Haydi Öğrenelim!
Doğu Ekspresinde Cinayet:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Agatha CHRİSTİE Kitabın Konusu: Trende yaşanan bir cinayeti çözebilmek için Hercule Poirot’un karşılaştığı zorluklar anlatılmaktadır. Kitabın Ana Fikri: Her zaman gerçekler doğru olanı ya da olması gerekeni ortaya koymaz veya bazı işler öyle olması gerektiği için öyle olmuştur.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Mauritius:
Mauritius Bayrağı: Ülkenin bağımsızlığını kazandığı 12 Mart 1968 tarihinde göndere çekilerek kullanılmaya başlanmıştır. Bayrak yatay olarak bayrağı beş eşit parçaya bölen şeritlerden oluşmaktadır. Yukarıdan aşağıya kırmızı, mavi, sarı ve yeşil renklerden oluşan şeritlerden kırmızı ülkenin bağımsızlığı için akıtılan kanı, mavi renk ada ülkesini çevreleyen Hint Okyanusu'nu, sarı renk adanın üzerinde parlayan bağımsızlık ateşini, yeşil ise ülkenin zengin bitki örtüsünü sembolize etmektedir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Mauritius:
Milli Marşı: "Motherland" (Anavatan), Afrika ada ülkesi Mauritius'un ulusal marşıdır. Ülkenin bağımsızlığını kazandığı 1968 yılında kabul edilerek kullanılmaya başlanmıştır. Sözleri Jean Georges Prosper, bestesi Philippe Oh San tarafından yazılmıştır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Mauritius:
Genel Bkş: Mauritius dünya genelinde posta pulları ile ünlenmiş konumdadır. Kırmızı Mauritius ve Mavi Mauritius (İngilizce: Red Penny, Blue Penny) olarak adlandırılan iki adet pul çeşidi, 1847 yılında basılmaya başlanmış, bu başlangıç ile Mauritius posta pulu basımını gerçekleştiren ve kullanan beşinci ülke olmuştur. Günümüzde bu posta pulları az sayıda mevcut olduğundan koleksiyoncular için kıymetli eserlerden birini oluşturmaktadır. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Mauritius Milli Tk:
milli tk.lakabı: Club M(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
Maval:
(a.i. mevval'den) Yalan, inandırıcı olmayan, uyduruk söz, boş laf, haber vb. Örn:: Dünyanın dedi ucu uzun. -Bırak şimdi mavalı Gittiler mi? (Attila İlhan, Kurdlar Sofrası)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Maval Atmak:
(d. a. türk.) Yalan söylemek, uyduruk haber vermek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Maval Okumak:
(d. a. türk.) 1- Yalan söylemek, yalan haber vermek. Örn:: Eline ayağına düşüp bir maval okusan belki paçayı kurtarırdın. (Refi Cevat Ulunay, Sayılı Fırtınalar) maval 2- Laf kalabalığı yapmak, uzun uzadıya konuşmak, dırdır etmek. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mavera:
(a.i. ka.erk.) Ara, geri, bir şeyin ötesinde bulunan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. (Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
Mavi:
(bkz:: Kuleli)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
mavi:
gökyüzü ve denizin rengidir ve güven, sadakat, bilgelik, kendine güven, akıl, inanç, gerçeklik ve cennet anlamına gelir. Sıklıkla derinlik ve dengeyle bağdaştırılır. Mavi renk akla ve bedene iyi gelir. Bunu da metabolizmayı yavaşlatıp sakinleşmeyi sağlayarak yapar.(Konusu: , Kökeni: )
Mavi Asit:
(d. a. mai, fr. acide) Bir tür uyuşturucu madde. (bkz:: LSD) (Mavi Cennet'de denir.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mavi Kağıt Almak:
(d. a. mai fars. kağaz, türk.) 1- (Şoför) İşveren tarafından işten çıkarılmak, kovulmak. 2- (Öğrenci) Okuldan çıkarılmak, kovulmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mavi Kağıt Vermek:
(d. a. fars. türk.) 1- (İşveren) Şoförünü işten çıkarmak, kovmak. 2- (Okul yönetimi) Öğrenciyi okuldan atmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mavi Kuş:
(d. a. mai, türk.) Barbitürat türü uyuşturucu.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mavi Prens Balığı:
Bilimsel Adı: Chindongo socolofi. Familyası: Akvaryum balığı. Malawi Gölü'nün doğu kıyısında, Cobwe ve Tumbi Point (Mozambik) arasında bulunur. Geçiş habitatında, kumluk ve kayalık alanların birbirine karıştığı alanlarda yaşarlar. 5-15 metrelik, kıyıya yakın ve çok derin olmayan sularda bulunurlar. Kumluk alanlarda yaşamayı tercih ederler ama bölgeci erkekler kayalıklara yakın dururlar. Otçul. Doğada kayaların üzerinde yetişen yosunlar ve bu yosunları mesken edinmiş küçük omurgasızlarla beslenirler. Akvaryumda yosun içerikli bitkisel yemlerle beslenmelidir. Görünüşte dişi ve erkek aynıdır. Boy farkıyla cinsiyet ayrımı yapmak en yaygın yöntemdir. Erkekler dişilerden birkaç cm büyüktür. Dişiler ağızda kuluçka yaparlar. (Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )
Mavi Rüya:
(d. a. mai rüyet'ten rüya) Morfin türü uyuşturucu. Mavi Rüya İlacı diye de söylenir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mavi Zarbo:
(d. a. çing?) Belediye zabıtası. Örn:: belediye zabıta memuru. aracını yemiştir. Her yer mavi zarbolar. (Hulki Aktunç, Yasa Dışı Gömülmek) (bkz:: Zarbo, Zarvo)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Maviye:
(a.i. ka.) Suya ait.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Mavra:
(yun.i.) mavros'tan) Gevezelik, boş söz. Örn:: Mavrayt kesip motoru da rölantiden stopa getirelim anacım. (Kemal Gökhan Gürses, Aydınlarla Zontaların Savaşı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mavro:
(yun.i. mavros, kara siyah) 1- Zenci, arap, koyu, esmer tenli kimse. 2- (esk.) Esrar. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mavro Oskisi:
(d. yun. mavros, erm. voski türk. e.) Mısır altını, Mısır altın lirası.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mavzer:
(Askerlik, eskimiş) Orduda kullanılan, dakikada yaklaşık altı mermi atabilen tüfek türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
MAWASHI:
(Mavaşi) Yarım daire.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
MAWATE:
(mavate) Geriye dön komutu.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
Maximus:
En büyük.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
MaxVO2:
Birim zamanda kullanılan maksimum oksijen miktarı.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
Maya:
Üzüm suyunun şaraba dönüşmesini sağlayan tek hücreli canlılardır.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )
Maya:
(fars.sf.i.) maye'den) Sırnaşık, arsız, sulu. (kimse) Örn:: Ömer mi keriz ettiğini görürse yakanı hiç bırakmaz, mayanın biridir. (Hulusi Kodaman, Zar-Kağıt Oyunları ve Hileleri)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
maya:
ad 1. hamur, yoğurt, peynir, bira, boza gibi kimi yiyecek ve içeceklerin mayalanmasını sağlamada kullanılan madde. \"Hamura biraz maya kat\" 2. MEC. öz nitelik, yaradılış. \"Çalışkanlık çocuğun mayasında var\" 3. KİMYA TERİMİ içerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksite ve alkole dönüştüren birgözeli bitki organizmaları. 4. ARGO arsız, sırnaşık, yüzsüz, utanmaz, cıvık (kimse).(Konusu: , Kökeni: )
maya:
HALK AĞZINDAN ad iyi cins, damızlık, uzun tüylü dişi deve.(Konusu: , Kökeni: )
maya:
HALK AĞZINDAN ad kendine özgü bir ezgisi bulunan bir halk türküsü türü.(Konusu: , Kökeni: )
Mayasılotu:
(egzamaotu) : Ballıbabagillerden; yurdumuzun hemen hemen her bölgesinde yetişen, beyaz tüylerle kaplı, alçak bir bitkidir. Yaprak kenarları alta doğru kıvrıktır. Çiçekleri beyazdır. Ev ilaçlarında çiçekli bitki kullanılır. Faydası:: Mide rahatsızlıklarını giderir. Sinirleri uyarır. Ateşi düşürür. Egzamaya faydalıdır. Vücuda kuvvet verir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Maydanoz:
(midenuvaz) Maydanozgiller familyasından; yaprakları güzel kokulu ve parçalı, kazık köklü, 30 - 100 cm boyunda, iki yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekleri şemsiye halindedir. Tohumları ufak ve esmerdir. Meyvelerinin içeriğinde uçucu bir yağ ile apiin adlı bir glikozit vardır. Kökünde, biraz uçucu yağ, müsilaj ve apiin vardır. Yaprakları, kökü ve meyvesi kulanılır. Faydası:: İdrar söktürür. İştah açar. İltihaplı yaraların iyileşmesini sağlar. Aybaşı sancılarını keser. Sürmenajda faydalıdır. Yüksek tansiyonu düşürür. Kalbin yorulmasını önler. Kansızlığı giderir. Kansere karşı korur. Karaciğer şişliğini giderir. Safra akışını kolaylaştırır. Vücuttaki zehirli maddelerin atılmasını kolaylaştırır. Vücutta biriken suyu boşaltır. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Romatizmada faydalıdır. Mide ve bağırsaklarda gaz birikmesini önler. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Anne sütünü azaltır ve böylelikle memelerin şişmesini önler. Cinsel istekleri artırır. Görme gücünü artırır. Böbrek iltihabı olanlar maydanoz yememelidir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Maydanoz:
(Botanik) Yaprakları yemeklerde kullanılan aromatik bitki.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Maydanozgiller:
Maydanozun da içinde bulunduğu bitki familyası (Apiaceae).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Maye:
(f.i. ka.) 1- Maya, asıl ve gerekli madde. 2- Para, mal. İktidar güç. 3- Bilgi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Mayhoş:
(fars.i. maye ve hoştan) (esk.) Metres.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mayın:
(ing.i. mine'dan) 1- Bilgisiz, deneyimsiz, aptal kimse. (özellikle oyunda, kumarda) 2- Serseri, yeri yurdu olmayan kimse, serkeş.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mayın:
Patlayıcı madde içeren ve temasla patlayan düzenek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mayınlamak:
Bir alana mayın döşemek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mayınlanmak:
Mayın döşenmiş hâle gelmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mayınlatmak:
Başkasına mayın döşettirmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mayıs:
Mayıs, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 5. ayı olup 31 gün çeker. Mayıs adı, Roma bereket Tanrıçası Bona Dea ile birlikte tanımlanan, Yunan Tanrıçası "Maia'nın ayı" anlamında Latince maius mensis'ten gelmektedir.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mayıs böceği:
(Zooloji) İlkbahar aylarında görülen, iri gövdeli böcek türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mayıs böcekleri:
Mayıs böceğinin çoğulu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mayıs Oyunları:
(İng. may-day, mayings) Kaynağı dinsel bolluk törenleri olan gösteriler. Bunlara "Hasat oyunları", "Güz Dönümü Oyunları"da denir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Mayıslamak:
(Ağız) Bir şeyi uzun süre bekletmek. (Mecaz) Oyalanmak, gereksiz yere zaman geçirmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mayışık:
(sf.) Keyif verici etkileyici bir kişi ya da nesne yüzünden gevşemiş, kendisini kaptırmış, kendisinden geçmiş. (kimse)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mayışmak:
(f.) 1- Kendisinden geçmek, kapıp koyvererek gevşemek. Örn:: Ortalık nasılsa karıştı. Dikkat ederseniz herkes mayıştı. (Süavi Süalp - Bülent Arabacıoğlu, Gündüz İnsan Gece Hırt) 2- (Bir kimseye) Çok ilgi duyarak etkilenmek, kendisini kaptırmak. Herifin biri mayışmıştı bana tamam mı? Alev alev yanıyordu. (İrfan Yalçın, Genelevde Yas)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mayistra:
(Denizcilik) Ana direk veya ana yelkenle ilgili kısım.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
maymun:
ad 1. insan dışta kalmak üzere bütün primatların ortak adı. 2. sıfat MEC. (insan için) çirkin ve gülünç. 3. sıfat MEC. (insan için) taklitçi. 4. gülünç, tuhaf hareketler yapanlar için söylenir. 5. taklitçi. 6. belirteç maymuna benzer bir biçimde. "Ağaca maymun gibi tırmanıverdi" 7. çirkin ve gülünç duruma girmek. 8. uslanmak.(Konusu: , Kökeni: arapça)
Maymun Yürüyüşü:
(Cimnastik Ter.) Cimnastikte dizler gergin,eller ve ayaklar üzerinde (dörtayak) yürüme biçimi.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Maymunbaz:
(Körm. O.) Maymunları eğitip onlara oyunlar gösterenlere verilen ad.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Mayna:
(ita.i. ammainare'den) 1- Durma, bitme. Son verilme. Stop. 2- em. Dur, bitir, son ver anlamında kullanılır. Örn:: Maraza mayna Zarbolar düşmeye başladı.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mayna:
(Denizcilik) Halatı gevşetmek veya indirmek için verilen komut.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mayna Etmek:
(d. ita. türk.) Durdurmak, bitirmek, son vermek. Örn:: Barbut, pasata masalarında gürültülü münakaşa olursa Hurşit oturduğu yerden doğrulur ağzını açmadan bir bakışıyla işi mayna ederdi. (Refi Cevat Ulunay, Sayılı Fırtınalar)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mayna Olmak:
(d. ita. türk.) Durmak, bitmek, son verilmek. Örn:: Kavga düğün dernek eğlence biter gibi tatlı tatlı mayna oldu. (Osman Cemal Kaygılı, Çingeneler)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mayo:
(Güreş Ter.) Güreşçiyi sıkıca örten, kolsuz, tek parçalı ve kısa paçalı giysi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Mayo:
(Yüzme Ter.) Yüzmede sporcuların giydiği, vücudun belli bölümlerini saran giysi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Mayo:
Denize veya havuza girerken giyilen tek parça yüzme giysisi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mayonez:
Yumurta, yağ ve limon/sirke ile yapılan koyu kıvamlı sos.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mayonezli:
İçinde veya üzerinde mayonez bulunan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mayotte:
Resmi Tam Adı: Mayotte Adası(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Mayotte:
Fransa'nın eyaleti oluşu 1974; 31 Mart 2011 tarihinden beri Denizaşırı topraklarındandır. Mayotte üzerinde Komorlar hak iddia etmektedir. Coğrafi açıdan ada, Komor Takımadaları'nın bir parçasıdır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Mayotte:
Yönetim Şekli: Fransa'ya bağlı Denizaşırı toprak.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Mayotte:
İdari Yapısı: 17 Şehir: 1- Dzaoudzi 2-Pamandzi 3- Mamoudzou 4- Dembeni 5- Bandrele 6- Kani-Kéli 7- Bouéni 8- Chirongui 9- Sada 10- Ouangani 11- Chiconi 12- Tsingoni 13- M'Tsangamouji 14- Acoua 15- Mtsamboro 16- Bandraboua 17- Koungou.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Mayotte:
Komşuları: Ada, Hint Okyanusu'nda Mozambik Kanalı'nın kuzeyinde, Madagaskar Adası ile Mozambik'in kuzeyinde bulunmaktadır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Mayotte:
Resmi Dili: Mahoraca, Fransızca(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Mayotte:
Plaka Kod: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Mayotte:
Tel. Kodu: +262 Bölge 2 – Çoğunlukla Afrika Kıtası, bazı Atlas Okyanusu (Atlantik Okyanusu) ve Hint Okyanusu Adaları numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Mayotte:
Dini: İslamiyet Mezhebi: Şiilik NOT: İslamyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Mayotte:
Milli Marşı: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Mayotte:
Genel Bkş:1976 yılından bu yana Fransa Cumhuriyeti'ne tamamen bağlı bir bölge olan Mayotte üzerinde Komorlar hak iddia etmektedir. Coğrafi açıdan ada, Komor Takımadaları'nın bir parçasıdır. 31 Mart 2011 tarihinde Fransa'nın denizaşırı ili haline gelmiştir. Avrupa Birliği Üyesi bir ülkedir.(1 Ocak 2014) • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Mayşe:
Şıralı cibreye verilen isim.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )
Maytab:
(bkz:: Maytap)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Maytaba Almak:
(d. fars. mahitab'dan, türk.) Alay etmek, (bir kimseyle o farkına varmadan) alay etmek, alaya almak, eğlenmek. Örn:: -Gördün mü bunlar beni maytaba aldığını söylüyor. (Salah Birsel, Dört Köşeli Üçgen)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Maytaba Gelmek:
(d. fars. türk.) (Kendisiyle) Alay edilmek, alay konusu olmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Maytap:
(fars.i. mahitab'dan) 1- Alay, eğlence. (Birisiyle, bir nesneyle, bir olayla) Alay etme, alay ederek eğlenme. Örn:: Meğerse maytap olsun diye gülün içine dövülmüş kırmızı biber serpmemişler mi? (Sermet Muhtar Alus, İstanbul Kazan Ben Kepçe) 2- Mehtap.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Maytap Etmek:
(d. fars. türk.) Alay etmek. Örn:: gel bakayım anam babam gel bakayım yetimlikle maytap eden paşazadem. (Peyami Safa, Cingöz Recaiden Nazım Hikmete) (bkz:: Maytaba Almak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Maytap Geçmek:
(d. fars. türk.) 1- Alay etmek. Örn:: Deminden beri ne diye maytap geçiyorsun bizimle allahın kulu? (Orhan Kemal, Yerli Turist) 2- Zamanını alayla, gırgırla boşa geçirmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mazak:
Bilimsel Adı: Chelidonichthys lastoviza. Familyası: Kırlangıç balığıgillerden, Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Marmara denizinde yaşayan deniz balığı türü. Vücudunda paralel çizgiler, sırttan karına kadar uzanır. Bu özelliği ile diğer kırlangıç balıklarından kolaylıkla ayırt edilir. Sırtı, başı ve kuyruğu parlak kırmızıdır. Derinliği 5–150 m olan kumlu, çamurlu ve kayalık dip bölgelerinde demersal olarak yaşar. Üreme dönemi Haziran-Ağustos aylarını kapsar. Kırlarıgıcın küçüğü sanılır. Aynı soydan fakat ayrı balıklardır.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )
Mazak:
(Ağız) Sert, dayanıklı veya kaba yapı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mazdekizm:
Hava, su, mal ve kadınlarda ortaklığı savunan ve M. 495 yılında İranlı din reformcusu Mazdek tarafından kurulan dinî akım. Mazdek, din adı altında kendisine has felsefi düşüncelerini insanlara anlatmaya çalışmış; bu arada peygamber olduğunu da ilan etmiştir. Birçok sapık fikri olduğu söylenen Mazdek, zamanın hükümdarı Anuşirevan (M. 531-578) tarafından idam ettirilmiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Mazgal:
(yun.i. maskhali'den oyukluk) 1- Dişilik organı, vagina. 2- Anus, makat.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mazgal:
Kale, duvar veya siperlerde bulunan dar pencere veya açıklık. (Mimarlık) Hava, ışık veya su geçişi için bırakılan delik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mazgallı:
Üzerinde mazgal bulunan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Mazhar:
(a.i. erk.) 1- Bir şeyin göründüğü çıktığı yer. 2- Nail olma, şereflenme. 3- Bazı tekkelerde oturarak uyurken dayanılan kısa değerde. 4- Bir çeşit tef.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Mazı:
(thuja) Servigiller familyasından; pul yapraklı daima yeşil, ağaç veya ağaçcık halinde bulunan bir bitki cinsidir. Ev ilaçlarında yaprakları ve kozalağı kullanılır. Faydası:: Yaprakları siğilleri yok etmekte kullanılır. Kozalağından bağırsak solucanı düşürücü ilaç yapılır. Gebe kalmayı önlemek için kullanılır. Bazı zehirlenmelerde, panzehir olarak kullanılır. Basur memelerinde faydalıdır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Mazın:
(çing.i.) 1- Ücret. 2- Para. 3- Bin lira, bin liralık banknot. Örn:: tavuklara beş mazın (kene) bidedim. (Nazlı Ilıcak, Allah Kurtarsın) 4- s. Paralı. (kimse) zengin. Örn:: bu enayi mazın birine benziyor. (Yalçın Doğan, Kodes A.Ş.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mazlum:
(a.i. erk.) 1- Zulüm görmüş. 2- Halim, selim, sakin, sessiz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
mazmaza:
1- Gargara, ağza bol su alarak çalkalama. 2. Abdestte ve özellikle gusül abdestinde ağzı bol su ile çalkalayarak yıkama. “On şey peygamberlerin sünnetlerindendir: 1- Bıyıkları kısaltmak 2- Sakal bırakmak 3- Dişleri temizlemek 4- Bol su ile burun temizliği yapmak 5- Mazmaza 6- Tırnakları kesmek 7- Parmak aralarını güzel yıkamak 8- Koltuk altlarını tıraş etmek 9- Kasıkları tıraş etmek 10- Suyu ölçülü kullanmak.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Mazmoz:
(yun.i.) (Yeraltı dünyasında) Tehlikeli bir iş yaptıracak kişiyi göreve, çok iyi olanaklarla hazırlama, tavlama. Örn:: Genelde balıkçıların kullandığı bir tabir olan mazmoz gerekli kişiyi oltaya takmadan önce yemlemek anlamını taşır. (Akın Kıvanç, Maşalar Müşteriler)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Mazmun:
(a.i. erk.) 1- Borçluluk, kefalet. 2- Ödenmesi gereken şey.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Mazo:
(sf.i. Sacher Masochhn adından) Mazohist, acı duyumuyla cinsel doyuma ulaşan kimse.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )