Haydi Öğrenelim!
Mürşitpınar Sınır Kapısı:
Bulunduğu İl: Şanlıurfa Açıldığı Tarih: 08.09.2010 Bağlandığı Ülke: Suriye Karşıdaki Sınır Kapısı: Ayn el-Arab Geçiş Şekli: Karayolu (Sadece dini bayramlarda açık) Hakkında:
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Gladyatör:
Antik Roma’da arenada dövüşen savaşçı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Glase:
Parlak, cilalı görünüm; ayrıca şeker kaplama anlamı da var.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
glasiyoloji:
(ing.i. glaciology) Buzulbilim. buzulları inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Glasnost:
Glasnost (Rusça: гла́сность, "açıklık"), Sovyetler Birliği'nin son döneminde Mihail Gorbaçov'un liderliğinde ülkede bilhassa ekonomik sorunlara son vermek amacıyla uygulanmış politikaların tümüne verilen addır. 1985'te uygulanmaya başlamış, Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla son bulmuştur. Gorbaçov'un sosyalizm anlayışına göre, artık sosyalizmi kangren eden bir takım uygulamaların sona erdirilmesi şarttı ve bu ancak toplumun her düzeyinin katılabileceği, herkese söz hakkı tanınacak olan bir tartışma ortamıyla mümkün olabilirdi. Gorbaçov, bu hamle ile hem toplumu kendi arkasına alarak Yuri Andropov'dan sonra başa geçmesini engelleyen ve Konstantin Çernenko'yu genel sekreterliğe getiren ortodoks komünist partisi üyelerinden kurtulabilmek, hem de gerçekten tıkanmış ve üçüncü endüstri devrimini nasıl karşılayacağını bilemeyen sosyalist bloğa bir çıkış yolu bulabilmekti. Glasnost'tan sonra başlatılan ve koşut olarak yürütülmesi gereken Perestroyka politikası başarısız olup da siyasi ve sosyal özgürlükler ekonomide üretim ile karşılık bulamayınca, Glasnost bu kez tersine dönen ve Gorbaçov'u Ağustos darbesi'nden medet ummaya iten ve SSCB'yi dağılmaktan kurtaramayan girişimler olmuştur.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Glasyoloji:
Buzulların ve buz hareketlerinin incelendiği bilim dalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Glasyolojist:
Buzulları inceleyen bilim insanı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Glayöl:
Süs bitkisi (uzun saplı, renkli çiçekli).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Glikojen:
Karbonhidratların kas ve karaciğerde depolanma biçimleri.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Glikojen:
Vücutta depolanan şeker (enerji deposu).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Glikol:
Kimyada kullanılan bir alkol türü (özellikle antifrizlerde).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Glikolitik sistem:
Glikozun parçalanması ile enerji sağlayan enerji sistemi.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Glikoz:
Karbonhidratların vücutta taşınması.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Glikoz:
Vücudun temel enerji kaynağı olan basit şeker.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Glikozit:
Şeker içeren kimyasal bileşik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Glikozüri:
İdrarda şeker (glikoz) bulunması durumu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Glisemi :
Kan şekeri düzeyi.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Glisemik indeks:
Besinin glikozun sindirim hızı ile karşılatırıldığında ne oranda ve ne kadar hızlı sindirildiğini ölçmektedir.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Gliserin:
Renksiz, tatlımsı bir sıvı; kozmetik ve ilaçta kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Global:
Küresel, dünya çapında.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Global Kronometre:
Tavlanın her oyununda kullanılan genel bir kronometre. Dikkat: her dönüş başlangıcında reset edilen Düzenli kronometreden farklı olarak, Global Kronometre süresi doldğunda, oyun kaybedilir! Global süreyi acil durum süresi olarak düşünün ve her zaman bir hamleyi verilen düzenli süreyi kullanarak tamamlamaya çalışın. (Konusu: Tavla Terimi, Kökeni: )
Globalizm:
Dünyanın ekonomik ve kültürel olarak bütünleşmesini savunan görüş.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Globalleşmek:
Küresel hâle gelmek, dünya çapında yayılmak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Globülin:
Kanda bulunan bir protein grubu (bağışıklıkla ilişkili).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Glokom:
Göz içi basıncının artmasıyla görme sinirine zarar veren hastalık (karasu).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Glokoni:
(Nadir kullanım) Göz hastalıklarıyla ilgili bir terim; genelde glokomla ilişkili kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Glossofobi:
(ing.i. glossophobia) konuşmaya çalışma, toplum/topluluk karşısında konuşma korkusu.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
Glüten:
Buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan bir protein; hamura esneklik verir.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
GM:
Grand Master, büyük usta.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )
Gnays:
Gnays (Gneiss): Kuvars, feldspat ve mika gibi minerallerden oluşan, yüksek ısı ve basınç altında oluşmuş katmanlı sert kayaç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Gnoseoloji:
Bilginin ne olduğu, nasıl oluştuğu, sınırları ve doğruluğunu inceleyen felsefe dalı (bilgi kuramı).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Gnostisizm:
İnsanın kurtuluşunun özel ve gizli bir “bilgi” (gnosis) ile mümkün olduğunu savunan dinî-felsefi akım.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
GNU:
1984 yılında Richard Stallman isimli bir programcının başlattığı projeye verilen isimdir. Bu projenin amacı, tamamen serbest ve kısıtlamalardan uzak bir gelişim sürecinde programlar üretmek olarak açıklanmıştır. Günümüzde önemli bir kullanıcı kitlesine hitap eden Linux işletim sistemi, bu projenin ortaya çıkarttığı önemli sonuçların başında gelir. Linux, genel olarak UNIX'e benzeyen gelişmiş bir işletim sistemidir.En ilginç özelliği ise, dünya üzerindeki binlerce kullanıcı tarafından geliştirilmiş olmasıdır. Başka bir deyişle Linux, ücretli diğer işletim sistemleri gibi tek elden değil, GNU'ya aktif olarak destek veren ve dünyanın dört bir yanına yayılmış çok sayıda programcının birbirlerinden bağımsız olarak yaptıkları çalışmalarla doğmuştur. Zaten serbest gelişim süreci de bu anlama gelir. GNU altında geliştirilen programları, isteyenler istedikleri şekilde modifiye etme şansına sahiptir. Hatta modifiye edilen programları satmak ya da ücretsiz olarak dağıtmak bile, tamamen o program üzerinde çalışan kişilerin tercihine bırakılmıştır.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
GO:
(go) Hem güç hem de beş anlamına gelir.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
GO HON:
(go hon) Beş yol, beş teknik.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
GO NO SEN:
(go no sen) Savunmada insiyatifi ele geçirme. ("sen", "sen no sen" de aynı anlama gelir.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
Goblen:
Duvar süsü olarak kullanılan, resimli ve işlemeli dokuma kumaş (halı benzeri tekstil ürünü).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Gocuk:
Kalın kumaştan yapılmış, genellikle diz üstü kısa palto.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Godoş:
(bkz:: Kodoş)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gofret:
İnce katmanlı, kremalı veya çikolatalı tatlı yiyecek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Gogo:
(Peru dillerinden isp. fr. cocaıne'den kıs.i. koko, gogo) Kokain. Esrar. Örn:: Gogocular gogo yapar. Aç karnına çalım satar. (Nazlı Ilıcak, Allah Kurtarsın) (bkz:: Koko)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gogocu:
(i.) Kokainman. Esrarkeş. Örn:: Biz gogocu olduk. Belamızı bulduk. (Nazlı Ilıcak, Allah Kurtarsın)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gogov:
(bkz:: Gavgav)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gol:
(Futbol Ter.) Futbolda topun tamamının kale çizgilerini geçip kaleye girmesi ile oluşan sayı. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Gol:
Futbol gibi sporlarda topun kaleye girmesiyle kazanılan sayı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Golcü:
Gol atma konusunda başarılı oyuncu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Gold (Altın) Disk:
Yeni bir CD veya DVD ürününün, tanıtım amacıyla basına ve önemli müşterilere dağıtılan prototip sürümüdür. Dağıtım işlemi, çoğu zaman ürün piyasaya sürülmeden kısa bir süre önce gerçekleşir. Para ile satılması ve başkalarına dağıtılması yasaktır.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Golf:
Topun özel sopalarla çukura sokulmaya çalışıldığı spor dalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Golfstrim:
Golfstrim (Gulf Stream): Atlas Okyanusu’nda sıcak su taşıyan güçlü okyanus akıntısı, iklim üzerinde etkili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Golgi tendon organı:
Kaslara binen gerimi denetleyen ve beyne sinyaller gönderen algıç.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Gollük:
Gol atmaya çok uygun (pozisyon/durum).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Golyat Vidası:
(Alm. Goliathgewinde - Fr. culot d vis goliath - ing. goliath screw) Dekoru sahne tabanına tutturan büyük taban vidası.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Gomalak:
Gomalak (Şellak): Doğal reçineden elde edilen, cila ve vernik yapımında kullanılan madde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Gonad:
(gonad) Gametleri ve erkek ya da dişi (testikül ya da ovaryum) hormonları oluşturan genital bez.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Gonca:
(f.i. ka.) 1- Henüz açılmamış gül, tomurcuk. 2- Sevgilinin ağzı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Gonca:
(bkz:: Konca)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gondol:
Özellikle Venedik’te kullanılan uzun, dar ve düz tabanlı kayık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Gondolcu:
Gondol kullanan kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Gonk:
(Alm. Gong) Tunçtan bir levha, üzerine saplı bir topuzla vurularak, tiyatroda, perdenin asılacağı bildirilir. (Çoğunlukla klasik yapıtlarda)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Gonk:
Metal çarpması gibi tok, kısa ses; bazı teknik bağlamlarda parça/çıktı sesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Gonokok:
Metal çarpması gibi tok, kısa ses; bazı teknik bağlamlarda parça/çıktı sesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Gonyometre:
Bel soğukluğu (gonore) hastalığına neden olan bakteri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Goofy:
Goofy, Walt Disney'in miki fare dünyası karakterlerinden. 1930'larda yapılan kısa çizgi filmlerde orjinal konsept ismi "Dippy Dawg"'dı. Daha sonra 1950'lerdeki kısa çizgi filmlerde "George Geef" ya da "G.G. Geef" ismi verildi. İnsan biçiminde bir köpek ve Miki Fare'nin en yakın arkadaşlarından biri olarak tasvir edilir. (Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
GOREI:
(gorei) Mücadele sanatları üstadı.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
Goril:
Büyük yapılı, insanımsı maymun türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Goriot Baba:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Honore de BALZAC Kitabın Konusu: Romanda, hayatını kızlarına adamış olan eski bir tel şehriye ve ekmek fabrikatörü Mösyö Goriot'un Madam Vauquer Pansiyonu'na yerleşmesinden sonra meydana gelen olaylar anlatılmaktadır. Kitabın Ana Fikri: Çok zengin olmak çok para kazanmak, çocukların her istediğini almak iyi bir baba ve mutlu bir insan olmayı sağlamaz. Zenginliğimizi çocuklarımıza sunarken ölçüyü elimizden kaçırmamalıyız.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Gorki Özerk Cumhuriyeti:
Gorki Leninskiye, Rusya'nın Moskova Oblastı'na bağlı Lenin rayonunda bulunan bir kent tipi yerleşimdir. Yüzölçümü 38,38 km² dir. Gorki Leninskiye, Vladimir Lenin'in hayatının son yıllarını geçirdiği Lenin Konağı ile bilinmekte olup günümüzde müze olarak hizmet vermektedir.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
GOSHI / KOSHI:
(Goşi / Koşi) Kalça.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
GOSHIN JITSU:
(Goşin Cutsu) Self defans sanatı, teknikleri.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
Gosselin Kırığı:
(Gosselin fracture) Tibianın diz eklemine kadar ulaşan V biçimindeki kırığı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Goşist:
Goşizm (Gaullizm) yanlısı kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Goşizm:
(fr.i. gauchisme) Solculuğun aşırı biçimi. Aşırı Eylemleri öngören solculuk Tutumu.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
Goşizm:
Goşizm (Gaullizm): Fransız lider Charles de Gaulle’ün düşüncelerine dayanan siyasi anlayış.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Got:
(fars.i. gevt, arka, kıç'tan) 1- Alık, aptal kimse. 2- Değersiz, aşağılık kimse. Örn:: Doğru konuş lan götün hasosu yoksa götürürüm bak. (Ahmet Çakal, Serseriler Arasında) Yiğitlik. Cesaret. Örn:: Yakarım ulan ben adamı -Götün varsa.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Got Altı Olmak:
(d. eşanl.) Göt Altına Gitmek. Örn:: Beni dinlersen okumanı sürdür. Yoksa göt altı olursun. (Y. Kenan Karacanlar, Babıali Kaldırımlarında Bir Adam) Örn:: Ne göt altı olduğumuzu göstermeye gelmişler. (Hulki Aktunç, Artist Olma Kahvesi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Got Altına Gitmek:
(d.) 1- Kendi kusuru yokken suçlanmak, suçlu durumuna düşmek. 2- Çok güç bir duruma düşmek. Örn:: Sus lan Kelek.. Esas iyileştirirlerse o zaman döt altına gittik.. (Engin Ergönültaş, Zalim Şevki)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Got İçi Kadar:
(d.) Küçük, çok küçük. (özellikle mekan) Örn:: Ulan göt içi kadar cezaevi Nere gider? Muhakkak birinizden biriniz aldınız. (Fakir Baykurt, Amerikan Arabaları)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Got Kıvırmak:
(bkz:: Kıvırmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Got Lalesi:
(d. türk. fars. lale, türk. e.) Bir aşağılama ifadesi olarak kullanılır. (bkz:: Göt, Lale)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Got Oğlanı:
(d. eşanl.) Götlek. Örn:: hem çevremde bazı muhallebi çocuğu göt oğlanlarının hayranlıklarını mucip o uyar. (Engin Ardıç, Leyla Bildiğin Seracettin)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Got Olmak:
(d.) Çok şaşırmak, afallamak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Got Tokuşturmak:
(d.) (Birisiyle) Çok samimi olmak, çıkar gereği sıkı fıkı yaşamak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gote Gelmek:
(d.) Kötü bir duruma düşmek. Örn:: Döte mi geldim Sen beni unuttuun. (Metin Üstündağ, karikatür)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gote Küstü:
(d.) Boyu kısa olan, kalçaları örtemeyen ceket. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gotik:
(i.) 1- Sigara izmariti. 2- Kısa boylu kimse, bücür. (özellikle erkek) (Trabzon-Maçka yöresinde Godik, Kütük, güdük, köpek yavrusu anlamlarında kullanılır.) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gotik:
1 - Orta Çağ Avrupa’sına ait mimari ve sanat tarzı. 2- Sivri kemerli, yüksek ve süslü yapı üslubu. 3 - (Günümüzde) Karanlık, estetik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Gotlar:
Avrupa’da yaşamış eski Germen kavimlerinden biri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Gotoş:
(sf.i. eşanl.) Götlek. Örn:: Ömer Ağa- Goce beni gaşmirliyon ha Vay goce gotoş vay. (Meddah, Aşki Mühürcü) Örn:: Ne mi oldu? Ulan götoş yedik 8 seneyi oturduk. (Nazlı Ilıcak, Allah Kurtarsın)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gotten Doğmak:
(d.) Doğuştan şanssız olmak. Örn:: Safha-i mazi mülevves hal bok ati kenef, Mader-i hürriyetin guya götünden doğmuşuz. (Neyzen Tevfik, kıta) (bkz:: Götten Fırlama)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gotten Fırlama:
(d.) 1- Her türlü kötülüğü yapabilecek kimse. 2- Piç.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gotü Görünmek:
(d.) Gerçek niteliği (hataları kusurları) ortaya çıkarmak. Örn:: Maymun tırmandıkta götü görünür. (Atasözü.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gotü Kalkmak:
(d.) 1- Kendi yetenekleriyle üstesinden gelemeyeceği bir işi başarabilirim sanmak, kendisine birden güvenivermek. 2- (Pasif eşcinsel erkek) Cinsel duyguları uyanmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gotü Kırmızı:
(d.) Maymun.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gotü Kurtarmak:
(d.) Belalı bir işten sıyrılmak, bir badireden asgari zararla kurtulmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gotü Yosun Tutmak:
(d.) Çok yaşlanmış olmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gotünde Pireler Uçmak:
(d.) Herkesin uyandığı saatte hala uyuyor olmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gotünden Anlamak:
(d.) 1- (Bir mesajı, sözü) Yanlış anlamak. 2- Kasıtlı olarak işine geldiği gibi anlamak. Örn:: Sen ey sufi bir ahmaksın, sözi götünden anlarsın. (Nevizade Atal, Hezliyat)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gotünden Büyük Osurmak:
(d.) 1- Beceremeyeceği bir işe girişmek. 2- Başaramayacağı bir İş hakkında kolaymış gibi konuşmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gotünden Korkmak:
(d.) Aşırı kuşkulu olmak, kendi kendisinden çekinmek halihazır durumunu yitirmekten korkmak. Örn:: -Selamına, nazik diline bakmayın. Götünden korkuyor. (Ahmet Çakal, Serseriler Arasında)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Gotüne Düşmek:
(d.) (Bir kimse, bir eyleme) Kalkışmak, cesaret etmek. (genellikle soru biçiminde ya da olumsuz biçimde kullanılır) Örn:: Bop bopun hızlı sırasında bitirim yeri basmak senin götüne düşmez.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )