Haydi Öğrenelim!
Kiribati:
Dini: Hristiyanlık, İslamiyet, Hinduizm Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
İhsan:
Ahmet Hamdi Tanpınar'ın yazdığı Huzur kitabının baş kahramanı. Bir ayağı sakat olan İhsan, hoş sohbet, Mümtaz'ın yetişmesinde çok emek sarf eden, Mümtaz’ın her yönüyle beğenip takdir ettiği, örnek aldığı bir kişidir.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
İhsan:
(a.i. erk.) 1- İyilik etme. 2- Bağış bağışlama. 3- Verilen bağışlanan şey. 4- Lütuf, iyilik.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
ihsan:
1- İyilik etme, iyi ve güzel davranma, güzel yapma, bağışlama, bağışta bulunma, ikram etme. Örn:: “İnsanlar, işlerini ihsanla yapmalarına göre değer kazanırlar.” (Hz. Ali) 2- İnsanın başta ana ve babası olmak üzere diğer insanlara yönelik sevgiye ve saygıya dayalı özverili tutumu. Örn:: “Şüphesiz Allah adaletli olmayı, ihsanda bulunmayı, akrabaya yardım etmeyi emreder; zinayı, kötülük yapmayı ve haddi aşmayı yasaklar. Tutasınız diye size öğüt verir.” (Kur'an-ı Kerim Nahl suresi 16/90 ncı Ayet) 3- İnsanın, kendisinin Allah’ın huzurunda olduğunu hissetmeye çalışarak onu görüyormuşçasına ibadetlerini yerine getirmesi. Örn:: “İhsan, Allah’ı görüyormuş gibi ibadet etmendir. Sen onu görmesen de o seni görür.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
ihsar:
1- Alıkoyma, engelleme. 2- Hac yapacak kişinin hastalık, düşman tehdidi, yol parasını kaybetme gibi nedenlerle hac yapmasının engellenmesi. 3- Kişinin hac veya umre için ihrama girdikten sonra hac ve umre ibadetini tamamlamaya engel olan bir durumun ve tehlikenin ortaya çıkması. Örn:: “Başladığınız hac ve umreyi Allah için tamamlayın. Eğer ihsar olursanız kolayınıza gelen bir kurban gönderin. Kurban, yerine ulaşıncaya kadar da başlarınzı tıraş etmeyin…” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/196 ncı Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
İhtar:
(gnl.ter.) İkaz, uyarı. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
İhtar:
(Güreş Ter.) Pasif güreşen,oyun yapmayan güreşçiye verilen uyarı. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
ihtar:
(Judo Ter.) Rakibe yarım puan verilmesi. Keikoku.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
ihtida:
1- Doğru yola girme, hedefe götüren doğru yolu bularak bu yola girme, yol gösterme. Örn:: “Şüphesiz ki Rabbinizden size gerçekleri açıklayan vahiy gelmiştir. Bundan sonra kim ihtida ederse kendisi için ihtida etmiş olur.” (Kur'an-ı Kerim Yunus suresi 10/108 nci Ayet) 2- Diğer dinleri terk edip İslam dinini kabul etme, hidayete erme. “Eğer onlar (Yahudi ve Hristiyanlar) sizin kendisine iman etmiş olduğunuz şeylere sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse ihtida etmiş olurlar.” (Kur'an-ı Kerim Bakara suresi 2/137 nci Ayet) İhtidanın şartı, kelimeişehadet getirerek Allah’ın birliğini, Kur'an-ı Kerim’in hak kitap olduğunu ve Hz. Muhammed’in peygamberliğini kabul etmektir. Bunun herhangi bir törenle veya dinî bir kurumun önünde gerçekleştirilmesi gerekmez. İhtida eden kişinin, iki kişinin yanında kelimeişehadet getirmesi gelenek olmuştur. Çünkü, bu insanın Müslümanlığına başkaları da tanıklık ederlerse Müslüman bir hanımla evlenme, onların mezarlığına gömülme ve Müslümanların lehine olan diğer hukuki durumlardan yararlanma hakkına sahip olur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
ihtikar:
1- Ticaret malının pahalılaşması amacıyla malı stoklayıp piyasaya mal vermeme, vurgunculuk, karaborsacılık yapma. Örn:: “İhtikar yapana Allah lanet etsin.” (Hadis) 2- Halkın, yiyecek ve içecek gibi zorunlu ihtiyaç maddelerini ucuz şekilde piyasadan toplayıp stoklama, piyasada darlık meydana gelince elindekileri çok yüksek fiyatla satma. Örn:: “Kim Müslümanlara karşı yiyecek maddeleri konusunda ihtikar yaparsa Allah onu ticaretinde iflas ettirir.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
ihtilaf:
1- Bir konudaki farklı görüş ve düşünüş, fikir ayrılığı. 2- Kur’an-ı Kerim ve sünnetin kesin bir biçimde ortaya koyduğu inanç ve ibadet konularında ayrılığa düşme, vahyin getirdiği doğrulardan sapma. Örn:: “Allah katında tek hak din İslam’dır. Daha önce kendilerine kitap verilmiş olan (Yahudi ve Hristiyan)lar aralarındaki düşmanlık yüzünden ihtilafa düştüler.” (Kur'an-ı Kerim Al'i İmran suresi 3/19 ncu Ayet) 3- İslam âlimlerinin, hakkında kesin bir ayet veya hadis olmayan konularda farklı görüşler ileri sürmeleri, içtihatta bulunmaları. Örn:: “Ümmetimin ihtilafında rahmet vardır.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
ihtilal:
ESKİMİŞTİR ad 1. bir devletin siyasal, toplumsal ve ekonomik yapısını kökünden değiştirmek ereğiyle girişilen silahlı halk hareketi. Benzer: devrim 2. kökten ve tümden değişim. 3. kargaşa, karışıklık, düzensizlik. Köken(Konusu: , Kökeni: arapça)
ihtilam:
1- Düş azması, cünüp olma. 2- Büluğa erme, erginlik çağına ulaşma. Örn:: “Üç kişiden sorumluluk kaldırılmıştır: Uyuyandan, deliden ve ihtilam olana kadar çocuktan.” (Hadis) 3- Yetişkin bir erkek veya kadının uykuda iken cinsel boşalıma uğraması. İhtilam olan kişi cünüp olur ve boy abdesti alması farzdır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
ihtilat:
1- Karışma, bir araya gelme, kaynaşma, ünsiyet. 2. Kişinin şuurunun bozulması, söylediklerini ve yaptıklarını karıştırması, bunama. 3- Hadis nakleden ravinin yaşlılık, aşırı üzüntü, sıkıntı ve daha başka nedenlerle aklının zayıflaması sonucu naklettiği hadisleri birbirine karıştırması. İhtilat durumuna düşen bir kimsenin naklettiği hadislere itibar edilmez.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
ihtimal:
ad 1. ➽olabilirlik,olasılık. 2. belirteç olabilir ki, ola ki, belki.(Konusu: , Kökeni: arapça)
İhtimam:
(a.i. erk.) Dikkatle çalışma, önemle inceleme. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
İhtiram:
(a.i. erk.) Saygı, hürmet.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
İhtişam:
(a.i. ka.erk.) Büyüklük, göz alıcılık, gösterişlilik, görkem. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
ihtiva:
ESKİMİŞTİR ad içine alma, içinde bulundurma, kapsama.(Konusu: , Kökeni: )
İhtiyar:
(Tul. Kuk.) Türk kuklasında İbiş'in karşısında oynayan ön kişi. İbiş İhtiyar'ın uşağıdır.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
İhtiyar Balıkçı:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Ernest HEMİNGWAY Kitabın Konusu: İhtiyar bir balıkçının tüm olumsuzluklara rağmen umudunu hiç yitirmeyişini ve her türlü zorluğa karşı nasıl mücadele ettiğini konu alıyor. Kitabın Ana Fikri: Bir amacımız olduğu zaman, bu amacı gerçekleştimek için karşımıza çıkan zorluklarla, elinmizden gelenin en iyisini yaparak mücadele etmeliyiz.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
İhtiyar Dost:
Kitabın Türü: Hikaye Kitabın Yazarı: Halit Ziya UŞAKLIGİL Kitabın Konusu: Yazarın tanınmamış eserlerindendir. Eser hem hikayeyi hem makaleyi andırmaktadır. Kitap bir çok bölümden meydana geldiği için bir tek konusu, belirli bir ana fikri bulunmamaktadır. Kitabın Ana Fikri: (Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
ihtiyat:
1- Ölçülü, tedbirli, temkinli davranma, en sağlam ve en garantili gözüken yolu benimseme, güvenli olana tutunma, hatadan sakınıp korunma. Örn:: “Her sözü söz diye ağzından çıkarma; lüzumlu olan sözü düşünerek ve ihtiyatla söyle.” (Yusuf Has Hacip) 2- Harama düşmemek için, dinin kesin olarak yasaklamadığı konularda bile günahlardan kaçınmak amacıyla en güvenli yolu ve çözümü benimseyip ölçülü davranma. Örn:: “Biz harama düşeriz endişesiyle mübahlarda bile ihtiyatlı davranırdık.” (Hz. Ebubekir)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
ihtiyoloji:
(ing.i. ıchthyology) balık bilimi. balıkları inceleyen biyoloji dalı. balık bilimi çeşitli dallara ayrılır: taksonomi (sınıflandırma), anatomi (morfoloji), davranış bilimi (etoloji), çevre bilimi (ekoloji) ve fizyoloji. balıkların insan beslenmesindeki büyük önemi nedeniyle, bu canlıların iktisadi yönden incelenmesi de balık biliminin önemli dallarından biridir. biyoloji alt dallarından zooloji'nin alt dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
İhvan:
(a.i. ka.erk.) 1- Sadık, samimi candan dostlar. 2- Aynı tarikata mensup insanlar. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
ihvan:
1- Kardeşler. Örn:: “…Ey Allah’ın kulları ihvan olunuz. Bir Müslümanın kardeşiyle üç günden fazla dargın durması helal değildir.” (Hadis) 2- Aynı dine bağlı kişiler. “(Müşrikler) eğer (şirkten) tövbe ederler, namazı kılarlar ve zekâtı verirlerse, dinde sizin ihvanınız olurlar. Biz, bilen bir kavme ayetleri bu şekilde ayrıntılarıyla açıklıyoruz.” (Kur’an-ı Kerim Tevbe suresi 9/11 nci Ayet) 3- Samimi, candan dostlar. “Hep birden Allah’ın ipine (İslam’a, Kur’an-ı Kerim’e) sarılın, ayrılığa düşmeyin; Allah’ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman idiniz, (Allah) kalplerinizi birleştirdi. Onun nimetiyle ihvan oldunuz…” (Kur’an-ı Kerim Al'i İmran suresi 3/103 ncü Ayet) 4- Tasavvufta aynı şeyhin terbiyesi altında ahlaki eğitim gören müritler; aynı tarikata mensup kişilerin birbiri hakkında kullandıkları ifade. (Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
İhya:
(a.i. ka.erk.) 1- Diriltme, diriltilme, canlandırma. 2- Taze can verircesine iyilik lütfetme. 3- Yeniden kuvvetlendirme. 4- Uyandırma, canlandırma, tazelik verme. 5- Allah'ın sıfatlarından. İsim olarak kullanılmaz.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
ihya:
1- Hayat verme, diriltme, canlandırma, yeniden hayata döndürme. Örn:: “Kim bir canı ihya ederse bütün insanlığı ihya etmiş gibi olur.” (Kur'an-ı Kerim Maide suresi 5/32 nci Ayet) 2- İşlenmeyen ziraat arazisinin mülkiyet veya kullanım hakkını kazanma amacıyla işlenip verimli duruma getirilerek imara açılması. Örn:: “Bir kimse sahibi olmayan bir araziyi ihya ederse o kimse o yere sahip olur.” (Hadis) 3- İnsanın ömrünü ibadet ederek, ilmî çalışmalar yaparak, insanlığın yararına maddi ve manevi şeyler üreterek değerlendirmesi. “Her kim ki ramazan ayını inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek ihya ederse Allah onun geçmiş günahlarını bağışlar.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
ikab:
1- Cezalandırma, ceza, azap. Örn:: “Kim dünyada günah işlerse, karşılığında ahirette ikab vardır.” (Hadis) 2- Allah’ın emirlerini hiçe sayarak ona karşı gelen inkârcılara dünyada ve ahirette verilecek ceza. Örn:: “Kim Allah’a ve Peygamberine karşı gelirse (emirlerini hiçe sayarsa) şüphesiz ki Allah ikabı çetin olandır.” (Kur’an-ı Kerim Enfal suresi 8/13 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
ikamet:
1- Oturma, yerleşme, mukim olma. 2- Kişinin, yolculuk ve misafirlik durumunda olmayıp kendi memleketinde veya bir beldede yerleşik olması durumu. 3- Yolculuk sırasında, bazı ibadetlerle ilgili kolaylıklardan faydalanmaya engel sayılan bir yerde belirli bir süre kalma, yolcu olmama durumu, mukim.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
İkan:
(a.i. ka.erk.) Sağlam biliş, bilme. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
ikaz:
(Judo Ter.) Rakibe sekizde bir puan verilmesi. Shido.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
ikaz:
(i.) (esk.) (bkz:: uyarı,uyarma.(Konusu: , Kökeni: )
İkbal:
Halit Ziya Uşaklıgil'in yazdığı Mai ve Siyah kitabının baş kahramanı. Ahmet Cemil’in kız kardeşidir. Vehbi Bey’le evlendikten sonra tam anlamıyla hayata küser. Bu evlilikte istediği hiçbir şeyi bulamaz.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
İkbal:
(a.i. ka.erk.) 1- Birine doğru dönme. 2- Baht-talih. 3- İşlerin yolunda gitmesi, bahtlı, saadetli, mutlu olması. 4- Arzu, istek. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
İkbar:
(a.i. ka.erk.) Büyük, ulu görme, görülme. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
İkdam:
(a.i. ka.erk.) 1- İlerleme. 2- İlerlemeye çalışma. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
İkebana:
Japon çiçek düzenleme sanatı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
iki:
(i.) 1- birden sonra gelen sayının adı. 2- bu sayıyı gösteren rakam, 2, II.(Konusu: Sayılar, Kökeni: )
İki Buçuk:
(d.) Futbol alanında top toplayan kimse, top toplayıcı. İki Buçukluk biçiminde de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
İki Güzel Günahkar:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Ahmet RASİM Kitabın Konusu: Kitap iki hikayeden oluşmaktadır. Birincisi ‘Bedia’ ikincisi ise ‘Güzel Eleni’ ismindedir. Birinci hikayede Bedia adlı güzel bir Osmanlı kızının yaşadığı aşklardan ve bir sevgilisinden aldığı intikamdan bahsedilir. İkinci kitap ise Eleni adlı güzel bir Ermeni kızının yoksulluktan zengin bir şarkıcı olana kadar başından geçenleri anlatır. Kitabın Ana Fikri: Bir kadını aldatmak çok kötü sonuçlar doğurabilir.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
İki Seksen Uzanmak:
(d.) 1- Ölmek. 2- Dayak, darbe vb. nedeniyle yere düşüp kalmak. Dertsiz tasasız yatıp dinlenmek, keyif yapmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
İki Seksen Uzatmak:
(d.) 1- (Bir kimseyi) Dövüp yere düşürmek. 2- Öldürmek. Yaşa varol vur iki seksen uzat hergeleyi. (Orhan Duru, Lök)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
iki yönlü trafik:
(T-19) Trafik Tehlike Uyarı İşareti: iki yönlü trafik levhası genel olarak bölünmüş olan bir yoldan iki yönlü ve iki şeritli yol kesimine yaklaşıldığını göstermek amacıyla kullanılan trafik işaretidir. bu işaret normalde tek yönlü olarak çalışan bir yolun geçici bir süreliğine iki yönlü olarak çalışmaya başladığını gösterebilmek için de kullanılmaktadır. bu levha görüldüğü zaman diğer trafik levhalarının göstermiş olduğu yasaklara ve hız sınırı gibi kısıtlamalara da dikkat edilmesi gerekmektedir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )
iki yönlü trafik:
(B-52b) Trafik Bilgi İşareti: bu işaret levhası, konulduğu kesimden itibaren iki yönlü trafiğin işlediğini belirtir. çok şeritli bölünmüş yolların bitimlerinde kullanılır.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )
iki yönlü trafik:
(PL-15a) Trafik Panel İşareti: belirtilen mesafe boyunca trafiğin iki yönlü olarak aktığı bilgisini verir. yeni standart trafik levhalarına eklenen trafik işaretlerindendir. bilgi işaretleri kategorisinde yer alır.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )
iki yönlü trafik:
(PL-15b) Trafik Panel İşareti: belirtilen mesafe boyunca trafiğin iki yönlü olarak aktığı bilgisini verir. yeni standart trafik levhalarına eklenen trafik işaretlerindendir. bilgi işaretleri kategorisinde yer alır.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )
iki yönlü yol:
(B-52a) Trafik Bilgi İşareti: bu işaret levhası, konulduğu kesimden itibaren iki yönlü trafiğin işlediğini belirtir. çok şeritli bölünmüş yolların bitimlerinde kullanılır.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )
İkilemek:
(f.) 1- Kaçmak, firar etmek. Örn:: Diskoteklere baskın oldu. Ramazanı görür görmez ikiliyoruz.(Nazlı Ilıcak, Allah Kurtarsın) 2- Gitmek, yürümek. Örn:: babasının berber dükkanına doğru ikiledi. (Metin Kaçan, Ağır Roman) örn:: Çek ulan arabanı.. Sanki iş yapıyomuş gibi ne dolaşıyon ortalıkta? Hadi ikile ikile.. (Mehmet Çağçağ, Abazan)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
ikili:
sıfat 1. kendinde herhangi bir şeyden iki tane bulunan ya da iki parçadan, iki birimden oluşan. "Buna bir tane ikili ya da üçlü priz gerekiyor" 2. iki yanı bulunan, iki yan arasında yapılmış. "Kıbrıs konusunda ikili görüşmeler başladı" 3. üzerinde iki sayısı ve bu sayıyı simgeleyen iki leke bulunan (iskambil kâğıdı). 4. ad MÜZİK TERİMİ iki çalgıdan, iki kişiden oluşan müzik topluluğu. 5. ad MÜZİK TERİMİ iki çalgı ya da iki ses için yazılmış müzik parçası.(Konusu: , Kökeni: )
İkili Dans:
(Bal.) (Fr. pas de deux) İki dansçının birlikte oynaması.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
İkili Giriş:
(Voleybol Ter.) Pasörün topuna iki oyuncunun birden vurmak için hamle yapması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
İkili Kısa:
(Voleybol Ter.) Kısa pasa pasörün arkasından ve önünden iki hücumcunun sıçraması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
İkili Oyun:
(Alm.Zweipersonen-Stück) - Fr. duo drame) İki kişi arasında geçen oyun.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
İkili Ölüm:
(dyadic death) İki kişinin birlikte intihar etmesi ya da cinayeti işleyen kişinin kendisini de öldürmesi.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
ikinci:
sıfat 1. İKİ SAYISININ SIRA SIFATI zaman, yer, sıra, önem, nitelik vb. yönünden birinciden sonra gelen. "Oğlum ikinci sınıfa gidiyor" 2. bir başka, yeni. "İkinci bir araba aldı" 3. ad birinciden sonra gelen kimse ya da nesne. "Yarış ikincilerine de ödül verildi" 4. bir kitabın, derginin, gazetenin ikinci kez yapılan basımı. 5. ARGO bir sözün ikinci kez söylendiğini, bir olayın ikinci kez anlatıldığını, bir eylemin ikinci kez yapıldığını belirtmek için söylenir.(Konusu: , Kökeni: )
İkinci Baskı:
(d.) Bir eylemin ikinci kez yapıldığını bir sözün ikinci kez söylendiğini belirtmek için kullanılır. Örn:: Geçmişe mazi, geçirmişe İkinci baskı.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
İkinci Değişim Partisi:
Kısa Adı: İDP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 04.01.1995 Genel Başkanı: * Sona Eriş Tarihi: 06.01.1995 Sona Eriş Nedeni: Yeni Parti 1 (YP) ile birleşti. 1982 Anayasası'nın eski 84. maddesiyle getirilen engeli aşmak üzere kurulmuş olan parti. (Hülle Partisi) Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )
İkinci El:
(Voleybol Ter.) Karşı takım hücumundan servis olana kadar olan takım aksiyonu.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
İkinci El Hücumu:
(Voleybol Ter.) Savunma toplarıyla hücum yapma. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
İkinci Kale Hakemi:
(Beyzbol Ter.) Orta saha kısmında bulunan, faul veya hatalı vuruş sorumluluğu olmayan ve iletişim kurma ve ekip yönetme gibi yönleri ön planda olan hakem. Koşucunun kaleye toptan önce mi sonra mı ulaştığını kontrol eder. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
İkincil Oyuncu:
(bkz:: Denteragonist)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
ikindi:
ad öğleyle akşam arasındaki zaman parçası, öğleyle akşamın yaklaşık ortası.(Konusu: , Kökeni: )
ikindi namazı:
Öğle vaktinin bitmesinden güneşin batmasına kadarki süre içerisinde kılınan dört rekâtlık farz namaz. İkindi namazının farzından önce dört rekât sünneti kılınır. İkindinin sünneti yatsı namazının sünneti gibidir. Her iki vaktin sünnet namazı kılınırken ikinci rekâta oturulduğunda Tahiyyat Duasından sonra Salli-Barik Duaları okunur. Üçüncü rekât için ayağa kalkıldığında da Sübhaneke duası ile başlanır. İkindi namazının sünneti kılındıktan sonra kamet getirilerek dört rekât farz kılınır. Örn:: “Kim (diğer vakit namazlarıyla beraber) özellikle ikindi ve sabah namazlarını kılmaya devam ederse cennetlik olur.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
İkişer İkişer:
(be.) Her kezinde ikisi bir arada olarak. Tepsideki kurabiyeleri ikişer ikişer çocuklara dağıttı. NOT: Sayılardan Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
İkiye Katlama:
Oyun esnasında oyunculardan birinin oyunun bahislerini ikiye katlama önerisi. Ikiye Katlama önerileri sadece ilk sıra alındıktan sonra, ve oyuncu zarları atmadan önce yapılabilir. Rakip katlamayı kabul etmeye veya reddetmeye karar verir; katlamayı reddederse, otomatik olarak oyunu kaybeder, ve öneriyi Kabul ederse, bahisler katlanmış olur ve katlama küpünün kontrolü kendisine geçer. (Konusu: Tavla Terimi, Kökeni: )
İkiz Delilik:
(folie a deux) Belirgin hezeyanlarla giden psikotik bozukluğu olan kişi ile yakın ilişki çerçevesinde bulunan diğer kişide hezeyan gelişmesi.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
İkizler:
(i.) (Kadında, kızda) Göğüsler, memeler.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
İkizlere Takke:
(d. türk. a. takiye'den) Sütyen. (deyim özellikle işportacılar tarafından kullanılır) Örn:: ikizler burcu: Bu haftaki ikizler çok şanslı çünkü Patlangaç Gastesinin açtığı İkizler yarışmasını kazanıyorlar. Hafta sonunda ikizlere takke alınabilirç (Haşan Kaçan, Hasanın Saksısı) Örn:: İkizlere takke Abla gel ölçüne uyanı var. (Dr. Arslan Yüzgün, Mavi Hüviyetli Kadınlar)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
İklil:
(a.i. ka.) Taç esfer, çiçekten taç.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
İklim:
(yun.i. kaerk.) Bir ülke ya da bölgenin ortalama hava durumunu belirleyen meteorolojik olayların tümü. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Yunanca)
iklim:
ad 1. COĞRAFYA TERİMİ havayuvarı olaylarının, yeryüzünün herhangi bir yerinde ortaklaşa olarak gerçekleştirdikleri etkilerin uzun yılların ortalamasına dayanan durumu. 2. ESKİMİŞTİR ülke, diyar. \"Ey gemi, hangi uzak iklime gidişin?\" 3. MEC. çevre, ortam. \"İnsan dost ikliminde rahatlıyor\" Köken(Konusu: , Kökeni: arapça)
iknoloji:
(ing.i. ichnology) yol ve ayak izi bilimi. fosil izlerini inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
İkon:
""Simge"" terimi ile aynı anlama gelir. Windows ortamında yer alan herhangi bir aygıt, program yada nesneyi kullanıcılara tanıtmak için kullanılan küçük grafiklere verilen isimdir. İkonlar yardımıyla, tüm bu unsurları ayırt etmek kolaylaşır ve çalışmalarımız da önemli oran da hızlanır. Bir ikonun üzerine farenin sol tuşu ile iki kere tıklarsanız, onunla ilişkilendirilmiş olan programı çalıştırabilir ya da dosyayı açabilirsiniz. Örneğin Word ikonunun üzerine çift tıklamak, Word programının açılmasını sağlayacaktır. Herhangi bir Word belgesine ait olan ikonun üzerine çift tıklamak ise, o belgenin açılmasını sağlar."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
İkon:
Dinî veya kültürel anlam taşıyan kutsal resim; mecazen simge haline gelmiş kişi ya da şey.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
İkonografi:
Sanatta sembol ve imgelerin anlamlarını inceleyen bilim dalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
İkra suresi:
Alak Suresi.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
ikrah:
1- İğrenme, tiksinme, bir şeyden hoşlanmama. Örn:: “…Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayın; biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Ölü kardeşinizin etini yemeyi sever misiniz? Bak işte bundan ikrah ettiniz. O hâlde Allah’a karşı gelmekten sakının, şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul eden ve kullarına karşı çok merhametli olandır.” (Kur’an-ı Kerim Hucurat suresi 49/12 nci Ayet) 2- Zorla iş yaptırma, bir kimseyi inanç konularında istemediği bir sözü söylemeye veya bir işi yapmaya zorlama. “Dinde ikrah yoktur. Artık iman ile küfür apaçık ortaya çıkmıştır.” (Kur'an-ı Kerim Bakara suresi 2/256 ncı Ayet) 3- Bir kimseyi öldürmek veya organlarına zarar vermek ya da malını yok etmek üzere korkutarak isteği dışında bir iş yapmaya zorlama. Örn:: “Allah, ümmetimi hata, unutma ve ikrah nedeniyle yapmak zorunda kaldıkları şeylerden sorumlu tutmaz.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
İkram:
(a.i. ka.erk.) 1- Hürmet, saygı gösterme. 2- Ağırlama. 3- Bir şeyi hediye, armağan olarak verme. 4- Hesap dışı yapılan inceleme. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
İkramullah:
(a.i. erk.) Allah'ın ikramı, nimeti, bağışı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
ikrar:
1- Kabul etme, doğrulama, onaylama, itiraf etme. Örn:: “…Allah, peygamberlerden şöyle söz almıştı: Örn:: ‘Bakın, size kitap ve hikmet verdim; Şimdi yanınızda bulunan kitabı doğrulayıcı bir peygamber geldiğinde ona mutlaka inanacak ve ona mutlaka yardım edeceksiniz. Bunu ikrar ettiniz mi? Ve bu hususta ağır ahdimi üzerinize aldınızmı?” demişti. ‘İkrar ettik.’ dediler. ‘O hâlde tanık olun, ben de sizinle beraber tanık olanlardanım.’ dedi.” (Kur'an-ı Kerim Al'i İmran suresi 3/81 nci Ayet) 2- Allah’ın varlığına ve birliğine iman eden bir kimsenin Müslüman muamelesi görebilmesi için inanmış olduğu değerleri sözlü veya fiilî olarak dışa yansıtması.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
İks:
İks (X): Bilinmeyen değeri temsil eden harf; ayrıca alfabenin bir harfi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
İksir:
(a.i. erk.) 1- Ortaçağ kimyacılarının olağanüstü etkili güçte varsaydıkları cisim. 2- Etkili, yarar şurup. 3- En etkili neden. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
ikta:
1- Kesme, ayırma, pay verme. 2- İslam tarihinde mülkiyeti devlete ait olan arazi ve taşınmaz malların kendisinin veya işletme haklarının yöneticiler tarafından kişilere verilmesi. Örn:: “İkta olarak verilen bir arazinin bir başkası tarafından geri alınması doğru olmaz…” (İmam Ebu Yusuf)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
iktibas:
1- Bilgi elde etmeye çalışma, birinin ilminden yararlanma. 2- Sözü pekiştirmek, güzelleştirmek ve canlandırmak için Kur’an-ı Kerim ve hadislerden alıntı yaparak nesirde ve nazımda kullanma. İslam’ın ilk dönemlerinden beri iktibas bilinmektedir. Hz. Peygamber dualarında, hutbelerinde Kur’an-ı Kerim’den iktibaslar yapmıştır. Edebiyatta ise iktibas daha çok nazım eserlerde kullanılmıştır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
iktida:
1- Uyma, tabi olma, birinin peşine düşme. 2- Örnek alma. Örn:: “Sahabelerim yıldızlar gibidir. Kim onlara iktida ederse hidayete erer.” (Hadis) 3- Cemaatle kılınan namazlarda imama uyma. Örn:: “Kim, âlim ve takva sahibi bir imama iktida ederek namaz kılarsa Peygamberin arkasında namaz kılmış gibi sevap alır.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
İktidaullah:
(a.i. erk.) Allah'a tabi olma, uyma.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
iktisadi:
K KALIN OKUNUR sıfat ➽ekonomik. Köken(Konusu: , Kökeni: arapça)
iktisat:
1- Orta yolu tutma, aşırılıklardan uzak olma. Örn:: “İktisat, geçimin yarısıdır.” (Hadis) 2- Tutumlu olma. Örn:: “İktisat eden fakir düşmez.” (Hadis) 3- Yeme, içme, giyim, kuşam ve eşya kullanımı dâhil her türlü harcamada israf ve cimrilikten uzak durma.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
iktisat:
ÜNLÜYLE BAŞLAYAN BİR EK ALDIĞINDA “A” UZUN SÖYLENİR ad ➽ekonomi.(Konusu: , Kökeni: arapça)
il:
ad 1. merkezi yönetimin, coğrafya durumuna, ekonomik koşullara, kamu hizmetlerinin gereklerine göre bölümlenmiş, ülke üzerinde yayılmış ve bir vali yönetimindeki en önemli bölümü. Benzer: vilayet 2. ESKİMİŞTİR el, ülke, yurt.(Konusu: , Kökeni: )
il sınırı levhası:
(B-8b) Trafik Bilgi İşareti: bu işaret levhaları, belirtilen il sınırına girilmekte olduğunu bildirir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )
il yolu numarası:
Trafik İşareti: Seyir halinde bulunulan veya girilecek yolun, bir il yolu olduğunu ve numarasını bildirir. mavi çerçeveli, beyaz zemin rengi üzerinde mavi renkli rakamlarla gösterilir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )
ilaç:
ad 1. sağaltıcı özelliği bulunan, hastalıkları iyileştirmek ya da önlemek için türlü yollardan kullanılan madde. 2. MEC. çözüm yolu, önlem, çare.(Konusu: , Kökeni: arapça)
ilah:
aramice) 1- Hak olsun batıl olsun tapınılan her türlü varlık, tanrı, mabut. Örn:: “Allah’la beraber başka bir ilaha dua etmeyin.” (Kur'an-ı Kerim Kasas suresi 28/88 nci Ayet) 2- Tapınılan, yüceliği karşısında hayranlık duyulan, gönülden bağlanılıp sığınılan, duyularla idrak edilemeyen varlık. Örn:: “Allah ki ondan başka İlah yoktur, daima diri ve yarattıklarını koruyup yönetendir. Kendisini ne bir uyuklama ne de uyku tutar. Göklerde ve yerde olanların hepsi onundur…” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/255 nci Ayet) 3- Hayatın tüm alanlarındaki kuralları belirleme hakkı elinde olan, sevgi, saygı ve yüceltmede eşsiz kabul edilen mutlak varlık, Allah. Örn:: “Sizin ilahınız tek İlahtır. Ondan başka ilah yoktur. O Rahman’dır ve Rahim’dir.” (Kur'an-ı Kerim Bakara suresi 2/163 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
İlah Gibi:
(d. a. türk.) Çok güzel, çok alımlı. (kadın, kız) Örn:: O biçim göğüsleri vardı valla. Hele bi de onu çıplak görseniz ölürsünüz allahıma. İlah gibi. (Ergün Gündüz, Kalamiti Ceyn)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
ilahî:
1- Allah’a ait, Allah’la ilgili. 2- Rabbim! Ey Allah’ım! anlamında dua ve yakarma sözü. Örn:: “Ruhumun senden, ilahî, şudur ancak emeli: / Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli” (M. A. Ersoy)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
ilahi:
Dinî düşünceleri içeren, Allah’ı övme ve ona dua etme amacıyla yazılıp bestelenen şiir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
ilahi:
sıfat 1. Tanrı’yla ilgili olan, Tanrı’ya özgü, Tanrısal. 2. MEC. her yönden eksiksiz, çok güzel. 3. ad YAZIN TERİMİ Tanrı’yı övmek, ona dua etmek için yazılmış olan ve makamla okunan koşuk.(Konusu: , Kökeni: arapça)
ilahi:
ünlem şaşma, sitem vb. belirtmek için, bu ne hal, ne tuhaf gibi kullanılır. \"İlahi çocuk, böyle ağlanır mı?\"(Konusu: , Kökeni: arapça)