MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

İnfakullah:

(a.i. ka.erk.) Allah'ın yardımı, nafakası, infakı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




OASHI:  

(Oaşi) Büyük adımlama.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Oba:  

(t.i. erk.) 1- Çadırlarda yaşayan göçebe ailelerin meydana getirdiği topluluk. 2- Genellikle bölmeli göçebe cadın. 3- Yabancı. 4- Zeka ya da yetenekleri olağanüstü işler başaracak kadar üstün olan kimse, dahi. 5- Ova.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Obelisk:  

Dört köşe, yukarı doğru incelen anıt sütun.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Obezite:  

(Biy.Sp.Ter.) Şişmanlık.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Obezofobi:  

(ing.i. obesophobia) şişmanlamaktan, kilo almaktan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

OBI:  

(obi) Kuşak.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

OBI:  

(obi) Kuşak.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Obje:  

Nesne. İnceleme veya düşünme konusu olan şey.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Objektif:  

Nesnel, tarafsız. Fotoğraf makinesi veya mikroskopta görüntüyü sağlayan mercek sistemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Objektiflik:  

Nesnel olma durumu. Tarafsızlık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Objektivist:  

Objektivizmi savunan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Objektivizm:  

(fr.i. objectivisme) (fel.) Nesnelcilik. 1940'lı yıllardan itibaren ABD sağlık çevrelerinde gelişmeye başlamış bir psikoterapi yöntemi.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Objektivizm:  

Nesnel gerçekliğin insan düşüncesinden bağımsız olduğunu savunan görüş. Tarafsızlığı temel alan düşünce anlayışı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Obligasyon:  

Yükümlülük. Borç senedi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Observasyon:  

Gözlem.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Observatör:  

Gözlemci.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Observatuar:  

Gözlemevi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Obsesyon:  

(obsession) Saplantı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Obstrüksiyon:  

Tıkanma. Engelleme.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Obua:  

Nefesli bir müzik çalgısı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Obuacı:  

Obua çalan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

obur:  

sıfat çok yemek yediği halde doymak bilmeyen, gereğinden çok yiyen (kimse).(Konusu: , Kökeni: )

Obuz:  

(t.i. erk.) 1- Su kaynağı. 2- Akarsulardan oluşan küçük derecik. 3- İki derenin birleştiği dar yer. 4- Karların erimesiyle oluşan ufak dere.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Obüs:  

Kısa namlulu, yüksek açıyla atış yapan top.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

OCR:  

"İngilizce'deki ""Oplical Character Recognition"" teriminin kısalmasıdır ve metin tanıma yazılımlarını temsil eder. Bir tarayıcının yardımıyla bilgisayara aktarılmış metinlerin karakterlerini tanıyan ve bunları işleme konulabilecek şekilde elektronik metin belgelerine dönüştüren yazılımlara OCR adı verilir. Bu tip yazılımlar, metin içerisindeki karakterleri okur ve bütün karakterleri deşifre eder. Deşifre edilen karakterler, daha sonra elektronik sözlükteki karakterlerle karşılaştırılır ve belge ortaya çıkar.Taranmış bir dergi sayfasında yer alan metinleri, OCR yazılımları ile Word belgelerine dönüştürebilirsiniz. Üstelik bu belgeler üzerinde değişiklik yapmanız ya da metinlere yeni cümleler eklemeniz mümkündür."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

oda:  

ad 1. evin ya da herhangi bir yapının giriş, salon, mutfak, banyo gibi yerleri dışındaki, oturmak, çalışmak, yatmak gibi işler için kullanılan, bir ya da birden çok kapısı olan bölmesi. 2. serbest meslek adamlarını içinde toplayan resmi birlik. "Ticaret odası mevsim sonu indirimlerini denetleyecek" 3. TARİH TERİMİ Osmanlı döneminde yeniçeri kışlası.(Konusu: , Kökeni: )

Oda Dekoru:  

(Alm. Zimmerdekoration - Fr. decor interieure - İng. chamber set) Ev içini gösteren dekor.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Oda Tiyatrosu:  

(Alm. Zimmertheater) İkinci Dünya Savaşından sonra, yersizlikten doğma en dar yerlerin (odalarını) tiyatro biçimine sokulması. Bu tip tiyatrolar az kişili, etkisi ince ayrıntılara ve diyaloglara dayanan özel bir oyun çeşidine yol açmıştır. Ôrn. Borchert "Draussen vor der Tür" (Kapıların dışında)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Odak:  

(focus) 1- Işınların bir mercekten geçtikten sonra toplandıkları nokta. Foküs. 2- Bir hastalık işleminde mikropların kümelendiği yerler, mihrak.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Ode:  

(Yun.) Ezgi. (bkz:: Komedya, Tragedya)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Odel:  

(çing.i.) Tanrı, allah. Örn:: Ha versin Odel (Allah) sana. Çil çil altın bir kalbur.. (Nazım Alpman, Çingeneler)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Odeon:  

Konser veya gösteri salonu. Eski Yunan’da müzik dinletileri yapılan yapı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Odessa:  

Odessa; (Rumence: Odesa; Kırım Tatarcası: Ades), Ukrayna'nın güneybatısında şehir ve aynı isimdeki Odessa ilinin (oblast) yönetim merkezi. Karadeniz kıyısındaki en büyük limanlardan birine sahiptir. 1794 yılında Ruslar, Hacıbey ismine son vererek Odessa ismini vermişlerdir. Şehirde hâlen az miktarda da olsa Yerli Türkler ve Tatar Türkleri yaşarlar. Şehrin önemli banliyösünün ismi Tahirova da Türkler tarafından kurulmuştur. Eski gümrük binası gibi Türklerden kalan çok az da olsa bazı binalar bulunmaktadır. Osmanlı Devleti'nin kuzey Müslümanlarını, Hac için Mekke'ye götürdüğü en önemli uğrak merkezidir. Osmanlı döneminden sonra 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında da Rusya topraklarında yaşayan Müslümanların Hac'ca gitmek için toplanma noktası olmuştur. 1. Dünya savaşı sırasında Osmanlı gemileri limanı bombalamıştır. Ukrayna'nın en önemli liman şehridir. İkinci Dünya Savaşında Nazi işgaline uğramıştır. Almanlar tarafından Rumenlere hediye edilen şehir 1941-1944 arasında Rumen işgali altına kalmış, kente "Antonescu" adı verilmiştir. Sovyet Kızıl Ordusu tarafından kurtarılan kent Kahraman şehir ilan edilmiş, kent savunmasında savaşan askerlere Odessa Savunması Madalyası taltif edilmiştir.(Konusu: Dünya Şehirleri, Kökeni: )

Odhan:  

(t.i. erk.) Atak, hareketli ve canlı lider.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Odinofobi:  

(ing.i. odynophobia) canının yanmasından korkma. oodinefobi, odynephobia olarakta yazılır. (Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Oditoryum:  

Dinleyici salonu. Konferans ve gösteri salonu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Odkan:  

(a.i. erk.) 1- Canlı, coşkulu kimse. 2- Ateş kanlı. 3- Atak. Delidolu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Odman:  

(a.i. erk.) Ateş gibi canlı, coşkulu, hareketli kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

odonatoloji:  

(ing.i. odonatology) yusufçukları ve kızböceğini inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Odontofobi:  

(ing.i. odontophobia) diş veya çene cerrahisinden korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

odontoloji:  

(ing.i. odontology) dişbilim. dişlerin anatomi, histoloji, fizyoloji ve patolojisini inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Odontoloji:  

Diş bilimi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Odun:  

(i.) Ruhsatsız ya da motor veya şasi numarası olmayan otomobil.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

odun:  

ad 1. yakacak olarak kullanılmak üzere kesilmiş, parçalanmış ağaç. 2. sıfat MEC. anlayışsız, görgüsüz, kaba (kimse).(Konusu: , Kökeni: )

Odun Yarma:  

(Cimnastik Ter.) Eller yukarıda kenetli açık duruşta, gövdenin hızla öne bükülerek yaylandırılmasıyla biçimlenen esnetme alıştırması.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

odunsu:  

BİTKİLİM TERİMİ sıfat odunu andıran, oduna benzeyen.(Konusu: , Kökeni: )

odyoloji:  

(ing.i. audiology) işitme bilimi. işitme işlevini tüm fiziksel, fizyolojik ve nöroloji öğeleriyle inceleyen tıp dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Odyometre:  

İşitme ölçmeye yarayan araç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Odyovizüel:  

Hem işitmeye hem görmeye yönelik olan. Sesli ve görüntülü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Oedipus Kompleksi:  

(Oedipus complex) Çocuklarda psikoseksüel gelişmenin fallik döneminde görülen duygular ve çatışmaların sonucu olarak, ebeveynlerin karşı cinsten olanına bir ilgi belirmesi, onu diğerinden kıskanmak, aynı cinsten olan ebeveyne karşı agresif duygu ve davranışlarla ve/veya bu tür davranışların misillemeden korkularak baskı altına alınmasıyla karakterize tablo.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

OEM:  

"İngilizce'deki ""Original Equipment Manufacturer"" teriminin kısaltmasıdır. Pratikle, bir bilgisayar ile birlikle satılan yazılımı ya da donanımı belirtmek için kullanılır. OEM ürünlerin en büyük dezavantajı, çoğu zaman kutusuz olmaları ve beraberlerinde gelen aksesuarların kısıtlanmasıdır.Gelelim avantajlara... OEM donanım ve yazılımların fiyatları, perakende satılan ürünlere oranla çok daha düşük olabilir. Hatla bazı durumlarda, fiyat farkının yarı yarıya olduğunu görmeniz bile mümkün."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Oenofobi:  

(ing.i. oenophobia) şaraplardan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Of Of:  

(d. ono.) Bir erkeğin ilgi duyduğu, aşık olduğu kızı ya da kadını belirtmek için kullanılır. Örn:: Kimin of-ofu o? dedi. Hanginizin? (Tarık Dursun K. Evlere Şenlik)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Offensive Goal Tending:  

(Basketbol Ter.) Top çember seviyesinin üstünden inişe geçtiği sırada topa değme. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Office:  

Genellikle ofis işleri için kullanılan Microsoft uygulamalar paketidir. Bu paketin içerisinde Access, PowerPoint, Word, Excel, Outlook ve Publisher yazılımları bulunmaktadır.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Offlıne (Çevrimdışı):  

"İnternete ya da yerel bir ağa bağlı olmama durumunu belirtmek için kullanılır. Offline terimi, bazı durumlarda CD-ROM gibi medyalar üzerindeki içeriği tanımlarken de karşınız çıkabilir. Örneğin bir bilgisayar oyunu, genel olarak ""offline"" içerik olarak kabul edilebilir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Ofidiyofobi:  

(ing.i. ophidiophobia) yılanlardan korkma. (bkz:: sneykofobi)(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Ofis:  

Büro, iş yeri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Oflas:  

(a.i. erk.) (bkz:: Oflaz)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oflaz:  

(a.i. ka.erk.) 1- İyi, güzel, eksiksiz, tam. 2- Gürbüz, yakışıklı, güzel giyinen. 3- Becerikli. 4- Eflatun rengi. 5- İşe yarar uygun. 6- Cesur kabadayı. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Oflazer:  

(a.i. erk.) Oflaz er. Gürbüz, becerikli, eksiksiz, yiğit. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Ofris:  

Salepgillerden bir bitki türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ofsayt:  

(ing.i. off side'dan) Bir işi tam becerecekken hata yapma durumu. Başarıya az kala beceriksizlik etme, başarıdan men edilme.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ofsayt:  

(Futbol Ter.) Bir oyuncunun top kendi takımında iken, karşı takımın kalesine toptan ve kaleci dışındaki rakiplerden daha yakın olma durumu. Oyuncu kendi ayrı alanında veya rakip oyuncularla aynı çizgide ise ofsayt olmaz.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Ofsayt:  

Futbolda hücum oyuncusunun kural dışı durumda bulunması.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ofsayta Düşmek:  

(d. ing. türk.) Bir işi, bir eylemi sonuna kadar götürememek, başaramamak. (bkz:: Ofsayt)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ofsayta Düşürmek:  

(d. ing. türk) Birisinin ofsayta düşmesini sağlamak, başarısını engellemek. Örn:: Yoksa Veronika o muhafız angutuyla birlik olup beni ofsayta mı düşürmeye çalışıyor? (Oğuz Aral, Utanmaz Adam) (bkz:: Ofsayt, Ofsayta Düşmek)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Ofset:  

Dolaylı baskı tekniği. Baskı yöntemiyle çalışan matbaa sistemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Oftalmofobi:  

(ing.i. opthalmophobia) kendine dikkatle bakılmasından korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

oftalmoloji:  

(ing.i. ophthalmology) göz bilimi. gözün yapısı, çalışması ve hastalıklarıyla uğraşan bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Oftalmoloji:  

Göz hastalıklarını inceleyen tıp dalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Oftalmoskop:  

Göz içini incelemeye yarayan araç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Ogan:  

(t.i. erk.) (bkz:: Ogan)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oganer:  

(t.i. erk.) Oğan er, güçlü kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oganeson:  

Sembolü: Og Atom Numarası (Proton Sayısı): 118 Atom Ağırlığı: [294]g·mol−1 Elektron Sayısı: 118 Element Serisi: Bilinmeyen kimyasal özellikler (muhtemelen soygaz) Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 8A(18.), 7 Yoğunluk: 13.65 g·cm−3[2] Erime Noktası: Bilinmiyor Kaynama Noktası: 350±30 K ​(80±30 °C, ​170±50 °F) (tahmini) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Bilinmiyor Görünümü: Bilinmiyor Keşif: Ortak Nükleer Araştırma Enstitüsü ve Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı (2002) Ununoktiyum Kullanım Alanları ve Özellikleri: Eski adı Ununoktiyum (Uuo). Elementin araştırmalar dışında herhangi bir kullanımı yoktur.(Konusu: Elementler, Kökeni: )

Ogün:  

(t.i. ka.erk.) Anımsanan belirli bir günde doğan. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğaner:  

(t.i. erk.) Oğan er, güçlü kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğansoy:  

(t.i. erk.) Oğan soy, güçlü soydan gelen kimse. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

oğulcuk:  

ad 1. oğul sözcüğünün küçültme ya da okşama biçimi. 2. YAŞBİLİM (BİYOLOJİ) TERİMİ döllenmiş yumurtacığın gelişmeye başladığı andan dölüt durumuna gelinceye değin geçen süredeki adı. Benzer: embriyon 3. BİTKİLİM TERİMİ bitki tohumlarında bir kökçükle bir filizcikten oluşan ana bölüm. Benzer: embriyon(Konusu: , Kökeni: )

Oğur:  

(t.i. erk.) 1- Uğur. 2- Samimi, içten dost. 3- Bir şey yapabilmek için ele geçen zaman ya da elverişli durum.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğuralp:  

(t.i. erk.) Samimi, içten yiğit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğurata:  

(t.i. erk.) Uğurlu ata. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğuş:  

(t.i. erk.) Erkek çocuk. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğuz:  

(t.i. erk.) 1- Oymak. Hısım, akraba. 2- Bereket.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğuz:  

(t.i. erk.) 1- Mübarek, saf ve iyi yaratılışlı. 2- Genç, sağlam, güçlü. 3- Anlayışı kıt, bön. 4- Köylü. Tosun. 5- Türk efsanelerinde geçen büyük bir kahraman. Büyük bir Türk boyu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğuz Çetin:  

(lakabı/sp.) İmparator(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )

Oğuzalp:  

(t.i. erk.) Oğuz boyundan, yiğit, savaşçı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğuzata:  

(t.i. erk.) 1- Oğuz'a mensup, güçlü yiğit baba. 2- Oğuz kahramanı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğuzbala:  

(t.i. erk.) 1- Oğuz çocuğu. 2- Yiğit gürbüz çocuk.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğuzbay:  

(t.i. erk.) Oğuz bay. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğuzcan:  

(t.i. erk.) Oğuz can. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğuzer:  

(t.i. erk.) Oğuz er. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğuzhan:  

(t.i. erk.) 1- Yiğit han, hakan. 2- Oğuz boylarının efsanevi kahramanı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğuzkan:  

(t.i. erk.) Damarlarında Oğuz kanı taşıyan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğuzman:  

(t.i. erk.) Güçlü, sağlam, iyi yürekli, dost kimse. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğuztan:  

(t.i. erk.) Görkemli, aydınlık.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Oğuztüzün:  

(t.i. erk.) 1- Sağlam, yiğit. 2- Yumuşak huylu, sakin. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Ohotsk Denizi:  

Ohotsk Denizi; Büyük Okyanus'un bir uzantısı ve Rusya'nın iç denizi. Avrupalılar tarafından ilk keşfi Rus kaşifler Ivan Moskvitin ve Vasili Poyarkov tarafından olmuştur. Ohotsk Denizi Soğuk Savaş boyunca da Kraliyet Donanması'nın birçok başarı kazandığı bir yerdir.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )

OI:  

(oi) Adımlamak, itis.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Oje:  

Tırnak boyası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

WhatsApp