MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Anguilla:

Tel. Kodu: +1 264 Bölge 1 – Kuzey Amerika Kıtası Numaralandırma Plan Alanı içindedir.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Kokot:  

(Argo) Hafifmeşrep kadın.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kokoz:  

(sf. esk. türk. kokuz, sıkıntılı olmadan) Muhtaç durumda parasız züğürt. (kimse) Örn:: Biz zamparalar kokoz, tini kadınlar karun. (Ahmet Rasim, Baskın) Örn:: Donumuz yok götümüze giyecek. Alayımız kokoz efendim sensin. (Neyzen Tevfik, Sözüm Ona Efendim Sensin) Örn:: Pezevenklik yapıyorum diye inledi gel seni götüreyim bizim eve -Kokoz bir müşteriye çattın Cafer evladım. (Reşat Enis, Yolgeçen Hanı) 2- Para bulunmayan. (şey, kasa, cüzdan, vezne vb.) Örn:: bir baltaya sap olmadığı için cebi kokoz gel gelelim kız gibi parlak yalabuk. (Sermet Muhtar Alus, Eski Beyoğlu Adet ve Alemleri)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kokoz Pilakisi:  

(d. türk. yun. plakhi, yahni'den, türk. e.) Çok parasız kimse, aşırı züğürt. Örn:: Vay kokoz pilakisi vay. Senin üçyöz liran varsa benim de üçbin liralık kredim var. (Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kokozlamak:  

(f.) Züğürtleşmek, parasız kalmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kokozluk:  

(i.) Parasızlık, züğürtlük. Örn:: Maşacıyım maşacı. Ah kokozluk pek acı. (Osman Cemal Kaygılı, Çingeneler-kanto)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kokpit:  

(Formula-1 Ter.) Formula-1 otomobilinin şasisi üzerinde yer alan ve pilotun oturduğu bölüme verilen ad. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Kokpit:  

Uçaklarda pilot kabini.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Koksartroz:  

(coxarthrosis) Kalça eklemlerinin dejeneratif hastalıkları.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Kokteyl:  

Kokteyl; Çeşitli içkilerin veya meyve sularının karıştırılarak oluşturulan karışık içkilere denir. Kelime, İngilizce cocktail yani horoz kuyruğu sözünden gelir. Özellikle Viski, Cin, Votka, Rom, Tekila gibi içkilerin kendine has kokteyleri bulunur. Mutfağımızda bulunan meyvelerden ya da reçel, marmelat, içecek tozu gibi değişik malzemelerden yapılabilir.(Konusu: İçki Çeşitleri, Kökeni: )

Kokteyl:  

1. Alkollü veya alkolsüz içkilerin karıştırılmasıyla hazırlanan içecek. 2. (Mecaz) Çeşitli şeylerin karışımı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Koku:  

(i. kokain'den n.) Kokain. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

koku:  

ad 1. nesnelerden yayılarak havaya karışan zerreciklerin burun zarı üzerindeki sinirlerde oluşturduğu, uyandırdığı özel duygu, alınan havayla, burun aracılığıyla duyumsanan, koklama duyusuyla algılanan şey. \"Güllerin kokusu hoştu\" 2. güzel kokmak için kullanılan esans. \"Bu güzel kokuyu nereden aldın?\" 3. MEC. belirti, iz, işaret. \"Toplantıda kavga çıkacağı kokusu vardı, gitmedim\" 4. ARGO kokain. 5. koklama duyusuyla algılamak. \"Köpek bir koku almış gibi havlayıp duruyordu\" 6. MEC. duyumsamak, sezmek. 7. bir nesnenin kokusunu koklama duyusuyla algılamak. 8. MEC. bir şeyin ya da gizli tutulan bir şeyin olduğunu ya da olacağını sezmek, duyumsamak.(Konusu: , Kökeni: )

Kokuluyonca:  

(melilotus) Baklagiller familyasından, Avrupa'da ve yurdumuzda yetişen, 30 - 100 cm boyunda, iki yıllık otsu bir bitkidir. Gövdesi silindir biçimindedir. Tüysüzdür. Çok dallıdır. Yaprakları almaşık dizilişlidir. Sarı çiçekleri güzel kokuludur. Meyvesi 4 mm kadar boyunda 1-2 tohumludur. Çiçekli ve yapraklı dallarında kumarin, melilotik ve kumarik asitler ile uçucu bir yağ vardır. Faydası:: Hafif kabız vericidir. Romatizma ağrılarını dindirir. Vücuda rahatlık verir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

kokuş:  

ad kokmak eylemi ya da biçimi.(Konusu: , Kökeni: )

Kokutmak:  

(f.) Yellenmek, osurmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

KOKYO HO:  

(kokyo ho) İç enerji ile haraket etme. Nefes antrenmanı şekilleri.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Kokyu:  

Nefes alma .Aikido’nun bir bölümü de KOKYU RYOKUYU yani nefes alma gücünü geliştirilmesidir. Aikido’daki pek çok teknik KOKYU HO yani nefes egzersizi olarak adlandırılır. Bu egzersizler kişinin KOKYU RYOKUYU yani nefes gücünü geliştirmesini sağlar.(Konusu: Aikido Terimi, Kökeni: )

KOKYU:  

(kokyu) İç enerji, soluk.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Kokyu Ho:  

Bir tür kokyu nage. Nefes kullanımı anlamını kapsar.(Konusu: Aikido Terimi, Kökeni: )

Kokyu Nage:  

Nefes gücüyle fırlatma.(Konusu: Aikido Terimi, Kökeni: )

Kol:  

(Ort. O.) Raks, temsil, taklit ve her türlü oyun oynanan topluluk.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Kol Çekme:  

(Güreş Ter.) Rakip güreşçinin bileğinden tutup kendine çekme ve kolu rakibin arkasına dolama. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Kol Çekme:  

(Yüzme Ter.) Vücudun su üzerinde ilerlemesini kolun ileri geri şekilde hareketi ile sağlama. Arm pull. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Kol Kapma:  

(Güreş Ter.) Rakibin kolunu koltuk altında tutup bileğini koltuğunun altına sıkıştırma yoluyla gövdesinin altına girme, onu aşırma. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Kol Kola:  

(be.) (iki ya da daha çok kişi) Yan yana ve kollarını birbirine geçirerek. "Onları sokakta kol kola giderken gördüm" NOT: Hal Eki Alarak Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )

Kol Sarması:  

(Güreş Ter.) Rakibin konu kapıp kendi bedenine dolama ve onu yere indirme oyunu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Kola:  

1. Giysilere sertlik vermek için kullanılan nişastalı madde. 2. Gazlı, şekerli içecek türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolacı:  

Kola üreten veya satan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolacılık:  

Kola üretme veya satma işi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolagiller:  

Kola bitkisinin ait olduğu bitki familyası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolajen:  

(collagen) Deri, tendon, kemik, kıkırdak ve öteki tüm destek doku elemanlarında görülen, beyaz renkli, kaynatılınca jelatine benzer özellik kazanan, proteinden zengin bağ dokusu türü.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Kolalamak:  

Gömlek, örtü vb. şeyleri sert ve parlak olması için kolalı suya batırıp ütülemek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolalı:  

Kolası olan, kolalanmış (sert ve düzgün görünmesi için işlem görmüş)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolasız:  

Kolası olmayan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

kolay:  

kolay sıfat 1. sıkıntı çekilmeden, yorulmadan yapılabilen, güç ve zor olmayan. 2. belirteç sıkıntısız bir biçimde, sıkıntı çekmeden, kolaylıkla. 3. ad kolaylık. "Bir işin kolayını bulunca yapar gidersin" 4. zor, güç. "Bu işi yapmak kolay değil" 5. doğaldır ki, elbette. "Kolay değil, insanın çoluğu çocuğu olunca böyle düşünür"(Konusu: , Kökeni: )

Kolbastı:  

(Güreş Ter.) Yerde ve ayakta olmak üzere iki türü olan güreş oyunu. Yerde olan kolbastıda sol kol rakibin sol direğsinden geçirilerek bacak arasına sokulur. Ya da arka uçkur bağından tutularak belden aşağı kısım ileri kaydırılarak aynı kol üzerinde dönülme yoluyla rakip alta alınır. Ayakta ise sol kol rakibin pazı hizasından bacak arasına takılır. Güreşçi sol dizinin üzerine doğru dönerek rakibin arkasına geçer.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Kolbaşı:  

(Ort. O.) Orta oyununda kol'un başında olan ve kol'a adını veren kimse. Kolun oyunlarını düzenleyen, onu yöneten kişi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Koledok:  

Safrayı karaciğerden bağırsağa taşıyan kanal (tıp terimi)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolej:  

Özel okul (genellikle yabancı dil ağırlıklı eğitim veren)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolejli:  

Kolejde okuyan veya mezun olan kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Koleksiyon:  

Belirli bir türde toplanmış nesnelerin bütünü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Koleksiyon:  

Yanlış: Kolleksiyon Doğru: Koleksiyon(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Koleksiyoncu:  

Nesneleri biriktirip koleksiyon oluşturan kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Koleksiyonculuk:  

Koleksiyon yapma işi, derlemecilik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Koleksiyoner:  

Koleksiyon yapan kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolektif:  

Birlikte yapılan, ortak; bir gruba ait olan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolektif:  

Yanlış: Kollektif Doğru: Kolektif(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Kolektifleştirmek:  

Bireysel mülkiyeti kaldırıp ortak mülkiyete geçirmek, bir işi ortaklaşa hâle getirmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolektivizm:  

(fr.i. collectivisme) (topb.) Ortaklaşacılık. Kolektivizm, insanların doğası gereği birbirine bağımlı olduğuna vurgu yapan herhangi felsefi, politik, dini, ekonomik ya da sosyal görüştür. Bireyciliğin tam tersini temsil eder.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Kolektivizm:  

Ortaklaşacılık; birey yerine topluluğu esas alan düşünce sistemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolektör:  

1. Toplayıcı (genel anlam) 2. Elektrikte akım toplayan parça (ör. motorlarda) 3. Kanalizasyon veya sıvı toplayan ana boru hattı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolemanit:  

Doğal, hidratlı kalsiyum borat minerali.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

koleopteroloji:  

(ing.i. koleopterology) kırkkanatlı bilimi. kırkkanatlılarla ilgili çalışmalar yapan bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Kolera:  

Kolera, Vibrio cholerae bakterisinin neden olduğu, kirli su ve yiyeceklerle bulaşan ciddi bir akut bağırsak enfeksiyonudur. En belirgin özelliği, "pirinç suyu" görünümünde, kokusuz, şiddetli ve ağrısız, aniden başlayan bol sulu ishaldir. Hızla dehidrasyona (su kaybı) yol açan bu hastalıkta kusma, karın krampları görülür ve tedavi edilmezse ölüme neden olabilir. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Koleralı:  

Kolera hastalığına yakalanmış kişi, kolera mikrobu taşıyan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolerofobi:  

(ing.i. cholerophobia) kızgınlıktan veya koleradan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Kolesterin:  

Kolesterolün eski adı, aynı madde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolesterol:  

Kanda ve özellikle safra içinde bulunan, yağ benzeri sterol; fazlası sağlık sorunlarına yol açabilir.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolhoz:  

Eski Sovyetler’de köylülerin ortaklaşa çalıştığı tarım işletmesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Koli:  

(çing.i. kolov, [dondan?) 1- Cinsel birleşme. Gece koli vardı gacilerden zor kurtuldum. (Füsun Erbukak, 60 Günlük Bir Şey) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Koli:  

1. Posta paketi. 2. İçinde eşya bulunan paket, kutu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Koli Alıkmak:  

(d.) (Birisini) Birleşmeye razı etmeye, bu amaçla tavlamaya çalışmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Koli Atmak:  

(d.) 1- Laf atmak. 2- (Birisine) Saldırgan laf atmak, bok atmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Koli Bağlamak:  

(d.) Birlikte olmak için, üzere anlaşmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Koli Kesmek:  

(d.) Birlikte olmak. Örn:: Selam şugar Koli kesmek istiyorum (Engin Ardıç, Bunu Yazan Tosun) Örn:: İkisi de yarı çıplaktı. Resmen koli kesiyorlardı bunca kişinin gözleri önünde. (anonim, Biz Şorololar) Kolileşmek biçiminde de kullanılır. Örn:: Ayol bi görecektin kolileşirken herif kendinden geçiyor. (Ümit Oğuztan, Kraliçe Sisi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kolibasil:  

İnsan ve hayvan bağırsaklarında yaşayan, uygun şartlarda hastalık yapabilen bakteri (E. coli türü)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolibri:  

Çok küçük, hızlı kanat çırpan, havada asılı kalabilen “sinek kuşu”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolibrigiller:  

Kolibri (sinek kuşu) türlerini kapsayan kuş familyası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolik:  

Özellikle karın bölgesinde, bağırsak kaynaklı şiddetli ve aralıklı ağrı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolika:  

(i.) Makyaj. Kalika da denir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kolit:  

Kalın bağırsağın iltihaplanması (tıbbi hastalık)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolkorçak:  

Türkistan'da bulunan el kuklası. (bkz:: Kaburcak)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Kolla Asılmak:  

(Cimnastik Ter.) Alıştırmaları yaptırmak için verilen kısa emirler.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Kolla Çekiş:  

(Halter Ter.) Silkmenin omuzlama bölümünde veya koparmada yavaşlama ya da duraksamadan sonra bir veya iki kolun bükülerek hareketin tamamlanması.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Kolodyum:  

1. Pamuk barutunun alkol ve eter içinde çözülmesiyle elde edilen, yapışkan ve film oluşturucu sıvı. 2. Fotoğrafçılıkta ve tıpta (yaraları kaplamak için) kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolofan:  

1. Reçineden elde edilen, özellikle keman yayı vb. sürtünmeyi artırmak için kullanılan madde. 2. Matbaacılıkta ve bazı kimyasal işlemlerde kullanılan reçine türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolofan:  

(önceki listede verdiğimiz gibi) reçineden elde edilen madde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Koloidal:  

Koloit yapıda olan, koloitle ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Koloit:  

Suda dağılmış, jel benzeri yapıda olan ve süzgeçten geçmeyen maddeler.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolokyum:  

1. Bilimsel toplantı, konuşu. 2. Akademik sözlü sınav.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolombina:  

(İt. colombina) İtalyan tuluat tiyatrosu olan Com media dell'Arte türünde kadın uşak tiplerinin en renklisi. Şuh, kıvrak, iyi yürekli bir kadındır. Çoğu zaman göz alıcı bir güzelliği vardır.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Kolombiya:  

Resmi Tam Adı: Kolombiya Cumhuriyeti İspanyolca: República de Colombia(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Kolombiya:  

Yer Aldığı Kıta: Güney Amerika Kıtası'nda, Kuzeybatı bölümünde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Kolombiya:  

Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. İspanya'dan 20 Temmuz 1810 yılında bağımsızlık ilanı vermiş ve 7 Ağustos 1819 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Kolombiya:  

Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Başkanlık Tipi Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Kolombiya:  

İdari Yapısı: 32 Departman ve Başkentleri: Bogotá Başkent Eyaleti 1- Amazonas (Leticia) 2- Antioquia (Medellín) 3- Arauca (Arauca) 4- Atlántico (Barranquilla) 5- Bolívar (Cartagena de Indias) 6- Boyacá (Tunja) 7- Caldas (Manizales) 8- Caquetá (Florencia) 9- Casanare (Yopal) 10- Cauca (Popayán) 11- Cesar (Valledupar) 22905 1050303 1967 12- Chocó (Quibdó) 13- Córdoba (Montería) 14- Cundinamarca (Bogotá) 15- Guainía (Inirida) 16- Guaviare (San José del Guaviare) 17- Huila (Neiva) 18- La Guajira (Riohacha) 19- Magdalena (Santa Marta) 20- Meta (Villavicencio) 21- Nariño (Pasto) 22- Norte de Santander (Cúcuta) 23- Putumayo (Mocoa) 24- Quindío (Armenia) 25- Risaralda (Pereira) 26- San Andrés (San Andrés) 27- Santander (Bucaramanga) 28- Sucre (Sincelejo) 29- Tolima (Ibagué) 30- Valle del Cauca (Cali) 31- Vaupés (Mitú) 32- Vichada (Puerto Carreño) Doğal Bölgeleri: 1- And Bölgesi (Región Andina) 2- Karayipler Bölgesi (Región Caribe) 3- Pasifik Bölgesi (Región Pacífica) 4- Amazon Bölgesi (Región Amazónica) 5- Orinoko Bölgesi (Región Orinoquía) 6- Adalar Bölgesi (Región Insular)(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Kolombiya:  

Başkenti: Bogota(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Kolombiya:  

Komşuları: Kuzeybatısında Panama, kuzeyinde Karayip Denizi, doğusunda Venezuea ve Brezilya, güneyinde Ekvador ve Peru, batısında Pasifik Okyanusu (Büyük Okyanus) ile çevriidir.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Kolombiya:  

Resmi Dili: İspanyolca(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Kolombiya:  

Para Birimi: Kolombiya Pesosu Para Birimi Kodu: COP (Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Kolombiya:  

Plaka Kod: CO(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Kolombiya:  

Tel. Kodu: +57 Bölge 5 – Meksika, Orta Amerika ve Güney Amerika Kıtası numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Kolombiya:  

Dini: Hristiyanlık, Musevilik (Yahudilik) Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Kolombiya:  

Kolombiya Bayrağı: 26 Kasım 1861 tarihinde kabul edilmiştir. Bayrağın bu hali ilk olarak venezuela için tasarlanmış, daha sonra Simón Bolívar önderliğinde kurulan Büyük Kolombiya'nın resmi bayrağı olmuştur. Bu durumdan dolayı Ekvador ve Venezuela'da aynı temel tasarım üzerinden bayraklarını oluşturmuşlardır. Bayrak, sarı, kırmızı ve mavi yatay üç şeritten meydana gelmektedir. Yatay sarı renk, bayrağın üst yarısını kaplamaktadır. Bayrağın alt yarısı ise yatay iki eşit şeritten oluşmaktadır ve renkleri kırmızı ve mavidir. Kolombiya bayrağı renklerinin anlamları için resmi bir açıklama olmadığı için renkler ile ilgili birçok açıklama mevcuttur.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Kolombiya:  

Milli Marşı: Oh, Gloria Inmarcesible! O solmayan zafer!(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Kolombiya:  

Genel Bkş: Kolombiya’da gringo olarak hitap ettikleri beyaz tenli yabancılar; negro diye hitap ettikleri siyahiler ve moreno olarak adlandırdıkları melezler bir arada yaşamaktadır. • Kolombiya Shakira ve Gabriel García Márquez’in memleketidir. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Kolombiya:  

DNI Kolombiya'nın Ulusal İstihbarat Teşkilatı. Dirección de Inteligencia Nacional (Ulusal İstihbarat Başkanlığı)(Konusu: Ülke İsth. Teş., Kökeni: )

Kolombiya Milli Tk:  

milli tk.lakabı: Kahveciler (Los Cafeteros)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )

Kolombiyum:  

Niyobyum elementinin eski adı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kolon:  

1. Sütun. 2. Yapılarda katları birbirine bağlayan taşıyıcı dikey eleman. 3. Kalın bağırsağın bir bölümü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

WhatsApp