Haydi Öğrenelim!
Mauritius:
Başkenti: Port Louis
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Nota:
Müziği yazmaya yarayan işaret. Bir sesin müzikteki karşılığı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
notasyon:
bir oyunun, daha önceden belirlenmiş koordinat kurallarına göre yazılması.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )
notasyon:
Notasyon; müzik, Kimya alanlarında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe\'de isim olarak kullanılır. Notalama (Konusu: , Kökeni: )
Notebook:
"PC sınıfına giren taşınılabilir bilgisayarlara verilen genel addır. Çoğu zaman ""dizüstü"" ya da ""laptop"" isimleriyle de anılan notebook bilgisayar sistemleri, günümüzde oldukça güçlendiler ve standart multimedya bilgisayarlarının kapasitesine ulaşmayı başardılar. Üstelik fiyatları da birkaç yıl öncesine oranla son derece uygun. Ancak bu durum sizi yanıltmasın. Notebook salın almak isleyen bir kullanıcı, masaüstü PC salın almak isleyenlerden çok daha fazla bir ücreti ödemek zorunda. Çünkü notebook üretiminde kullanılan özel teknolojiler, maliyeti de önemli oranda arttırmaktadır."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Noter:
Hukuki işlemleri resmîleştiren görevli.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Noterlik:
Noterin yaptığı görev. Noter kurumu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Nova:
Parlaklığı aniden artan yıldız.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
nozoloji:
(ing.i. nosology) hastalık bilimi. hastalıkların sınıflandırılmasını, hastalık tasnifinin bilimsel incelenmesini sağlayan bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Nöbet:
(asker, polis vb.) Bir yeri, bir kimseyi, bir aracı vb. gözetlemek, korumak gibi amaçlarla bulunduğu yerden belli bir süre ayrılmamak.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )
nöroanatomi:
Nöroanatomi insan beyninde işlevlerin yerini bulmaya çalışan tıp dalıdır. Görüntüleme ve deneysel araştırmalar beynin değişik nörolojik ve bilişsel etkiler yaratmasına neden olan bölgelerin ortaya çıkmasına yardımcı olur.(Konusu: , Kökeni: )
nörobiyoloji:
(ing.i. neurobiology) sinirbilim. sinir sisteminin yapısı, fonksiyonları, gelişimi, genetiği, fizyolojisi, biyokimyası, farmakolojisi ve patolojisi ile ilgilenir. nöroanatomi, nörofizyoloji ve nörofarmakoloji gibi dallarla yakından ilgilidir ve bu tür dalları içinde barındırır. biyoloji alt dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
nöroendokrinoloji:
(ing.i. neuroendocrinology) sinir sistemi ile iç salgı bezleri arasındaki ilişkileri konu alan bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
nörofizyoloji:
(ing.i. neurophysiology) sinir sisteminin yapısını inceleyen bilim dalı. vücutta süregiden biyoelektriki eylemlerin merkezi ve çevresel (periferik) sinir sistemi düzeyinde gözlemlenmesi ve kayıtlanması ile uğraşan bir tıbbi üst uzmanlık alanı. klinik nörofizyoloji, tedaviden çok “tanı” üzerine yoğunlaşmış bir bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Nörolog:
Sinir sistemi hastalıkları uzmanı hekim.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
nöroloji:
(ing.i. neurology) sinir bilimi. sinir sistemini inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Nöroloji:
Sinir sistemi hastalıklarını inceleyen tıp dalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Nöron:
(Biy.Sp.Ter.) Sinir hücresi.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Nöron:
Sinir hücresi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
nöropataloji:
(ing.i. neuropathology) sinir sistemi hastalıklarını inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Nöroz:
(neurosis) Histeri, psikasteni ve nevrasteni gibi üç grupta incelenen, hastaların gerçeklerle ilgisinin kopmaması ve sosyal uyumun bozulmamasıyla psikozdan ayrılan, egoizmin ön plana çıkmasına bağlı duygulanım kusurları ve irade zayıflığıyla karakterize hastalık. Nevroz. (Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Nötr:
Tarafsız. Ne artı ne eksi özellik taşıyan. Kimyada yüksüz.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Nötralizasyon:
Etkisiz hâle getirme işlemi. Kimyada asit ile bazın birbirini etkisiz duruma getirmesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Nötralize Etmek:
Etkisiz duruma getirmek. Kimyasal etkisini gidermek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Nötralizm:
Tarafsızlık politikası. Uluslararası ilişkilerde hiçbir bloktan yana olmama anlayışı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Nötrlemek:
Nötr duruma getirmek. Etkisizleştirmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Nötrleşmek:
Nötr duruma gelmek. Etkisini yitirmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Nötrleştirmek:
Tarafsız veya etkisiz hâle getirmek. Kimyasal etkisini gidermek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Nötrlük:
Tarafsız olma durumu. Kimyada yüksüz olma durumu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Nötron:
Atom çekirdeğinde bulunan yüksüz parçacık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Nsafufuo:
Nsafufuo; Gana'da Palmiye ağaçlarının saplarından yapılan bir çeşit şarap olan Nsafufuo, "kallu" veya "toddy" diye de anılır. Filipinler'deki "tuba" içkisine benzeyen Nsafufuo, nasıl hazırlandığına bağlı olarak tatlı veya ekşi olarak servis edilebilir.(Konusu: İçki Çeşitleri, Kökeni: )
NTFS:
"Yüksek performans, ileri seviyede güvenlik ve FAT / FAT32 dosya sistemlerinde bulunmayan gelişmiş özelliklerle donatılmış dosya sistemine verilen addır. Örneğin NTFS dosya sistemi ile çalışan bir bilgisayar, sistemde çıkan sorunları ""geri yükleme"" özelliği ile kolayca giderebilir. Ayrıca bu dosya sisteminin sahip olduğu güvenlik seçenekleri, diğer dosya sistemlerine oranla çok daha başarılıdır. FAT dosya sistemi, Windows 95 ve Windows 98'in ilk sürümlerinde kullanılmaklaydı. FAT 32'ye geçiş ise Windows 98'in son sürümleri ile başladı ve Windows Me ile devam etti. NTFS ile tanışmamız, Windows 2000 ile birlikle gerçekleşti. Günümüzde yoğun olarak kullanılan Windows XP de NTFS dosya sistemini kullanmaktadır. Ancak bu durum, XP'nin FAT32 ile çalışamayacağı anlamına da gelmez."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Nubar Terziyan:
Nubar ALYANAK (d:1909; ö:1994)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )
Nuh:
(a.i. erk.) Nuh peygamber. Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen 25 peygamberden baştan 3. sırada gelen kişi. Zamanında Nuh tufanı olmuştur. Kur'an-ı Kerim'in 71. suresinin adı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Nuh Peygamber:
Tevhit mücadelesinin ve sabrının büyüklüğü ile övülen ve Kur’an-ı Kerim’de adı geçen peygamberlerden biri. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Âdem, Hz. Şit ve Hz. İdris peygamberlerden sonra adı geçer. Babil yöresinde bir topluma peygamber olarak gönderilmiştir. Kur’an-ı Kerim’in verdiği bilgilere göre peygamberlik süresi 950 yıldan fazla sürmüştür. Gece gündüz insanları İslam’a davet etmesine rağmen insanlar bu davetten kaçınmışlar, başkalarına kötülük yapmada çok aşırı gitmişlerdir. Bunun üzerine Allah, Hz. Nuh’a bir gemi yapmasını ve bu gemiye her canlıdan bir çift almasını emretmiştir. Gemiyi yaptıktan sonra gökten yağmurlar boşalmış, yerden sular fışkırmış ve tarihte Nuh Tufanı diye bilinen olay meydana gelmiştir. Tufandan sadece gemiye binen müminler kurtulmuştur. Kur’an-ı Kerim’in verdiği bilgilere göre tufan bittikten sonra gemi Cudi Dağının üzerine oturmuş ve yeni bir hayat başlamıştır. Bundan dolayı Hz. Nuh’a, Hz. Âdem’den sonra insanlığın ikinci babası denilmiştir. Sabrının ve çalışma temposunun büyüklüğünden dolayı Kur’anı Kerim Nuh Peygamberi en önde gelen beş peygamberden biri olarak tanıtmıştır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Nuh Suresi:
(a.özl.i. سورة نوح) nuh suresi; adını nuh’un peygamber seçilişi ve mücadelelerinin anlatıldığı nuh efsanesinden almaktadır. kur'an-ı kerim'de 71 nci sure, 29 ncu cüz, 569 ncu sayfadadır. 28 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 71 nci sıradadır. nahl suresi'nden sonra, ibrahim suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. bu surede hz. nuh'un ilahi elçi olarak gönderilişi ve mücadeleleri anlatılır.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)
Nuh suresi:
Kur’an-ı Kerim’in yetmiş birinci suresidir. Mekke’de indirilmiştir. Yirmi sekiz ayettir. Hz. Nuh ile kavmi arasındaki mücadeleyi anlattığı için bu adı almıştır. Sureye, Hz. Nuh’un kavmine uyarıcı olarak gönderildiğini bildiren ayetle başlanır. Nuh Peygamberin, kavmini Allah’a iman ve ibadete çağırması, onları yaptıkları günahlardan dolayı tövbeye davet etmesi, çağrısına olumlu davet alamayan Hz. Nuh’un çaresizliği, Nuh Peygamberin dilinden şöyle anlatılır: “Ey Rabb’im! Kavmimi hem gece hem gündüz, hem açıktan hem gizlice (İslam’a) davet ettim. Fakat onlar benden kaçtılar.” Bu ifadelerle Hz. Nuh, kavminin durumunu Allah’a havale etmiştir. İnatçı ve inkârcı kavmini bu tutumlarından vazgeçirmeye çalışırken Hz. Nuh, onlara Allah’ın nimetlerini hatırlatarak vicdanlarına hitap etmiştir. Bu çerçevede toplumuna Allah’ın yağmuru yağdırdığını, onlara çocuklar ve bahçeler verdiğini, çeşitli aşamalardan sonra onları yarattığını, gökleri, ayı ve güneşi insanların emrine verdiğini, çeşitli bitkiler bitirdiğini, yollar açıp yeri döşek gibi yaydığını ve tekrar onları dirilteceğini hatırlatmıştır. Bütün bu nimetlerin kadrini bilen ve bunların bir kısmına sahip olan kendisi de bu nimetler için Allah’a şükretmiştir. Putperestlerin, taptıkları cansız varlıklardan yardım ummalarının anlamsızlığına değinmiştir. Sure, uzun süreli ve çok yorucu bir çalışmaya rağmen kavminden hiçbir olumlu cevap alamayan Hz. Nuh’un şu duası ile son bulur: “Rabb’im! Yeryüzünde kâfirlerden tek kişi bırakma. Çünkü sen onları bırakırsan kullarını şaşırtırlar ve sadece ahlaksız, inkârcı (insanlar) doğururlar. Rabb’im! Beni, babamı-anamı, inanarak evime gireni, inanan erkek ve kadınları bağışla, zalimlerin de sadece helakini artır. (Onların köklerini kurut.)”(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Nuhayle:
(a.i. erk.) İrak'ta, Kufe'ye yakın bir mevki.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Nuhbe:
(a.i. ka.) Herşeyin seçilmişi, seçkin, seçilmiş, aydınlanmış.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Nuhcan:
(a.t.i. erk.) (bkz:: Nuh)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)
Nuhi:
(a.i. erk.) Nuh'a ait, Nuh ile ilgili. Pek eski.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
NUKITE:
(nukite) Parmak uçları.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
Nultimedya PC:
Multimedya PC olarak adlandırılan bilgisayarlar, çeşitli ses ve video uygulamalarını rahatlıkla çalıştırabilecek donanım ve yazılıma sahip aygıtlardır. Ses kartı, güçlü bir ekran kartı, CD-ROM sürücü, DVDROM sürücü, surround hoparlör seti ve kamera gibi çok farklı bileşenlerin bir arada kullanılmaları, bilgisayarın multimedya özelliğini kazanması için yeterlidir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Numan:
Refik Halit Karay'ın yazdığı Ekmek Elden Su Gölden kitabında ana karakter. Çok yakışıklı ve atletik vücutlu, genç bir delikanlıdır. Sinema yapım şirketinin sahibidir. Çalışkan ve zekidir. Sosyete hayatına pek düşkün birisi değildir.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Numan:
(a.i. erk.) 1- Kan. 2- Gelincik. Hanefi Mezhebi'nin imamı, Nu'man b. Sabit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Numara:
(ita.i. numero'dan) 1- Hile, dalavere. Örn:: el altından Sofi'ye birçok şeyler vadetmişler. Bizim kızı bilirsiniz. Böyle numaralara gelmez. (F. M. İkinci, Kara Nara) 2- Yalan, uyduruk, düzmece. Örn:: Şu Amerika gibi yok. Havasından mı suyundan mı? Filim be. Numara hep. (Orhan Kemal, Suçlu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Numara:
1. Sayılarla gösterilen işaret. 2. Bir şeyin sıra veya ölçü belirtisi. 3. Hile, düzen, oyun. 4. Gösteri veya sahne bölümü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Numara Çekmek:
(d. ita. türk.) Hile, dalavere yapmak. Örn:: Çok şeyler borçlu olduğum Mevhibeye her türlü numaraları çekmeye başlamıştım. (Öztürk Serengil, Yeşilçamı Benden Sorun)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Numara Yemek:
(d. ita. türk.) 1- Hileye, düzene, dalavereye kanmak. Örn:: Fakat karşısındaki bu sefer bir hırt. Ne arkadan ne önden bu numaraları yemem. (Süavi Süalp - İsmail Gülgeç, Gündüz İnsan Gece Hırt) 2- Yalana aldanmak. Örn:: Eh artık çocuk değilüz yemiyoruz bu numaraları değil mi ya?.. (Sabahattin Ali, Hakkımızı Yedirmeyiz) Numaraya Gelmek biçiminde de kullanılır. T.iç.bk. (bkz:: Numara)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Numaracı:
(ita.sf.i. türk. e.) Hileci, düzenci, dalavereci. Örn:: Ben saçımın teli kadar film gördüm, bundaki oğlan gibi numaracıya rastlamadım. (Samim Aşkın, Halk Plajı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Numaralamak:
Numara vermek. Sıraya koyup işaretlemek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Numaralanmak:
Numara verilmek. Sıraya konulmak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Numaralı:
Üzerinde numara bulunan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Numarasına Yatmak:
(d. ita. türk.) Türlü hile yapmak, dalavere yapmak. Örn:: Üçkağıtçı numarasına yatıp herifin elliüç kağıdını götürdük.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Numarasını Yapmak:
(d. ita. türk.) 1- (Birisi) Adet edindiği hileyi kendisinden beklenen dalavereyi yapmak. 2- Kendisinden beklendiği gibi gelişim göstermek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Numarasız:
Üzerinde numara bulunmayan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Numaratör:
Numara basmaya yarayan araç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Numaraya Yatmak:
(d. ita. türk.) 1- Hileye, dalavereye başvurmak. 2- Yalana başvurmak. (bkz:: Numarasına Yatmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Numen:
İlahi güç veya kutsal irade. Felsefede kendinde şey kavramı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
numeroloji:
(ing.i. numerology) sayıbilim. numaraları inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Nun suresi:
Kalem Suresi.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Nur:
(a.i. ka.) 1- Aydınlık, parıltı, parlaklık, niran. 2- Mekke'deki Hıra dağı. Işığın bir şeye yansımasından meydana gelen parlaklık. Zünnureyn: Hz. Peygamberin 2 kızıyla evlendiği için Hz. Osman'a verilen unvan, onur sahibi. Kur'an-ı Kerim'in 24. suresinin adı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
nur:
1- Aydınlık, parlaklık, ışık. Örn:: “Hamdolsun o Allah’a ki gökleri ve yeri yarattı; karanlıkları ve nuru var etti.” (Kur'an-ı Kerim En'am suresi 6/1 nci Ayet) 2- Elle tutulup gözle görülemeyen ama hissedilen parıltı, insanı neşelendiren coşku, güzellik, ferahlık. 3- İslam dini. Örn:: “Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar oysa kâfirler hoşlanmasa da Allah nurunu tamamlayacaktır.” (Kur'an-ı Kerim Saff suresi 61/8 nci Ayet) 4- Kur'an-ı Kerim Örn:: “Ey insanlar! Size Rabb’inizden kesin deliller geldi ve size apaçık bir nur indirdik.” (Kur'an-ı Kerim Nisa suresi 4/174 ncü Ayet) 5- Allah’ın verdiği hidayet. Örn:: “Allah dilediği kimseleri nuruna ulaştırır.” (Kur'an-ı Kerim Nur suresi 24/35 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Nur:
(en-Nur) “Evrendeki her şeye aydınlık veren, katından vahiy göndererek insanları küfrün, şirkin ve zulmün karanlığından İslam’ın aydınlığına çıkaran, onlara hak ile batılı birbirinden ayırt etme yeteneğini veren, kullarının gönüllerini ilahî rahmetle dolduran.” anlamında Allah’ın Esmâ-i Hüsnâ sından biri. Örn:: “Allah, göklerin ve yerin Nur’udur. Onun Nur’u, içinde lamba bulunan bir kandile benzer. Lamba cam içerisindedir. Cam ise sanki inciden bir yıldız. Yakıtı ne doğuda ne de batıda bulunan, yağı neredeyse ateş değmese de ışık veren bereketli bir zeytin ağacından sağlanır. Işığı parıl parıldır. Allah dilediği kimseyi Nur’una iletir. Allah, insanlara misaller verir. Allah, her şeyi bilendir.” (Kur’an-ı Kerim Nur suresi 24/35 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Nur Suresi:
(a.i. سورة النّور) Nur suresi; "nûr âyeti" diye bilinen 35. âyette Allah'ın, gökleri ve yeri aydınlatan nûrundan bahsedildiği için "nûr sûresi" adını almıştır. kur'an-ı kerim'de 24 ncü sure, 18 nci cüz, 349 ncu sayfadadır. 64 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 102 nci sıradadır. haşr suresi'nden sonra, hac suresi'nden önce medine döneminde inmiştir. medine'de inen 28 tane sureden biridir. surede başlıca; şeriat kuralları, cezalar, bireysel ve toplumsal hayatla ilgili çeşitli hükümler ve aile hayatına ait kurallar anlatılır.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)
Nur suresi:
Kur’an-ı Kerim’in yirmi dördüncü suresidir. Medine’de indirilmiştir. Altmış dört ayettir. Adını otuz beşinci ayette geçen “nur” kelimesinden almıştır. Sureye, içerisindeki hükümlere uymanın zorunluluğunu bildiren ayetle başlanır. Fert ve toplum için zinanın çirkinliği, zina yapanlara verilecek ceza ve insanlara zina iftirasında bulunmanın yanlışlığı dile getirilir. Karı ve kocanın birbirlerini zina yapmakla suçladıklarında izlenecek hukuki yol üzerinde durulur. Surede, Hz. Peygamber’in tertemiz eşinin namusuna iftira eden münafıkların ahlaksızlıkları sergilenir. Onların iftira kampanyasından etkilenen Müslümanlara uyarılarda bulunulur. Münafıkların, Hz. Peygamber’in ailesini yıpratarak dine yapacakları saldırılara karşı müminlerin dikkatli olmaları istenir. Resulullah’ın ailesinin şahsında namuslu kadınlara zina iftirası yapanlar, acıklı bir azapla tehdit edilirler. Surede, evlilikte denkliğin önemi üzerinde durulur. Namuslu kadınların namuslu erkeklere, namuslu erkeklerin de namuslu kadınlara layık olduğu bildirilir. Zenginlerin fakir akrabalarına yardım etmeleri söylenir. Evlere girerken izin isteme dâhil bir kısım ahlaki öğütler verilir. Bu çerçevede erkeklerin ve kadınların harama bakmaktan sakınmaları, Müslüman kadınların, yabancı erkeklerin yanında örtünmeleri emredilir. Evlenmeye gücü yeten bekârlara da iffetlerini korumaları için evlenmeleri tavsiye olunur. Surede, yer ve göklerin Allah’ın varlığı sayesinde ayakta durduğu, Allah’ın evrene değişmez yasalar koyduğu, peygamber ve kitap göndererek insanlara yardımda bulunduğu anlatılır. Müminlerin Allah’tan başka bir varlığa ibadet etmemeleri öğütlenirken İslam’ı güzel yaşarlarsa ahirette elde edecekleri mükâfattan bahsedilir. İnkârcılarla ilgili psikolojik değerlendirmeler yapılır. Küfür kavramı ile karanlık arasında ilgi kurularak insanlar, Allah’ın gönderdiği vahyin aydınlığına çağrılır. Allah’ın yaratmadaki eşsizliğine örnekler verilir. Allah’la beraber Peygambere de iman etmenin zorunluluğu vurgulanır. Hz. Peygamber’e karşı iki yüzlü tavırlar sergileyen, onun hükümlerini hiçe sayan münafıklar kınanır. Namaz ve zekâtın önemi hatırlatılır. Çocukların ahlaken iyi yetiştirilmesi istenir ve aile içerisinde uymaları gereken görgü kuralları ele alınır. Herkesin uyması gereken bir kural olarak selamlaşma, topluca veya ayrı ayrı ya da dostların birbirlerinin evlerinde yemek yemelerinin sınırları belirlenir. Surenin son bölümünde Hz. Muhammed’e iman, ona gönülden bağlılık ve emirlerine itaat etmenin önemi tekrar vurgulanır. Allah’ın her şeyi görüp denetlediğini ve ölümden sonra onun huzurunda toplanılacağını bildiren ayetle sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Nur Yerlitaş:
Nurella(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )
Nural:
(a.t.i. ka.) Nur, ışık al, ışıklı ol.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)
Nuralem:
(a.i. ka.) Evrenin nuru, alemi aydınlatan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Nuralp:
(a.t.i. erk.) Nurlu, yiğit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)
Nuran:
Ahmet Hamdi Tanpınar'in yazdığı Huzur kitabındaki ana karakter. Fâhir’in eski karısı, Mümtaz’ın sevdiği kadındır. Çok güzel, sabırlı, duygularını fazla açığa vuramayan, sessiz ve Mümtaz ile yeniden hayata dönen neşeli bir kadındır. Mümtaz’ın çok sevdiği, derin bir tutkuyla bağlı olduğu, sanata ve musikiye duyduğu yakın ilgiden dolayı Mümtaz ‘ın hayranlık duyduğu bir kadındır. Huzur romanı (Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Nuran:
(f.i. ka.) Işıklı. Nurlu, nura ait.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Nuran:
(a.t.i. ka.) Canlı, neşeli, hayat dolu.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)
Nurani:
(f.i. erk.) Işıklı, ışık saçan. Saygı uyandıran, nurlu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Nuratay:
(a.t.i. erk.) (bkz:: Nuralp)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)
Nuray:
(a.t.i. ka.) Işık saçan ay. Ayın en çok ışık saçtığı dönem.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)
Nurbaki:
(a.i. erk.) Sürekli aydınlık olan, nurlu sabah.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Nurbanu:
(a.f.i. ka.) Nur yüzlü hanım, gelin, prenses. Nur ve banu'dan birleşik isim.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)
Nurbay:
(a.t.i. erk.) Nurlu, aydınlık kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)
Nurcihan:
(a.f.i. ka.) Cihan'ın nuru, ışığı. Dünyaya ışık saçan. Türk-Hind imparatoru Cihangir'in zevcesi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)
Nurcivan:
(a.f.i. erk.) 1- Parlak, neşeli, genç. 2- Mert, gözüpek, genç.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Fars)
Nurcular:
Nur Cemaati, Nurcular veya Risale-i Nur hareketi, Said Nursi tarafından telif edilen Risale-i Nur adlı eserlerin bilgileri istikametinde teşekkül eden[ 20. yüzyıl başlarında doğan İslâmî harekettir. İtikâdi ve fıkhi bakımdan Sünnî İslâm'a bağlıdırlar. Türk milliyetçiliğini zararlı ve tehlikeli olduğu gerekçesi ile reddedip şeriat hükümlerinin geçerli olacağı bir İslam devletinin kurulmasını amaçlamaktadır. Hilafet ve saltanatın da tekrar geri getirilmesini savunmaktadır. Nur Cemaati Kolları: 1- Gülen Cemaati (fetöcüler) 2- İlim Yayma Cemiyeti 3- Kırkıncı Hocacılar 4- Işıkçılar Cemaati (ihlas gurubu) 5- yeni asyacılar 6- yeni nesilciler 7- Acmendi Cemaati (müslüm gündüz) 8- meşveretçiler 9- medzehra gurubu 10- zehra vakfı 11- kurtoğlu gurubu (okuyucular) 12- sungurcular 13- yazıcılar 14- medrese alimleri vakfı 15- alvarlı efe cemaati 16- hayrat cemaati 17- norşin dergahı (şeyh nurettin mutlu)(Konusu: Din (Tarikat), Kökeni: )
Nurçin:
(a.f.i. ka.) Nur toplayan, ışık derleyen,(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)
Nurdağ:
(a.t.i. erk.) Nurdağı, Nurdan dağ.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)
Nurdan:
(a.t.i.) Ka. Nur'a ait, nurdan yapılmış.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)
Nurdanay:
(a.t.i.ka.) (bkz:: Nurdan)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)
Nurdil:
(a.f.i. ka.) Nurlu, ışıklı gönül.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)
Nurdoğan:
(a.t.i. ka.) Nurlu insan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)
Nureddin:
(a.i. erk.) Dinin nuru, ışığı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Nurefşan:
Peyami Safa'nın yazdığı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu kitabının baş kahramanı. Köşkün hizmetçisi ve genç hastanın mutluluğu için elinden geleni yapan birisi.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Nurefşan:
(a.f.i. ka.) Aydınlık veren, ortalığı ışık içinde bırakan. Nur ve efşan kelimelerinden birleşik isim.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)
Nurel:
(a.t.i. ka.) Nurlu el.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)
Nurer:
(a.t.i. erk.) Nurlu insan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)
Nurersin:
(a.t.i. erk.) (bkz:: Nurer)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)
Nurfer:
(a.f.i. ka.) Işık ve aydınlık.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)