MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Esenboğa:

(t.i. erk.) (bkz:: Esen)

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Nurfidan:  

(a.f.i. ka.) Taze ve pırıl pırıl genç, zarif hanım.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)

Nurgök:  

(a.t.i. ka.) Nurlu, aydınlık gökyüzü.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nurgül:  

(f.i. ka.) Gülün en parlak olanı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Nurgül Yeşilçay:  

Dizi Karakteri: Bahar Karadağ Dizi Adı: Asmalı Konak. 2002-2003 yılları arasında atv'de yayımlanan duygusal ve dram türündeki Türk televizyon dizisidir. 2 sezondan oluşan dizi 54. bölümü ile sona erdi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )

Nurgün:  

(a.t.i. ka.) 1- Nurlu gün, ışıklı gün. 2- Günün ve bütün hayatın nurlu parlak olması.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nurhan:  

(a.t.i. ka.) Nur'un yöneticisi, hakimi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nurhan Nur:  

Nur GENÇSÜER (d:1930; ö:2017)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Nurhilal:  

(a.i. ka.) (bkz:: Nuray)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Nurışık:  

(a.t.i. ka.) Bol ışık, aydınlık.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nuri:  

(a.i. erk.) Nura ait, nurla ilgili.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Nuri Alço:  

Nureddin İBRAHİMOV (d:1951; ö:)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Nuri Sesigüzel:  

Nuri KAÇTAŞ (d:1943; ö:)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Nurinisa:  

(a.i. ka.) Nurlu kadın.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Nuriye:  

(a.i. ka.) Rufai tarikatı şubelerinden biri.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Nurkan:  

(a.t.i. erk.) Temiz, berrak soydan gelen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)

Nurkut:  

(a.t.i. erk.) (bkz:: Nurkan)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)

Nurmah:  

(f.i. ka.) Işıklı ay, ay gibi güzel ve nurlu.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Nurmelek:  

(a.i. ka.) (bkz:: Melek)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Nurnigar:  

(a.f.i. ka.) Işıklı, aydınlık, sevgili.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)

Nurol:  

(a.t.i. erk.) Nurlu ol, ışıklı ol.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)

Nurperi:  

(a.f.i. ka.) Işıklı, peri kadar güzel.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)

Nursabah:  

(a.i. ka.) Aydınlık sabah.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Nursaç:  

(a.t.i. ka.) Işık saç, aydınlat.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nursal:  

(a.t.i. erk.) Işık saç, aydınlat.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)

Nursel:  

(a.t.i. ka.) Nur, ışık seli akışı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nurseli:  

(a.t.i. ka.) (bkz:: Nursel)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nursema:  

(a.i. ka.) Işıklı, aydınlık gökyüzü.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Nursen:  

(a.t.i. ka.) Nurlu, ışıklı, kişi, insan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nursenin:  

(a.t.i. ka.) (bkz:: Nursen)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nurser:  

(a.f.i. ka.) Nurlu, aydınlık, münevver kafalı insan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)

Nurseren:  

(a.i. ka.) (bkz:: Nurser)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Nursev:  

(a.t.i. ka.) Işığı sev.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nursevil:  

(a.t.i. ka.) (bkz:: Nursev)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nursim:  

(f.i. ka.) Aydınlık ve gümüş gibi parlak.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Nursima:  

(f.i. ka.) Işıklı, aydınlık yüz.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Nursine:  

(f.i. ka.) Işıklı, aydınlık yürek.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Nursu:  

(a.t.i. ka.) Nurlu su. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nursun:  

(a.t.i. ka.) (bkz:: Nurser)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nurşah:  

(f.i. erk.) Parlak hükümdar.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Nurşen:  

(f.i. ka.) Çok çok ışıklı, neşeli insan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Nurtaç:  

(a.t.i. erk.) Nurdan taç.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)

Nurtan:  

(a.t.i. erk.) Işıklı tan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)

Nurtane:  

(a.t.i. ka.) Nurlu, biricik insan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nurtek:  

(a.t.i. ka.) (bkz:: Nurtane)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nurtekin:  

(a.t.i. erk.) Aydın ve güvenilir, emin.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)

Nurten:  

(a.t.i. ka.) Beyaz, parlak, ten.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nurullah:  

(a.i. erk.) Allah'ın nuru.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Nurver:  

(a.t.i. ka.) (bkz:: Nursun)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nurveren:  

(a.t.i. ka.) (bkz:: Nursun)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Tür)

Nurzat:  

(t.i. erk.) Nurlu, aydınlık kişi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Nurzen:  

(a.f.i. ka.) Nurlu, ışıklı kadın.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)

Nurzer:  

(a.i. ka.) Altın gibi parlak ışık, altın ışık.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Nusaybin Sınır Kapısı:  

Bulunduğu İl: Mardin Açıldığı Tarih: 04.09.1953 (karayolu) 04.09.1953 (demiryolu) Bağlandığı Ülke: Suriye Karşıdaki Sınır Kapısı: Kamışlı (karayolu, demiryolu) Geçiş Şekli: Karayolu Hakkında:(Konusu: Sınır Kapıları, Kökeni: )

Nusayrilik:  

Muhammed b. Nusayr (ö. 270/883) tarafından kurulan ve Hz. Ali’nin ilahlığını savunan bir mezhep. Mezhebin kurucusu olan Muhammed b. Nusayr, kendisinin peygamber olduğunu ilan etmiştir. Karmatilerin M. 903 yılında Suriye’yi ele geçirmesi üzerine genellikle Suriye bölgesinde yayılmış bulunan Nusayrilerin bir kısmı Suriye’de kalırken diğer bir kısmı Antakya’ya yerleşmiştir. Malazgirt savaşından sonra (1071) Antakya’yı ele geçirmişlerdir. Nusayriler, Haçlı seferleri esnasında Müslümanların aleyhine olarak haçlılara yardım etmişlerdir. Bundan dolayı Selahattin Eyyubi onları cezalandırmıştır. Daha sonra da Moğollara yardım ettikleri için Memluklu Sultanı Baybars cezalandırmıştır. Osmanlı devleti zamanında tüm dinî grup ve azınlıklara sağlanan haklardan yararlanarak günümüze kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir. Bugün Suriye’nin çeşitli bölgelerinde, Hatay, Tarsus, Adana ve Lübnan’da Nusayri gruplarına rastlanmaktadır. Nusayriliğin inanç esasları: 1. Şehadet: Nusayriler şehadeti şöyle tanımlarlar: “Ben Ali’den başka ilah bulunmadığına şehadet ederim.” Hristiyanlarda olduğu gibi bir tür teslis inancı vardır. Bu anlayışa göre Ali tanrı, ruhundan Muhammed’i o da Selmanı Farisi’yi yaratmıştır. 2- Namaz sadece duadan ibarettir. 3- Oruç sessizliktir. 4- Zekât dini öğrenmek ve anlatmaktır. 5- Hac da Nusayrilerin dini liderlerinin mezarını ziyaret etmektir. Tenasüh denilen ruh göçü Nusayriliğin en temel inanç esaslarından biridir. Buna iman etmek zorundadırlar. Nusayrilerden bir kısmı Hz. Ali’nin güneşte, bir kısmı da ayda oturduğuna inanır. Onlara göre şarap kutsaldır. 1920 yılında Fransızlar Suriye bölgesini işgal ettiğinde Nusayrilere bazı ayrıcalıklar tanımışlardır. Nusayriler günümüzde, Suriye nüfusunun ancak yüzde onunu oluştururlar.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Nusret:  

(a.i. ka.erk.) 1- Yardım. 2- Allah'ın yardımı. 3- Zafer, muzafferiyet. Basan, üstünlük. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Nusrettin:  

(a.i. erk.) 1- Dinin yardım ettiği. 2- Dinin başarılı temsilcisi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Nuşat:  

(f.i. erk.) İçkiden sarhoş olmuş, mest olmuş.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Nuşin:  

(f.i. erk.) Tatlı, hoş, güzel.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Nuşirevan:  

(f.h.i. erk.) İran'da 531-579 yıllan arasında hükümdarlık etmiş ve doğruluğuyla şöhret bulmuş olan Sasani Şahı, "adil" lakabıyla anılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Nutki:  

(a.i. erk.) Söz, lakırdı, konuşma. Nutuk, söylev, söyleyen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Nutuk:  

Kitabın Türü: Kitabın Yazarı: İhsan GÜNEŞ Kitabın Konusu: Nutuk yeni Türkiye devletinin yazılan ilk tarihidir. Yazarı Mustafa Kemal Atatürk’tür. Yaptığı tarihi gelecekteki Türk insanına tanıtabilmek amacıyla bu kitabı kaleme almıştır. Atatürk tarafından kurulan Cumhuriyet Halk Partisinin 15-20 Ekim tarihleri arasında Ankara da toplanan İkinci Kongresinde okunmuştur. Konuşma otuz altı buçuk saat sürmüştür. Nutuk 1919’dan başlayarak 1927 ye kadar olan tarih dilimini incelemektedir. Bu dönem üç bölümde ele alınmıştır. 1- Kuva-i Milliye (Ulusal güçler) Dönemi. 2- Türkiye Büyük Millet Meclisi Dönemi. 3- Cumhuriyet Dönemi. Kitabın Ana Fikri: (Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

nutuk:  

ESKİMİŞTİR ad ➽söylev.(Konusu: , Kökeni: )

Nuvel:  

Yeni çıkan haber. Yenilik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Nuyan:  

(f.i. erk.) Şehzade, prens.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Nü:  

Çıplak insan resmi veya heykeli.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Nüans:  

İnce ayrım. Anlam veya ton farkı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

nübüvvet:  

1- Peygamberlik, nebilik, elçilik, risalet. 2- Allah’ın gönderdiği vahiyleri, emir ve yasakları alıp insanlara dinin gerçeklerini duyurma; söz, tutum ve davranışlarıyla açıklama makamı olan peygamberlik. 3. İslam akait ilminde, Allah’ın birliği, sıfatları ve isimleri konusundan sonra üzerinde en çok durulan konu, peygamberlik. Örn:: “Benim gönderilişimle beraber nübüvvet sona ermiştir.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Nüdizm:  

(fr.i. nudisme) Her yerde çıplak yaşamayı savunan bir anlayış.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

nüfus:  

ç. ad 1. birey, kişi. "Bir maaşla üç nüfus besliyorum" 2. bir ülkede, bir bölgede, bir kentte ya da bir köyde yaşayanların, oturanların tümü. "Ülkenin nüfusu artıyor. Kentimizin nüfusu üç milyon olmuş" 3. ortak bir özellik gösteren kimselerin tümü. "Köylü nüfusu azalıyor"(Konusu: , Kökeni: arapça)

Nükhet:  

(a.i. ka.) 1- Nükteler, herkesin anlayamayacağı ince, zarif, manalı sözler. 2- Koku.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Nükleer:  

Çekirdekle ilgili. Atom enerjisine dayanan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

nükleer patlama:  

Nükleer bir patlama, kasıtlı bir yüksek hızda çekirdek tepkimesinden çıkan enerjinin hızlıca serbest kalması sonucu oluşur.(Konusu: , Kökeni: )

Nükleomitufobi:  

(ing.i. nucleomituphobia) (nükleer) silahlardan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Nükleon:  

Proton veya nötronun ortak adı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Nükleonik:  

Atom çekirdeğiyle ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Nümayiş:  

(İsl. Tiy.) İran'da halk tiyatrosuna verilen ad.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Nümerik Tuşlar:  

"Klavyenin sağ bölümünde toplanan ve genellikle üzerlerinde rakamlar bulunan tuşlara nümerik tuşlar adını veriyoruz. Bu tuşlar, özellikle Excel ve benzeri hesap programlarında veri girişi yaparken kullanıcıya hız sağlarlar. Nümerik tuşların aktif hale gelmesi için ""NumLock"" tuşunun basılı olması gerekir. ""NumLock"" tuşuna bir kez bastığınızda, klavye üzerindeki ilgili led de yanmaya başlar. Tuşa bir kez daha basmak ise bu ışığın sönmesini sağlayacaktır. Nümerik tuşların birer örneğini de, klavyenin sol kısmında bulunan tuşlar arasında görebilirsiniz. Yani klavye üzerinde, rakam yazmak için kullanabileceğiniz iki farklı alternatif bulunmaktadır."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Nütasyon:  

Salınım hareketi. Dünya eksenindeki küçük düzensiz hareketler.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Nüve:  

(a.i. ka.erk.) Çekirdek. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

nüve:  

ESKİMİŞTİR ad 1. çekirdek. 2. MEC. bir şeyin özü.(Konusu: , Kökeni: arapça)

Nüveyt:  

(a.i. ka.erk.) Çekirdekçik. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Nüvid:  

(f.i. ka.erk.) Müjde, muştu. Hayırlı haber. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Türk dil kuralı açısından son harf olan "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)

Nüvide:  

(f.i. ka.) (bkz:: Nüvid)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Nüzhet:  

Peyami Safa'nın yazdığı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu kitabının baş kahramanı. Yerinde duramayan yaşam dolu, hareketli bir genç kız. Paşanın kumral saçlı ela gözlü tek evladıdır. Babası ve annesi tarafından şımartılmış birazcık da hoppa görüntülü bir genç kızdır. Hasta çocuk ile bile gönül eğlendirmekten ve ona ümit vermekten çekinmeyen uçarı bir Paşa Kızı.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Nüzhet:  

(a.i. ka.erk.) 1- Neşe, eğlence, eğlence yerlerini seyredip gezme. 2- Sevinç, ferahlık. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

nüzul sebebi:  

(bkz:: esbabınüzul)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

nüzulülkur’an:  

1- Kur’an'ın indirilmesi. 2- Kur’an-ı Kerim’in Levhimahfuz’dan dünya semasına; insanların ihtiyaçlarına ve olaylara göre dünya semasından yeryüzüne yirmi üç yılı bulan peygamberlik süresince ayet ayet, sure sure indirilmesi.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Nysten Kanunu:  

(Nysten rule) Vücut kasları iyi gelişmemiş, fizyolojik nitelikleri tükenmek üzere olan kişilerde ölü sertliğinin erken başladığı, şiddetinin hafif olduğu ve kısa sürdüğüne dair görüş.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

O:  

(sonek.) 1- Bazı sözcük ve hecelerle birleşerek argo sözcükler türetmede kullanılır: 2- Pezevenk. (pezoj) Kek, (keko) Eşcinsel (eşco) Has (haso) vb.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

O:  

(i.) Eşcinsel, fuhuşa aracılık eden erkek, puşt. Örn:: Külhanbeyi- Vay Demek sen osun haa? Kavuklu- Ulan yutturmaya kalkışma. O senin babandır. (Ortaoyunu, Bahçe)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

O:  

(o) Büyük.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

O biçim:  

(d.) Deyim çok, fazla, iyi, hoş anlamlarında da kullanılır. Örn:: İyi ki evden bu çiçekli yorganı getirdim. 0 biçim kamufle oluyoruz. (Haşan Kaçan, karikatür)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

O Biçim Etmek:  

(d.) Bir kimseyi dolandırmak, parasını almak, soymak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

O Duraktan İş Almak:  

(d.) Belirli bir kadınla, kızla İlişkisini sürdürmek, belirli bir kadın ya da kızla aşıkdaşlık ediyor olmak. (bkz:: İş)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

O REI:  

(o rei) Büyük selam.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

O SENSEI:  

(o sensei) Büyük üstad.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

O Şey:  

(bkz:: Şey)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

o yüzden:  

oradan, böylece, bu yüzden, o zamandan, o yüzden, ondan dolayı(Konusu: , Kökeni: )

O-Sensei:  

Morihei Ueshiba Hocaların hocası, büyük öğretmen.(Konusu: Aikido Terimi, Kökeni: )

O.P.:  

(İng. opposite promptside - Fr. cote jardin) İngilizcede "opposite promtside" deyiminin kısaltılmışı. Fıslayıcının (suflörün) karşısındaki yer. (seyirciye göre sahnenin sağı)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

WhatsApp