Haydi Öğrenelim!
Açmak:
(fi.) 1- (Özellikle insan için) Uzaklaşmak, gitmek, kaçmak. Örn:: "Aç bakalım aç da ensen görünsün." 2- (Bir şey, birine) İyi gelmek yaramak. Örn:: "Külhanbeyi -O da ne beybaba? Fiyiz lazım piyiz. Bizi başka bir şey açmaz. (Ortaoyunu Kağıthane Safası) 3- (Kadın ya da kız) Mahrem sayılan yerlerini göstermek.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Pilili:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Piliz:
(bkz:: Peliz)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Pilli:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pilon Kırığı:
(pilon fracture) Tibianın distal ekleme uzanan kırığı.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Pilot:
(fr.i. pilote) (Alkol, uyuşturucu kullanarak) Çok sarhoş olmuş kimse. Yalancı. (bkz:: Yedek Pilot)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Pilot:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pilotaj:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pim:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pinakes:
(Yun. pinakes) Eski Yunan tiyatrosunda ilk kez akustik nedenlerle "skene"nin sütünları arasına konan tahtalı ve boyalı pano.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Pinav:
(çing.i.) Kalkmak, ayağa kalkmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Pinel:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pines:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Ping Pong:
(Masa Tenisi Ter.) Masa tenisinin halk arasındaki adlarından biri. Masa tenisinin ilk adı. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Pingpong:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pinhan:
(f.i. ka.) Gizli.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Pinokyo:
Kitabın Türü: Çocuk Romanı Kitabın Yazarı: Carlo COLLODİ Kitabın Konusu: İtalyan yazar Carlo Collodi’nin 1881 yılında yazdığı ve bir çocuk gazetesinde tefrika olarak yayımladığı eser, gördüğü ilgi üzerine 1883’te kitap olarak basıldı. Pinokyo, önce Kiraz usta tarafından sıradan bir odun olarak bulunur. Kiraz usta konuşan kütüğü bulunca çok şaşırır. Bu yüzden arkadaşı Gepetto usta ondan kütük isteyince bu konuyu hiç düşünmeden hem ağlayan hem gülen kütüğü ona verir. Böylece asıl hikaye başlamış olur. Kitabın Ana Fikri: (Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Pinpon:
(i.) İhtiyar, yaşlı kimse. Örn:: Merak etme sen, koca pinpon onları benim kadar kocam da tanır, kocam da sever. (Osman Cemal Kaygılı, Aygır Fatma)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Pip Sayısı:
Tavla yarışında gösterge olarak kullanılan bir ölçüttür. Bitişe olan uzaklığı gösterir. Haneler evimizdeki 1-kapısından başlayarak 1'den 24'e kadar numaralanır. Daha sonra her hanedeki pul sayısı o hanenin numarası ile çarpılarak toplam değer, pip sayısı olarak elde edilir.(Konusu: Tavla Terimi, Kökeni: )
Pipe:
(Voleybol Ter.) Bir arka bölge oyuncusuna hücum hattı üzerinde hücum için olanak hazırlama kurgusu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Pipet:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pipo:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pir:
(fars.i. esk.) Oğlancı, kulampara.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
pir:
1- Yaşlı, ihtiyar. 2- Şeyh, mürşit, üstad. Örn:: “Ana başta taç imiş, / Her derde ilaç imiş,/Bir evlat pir olsa da/Anaya muhtaç imiş” (H. Nail Kubalı) 3- Bir tarikatın kurucusu durumunda olan kişi, tasavvuf yoluna giren ve kendini bu yolda geliştirmek isteyen insanlara yararlı ve zararlı şeyleri göstererek örnek olan kimse. Örn:: “Piri olmayan erişmez menzile, / Pir gerek kim aynayı her dem sile” (Kaygusuz Abdal)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Piramidal:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Piramit:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pirane:
(f.i. erk.) Yaşlılara yakışır şekilde, olgunca tavır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Piraye:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Canan TAN Kitabın Konusu: Batılı Piraye adında bir kız ile Doğulu Haşim adındaki bir oğlanın farklı kültürlerden dolayı yok olan aşklarıdır. Kitabın Ana Fikri: (Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Piraye:
(f.i. ka.) Süs, zinet.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Pireksiyofobi:
(ing.i. pyrexiophobia) vücut ısısının artmasından (ateşlenmekten) korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
Pirelli:
(i. tic. m. Pirelli) Edilgin eşcinsel erkek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Pirene Dağları:
Güneybatı Avrupa'da Fransa ile İspanya sınırını da oluşturan dağ silsilesi. 430 km uzunluğuyla Fransa ile İber yarımadasını ayırır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
piretoloji:
(ing.i. pyretology) humma ilmi. ateşli hastalıkları inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Pirina:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pirinç:
(oryza sativa) Buğdaygiller familyasından; sıcak bölgelerde yetiştirilen bir bitkidir. Her başakçığında bir çiçek vardır. Tanesi burada meydana gelir. İçeriğinde bol miktarda nişasta ve vitaminler vardır. Pirinç kabuğundan tabii phytine elde edilir. Bu madde, gelişmeye yardımcı olur. Zihin açıklığı sağlar. Faydası:: Vücuda gerekli olan kaloriyi sağlar. Yüksek tansiyonu ve fazla üre miktarını düşürür. İshali keser. Kaynatılması ile elde edilen su ishal kesici olarak kullanılır. Unu, yaraları kurutmak maksadıyla kullanılır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Pirit:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Piriz:
(çing.i. piyiz'den fars. pehriz'den?) Rakı. Örn:: Ah şinci olsaydı birazıcık piriz de (rakı) kayşaydık ona şuracıkta tatlı tatlı? (Osman Cemal Kaygılı, Çingeneler) (bkz:: Piyiz)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Pirogravür:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Piroksen:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
piroloji:
(ing.i. pyrology) yangın bilim. madenleri üfleçle ısıtıp inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Piromani:
(pyromania) Yangın çıkarma. Bir gerginlik ve sıkıntı içinde iken herhangi bir maddi kazanç, düşmanlık, bir suçu kapatmak vb nedenler olmaksızın kasten yangın çıkarmak ve yangının çıkması ile doyuma ulaşmak.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Pirometre:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pirosfer:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Piruet:
(Binicilik Ter.) Atın ard ayakları üzerinde kendi boyu uzunluğundaki bir çap içinde dönmesi ile oluşan daire. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Piruhi:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Piruz:
(f.i. erk.) Kutlu, hayırlı, uğurlu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Piruze:
(f.i. ka.) Mavi renkli ve değerli bir süs taşı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Piryol:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pirzola:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pirzolalık:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
pis:
sıfat 1. üzeri kirle kaplı olan, kirli, iğrendirici. 2. üzerinde toz, leke, yağ vb. bulunan. 3. kendinde pislik bulunan ya da pislenmiş olan. "Sidik pistir" 4. kendinde pislik bulunmamasına, pislenmiş olmamasına karşın, kimi nedenlerle iğrenilen. "O çocuğun ısırdığı bisküvi pistir, yeme" 5. MEC. beğenilmeyecek bir niteliği bulunan, kötü, zararlı. "Bu pis huyunu bırak artık" 6. MEC. sevimsiz, çirkin, değersiz. "Bir pis kedisi var" 7. MEC. (söz için) duyanı utandıracak nitelikte olan, açık saçık, kötü. "Çocuk sokakta pis sözlere alışmış" 8. içinden çıkılamayacak denli karışık, güç ya da çok can sıkıcı (iş, durum vb.). "Böyle pis işlerle uğraşmam"(Konusu: , Kökeni: )
Pis Stop:
(Formula-1 Ter.) Önceden belirlenen stratejiye göre veya elde olamayan nedenlerle otomobillerinin lastik değişimi,yakıt ikmali gibi nedenler için aldıkları kısa mola.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Pisco:
Pisco; bir Brendi olup, Peru ve Şili'nin ulusal içkisidir. 400 yıldan uzun zamandır mevcut olan bir içkidir. Saf damıtılmış üzüm suyu olan pisco'dan bir litre elde edebilmek için, 6 ile 7 kilo üzüm kullanılır. Tek malzemesi "pisco üzümü" olarak da bilinen sekiz değişik üzüm türünden elde edilmiş fermente üzüm posasıdır. Pisco üretimi için başlıca muskat üzümü (Moscatel) kullanılır. Daha çok Peru ve Şili’de içebileceginiz Pisco, limon suyu, tatlı şurup ve yumurta akıyla hazırlanan Pisco Sour, pisco temeline dayanan bilindik bir kokteyl'dir. Damıtılmış İçeçekler: Absent • Aquavit • Arak • Armanyak • Brendi • Changaa • Cin • Kalvados • Konyak • Likör • Mastika • Pastis • Pisco • Rakı • Rom • Tekila • Tsipouro • Uzo • Viski • Votka (Konusu: İçki Çeşitleri, Kökeni: )
piskopos:
Baş papaz, papazlığın en yüksek derecesine ulaşan ve bir bölgenin ruhani yönetimine başkanlık eden kilise adamı.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Piskopos:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Piskoposhane:
(b.i.) Piskoposun içinde görev yaptığı yapı, piskoposluk.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )
Piskoposhane:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Piskoposluk:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pislik:
(i.) 1- Sevilmeyen aykırı davranışları olan kimse. 2- Bir tür yankecilik. Örn:: Pislik tarzında işçi, tek kişidir. (Engin Bilginer, Babalar Senfonisi) (bkz:: Pislikçi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
pislik:
ad 1. pis olma durumu. \"Kadında pislik çekilmez\" 2. pis olanın durumu. \"Odanın pisliğine şaşırmıştım\" 3. kir. \"Eli yüzü pislik içindeydi\" 4. bok, dışkı. \"Sığır pisliğini kurutup yakıyorlar\" 5. MEC. zarar verici, kötü davranış ya da iş. \"Onun pisliğinin cezasını biz mi çekeceğiz?\" 6. MEC. kötü durum. \"Bu pislikten nasıl kurtulacağız?\" 7. MEC. kötü işler yapan, toplum için zararlı kimse, kötü kimse. 8. ARGO kötü, aykırı davranışları olan, iğrenç kimse. \"Beyoğlu’na pislikler doldu\"(Konusu: , Kökeni: )
Pislikçi:
(i.) Bir tür yankesici. (birisinin üzerini yanlışlıkla pisletmiş gibi yapar ve temizlemeye çabalarken cüzdanını, saatini vb. çalar) Örn:: Pİslikçiler ağızlarında çiğneyip sulandırdıkları küçük gazete parçacıklarını haybecinin üzerine tükürüp sonra da silme numarasına yatmakla. (Engin Ardıç, Doğru Söyleyeni Dokuz Köyden)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Pislikçilik:
(i.) Pislikçi yöntemiyle yankesicilik.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Pist:
(Atletizm Ter.) Her türlü atletizm yarışması için kullanılan alan, parkur.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Pist:
(Eskrim Ter.) 14 metre uzunluğunda, 1.80 ile 2 metre genişliğinde dar, uzun eskrim karşılaşması alanı. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Pist:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pist Koşuları:
(Atletizm Ter.) Sürat, düz, engelli ve bayarak koşularından oluşan, belirli kurallarla pistte yapılan yarışlar.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Pist Yürüyüşleri:
(Atletizm Ter.) 1 km.ile 10 km. arasında tamamı pist içinde gerçekleşen yürüyüş yarışmaları.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Piston:
(fr.i.) 1- iltimas kayırma, arka çıkma. 2- İltimas yapan, arka çıkan, kayıran kimse, torpil. Örn:: Pistonumuz yok ki iş tutalım? Hamallık, amelelik edecek değilim ya. (Sabahattin Ali, Hakkımızı Yedirmeyiz)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Piston:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Piston Hareketi:
(Hentbol Ter.) Öne doğru hareket halinde olan hücum oyuncusunun topla içeri dalması veya pas vermesi.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Piston Kırmak:
(d. fr. türk.) 1- (Şoför) Kullandığı taksi ya da dolmuşun sahibinden habersiz otomobili kendi keyfi İçin gezip, tozmak için kullanmak. 2- (Erkek) Zührevi hastalığa yakalanmak, zührevi hastalık nedeniyle iktidarsızlığa uğramak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Pistonlu:
(fr.sf. türk. e.) İltimaslı, kayırılan, torpilli. (kimse)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Pistonlu:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pisuar:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pişar:
(çing.i.) İşeme, çiş etme. Örn:: Pişarda kullan artık zekeri. (Kemal Gökhan Gürses, Aydınlarla Zontaların Savaşı) (Pischar pişar Alman argosunda balık anlamında kullanılır. Siegmund A. Wolf VVörterbuch des Rotwelschen).(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Pişar Naşlatmak:
(d.) İşemek, çiş etmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Pişbop:
(Kar.) Beberuhi'nin Karagözcü argosundaki adı.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Pişekar:
(Ort. O.) Orta oyunu başladığı zaman ilk gözüken tip. Başında dört dilimli ve dört renkte (kırmızı-mavi-sarı-kara) bir başlık taşır. Mavi ya da sarı çuhadan kara kürkle donanmış bir cüppe, bir de çakşır giyer. Ağır ağır, güçlükle yürüyormuş gibi sahneye çıkar. Orta oyunu'nun götürücüsü, düzenleyicisi gibidir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Pişirmek:
(f.) Uyuşturucu maddeyi eritmek İçin kaşık vb. bir araçta suyla ısıtmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
pişirmek:
1. bir besin maddesini gerektiği sürece ısıda tutarak yenebilecek bir duruma getirmek. \"Pirzola pişirmek için kömür yaktım\" 2. bir maddeyi ısı etkisiyle belirli bir kullanıma uygun duruma getirmek. \"Kiremidi güneşte mi pişiriyorlar?\" 3. MEC. deneyimli, yeterli, olgun bir duruma getirmek. \"Olaylar onu pişirmişti\" 4. MEC. iyice çalışıp öğrenmek. \"Konuyu pişirmek için birkaç kez okumalıydın\" 5. MEC. (sıcak) bunaltacak denli ısıtmak, çok sıcaklık vermek. \"Bugün hava insanı pişiriyor\"(Konusu: , Kökeni: )
Pişpirik:
(i. pişti'den n.) Bir iskambil oyunu, pişti. Örn:: Hadi beyler bi pişpirik çevirelim. (Latif Demirci, The Selamün Aleyküm)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Piştov:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Pit Geçişi:
(Formula-1 Ter.) Pit alanında garajların hemen önünde yer alan ve otomobillerin servis giriş çıkış yaptıkları yol. Hız sınırının uygulandığı tek bölüm burasıdır. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Pitcairn Adaları:
Resmi Tam Adı: Pitcairn Adaları Yerel Tam Adı: Pitkern Ailan(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Pitcairn Adaları:
Yer Aldığı Kıta: Okyanusya Kıtası'nda, Pasifik Okyanusu'nda (Büyük Okyanus) Güneyinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Pitcairn Adaları:
Birleşik Krallığa (Büyük Britanya) bağlı Denizaşırı ada topraklar.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Pitcairn Adaları:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: XXXX İktidar Kaynağı: Parlamenter Monarşi.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Pitcairn Adaları:
İdari Yapısı: Birleşik Krallığa (Büyük Britanya) bağlı Denizaşırı ada toprakları.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Pitcairn Adaları:
Komşuları: Tahiti'nin 2170 km güneydoğusunda yer almaktadır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Pitcairn Adaları:
Resmi Dili: İngilizce(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Pitcairn Adaları:
Para Birimi: Yeni Zelanda Doları Para Birimi Kodu: NZD(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Pitcairn Adaları:
Plaka Kod:(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Pitcairn Adaları:
Tel. Kodu: +64 Bölge 6 – Güneydoğu Asya ve Okyanusya Kıtası numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Pitcairn Adaları:
Dini: Hristiyanlık, Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Yedinci Gün Adventist Kilisesi NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Pitcairn Adaları:
Milli Marşı: "Come ye Blessed"(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Pitcairn Adaları:
Genel Bkş: 1767'de İngiliz deniz subayı Philip Carteret'in keşfettiği Pitcairn Adası, adını burayı ilk gören Robert Pitcairn adlı denizciden almıştır. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Pitcher:
(Beyzbol Ter.) Defanstaki takımın atıcısı. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )