Haydi Öğrenelim!
Karagöz İndirmek:
(d.) Hile yapmak, oyun etmek.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Kasiyer:
Mağaza, market vb. yerlerde para tahsil eden görevli.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kask:
(Boks Ter.) Boksörün başına taktığı koruyucu başlık. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Kask:
Başı korumak için kullanılan sert başlık (motosiklet, inşaat vb.).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaskallamak:
(bkz:: Gasgallamak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kaskaslamak:
(f.) (Birisine) Bir nesneyi ederinden fazlaya satmak, sokuşturmak, yutturmak. 3- (Futbol vb. oyunlarda) Gol atmak, sayı yapmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kasket:
Önden siperlikli, genelde kumaş şapka.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kasketli:
Kasket (şapka) takmış olan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kasko:
Araçları hasara karşı güvence altına alan sigorta türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaslararası Eşuyum:
(Biy.Sp.Ter.) Karşıt çalışan kas gruplarının amaçlı bir devinim sırasında birlikte hareket etmeleri.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Kasnaklamak:
(f.) 1- (İnsanların toplu olarak bulunduğu yerlerde, taşıtlarda) Kasıklarını birisinin kalçalarına dayamak, sürtünmek, kertmek. Örn:: Ben arkasındaydım. Bu da kıçını bana dayamış ölüyorum. Aynen otobüslerde yaptığımız gibi kasnakladım. (Muzaffer Buyrukçu, Bir Olayın Başlangıcı) 2- (Erkek) Bir kızı, bir kadını dost edinmek, tavlamak, eline düşürmek, metres tutmak. Örn:: Bir kız kasnaklamış, kız Yeni Barda artistmiş. Gidelim diye tutturdu. (Atilla İlhan, Sokaktaki Adam) 3- Düzmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kasnı:
(galbanum) Maydanozgillerden; çadıruşağıotu ile şeytanteresi ağacı gibi bitkilerden elde edilen bir çeşit zamktır. Kokusu kuvvetli tadı acıdır. Faydası:: Ağrı kesicidir. Spazmları önler.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Kaspanak:
(a.zf. gasben anh, ona rağmen, gasben ank, sana rağmen) 1- Zorla güç kullanarak. 2- (i.) (Birisinden) Zor yoluyla alınmış şey.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kasperle:
Almanya ve Avusturya'da baş kuklanın adı. 1890 yıllarında, Viyanalı komik Larosche'un yarattığı bu tip, bir bakıma Hans Wurst'dan gelmedir. Saf, neşeli ve başına gelen serüvenlerden hep iyilikle sıyrılmasını bilen halk çocuğu görünüşü ile Kasperla, daha sonra çocuklar için kukla oyunlarının sevilen bir kahramanı durumuna gelmiştir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Kasperle Tiyatrosu:
(Alm. Kasperle Theater - İng. kaspere-theater) Almanya ve Avusturya'da baş kuklası Kasperle adını taşıyan kukla tiyatrosu na verilen ad.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
kasrısalat:
1- Namazın kısaltılması. 2- İslam dininin, yolculuğa çıkanlara sağladığı bir kolaylık olmak üzere yolculuk şartlarını taşıyan kimselerin dört rekâtlı farz namazları ikişer rekât kılmaları. Örn:: “Kasrısalat, Allah’ın size verdiği bir hediyedir; kabul ediniz.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
KASSATSU:
(kassatsu) Hayati idame teknikleri.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
Kast:
1. Bilinçli niyet, amaç. 2. Hukukta: Suç işleme iradesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kastamonu:
Kastamonu Tarihi; Hitit, Frigya ve Lidya Krallıklarının egemen olduğu bu topraklar MÖ 4. yüzyılda Perslerin eline geçmiştir. MÖ 4. yüzyılda Büyük İskender Anadolu ile birlikte Kastamonu topraklarını da Makedonya’ya katmıştır. İskender’den sonra yöreyi ele geçiren Pontus Krallığı MÖ 1. yüzyılda Romalılar tarafından ortadan kaldırılmıştır. Uzun yıllar Roma İmparatorluğu sınırları içinde kalan Kastamonu MS 395 yılında İmparatorluğun bölünmesiyle bütün Anadolu gibi Bizans İmparatorluğuna katılmıştır. Kastamonu, 1461 yılından 1922 yılına kadar Osmanlı yönetiminde kalmıştır. Kastamonu, uzun süre Bolu Eyaletine bağlı kalmış ve Bolu Sancağı hükmüyle yönetilmiştir. Kanuni Sultan Süleyman tarafından Eyalet merkezi haline getirilmiştir.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )
Kastamonu:
Kastamonu İlçeleri; 1-Merkez 2-Abana (17.07.1968) 3-Ağlı (20.05.1990) 4-Araç 5-Azdavay (01.04.1946) 6-Bozkurt (17.07.1968) 7-Cide 8- Çatalzeytin (01.06.1954) 9-Daday 10-Devrekani (01.09.1944) 11-Doğanyurt (20.05.1990) 12-Hanönü (20.05.1990) 13-İhsangazi (04.07.1987) 14-İnebolu 15-Küre (26.06.1926) 16-Pınarbaşı (04.07.1987) 17-Seydiler (20.05.1990) 18-Şenpazar (04.07.1987) 19-Taşköprü 20-Tosya. (Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )
Kastamonu:
Kastamonu; Doğudan Sinop ve Çorum, Güneyden Çankırı, Batıdan Karabük ve Bartın ili ile komşudur. Kuzeyden Karadeniz ile çevrilidir.(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )
Kastamonu:
Nesiyle Meşhur: Kır Pidesi, Taşköprü Sarımsağı, Çekme Helvası, Tosya Pirinci, Kürenin Bakırı, Evrenye Bıçağı, İhsangazi Siyez Bulguru, Kastamonu Simidi, Şimşir Kaşık, Tosya Çakısı meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )
Kastamonu:
Kastamonu'da Gezilecek Yerler: İsmail Bey Külliyesi, Zımbıllı Tepe Höyüğü, Kastamonu Arkeoloji Müzesi, Liva Paşa Konağı Etnografya Müzesi, Kuyluç Mağarası, Sarpunalınca Mağarası, Çatak Kanyonu, Pınarbaşı Ilvarini (Ilgarini) Mağarası, Horma Kanyonu, Kastamonu Kalesi, Valla Kanyonu, İnebolu Abaş Tepesi, İnebolu Geriş Tepesi, Gideros Koyu, Ilıca Şelalesi, Mahmut Bey Camii, Küre Dağları Milli Parkı, Kastamonu Yaylaları, Kastamonu Plaj ve Koyları, Kastamonu Pompeipolis Antik Kenti, Kastamonunun Tarihi Hamamları, Kastamonu Memleket Kütüphanesi, Kastamonu El Sanatları Merkezi, Kastamonu Tarihi Konakları.(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )
Kastamonu:
Genel Bakış: Batı Karadeniz bölgesinde yer alır. • Türkiye’de açılan ilk “Kent Tarihi Müzesi” bulunmaktadır. • Çanakkale Türküsü, Kastamonu'ya aittir. • Kastamonu bir zamanlar Üsküdar sınırlarına kadar uzanırdı. •(Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )
Kastanyet:
Kastanyolanın diğer adı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kastanyola:
Elle çalınan, birbirine vurularak ses çıkaran çalgı (özellikle İspanyol danslarında).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kasti Faul:
(Basketbol Ter.) Rakibe bilinçli bir şekilde engelleyici harekette bulunma. Sportmenlik dışı faul. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Kastilya ve Leon:
Resmi Tam Adı: Kastilya ve Leon İspanyolca: Castilla y León(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Kastilya ve Leon:
İspanya'ya bağlı Özerk bölgedir.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Kastilya ve Leon:
Yönetim Şekli: İspanya'ya bağlı Özerk bölgedir.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Kastilya ve Leon:
İdari Yapısı: 9 İl: 1- Ávila 2- Burgos 3- León 4- Palencia 5- Segovia 6- Soria 7- Salamanca 8- Valladolid 9- Zamora.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Kastilya ve Leon:
Komşuları: İspanya'nın kuzeyinde yer alan Burgos İli'nin kuzeyinde yer alır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Kastilya ve Leon:
Resmi Dili: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Kastilya ve Leon:
Para Birimi: bilgisi bulunamadı Para Birimi Kodu: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Kastilya ve Leon:
Plaka Kod: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Kastilya ve Leon:
Tel. Kodu: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Kastilya ve Leon:
Milli Marşı: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Kastilya ve Leon:
Genel Bkş: İspanya'nın en büyük bölgesidir. Kastilya ve Leon Özerklik anayasasında hiçbir şehre başkentlik hakkı verilmemesine rağmen Valladolid şehri bölgenin idarî merkezidir. •(Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Kastilya-La Mança:
Resmi Tam Adı: Kastilya-La Mança İspanyolca: Castilla-La Mancha(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Kastilya-La Mança:
İspanya'ya bağlı Özerk Bölgedir.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Kastilya-La Mança:
Yönetim Şekli: İspanya'ya bağlı Özerk bölgedir.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Kastilya-La Mança:
İdari Yapısı: Önemli Şehirleri: Albacete, Ciudad Real, Cuenca, Guadalajara.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Kastilya-La Mança:
Resmi Dili: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Kastilya-La Mança:
Para Birimi: bilgisi bulunamadı Para Birimi Kodu: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Kastilya-La Mança:
Plaka Kod: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Kastilya-La Mança:
Tel. Kodu: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Kastilya-La Mança:
Dini: bilgisi bulunamadı Mezhebi: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Kastilya-La Mança:
Milli Marşı: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Kastilya-La Mança:
Genel Bkş: • Bölgeye özgü yel değirmenleri, aynı zamanda Cervantes'in Don Kişot romanına da esin kaynağı olmuştur. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Kastor:
Kunduz hayvanı; ayrıca kürkü değerli bir memeli.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kastrasyon:
(castration) Kısırlaştırma. Erkeklerde gonadların ameliyat ya da radyasyon uygulaması gibi yöntemlerle etkisiz hâle getirilmesiyle oluşturulan kısırlık.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Kaş:
(i. esk.) Bıyık.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
kaş:
ad 1. göz çukuru üzerindeki çıkıntıda kemerli bir çizgi oluşturan kısa kıllar. \"Kadın kaşını cımbızla alıyordu\" 2. bu kılların bulunduğu çıkıntılı yer. \"Çocuğun kaşı yarılmış\" 3. kemerli ve çıkıntılı şey ya da yer. \"Bir ak bulut dağın kaşına asılmış gibiydi\" 4. eyerin ya da semerin ön ve arkasındaki çıkıntılı bölüm. 5. HALK AĞZINDAN sarp kayalıklar, uçurum. 6. HALK AĞZINDAN çatı saçağı. 7. HALK AĞZINDAN duvarın üstü, duvar, set. 8. HALK AĞZINDAN ocağın kemeri.(Konusu: , Kökeni: )
Kaşağı:
Kitabın Türü: Hikaye Kitabın Yazarı: Ömer SEYFETTİN Kitabın Konusu: Kardeşine iftira atıp, onun ölümünden sonra vicdan azabıyla yanıp tutuşan bir çocuğun dramı anlatılmaktadır. Kitabın Ana Fikri: Basit yalanlar bile sonunda pişman olunabilecek sorunlara yol açar. Karakterler: Hasan, Dadaruh, Pervin, Anne, Baba(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Kaşalot:
(port.sf.i. cacholotle'dan) 1- Salak, bön, kavrayışı kıt. (kimse) Örn:: bağırdı: -Ulan paytoncu nerde? Sana soruyoruz Seringel Faytoncuyu ne yaptınız? Seringel işini bırakıp hızla döndü. -Sus ulan Kaşaloti Uyuyor. (Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu) 2- Çalıştığı, İneklediği, halde dersi gene de öğrenemeyen. (öğrenci) Örn:: Çok çalışıp da dersi öğrenemeyen kafasız şapşal öğrencilerle kaşalot diye alay edilirdi. (Aziz Nesin, Yokuşun Başı) 3- İri yarı, çok şişman. (kimse, özellikle kadın) Örn:: Bir kaşalotun uğruna öleceğimi düşündükçe boğulur gibi oluyorum. (Necdet Şen, Hızlı Gazeteci Şaban) 4- Çok yaşlı. (kimse)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kaşalot:
Büyük başlı bir balina türü (ispermeçet balinası).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşalotzade:
(i. por. fars.) Doğuştan salak, soydan aptal, bön oğlu bön. (bkz:: Kaşalot) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kaşar:
(yun.sf.i. kaseri'den) 1- Düzenbaz, hileci, açıkgöz. (kimse) Örn:: -Bizden -dedi-Anam avradım olsun bizden. Bu kaşara diyorum ki lan diyorum böyle dedenin olmasından olmaması daha hayırlı. Bir gece namazdan dönerken kafasına bir odun Ha?.. (Orhan Kemal, Üç Berduş) 2- Pis, çok kötü kokan. (kimse) 3- Yaşlı fahişe. 4- Deneyimli, hileye gelmeyen. (kumarbaz) Kaşar Peyniri biçiminde de kullanılır. Örn:: Recep bu işlerde kaşar peyniri oldu. Bir şey yemez. (Hulusi Kodaman, Zar-Kağıt Oyunları ve Hileleri)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kaşar:
1. Bir peynir türü. 2. (Argo) Değerini yitirmiş, yüzsüzleşmiş kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşar peyniri:
Olgunlaştırılarak yapılan, sarı renkli bir peynir türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşarca:
Kaşar tadında veya kaşara benzer şekilde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşarlanmak:
(yun.f. türk. e.) 1- Bir konuda, bir iş ya da edimde deneyim kazanmak, ustalaşmak. 2- (Birisi) Önceleri olumsuz bulduğu bir duruma eyleme gittikçe alışmak. Kaşarlaşmak biçiminde de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kaşarlanmak:
1. (Gerçek) Peynirin olgunlaşması. 2. (Mecaz) Tecrübe kazanmak, hayat görmüş olmak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşarlı:
İçinde kaşar peyniri bulunan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşe:
1. Resmî damga. 2. Bir sanatçının aldığı sabit ücret.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşeksi:
Aşırı zayıflık ve güçsüzlükle görülen hastalıklı durum (genellikle ciddi hastalıklarda).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşeli:
Üzerinde damga (kaşe) bulunan; resmî olarak onaylanmış.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşıkotu:
(cochleria) Turpgiller familyasından; Mart'tan Temmuz'a kadar beyaz çiçekler açan, güzel yeşil renkli bitkidir. Hardala benzer. Lezzeti acı, kokusu keskindir. Yaprakları etli, kenarları kaşık gibi içeri doğru kıvrıktır. Taze yapraklarında acı ve yakıcı bir esans vardır. Yaprakları ve kökü kullanılır. Taze iken kullanılır. Faydası:: Skorbütte ve sıracada faydalıdır. Diş eti iltihaplarını giderir. Diş etlerini kuvvetlendirir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
kaşıntı:
ad 1. vücudun herhangi bir yerinde oluşan ve kaşınma isteği veren rahatsızlık. 2. HALK AĞZINDAN uyuz hastalığı.(Konusu: , Kökeni: )
Kaşıntı Tozu:
(d.) Davranışları, tipi vb. nedeniyle başkalarını rahatsız eden, kendisinden hoşlanılmayan kimse.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kaşif:
(a.i. erk.) Keşfeden, bulan, meydana çıkaran.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Kaşife:
(a.i. ka.) (bkz:: Kaşif)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Kaşkariko:
(yun.i. kaskarika ?) 1- Hile. Örn:: Frenk- Vapini iyo ton kapişko turko. Karagöz- Vaniköylü Aliden oldu bu kaşkariko diyor. (Karagöz, Eczahane) 2- Tuzak, Nifak, fesat. 3- Yalan. Örn:: işi kaşkariko alemde anın. Al da hayrını gör sen kaynarsa kanın. (anonim, Hubanname-i Neveda)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kaşkariko:
Şaka, eğlence, alaylı hareket; ciddiyetsiz davranış.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşkariko Atmak:
(bkz:: Kaşkariko Oynamak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kaşkariko Oynamak:
(d.) (Birisine) Hile yapmak, Kaşkariko ile davranmak. Örn:: Eski elbise alan kavm-i yehud'dan birisi. Bana bir kaşkariko oynadı külliyet ile S.kerim ben onun ecdadını amma nedeyim. Sadırazam gücenir gayret-i milliyet ile. (Şair Eşref, şiir) Örn:: Ulan kim bunlar ha kim? Orospu takımı? Pezevenk takımı Helbet kaşkariko oynayacaklar sana. (Attila İlhan, Kurdlar Sofrası)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kaşkarikocu:
(yun.i. türk. e) 1- (bkz:: Kaşkariko yapan kimse. 2- Ortak olduğu kişinin parasını kumarda kaybetmesini sağlayıp sonra kumarhaneden pay alan kimse.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kaşkaval:
(İt.sf.i. cacciacaval'den) 1- Bön, salak, budala. (kimse) Örn:: Ya ne denirmiş? Kaşkaval. Berber gömleği be bilmiyor musun. (Tarık Dursun K. Hasangiller) 2- Zor durum, güçlük. (Ender kullanılır.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kaşkaval:
1. Sarı renkli, tekerlek biçiminde bir peynir türü. 2. Mecazen: Aptal, sersem kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşkaval Yemek:
(d. it. türk.) Beklenmedik anda güç bir durumla karşılaşıp, üstesinden gelememek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kaşkavallık:
(it.i. türk.) Bönlük, salaklık, kavrayışı kıt olma. Örn:: -Ulan madem öyleydi de uskumrunun yağlı zamanında neye mapusa girdin?-Sorma be ağabey. Bir kaşkavallık ettim ki değme keyfine. (Adnan Veli, Mahpushane Çeşmesi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kaşkavallık:
Kaşkaval peyniri yapımına uygun olma durumu; mecazen “aptallık” anlamında kullanım.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşkol:
Boyna sarılan atkı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşkorse:
Genellikle kadınların içe giydiği ince, vücuda oturan fanila.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşmer:
(i.) 1- Kaşları burnunun üzerinde birleşen kimse, tekkaş. 2- Soytarı. (bkz:: Kaşmerdikoz)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kaşmer:
Maskara, soytarı; insanları güldüren kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşmerdikoz:
(fr.sf.i. cachemire decosse, ekose Keşmir kumaşı) (esk.) Az rastlanır çirkinlikte, garip, tuhaf. (kimse)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kaşmerdikoz:
Münasebetsiz, tuhaf, acayip kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşmir:
Yumuşak ve kaliteli yün elde edilen keçi türü; ayrıca bu yünden yapılan kumaş.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kaşu:
(cacho) Kaşu akasyasının odunundan elde edilen bir maddedir. Kahverengi, kokusuz bir kütledir. Soğuk suda kısmen, sıcak suda ve alkolde tamamen çözünür. Faydası:: İshali keser. Vücuda kuvvet verir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Kat:
(Alm. Etagendekoratian - Fr. etage) Sahne dekorunda bir üst ya da alt katı belirten yüzey. Örn. Nestroy: "Zu ebener Erde und im Ersten Stock" (-alt katta ve üst katta) İki katlı dekoru, Ferdinand Bruckner: " Verbrecher" (-Caniler) adlı yapıtının (1928) üç katlı dekoru vardı.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )