Haydi Öğrenelim!
Sania:
(a.i. ka.) Düzme, uydurma iş, tuzak, hile.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Kongo Cumhuriyeti:
Tel. Kodu: +242 Bölge 2 – Çoğunlukla Afrika Kıtası, bazı Atlas Okyanusu (Atlantik Okyanusu) ve Hint Okyanusu Adaları numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Kongo Cumhuriyeti:
Dini: Hristiyanlık, İslamiyet, Yerli Dinler Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Kongo Cumhuriyeti:
Kongo Cumhuriyeti Bayrağı: ilk olarak 18 Ağustos 1959 tarihinde göndere çekilmiş, 1969 ile 1991 yılları arasında komünist rejim doğru orantılı olarak Sovyetler Birliği bayrağına benzetmiş ve kırmızı zemin üzerine sosyalizmin simgeleri olan sarı yıldız, çekiç, çapa eklemiş ve bunları sağlı sollu iki adet dal ile çevrelemiştir. Günümüzdeki bayrak Pan-Afrika renkleri olan yeşil, sarı ve kırmızı renklerden oluşmaktadır. Bayrakta bulunan yeşil renk ülkenin doğasını sembolize ederken, diğer iki şerite göre daha dar olan sarı renk ülkenin zengin doğal kaynaklarını, kırmızı ise bağımsızlık mücadelesini ifade etmektedir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Kongo Cumhuriyeti:
Milli Marşı: "La Congolaise" (Kongolular) Afrika ülkesi Kongo Cumhuriyeti'nin ulusal marşıdır. Ülkenin bağımsızlığını kazandığı 1959 yılında kabul edilerek kullanılmaya başlanmıştır. Sözleri Jacques Tondra et Georges Kibanghi, bestesi; Jean Royer et Joseph Spadiliere tarafından yazılmıştır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Kongo Cumhuriyeti:
Genel Bkş: Ülkede en çok potasyum rezervleri bulunur ve dünyada en çok potasyum çıkaran ülkelerin arasındadır. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Kongo Milli Tk:
milli tk.lakabı: Kırmızı Şeytanlar (les Diables Rouges)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
Kongre:
1. Bilimsel, siyasi veya mesleki konuların görüşüldüğü toplantı. 2. Temsilciler meclisi veya genel kurul.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kongregasyon:
Dindarların bir azizin adı altında toplanarak, oluşturdukları tarikat. (Konusu: Din (Mezhep), Kökeni: )
Kongur:
(t.i. erk.) San ile siyah karışımı bir renk, koyu kumral, kestane rengi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Konguralp:
(t.i. erk.) (bkz:: Kongur)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Kongurtay:
(t.i. erk.) (bkz:: Konguralp)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Koni:
1. Tabanı daire olan ve bir noktada birleşen geometrik cisim. 2. Bu biçime sahip nesne.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konik:
1. Koni biçiminde olan, koniyle ilgili olan. 2. (matematik) Koninin düzlemle kesilmesiyle oluşan eğriler (çember, elips vb.)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konjenital:
(congenital) Doğuştan.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Konjonktür:
1. Belirli bir dönemin ekonomik ve sosyal şartları. 2. Durumların ortaya çıkardığı genel tablo.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konkasör:
Taş kırma makinesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konkav:
İçbükey (içe doğru eğik yüzey)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konken:
İskambil oyunu (rummy türü)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
konkoloji:
(ing.i. conchology) hayvan kabukları ve yumuşakçalarla ilgili çalışmalar.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Konkordato:
Borçlunun alacaklılarla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırması (hukuk terimi)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konkre:
Somut, elle tutulur, gözle görülür.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konkur:
Yarışma.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konkurhipik:
(Binicilik Ter.) Birden fazla yarışmanın birlikte düzenlendiği yarış organizasyonu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Konkurhipik:
Atların engel atlama yarışması (binicilik terimi)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konkurkomple:
(Binicilik Ter.) 3 gün içinde 3 farklı yarışmanın yapıldığı yarış organizasyonu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Konküzyon:
(concussion) Önemli bir şok tablosuna neden olan travma / çarpışma.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Konmak:
Eşanl. Kondurmak. Örn:: Külhan -Ulan inadına mı yapıyorsun? Şimdi bir tane suratına konacağım. (Karagöz, Aşçılık)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Konrad Emil Bloch:
Konrad Emil Bloch (1912-2000) Alman asıllı Amerikalı biyokimyacı. Kolesterol ve yağ asidi metabolizmasının düzenlenmesi ve mekanizması üzerinde yaptıkları keşiflerden dolayı Bloch ve Feodor Lynen 1964'te Nobel Tıp veya Fizyoloji Ödülü'nü paylaştılar.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )
Konsantrasyon:
1. Yoğunluk (kimyada) 2. Dikkatin bir noktaya toplanması.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsantre:
Aroma ve tatları yoğun olan şaraplar için kullanılır.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )
Konsantre:
1. Yoğunlaştırılmış. 2. Dikkatini bir noktaya toplamak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsantrik Kasılma:
(Biy.Sp.Ter.) Kasın boyunun kısaldığı kasılma. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Konsekotaleofobi:
(ing.i. consecotaleophobia) yemek çubuğu korkusu.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
Konsensüs:
Uzlaşma, görüş birliği.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsept:
1. Ana fikir, kavram. 2. Bir tasarımın veya projenin temel düşüncesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konseptualist:
Kavramcılık (konseptualizm) görüşünü benimseyen kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konseptualizm:
Kavramların gerçekliğini esas alan felsefi görüş.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konseptüalizm:
(fr.i. conceptualisme) (fel.) kavramcılık. adcılık ve gerçekçiliğe karşı olarak, kavramların genel düşüncelerden ibaret bulunduğunu ve bunların gerçek olduklarını ileri süren Fransız düşünürü Abelardus’un uzlaştırıcı öğretisidir.(Konusu: İzm ile Biten, Kökeni: fransızca)
Konser:
Dinleyici önünde yapılan müzik dinletisi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konserto:
(doğrusu: konçerto) Orkestra ile solo çalgı için yazılmış müzik eseri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konservatizm:
Gelenekleri ve mevcut düzeni korumayı savunan düşünce sistemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konservatör:
Tarihî eserleri koruyan, onaran uzman.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konservatuvar:
Müzik, tiyatro, sahne sanatları eğitimi veren yüksekokul.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konserve:
1. Uzun süre dayanması için özel işlemlerden geçirilmiş yiyecek. 2. Bu yiyecekleri saklama yöntemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konservecilik:
Konserve üretme veya satma işi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsey:
Danışma veya karar verme amacıyla oluşturulan kurul.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsol:
1. Duvara sabitlenen çıkıntılı raf veya masa. 2. Elektronik cihazları kontrol etmeye yarayan panel (oyun konsolu vb.) 3. (mimari) Destek çıkıntısı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsolidasyon:
1. Birleştirme, bütünleştirme işlemi. 2. Sağlamlaştırma, pekiştirme süreci. 3. (ekonomi) Borçların yeniden düzenlenmesi, birleştirilmesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsolide:
1. Birleştirilmiş, bütün hâle getirilmiş. 2. Güçlendirilmiş, sağlamlaştırılmış. 3. (ekonomi) Borcu vadeye yayarak düzenlenmiş.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsolit:
Zemini güçlendirmek için kullanılan malzeme veya yöntem.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsolitçi:
Konsolit işi yapan kişi (inşaatta zemin sağlamlaştırma işiyle ilgili)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsolos:
Yabancı bir ülkede kendi vatandaşlarını temsil eden devlet görevlisi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsolos Vildan Bey:
Sait Faik Abasıyanık'ın yazdığı Kayıp Aranıyor kitabındaki baş kahraman. Güzel ve heyecanlı bir gençlik dönemi yaşamış, artık emekli olduğu için de o günlerin özlemi ile yaşayan, geniş düşünceli, bir burjuvadır.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Konsoloshane:
(b.i) Konsolosluk işlerinin yürütüldüğü ve içinde konsolosun makamının bulunduğu yapı.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )
Konsoloshane:
Konsolosluk binası (eski kullanım).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsolosluk:
Konsolosun görev yaptığı resmi kurum.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsomasyon:
1. Tamamlama, sonuçlandırma. 2. (hukuk) evliliğin fiilen gerçekleşmesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsomatris:
(eski/argo) Para karşılığı erkeklerle birlikte olan kadın.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konson:
Ünsüz (konsonant ile aynı anlamda)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsonans:
Ünsüzlerin uyumu veya benzerliği (edebiyat ve dil bilgisi terimi)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsonant:
Ünsüz harf (ses bilgisi terimi)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsorsiyum:
Büyük bir işi gerçekleştirmek için birden fazla şirketin oluşturduğu ortaklık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konstruktiv Tiyatro:
(Alm. konstruktivistisches Theater) Oyuncuların özel nitelikleri söner. Her biri, makinanın parçaları gibi yalnızca iş görür. Hareketleri de akrobatiktir. Sahnenin kendisi ise bir fabrikaya benzer. İçinde linçler, tekerlekler, asansörler bulunur. Metinler de ancak gereç olarak kullanılır. Örn. Meyerhold 1874 - 1942.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Konstruktivizm:
(Alm. Konstruktivismus - fr. constructivisme - İng. constructivism) Modern resim sanatından gelen bir kavram -konuyu teknik bir temel üzerine biçimlendirme. Örn. Le Corbusier, Leger, Schlemmer'in yapıtları.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Konstrüktivist:
Konstrüktivizm görüşünü benimseyen kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konstrüktivizm:
(fr.i. constructivisme) kurmacılık, yapılandırmacılık ya da inşacılık. 20. yy'ın ikinci on yıllık süresi içinde aktif olan önemli bir sanat hareketidir. hareket Rusya’da doğmuş ve Ekim devrimine müteakiben etkinlik göstermiştir. heykel sanatında kütle estetiği yerine boşluğu çevreleyen çizgi ve planlar estetiğini esas alan sanat akımı.(Konusu: İzm ile Biten, Kökeni: fransızca)
Konstrüktivizm:
Yapıcılık; bilginin birey tarafından aktif olarak oluşturulduğunu savunan yaklaşım (özellikle eğitim ve sanat alanında)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsulto:
Konsültasyon (eş anlamlı, daha az kullanılan biçim)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konsül:
Yabancı bir ülkede kendi devletinin vatandaşlarını temsil eden görevli.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
konsültaston (danışma) partileri:
tarafların (veya yalnız bir tarafın) 2-3 kişi tarafından oluşturulduğu oyunlara denir. taraflar farklı yerlerde bulunurlar ve taşları hareket ettirme şansına sahiptirler.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )
Konsültasyon:
Bir hastalığın tanı veya tedavisi için birden fazla hekimin görüş alışverişi yapması.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konşimento:
Taşıma işlerinde malın alındığını ve taşınacağını gösteren belge (özellikle deniz taşımacılığında)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kont:
(fr.i. comte'den) Bir tür uyuşturucu, hidromorfona.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kont:
Avrupa’da kullanılan bir soyluluk ünvanı (erkek için “count”)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontak:
(fr.sf. confacf'tan) Deli, çıldırmış, dengesiz. (kimse) Örn:: bilinmez bir çarpıklık vardı herifte. Kontak ama belli etmiyor. (Mehmet Şeyda, Anahtarcı Salih) Kafadan Kontak diye de söylenir. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kontak:
1. Temas, ilişki. 2. Elektrikte bağlantı noktası. 3. (araçlarda) motoru çalıştırma sistemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontaklens:
Gözün üzerine yerleştirilen, görmeyi düzeltmeye yarayan mercek (kontakt lens)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontekst:
1. Bağlam. 2. Bir olayı çevreleyen koşulların bütünü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontenjan:
1. Bir iş, kurum veya hizmet için ayrılmış kişi sayısı. 2. Pay, kota, belirli sayı sınırı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontes:
(fr.i. comfesse'den) Kadın öğretmen.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kontes:
Kont ünvanlı soylu erkeğin eşi (kontun karısı)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konteyner:
1. Eşya taşımaya yarayan büyük metal sandık, yük kabı. 2. Depolama ve nakliyede kullanılan standart taşıma kutusu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Konteynır:
1. Eşya taşımaya yarayan büyük metal sandık, yük kabı. 2. Depolama ve nakliyede kullanılan standart taşıma kutusu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontör:
1. Telefon vb. sistemlerde kullanım birimi. 2. Ön ödemeli hizmetlerde harcama ölçüsü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontr:
(Boks Ter.) Rakibin yumruğunu etkisiz hale getirme, engelleme. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Kontr:
1. “Kontra”nın kısaltılmış biçimi. 2. Kart oyunlarında (özellikle briç): bahsi iki katına çıkarma.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontra:
1. Karşı, zıt. 2. Futbolda: hızlı hücum anlamında da kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontra Gitmek:
(d. İta. contro, karşı zıt, türk.) (Birisine) Ters davranışlarda, onun istemediği davranışlarda bulunmak, aksi gitmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kontralto:
Kadın sesleri içinde en kalın (alto altı) ses türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontrast:
1. Zıtlık (renk, ışık, özellik vb.) 2. Görüntüde açıklık-koyuluk farkı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontrat:
Sözleşme, anlaşma metni.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontratabla:
Eski kullanım: muhasebe veya ticarette karşı hesap, karşı kayıt.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontratak:
(Futbol Ter.) Savunmanın zayıf ve az olduğu durumlarda yapılan ani ve etkili hücum girişimi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Kontratak:
Sporda (özellikle futbolda): ani karşı saldırı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontratlı:
Sözleşmeye bağlı, resmî anlaşma yapılmış.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontratsız:
(ita.sf. contratto, sözleşme akit, türk. e.) Bir erkekle nikahsız bir ilişki sürdürmekte olan kadını nitelemek için söylenir. Ev mi? Ev kontratlı canım, kart kontratsız. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kontratsız:
Sözleşmesi olmayan, anlaşma yapılmamış.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kontrbas:
Yaylı çalgılar ailesinin en kalın sesli üyesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )