi Partisi'nin (MDP) yerine kuruldu. Genel Başkanı: Mehmet Yazar Sona Eriş Tarihi: 30.11.1986 Sona Eriş Nedeni: Başka partiye katılarak kapanan parti. Anavatan Partisi (ANAP)'ile birleşti. Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Hür Demokratlar Partisi:  

Kısa Adı: Genel Merkezi: İstanbul Kuruluş Tarihi: 27.06.1980 Genel Başkanı: * Sona Eriş Tarihi: 16.10.1981 Sona Eriş Nedeni: 16 Ekim 1981 tarihinde Askeri Mahkeme kararıyla kapatıldı. 16.10.1981 tarih ve 2533 s.k. ile kapatıldı. Siyasi Pozisyonu: Merkez Sağ İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - II (1960 - 1980)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Hür General:  

Askerliğini Tamamlamış Asker. Askerin en büyük hayalidir teskeresini alıp memleketine döneceği günü iple çeker o gün onun için hür general olma gündür.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

Hür Sosyalist Parti:  

Kısa Adı: * Genel Merkezi: İstanbul Kuruluş Tarihi: 10.06.1961 Genel Başkanı: Cahit Topgülle Sona Eriş Tarihi: 10.08.1964 Sona Eriş Nedeni: Dağıldı. Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - II (1960 - 1980)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Hür Türkiye Adalet Partisi:  

Kısa Adı: Genel Merkezi: Bolu Kuruluş Tarihi: 24.06.1957 Genel Başkanı: Osman Taşkıntaş Sona Eriş Tarihi: 1959 Sona Eriş Nedeni: Dağıldı. Siyasi Pozisyonu: İdeoloji: NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan ve Kapanan Siyasî Parti -1 (1945 - 1960)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Hüray:  

(a.t.i. ka.erk.) Ay gibi özgür, ay kadar bağımsız. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Ar+Tür)

Hürcan:  

(a.t.i. ka.erk.) (bkz:: Hüray)(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Ar+Tür)

Hürdoğan:  

(a.t.i. erk.) (bkz:: Hüray)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)

Hüreyre:  

(a.i. erk.) Kedicik, kedi yavrusu. Ebu Hüreyre: Ashab-ı Kiram'dan en çok hadis rivayet eden sahabi. Kedi yavrularını çok sevdiği için bu ismi aldığı söylenir.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Hürgül:  

(t.i. ka.) Gül gibi özgür güzel. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Hürkal:  

(t.i. erk.) Esir olma.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Hürkan:  

(t.i. erk.) Özgür soydan gelen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Hürmet:  

(a.i. ka.) Saygı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Hürmüz:  

(f.i. erk.) 1- Zerdüştlerin hayır tanrısı. 2- Eski İran takviminde güneş yılının ilk günü. 3- Jüpiter, müşteri, erendiz. 4- Sasani sülalesinden 5- padişahın adı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

hürmüz:  

(bkz:: Zerdüştilik)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hürol:  

(t.i. erk.) (bkz:: Hürkal)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Hürrem:  

(f.i. ka.) 1- Yeşil taze. 2- Gönülaçıcı. 3- Şen şakrak, sevinçli. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Hürriyet:  

(a.i. ka.) 1- Hürlük, serbestlik. 2- İstediğini herhangi bir engelle karşılaşmadan karar dairesi içinde yapabilme hali.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

hürriyet:  

1- Özgürlük, bağımsızlık, köle olmama. Örn:: “Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet / Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklal!” (M. A. Ersoy) 2- Kişinin, başkalarının haklarını da gözetip saygı göstererek hareket etme özgürlüğü. 3- Bir kişinin, zümrenin veya kurumun kanuni haklarını koruma ve kullanma serbestliği. Örn:: “Ben kıyamet gününde hürriyet sahibi bir insanı köle olarak satıp sonra da parasını yiyen insandan davacıyım…” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hürriyet Partisi 1:  

Kısa Adı: HP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 20.12.1955. İspat hakkı tanınması meselesinde parti yönetimiyle ters düştükleri için Demokrat Parti (DP)'den ayrılan 19 muhalif milletvekili tarafından 20 Aralık 1955'te kurulan merkez partisi. Genel Başkanı: Ekrem Hayri Üstündağ Kurucusu: Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu Sona Eriş Tarihi: 24.11.1958 Sona Eriş Nedeni: Başka partiye katılarak kapanan parti. 24 Kasım 1958'de toplanan olağanüstü parti kurultayında 5 muhalife karşı 175 oyla partinin feshine ve bütün mal varlığının Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)'ye devrine karar verildi. Bu kararların ardından parti üyelerinin çoğu CHP'ye katılırken çok az sayıda üye ise DP'ye döndü. Siyasi Pozisyonu: Merkez İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan ve Kapanan Siyasî Parti -1 (1945 - 1960)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Hürriyet Partisi 2:  

Kısa Adı: HP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 19.07.1960 Genel Başkanı: * Sona Eriş Tarihi: 1960 Sona Eriş Nedeni: Dağıldı. Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - II (1960 - 1980)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Hürriyet ve Değişim Partisi:  

Kısa Adı: HÜR PARTİ Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 15.05.2005 Genel Başkanı: Yaşar Okuyan Sona Eriş Tarihi: 12.01.2008 Sona Eriş Nedeni: Başka partiye katılarak kapanan parti. Halkın Yükseliş Partisi (HYP)'ne katıldı. Siyasi Pozisyonu: Merkez Sağ İdeoloji: Milliyetçilik NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Hürriyetçi Millet Partisi:  

Kısa Adı: Genel Merkezi: İstanbul Kuruluş Tarihi: 20.12.1979 Genel Başkanı: * Sona Eriş Tarihi: 16.10.1981 Sona Eriş Nedeni: 16 Ekim 1981 tarihinde Askeri Mahkeme kararıyla kapatıldı. 16.10.1981 tarih ve 2533 s.k. ile kapatıldı. Siyasi Pozisyonu: Aşırı Sağ İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - II (1960 - 1980)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Hürsel:  

(t.i. erk.) (bkz:: Hürol)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Hürsev:  

(t.i. erk.) Hürriyeti seven kişi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Hüryaşar:  

(t.i. erk.) (bkz:: Hürsev)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Hüsam:  

(a.i. erk.) Keskin kılıç.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Hüsameddin:  

(a.i. erk.) 1- Dinin keskin kılıcı. 2- Mevlana'nın halifesi olan Hüsameddin Çelebi, Mevlana'nın Mesnevi'yi dikte ettirdiği kişidir. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Hüseyin:  

(a.i. erk.) 1- Küçük sevgili. 2- Hz. Muhammed (s.a.s.)'in torunu, Hz. Ali'nin küçükoğlu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Hüseyin Özmol:  

Çaycı Hüseyin(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )

Hüseyin Peyda:  

Hüseyin ÖRMEN (d:1919; ö:1990)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Hüseyin Zan:  

Oski(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )

Hüsmen:  

(t.i. erk.) Hüseyin'den bozma olarak yapılan isim.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Hüsmen Ağa:  

(Kar.) Karagöz oyununda Rumelili arabacı ya da güreşçi tipi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Hüsni:  

(a.i. erk.) Güzelliğe ait, güzellikle ilgili.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Hüsniye:  

(a.i. ka.) (bkz:: Hüsni) (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Hüsnü:  

(a.i. erk.) Çok güzel.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Hüsnü Bey:  

(d. a. türk.) Kibirli, kendini beğenmiş adam. (Kadın ve kız için Hüsniyanım biçiminde kullanılır.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Hüsnü paşa:  

Halide Edip Adıvar'ın yazdığı Handan kitabındaki ana karakter. Handanın kocası. Zevk düşkünü birisi. Zamanla karısını, göstere göstere metreslerle aldatan aşağılık denebilecek duygusuz bir insan. Karısı sıfatını taşıyan Handanın ağır hastalığında bile yanında bulunmadı.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Hüsnügül:  

(a.f.i. ka.) Gülün güzelliği.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)

Hüsnügüzel:  

(t.i. ka.) Sarı çiçekli, güzel yapraklı süsbitkisi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Hüsnühal:  

(a.i. ka.) Davranış güzelliği.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

hüsnühat:  

1- Güzel yazı yazma, sanatkârane yazılmış yazı, hat. 2- Arap harflerinin yazımından doğarak İslam medeniyetinde başlı başına bir konum kazanan güzel yazı sanatı. Hüsnühat sanatının celi, sülüs, nesih, talik, divani gibi çeşitleri vardır. Bu sanat en çok Türkler arasında gelişmiştir. Şu söz Türklerin hat sanatına katkılarından dolayı özdeyiş hâline gelmiştir: Örn:: “Kur’an-ı Kerim Mekke ve Medine’de indirildi, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı.”(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

hüsnühatime:  

1- Bir işi sonunu hayır olacak biçimde bitirme, iyilikle sonuçlandırma. 2- Müslüman olarak ölme.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hüsnüyusuf:  

(guguçiçeği) Karanfilgiller familyasından bir çeşit süs bitkisidir. Faydası:: Mide üşütmesinden doğan şikayetleri giderir. İktidarsızlıkta da faydalıdır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

hüsnüzan:  

Bir kimse hakkında iyi bir düşünceye sahip olma, biri hakkında iyimser olma, iyi zanda bulunma. İslam ahlakına göre Müslümanların birbirleri hakkında hüsnüzan sahip olmaları gerekir. Bu, onların birbirlerine karşı ahlaki görevleri arasındadır. Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamber müminlere hüsnüzan sahibi olmalarını tavsiye etmiştir. Örn:: “Hüsnüzan ibadetlerin en güzellerinden biridir.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

hüsran:  

1- Zarar etme, mal eksilmesi. 2- İmanın yokluğuna ve salih amellerin imanın üzerine bina edilmemesine bağlı olarak dünya ve ahiret mutluluğunu kaybetme. Örn:: “Kim, İslam’dan başka bir din ararsa asla kabul edilmeyecektir ve bu kişiler ahirette hüsran içerisinde olacaklardır.” (Kur'an-ı Kerim Al'i İmran suresi 3/85 nci Ayet) 3- İnsanın ömrünün boşa gitmesi ve kişinin bütün manevi değerlerini kaybetmesi. Örn:: “Ne ekmiştin ki mahsül istiyorsun bir de ferdadan?/Senin meşru olan hakkın bugün hüsran, yarın hüsran!” (M. A.Ersoy) 4- İmandan, hayırdan, Allah’ın hoşnutluğundan, İslam nimetinden yoksun olma durumu. Kur’an-ı Kerim şu insanların hüsranda olduğunu açıklar: Allah’ın ayetlerini inkâr edenler, Allah’a şirk koşanlar, Allah’ın bağışından mahrum kalanlar, Allah’a isyan edenler, ilahi buyruklara karşı gelenler, peygamberleri inkâr edip batılı seçenler, Hz. Peygamber’e inanmayanlar, başına gelen bir musibet sebebiyle İslam’dan yüz çevirenler, İslam’dan başka din arayanlar, imandan sonra inkârı seçenler, inkârcılara itaat edenler, yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar, akrabayla ilgiyi kesenler ve münafıklar. Örn:: “Asra yemin olsun ki iman edenler, salih amel işleyenler, birbirlerine Hakk’ı tavsiye edenler, birbirlerine sabretmeyi tavsiye edenler hariç bütün insanlar hüsrandadır.” (Kur'an-ı Kerim Asr suresi 103/1-3 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hüsrev:  

(f.i. erk.) 1- Padişah, hükümdar, sultan. 2- Hüsrev şirin masalının erkek kahramanı. Hüsrev: Eserlerini daha çok Farsça yazmış bir Türk şairi ve edibi olup 1253-1325 yıllan arasında Hindistan'da yaşamıştır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

hüsün:  

1- Güzellik, beğenilen ve sevilen şey, iyilik. Örn:: “Kadın dört şey nedeniyle nikâhlanır: Soyu, malı, hüsnü ve ahlakı için. Sen bunlardan ahlakı güzel olanını tercih et.” (Hadis) 2- Allah’a kulluk etme, tevhit. 3- Bolluk, genişlik, nimet. 4- Dünya ve ahiret hayatı açısından insanın yararına ve kurtuluşuna sebep olan söz, davranış, niyet. Hüsün ve ‘çirkin, kötü, dinin onaylamadığı düşünce ve davranışlar’ anlamına gelen kubuh, kelam ilminin önemli tartışma konularından biridir. Kelam bilginleri hüsün ve kubuhun akılla bilinip bilinemeyeceği konusunu ayrıntılarıyla ele almışlar ve bu konuda farklı görüşler ortaya koymuşlardır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hüteyn:  

(a.i. erk.) Hicaz ve Mısır'da dağınık halde yaşayan büyük bir göçebe kabile.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

hüthüt:  

1- Çavuş kuşu, ibibik. 2- Kur'an-ı Kerim’e göre Hz. Süleyman ile Sebe Kraliçesi Belkıs arasında haber getirip götüren kuş. Hüthüt, Hz. Süleyman’a onun bilmediği Sebe ülkesinden haberler getirmiştir. Hüthüt, Sebe’yi bir kadının yönettiğini söylemiş ve onların dinî inançları hakkında bilgi getirmiştir. Bunun üzerine Hz. Süleyman hüthüte bir mektup vererek Sebe ülkesine götürmesini söylemiştir. Böylece iki yönetici arasında ilk diyalog başlamıştır. Hz. Süleyman, Belkıs’ı ve yönetmiş olduğu Sebe halkını İslam’a davet etmiştir. Bu davete olumlu cevap veren Sebe Kraliçesi Belkıs ve halkı topluca Müslüman olmuştur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hüvare:  

(a.i. ka.) Berberi kabilesinin en önemlilerinden birinin adı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Hüveyda:  

(f.i. ka.) Açık, apaçık, belli, besbelli, zahir.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Hüzey:  

(a.i. erk.) Kuzey Arabistan'da büyük bir Arap kabilesi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

hüzün yılı:  

Mekke Dönemi’nin en sıkıntılı anında Hz. Peygamber’in eşi Hz. Hatice ile amcası Ebu Talip’in vefat ettikleri yıl. (M.S. 620) Kureyş müşrikleri bu iki insanın vefatından sonra Hz. Muhammed’e işkencelerini daha çok artırmışlardır. İşkenceler artıp İslam daveti yeni üyeler bulmada zorlanınca Hz. Peygamber hicret etmeye karar vermiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hüzzam:  

(f.i. ka.) Türk müziğinin en eski birleşik makamlarından.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Hyaku Ukemi:  

Yüksekten (mae ukemi) düşüş.(Konusu: Aikido Terimi, Kökeni: )

HYOSHI:  

(Hyoşi) Ritim.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Hypertext:  

Birbirleriyle ilişki içinde bulunan, yani linkler (bağlantılar) yardımıyla birbirlerine bağlı olan metinlerin ya da öğelerin (film, resim, ses gibi) oluşturduğu sisteme verilen genel addır. Bağlantılar, farklı bilgisayarlarda bulunan dokümanlara tek bir tıklamayla ulaşmamızı sağlarlar. Hypertext sistemini anlayabilmek için, internet sayfalarına göz atmanız yeterli olacaktır. Bu sayfalarda yer alan bazı anahtar kelimeler farklı renkte yazılırlar ve altları çizili olabilir. Eğer bahsettiğimiz kelimelerin üzerine farenin sol tuşu ile bir kez tıklarsanız, buradaki bağlantı sayesinde farklı bir konuma yönlendirilirsiniz.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

HZ:  

""Hertz"" teriminin kısaltmasıdır. Fizikçi Heinrich Rudolph Hertz tarafından ortaya atılan bu terim, bir saniyedeki çevrim frekansını belirtmek için kullanılır. Bilgisayar dünyasında CPU, grafik işlemci ve bellek modülleri gibi birçok farklı bileşenin hızı, MHz (MegaHertz) değeri kullanılarak ölçülür."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Hz. Ali:  

Hz. Peygamber’in damadı ve dört halifenin sonuncusu. Hz. Ali, hicretten yaklaşık yirmi iki yıl önce (MS 600) Mekke’de doğmuştur. Babası, Hz. Peygamber’in amcası Ebu Talip, annesi de Fatıma binti Esed’dir. Ebu Talip’in en küçük oğludur. Beş yaşından itibaren Hz. Peygamber’in himayesinde yetişmiştir. Hz. Muhammed’e ilk iman edenlerdendir. Hz. Peygamber’in hicreti sırasında onun evinde kalarak Mekkelilerin emanetlerini onlara teslim etmiştir. Zaman zaman, Müslümanlar arasında yapılan kardeşlik anlaşmalarında Hz. Peygamber, kendisine manevi kardeş olarak Hz. Ali’yi (ö. 40/661) seçmiştir. Hicretin ikinci yılının sonunda Hz. Peygamber’in kızı Hz. Fatıma ile evlenmiş ve bu evlilikten Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, Hz. Muhsin adlı erkek çocukları ile Hz. Zeynep ve Hz. Ümmü Gülsüm adlı kız çocukları olmuştur. Hz. Ali; Bedir, Uhut, Hendek ve Hayber başta olmak üzere Hz. Peygamber katıldığı bütün savaşlarda bulunmuş ayrıca vahiy katipliği de yapmıştır. Hz. Osman’dan sonra Müslümanlar halife olarak onu seçmiştir. Hz. Ali döneminde siyasi karışıklıklar meydana gelmiştir. Abdurrahman b. Mülcem adlı birisi tarafından hicri kırk yılı ramazan ayının on dokuz veya yirmi birinci gününde Kûfe’de şehit edilmiştir. Hz. Ali, Müslümanlar arasında ilmi, kahramanlığı ve cömertliği ile simge hâline gelmiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hz. Âmine:  

Hz. Peygamber’in annesi. Doğum tarihi kesin olarak bilinmeyen Hz. Âmine’nin 577 yılında vefat ettiği söylenmektedir. Kureyş’in Zühreoğulları kolundan olan Hz. Âmine’nin babası Vehb, annesi de Berra bint. Abdüluzza’dır. Hz. Âmine, zekâsı ve güzel konuşmasıyla bilinirdi. Hz. Peygamber’in dedesi Abdülmuttalip, Hz. Âmine’yi oğlu Hz. Abdullah ile evlendirdi. Bu evlilikten Hz. Peygamber dünyaya geldi. Hz. Âmine, oğlunu Arap geleneklerine uygun olarak sütanneye vermiştir. Altı yaşlarında iken de oğlunu sütanneden almış ve beraberce Yesrib’e eşi Abdullah’ın mezarını ziyarete gitmişlerdir. Bu ziyaretten dönüşte Hz. Âmine “Ebva” denilen yerde hastalanıp vefat etmiştir. Böylece Hz. Muhammed babadan yetim kaldığı gibi anneden de öksüz kalmıştır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hz. Hasan:  

Hz. Peygamber’in torunu, Hz. Fatıma ile Hz. Ali’nin büyük oğlu (ö. 50/670). Hz. Hasan, hicretin üçüncü yılı ramazan ayının ortalarında Medine’de doğmuştur. Adını Hz. Peygamber koymuştur. Hz. Hasan, dedesi Hz. Peygamber’in terbiyesinde yetişmiştir. Fiziksel olarak dedesi Hz. Peygamber’e çok benzeyen Hz. Hasan’ın Resulullah vefat ettiğinde sekiz yaşında olduğu rivayet edilmiştir. Hz. Hasan’ın, tarihî bir şahsiyet olarak ortaya çıkması ise babası Hz. Ali’nin şehit edilmesinden sonra olmuştur. Kûfeliler Hz. Hasan’a babasının vefatından sonra biat edip halife olarak seçmişlerdir. Hz. Hasan halife seçildikten sonra, daha önceden Hz. Ali’ye biat etmeyen Muaviye savaşın devamına karar vermiştir. Durumun korkunçluğunu fark eden Muaviye, savaştan hoşlanmayan ve Müslümanlara karşı çok merhametli olan, onları içten bir sevgi ile seven, Müslümanlar arasında çıkacak fitneden nefret eden Hz. Hasan’la antlaşma yollarını aramıştır. Yukarıda sayılan özelliklere sahip olan Hz. Hasan, ordusu içerisinde çıkan ihtilafları da göz önünde bulundurarak Müslümanların daha fazla kanının dökülmemesi için Muaviye ile anlaşmıştır. Bu antlaşmaya göre hilafet Muaviye’ye bırakılmış ve Hz. Hasan’ın ordusuna savaş tazminatı verilmiştir. Cömertliği ve takva sahibi olmasıyla meşhur olan Hz. Hasan iki defa bütün malını fakirlere bağışlamıştır. Hz. Hasan, 2 Nisan 670 günü vefat etmiş ve Medine’deki Baki mezarlığına defnedilmiştir. Hz. Peygamber’in soyu iki torunu olan Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile devam etmiştir. Hz. Hasan’ın soyundan gelenlere “şerif” adı verilmiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hz. Hatice:  

Hz. Peygamber’in ilk hanımı, kadınlardan ilk Müslüman. Hz. Hatice (ö. 620), Miladi 556 yılında Mekke’de doğmuştur. Kureyş’in ileri gelenlerinden Huveylid’in kızıdır. İslam öncesi hayatının temizliğinden dolayı “iffetli, tertemiz” anlamına gelen “Tahire” lakabıyla, Hz. Peygamber’in en büyük eşi olduğu için de “Kübra” sıfatıyla anılmıştır. Hz. Hatice, ticaretle uğraşmıştır. Bir ara ticaret mallarını çalıştırmayı Hz. Muhammed’e teklif etmiş, o da bu öneriyi kabul etmiş ve yaptığı ticaretten büyük kazançlar sağlamıştır. Hz. Muhammed’in doğruluğunu, ahlakının güzelliğini, vefakârlığını gören Hz. Hatice, daha sonra ona evlilik teklifinde bulunmuştur. Hz. Muhammed de bu teklifi kabul etmiş ve akrabalarının da katıldığı bir törenle nikâhları yapılmıştır. Hz. Hatice’nin bu evlilikten, Kasım, Abdullah, Zeynep, Rukiye, Ümmügülsüm ve Fatıma adlı çocukları doğmuştur. Hz. Muhammed, otuz beş yaşından sonra evrenin yaratılışı ve insanlığın gidişatı ile ilgili konularda derin bir tefekkür hayatı yaşamıştır. O, bu tefekkür hayatını yaşarken Hz. Hatice ona gerekli ilgiyi gösterdiği gibi ilk vahiy geldikten sonra da hemen iman etmiş ve bütün varlığıyla Allah yolunda eşinin destekçisi olmuştur. Hz. Peygamber’i herkes yalanlarken o doğrulamış ve onu her an destekleyerek teselli etmiştir. Bütün bu fedakârlıklarından dolayı Hz. Peygamber’in en sevgili ve en kıymetli eşi olmuştur. Hz. Peygamber’le evlilikleri yirmi beş yıldan fazla sürmüştür. Hz. Peygamber’e ve Müslümanlara yapılan işkencenin en yoğun olduğu dönemde Mekke’de vefat etmiştir. (19 Nisan 620) Hz. Muhammed, onun vefatına çok üzüldüğü için o yıla “hüzün yılı” denmiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hz. Havva:  

İlk insan ve ilk peygamber Hz. Âdem’in hanımı, ilk kadın, insanlığın anası. İslami kaynaklara göre Hz. Havva, Hz. Âdem ile aynı özden yaratılmıştır. Hz. Âdem’le beraber cennete yerleştirilmiş ve Allah’ın koyduğu sınırlar çiğnenince Hz. Âdem’le beraber oradan çıkarılmıştır. İslam dini Hz. Havva’yı ve onun şahsında tüm kadınları suçlayan Yahudilik ve Hristiyanlığın bu konudaki düşüncelerini benimsememiştir. İslam, Hz. Havva’nın kişiliğinde kadınlara yönelik suçlamaları reddetmiştir. Hz. Havva, rivayetlere göre cennetten çıkarıldıktan sonra Âdem Peygamberle Arafat’ta buluşmuştur. Birçok çocuğu dünyaya gelmiştir. İnsan nesli Hz. Âdem ve Hz. Havva’nın çocuklarından türemiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

hz. hud:  

Hz. Hud, Ad kavmi için gönderilen ve bu kavmi İslamiyet’e davet eden bir peygamberdir. Nitekim kavmi onun uyarılarını dikkate almamış ve sonunda da helak edilmiştir.(Konusu: dini terim, Kökeni: )

Hz. Hüseyin:  

Hz. Peygamber’in kızı Hz. Fatıma ile damadı Hz. Ali’den olma torunu (ö. h.61/680). Hz. Hüseyin, ‘Kerbela Şehidi’ olarak tanınmıştır. Hicretin dördüncü yılı şaban ayının beşinci günü (10 Ocak 626) Medine’de doğmuştur. “Şehit” lakabıyla meşhur olmuştur. Adını, Hz. Peygamber koymuştur. Hz. Peygamber, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i çok sevmiş ve “Allah’ım! Ben onları seviyorum sen de sev!” diye dua etmiştir. Her iki torununu da Hz. Muhammed kendi eğitiminden geçirmiştir. Hz. Hüseyin, raşit halifeler döneminde çok saygın bir hayat yaşamıştır. Hilafet saltanata dönüştürülüp Muaviye’nin oğlu Yezid’e siyasi iktidar verilince, bu duruma Hz. Hüseyin başta olmak üzere birçok sahabe karşı çıkmıştır. Halkın iradesinin hesaba katılmadığı bir siyasi otoriteye ömrü boyunca bağlılık göstermemiştir. Kendisi için değil, yönetim saltanatla ehliyetsiz ellere teslim edildiği için Yezid’e karşı çıkmış ve bu karşı çıkış ikisi arasında savaşa dönüşmüştür. Kerbela’da yapılan bu savaş sonunda Hz. Hüseyin ve Hz. Peygamber’in torunlarının da içinde bulunduğu Ehlibeyt’ten yetmiş iki kişi şehit edilmiştir. Hicretin 61. yılı muharrem ayının 10. günü Hz. Hüseyin şehit edildiğinde elli yedi yaşında olduğu rivayet edilmiştir. Hz. Hüseyin’in soyundan gelenlere “seyit” adı verilmiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

hz. ibrahim:  

Babil’in doğusu ve dicle ile fırat nehirlerinin arasında kalan bir bölgede Hazreti İbrahim (a.s.) dünyaya gelmiştir. Hazreti İbrahim (a.s.) Kuran’da ismi en çok geçen peygamberlerden biridir. Hazreti İbrahim (a.s.) Allah’ın dostu anlamına gelen Halilullah kelimesi ile anılmaktadır. Hazreti İbrahim Kabe’yi de inşa eden peygamberdir. Allah’ın dostu sıfatına sahip olan Hz. İbrahim (a.s.)’ın bir diğer sıfatı ise Peygamberlerin Babası sıfatıdır. İki eşi olmuştu eşlerinden biri olan Hacer, oğulları Hazreti İsmaiil (a.s.)’ın annesidir. Diğer eşi ise Hazreti İshak (a.s.)’ın annesi olan Sare’dir. Oğlu olan Hazreti İsmail (a.s.)’in soyundan son peygamber olan Hazreti Muhammed (s.a.v.) gelmektedir. Diğer oğlu olan Hazreti İshak (a.s.)’ın soyundan İsrailoğulları peygamberleri gelir. (Konusu: dini terim, Kökeni: )

hz. isa:  

Hz. Îsâ Kur’ân-ı Kerîm’de Îsâ, İbn Meryem ve Mesîh şeklinde zikredilen, kendisine İncil’in verildiği, Hz. Muhammed’i müjdelediği bildirilen, “Allah’tan bir ruh ve kelime” olarak tavsif edilen, ancak kul olduğu vurgulanan peygamberdir. Hıristiyanlık’ta ise Îsâ Mesîh Tanrı’nın oğlu, dolayısıyla tanrı kabul edilmektedir. Îsâ, gerek Hıristiyanlık’ta gerek İslâm’da hem Îsâ hem de Mesîh olarak adlandırılmaktadır. İnciller’de yer aldığı şekliyle Îsâ ismi ona, meleğin Yûsuf’a (Matta, 1/21) ve Meryem’e (Luka, 1/31) tâlimatı doğrultusunda verilmiştir. Batı dillerinde Îsâ karşılığında kullanılan Jesus isminin aslı “Yahve kurtuluştur, Yahve kurtarır” anlamındaki İbrânîce Yehôşûa’nın kısaltılmış şekli olan Yeşua’dır. Kelime Iesous şeklinde Grekçe’ye, oradan da Iesus biçiminde Latince’ye geçmiştir. Îsâ’nın ismi İnciller’de ve Pavlus’un mektuplarında Iesous olarak geçmektedir.(Konusu: dini terim, Kökeni: )

Hz. Kasım b. Muhammed:  

Hz.Peygamber’in Hz. Hatice’den doğma ilk çocuğu. Hz. Kasım, Hz. Muhammed’in ilk çocuğu olduğu için Araplardaki uygulamaya göre Hz. Peygamber onun adıyla künyelenmiş ve “Kasım’ın babası” anlamında “Ebulkasım” lakabını almıştır. Hz. Kasım çok küçük yaşta vefat etmiştir. Müşrikler onun ölümü üzerine Hz. Peygamber’in soyunu devam ettirecek erkek çocuğu kalmadığı için Resulullah’ı üzecek sözler söylemişlerdir. Hz. Peygamber çok üzülmüş ve bunun üzerine onu teselli etmek için Kevser suresi indirilmiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hz. Meryem:  

Kur’an-ı Kerim’de iffeti ve edebi ile övülen, Hz. Peygamber tarafından gelmiş geçmiş en mükemmel kadınlardan biri olarak tanıtılan Hz. İsa’nın annesi. Hz. Meryem’in babasının adı İmran’dır. Hz. Meryem henüz ana karnında iken babası vefat etmiş ve annesi, doğacak çocuğunu Beytimakdis’e adamıştı. Annesi adını Meryem koymuş ve Allah’a onu ve soyunu, şeytanın şerrinden koruması için dua etmiştir. Hz. Meryem, iffetiyle örnek olduğu için ‘namuslu ve iffetli’ anlamına gelen “betül” adıyla da anılmıştır. Kur'an-ı Kerim’e göre Hz. Meryem, Zekeriya Peygamberin terbiyesinde özel bir eğitimden geçmiştir. Allah, bakire olan Meryem’den mucize olarak İsa Peygamberi yaratmıştır(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hz. Muhammed:  

Allah’ın bütün insanlığa rahmet olarak gönderdiği en son peygamber. Hz. Muhammed, Mekke’nin önde gelen kabilesi olan Kureyş kabilesinin Haşimoğulları soyundandır. Annesi Âmine, babası Abdullah’tır. 571 yılında Mekke’de doğmuştur. Doğumundan kısa bir süre önce babasını, altı yaşında iken de annesini kaybetmiştir. Sekiz yaşına kadar da dedesi Abdülmuttalip’in koruması altında kalmıştır. Abdülmuttalip’in ölümünden sonra amcası Ebu Talip’in gözetimi altında yaşamıştır. Onunla beraber ticaret amaçlı yolculuklar yapmıştır. Bu yolculuklar sayesinde büyük bir ticari deneyim kazanmış ve Arabistan’ı kültürel ve coğrafi yönden tanıma imkânı bulmuştur. Gençlik yıllarında haksızlıklara karşı tavır alan “Hılfulfudul” gibi hayır amaçlı kuruluşlarda aktif görev üstlenmiştir. Çevresinin sosyal ve kültürel yozlaşması karşısında yaratılıştan getirdiği temizliğini ve özelliğini korumuştur. Bu sayede toplum onu en güvenilir insan anlamına gelen “emin” unvanı ile adlandırmıştır. Yirmi beş yaşına geldiğinde Hz. Hatice ile evlenmiştir. Bu evlilik yirmi beş yıldan fazla sürmüştür. Hz. Peygamber’in Kasım, Abdullah, Ümmü Gülsüm, Zeynep, Rukiye ve Fatıma adlı çocukları bu evlilikten doğmuştur. Kırk yaşına geldiğinde Hz. Muhammed’e peygamberlik görevi verilmiştir. Bu görevi on üç yıl Mekke’de sürdürmüştür. İslam, Mekke’de yayılma imkânı bulamayınca Müslümanlar ve Hz. Peygamber 622 tarihinde Medine’ye hicret etmişlerdir. Medine’de Hz. Peygamber hem İslam’ı yaymış, hem de Medine İslam devletinin başkanı olmuştur. Kültürel, siyasi, askerî ve ahlaki alanda birçok düzenleme yapmıştır. Mekkelilerden gelen saldırılar üzerine onlarla Bedir, Uhut ve Hendek savaşlarını yapmıştır. Güçlü bir askerî ve siyasi birlik kuran Hz. Peygamber, M. 630 yılında Mekke’yi fethetmiştir. Arabistan’ın her tarafında İslam dinini egemen kıldıktan sonra M. 632 yılında altmış üç yaşındayken Medine’de vefat etmiştir. Vefat ettiğinde kendi evine defnedilmiştir. Kabri buradadır ve burası ‘tertemiz gül bahçesi’ anlamında “Ravzayimutahhara” adıyla anılmaktadır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hz. Musa:  

İsrailoğulları’na gönderilen, kendisine Tevrat adlı kitap verilen ve Kur’an-ı Kerim’de adı geçen peygamberlerden biri. Hz. Musa, Mısır’da dünyaya gelmiştir. Firavun, İsrailoğulları’na düşmanca davranıp esir muamelesi yapar ve sonunda onların çocuklarını da öldürmeye başlar. Bu sırada Hz. Musa doğar. Annesi, öldürülme korkusundan onu bir sandığa koyup Nil nehrine bırakır. Bunu Mısır hükümdarının karısı görüp nehirden çıkarır. Bu masum çocuğu çok sever ve sarayında büyütür. Hz. Musa’nın annesi de bir vesileyle saraya girip sütanneliğine kabul edilir. Böylece Hz. Musa, kendisini öldürmek isteyenlerin sarayında büyür. Daha sonra kardeşi Harun ile birlikte peygamberlikle görevlendirilir. Peygamberliği döneminde kendisine ‘tanrı’ diyen Firavun ve onun kabilesi Kıptilerle mücadele eder ve kendi kabilesi olan İsrailoğulları’nı onların zulmünden kurtarır. Peygamberliğinin işareti olarak Hz. Musa’ya mucizeler verilmiştir. Bunlardan bazıları; asasının büyük bir yılan olması, asasının denizde yol açması ve cebinden çıkardığında sağ elinin bembeyaz olmasıdır. Hz. Musa, Mısır’dan çıkarak Hicaz tarafına gider. Orada Şuayp Peygamberle görüşür ve onun kızlarından biriyle evlenir. Daha sonra Mısır’a dönerken, Tur Dağında kendisine vahiy gelir ve peygamberlikle görevlendirilir. Kardeşi Hz. Harun’a da onunla birlikte peygamberlik verilir. Hz. Musa, Mısır’a varınca Firavun ile görüşür, onu iman etmeye davet eder. Birtakım mucizeler gösterir. Fakat Firavun iman etmez. Hz. Musa’yı sihirbaz zannederek bütün sihirbazları toplatır. Sihirbazlar, Hz. Musa’ya meydan okurlar, fakat hepsi de Hz. Musa’nın mucizeleri karşısında yenilirler ve iman ederler. Firavun ise yine inkârında ısrar eder ve iman eden sihirbazları öldürtür. Hz. Musa, İsrailoğulları’nı bir gece yarısı Firavun’un zulmünden kurtarmak için Mısır’dan çıkarır. Firavun, ordusuyla onların peşine düşer ve Kızıldeniz’in kenarında onlara yetişir. Allah’ın izniyle deniz ikiye ayrılır ve İsrailoğulları karşıya geçer. Onları izleyen Firavun ve ordusu ise Kızıldeniz’de boğulurlar. Daha sonra Hz. Musa, Filistin ve Ürdün bölgesinde peygamberlik görevini sürdürür. Kavmini iman ve ahlaki yönden eğitir. Kardeşi Hz. Harun’dan sonra vefat eder.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Hz. Osman:  

Hz. Peygamber’in damadı ve dört halifenin üçüncüsü. Hz. Osman b. Affan (ö. 35/656), Ümeyyeoğulları ailesine mensuptur. Soyu, beşinci kuşakta Hz. Peygamber’le birleşir. Meşhur Fil Olayı’ndan altı sene sonra Mekke’de doğmuştur. Hz. Muhammed, peygamberlikle görevlendirildiğinde, Hz. Osman’ın otuz dört yaşlarında olduğu rivayet edilmiştir. Hz. Ebubekir’in davetiyle Müslümanlığı kabul etmiştir. Sağlığında cennetle müjdelenen on kişiden biri olan Hz. Osman, önce Hz. Peygamber’in kızı Rukiye ile, Rukiye’nin vefatından sonra da diğer kızı Ümmügülsüm ile evlenmiştir. Hz. Muhammed’in iki kızı ile evlendiği için ‘iki nur sahibi’ anlamında ‘Zinnureyn’ lakabıyla meşhur olmuştur. İslam’ı yaşamak ve tebliğ etmek için Habeşistan’a hicret edenlerin içinde yer almıştır. Daha sonra da Habeşistan’dan Hz. Peygamber’in emriyle Medine’ye hicret etmiştir. Hz. Osman zengin sahabelerdendir. Bu zenginliğini Allah yolunda kullandığı için Hz. Peygamber’in övgüsünü kazanmıştır. Cömertliği, nezaketi, merhameti ve ahlakının güzelliği ile meşhur olmuştur. Hz. Peygamber’in sağlığında onun yanından ayrılmamıştır. Hz. Peygamber’in vefatından sonra, hilafet merkezi olan Medine’de kalmıştır. Hz. Ömer’in vefatından sonra ise Müslümanlar Hz. Osman’ı halife olarak seçmişlerdir. Halifelik müddeti yaklaşık on iki yıl sürmüştür. Hilafeti döneminde birçok fetih yapıldığı gibi, Hz. Ebu Bekir döneminde tek kitap hâline getirilen Kur’an-ı Kerim, okuma farklılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla çoğaltılarak o günkü yerleşim merkezlerine gönderilmiştir. Halifeliğinin son dönemlerinde iç karışıklıklar sonucunda evi abluka altına alınmış, sonra da isyancılar tarafından M. 656 yılında şehit edilmiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

WhatsApp