Haydi Öğrenelim!
Planş:
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Sümbül Kokusu:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Ahmet Hikmet Müftüoğlu Kitabın Konusu: Macaristan'ın Budapeşte Şehrinde okuyan bir öğrencinin ülkesine olan sevgisinden dolayı savaşa katılmak için elindeki eşyaları satması anlatılıyor. Kitabın Ana Fikri: Vatan Sevgisi. (Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Sümbülveş:
(f.i. ka.) Sümbüle benzeyen, sümbül gibi güzel.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Sümer:
(t.i. ka.erk.) Eski tarihlerde aşağı Mezopotamya'da yaşamış olan bir kavim. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Sümerolog:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sümeroloji:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sümeyre:
(a.i. ka.) 1- Meyve çağlası. 2- Kıvrılmış yaprak.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Sümeyye:
(a.i. ka.) İslam'ın ilk şehidi. Ammar b. Yasir'in annesi ve ilk müslüman olan hanım sahabelerden.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Sümre:
(a.i. erk.) Esmerlik, karayağızlık.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sümret:
(a.i. ka.) (bkz:: Sümre)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
sümük:
ad 1. burun boşluklarından gelen yapışkan sıvı. 2. sümükdoku gözelerinin ve üzerinde bulunan bezlerin, doku yüzünde nemli, akıcı, kaygan bir tabaka oluşturan salgısı.(Konusu: , Kökeni: )
sümüksü:
sıf. (< sümük+sü) Sümüğü andıran, sümüğe benzer, sümük gibi. sıfat Sümük özelliğinde olan, sümüğe benzer, sümük gibi, sümüğümsü(Konusu: , Kökeni: )
Sünbüliye Tarikatı:
Sünbüliye Tarikatı Sünbül Sinan Efendi’ye bağlanan Halvetiye tarikatına bağlı Cemaliyenin kolu. (Şeyh Zeyneddin Yusuf Sünbül Sinan [öl. 1529] tarafından kurulan tarikat, Halvetiyeden yalnız ad bakımından ayrılır, adap ve erkânı hemen hemen onun aynıdır. Sünbüliye tarikatı daha çok İstanbul’da yayıldı. Pir makamı olan Kocamustafapaşa’daki tekkeden başka İstanbul’un çeşitli semtlerinde bu tarikatın tekkeleri vardı.)(Konusu: Din (Tarikat), Kökeni: )
Sündüs:
(a.i. ka.) Eskiden altın veya gümüş tellerle nakışlı olarak dokunan bir çeşit ipekli kumaş. Kur'an'da cennet elbisesi anlamında Kehf: 31, Duhan: 53, İnsan suresi 21. ayetlerde mezkurdur.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
sünen:
1- Hz. Peygamber’in sözleri, fiilleri ve takrirleri anlamına gelen sünnet kelimesinin çokluk biçimi, sünnetler. 2- Fıkıh ilminin konuları esas alınarak bölümlere ayrılan hadis kitapları. Sünen türü kitaplardaki hadisler çoğunlukla ibadetler, muamelat ve işlenen suçlara verilecek cezalarla ilgilidir. Bazen de ahlak konusuyla ilgili hadislere de yer verilmiştir. Sünenlerde genellikle, Hz. Peygamber’in ‘merfu’ adı verilen rivayetleri bulunur. Sünen tarzında pek çok hadis kitabı derlenmiştir. Kütübisitte denilen altı sahih hadis kitabından dördü sünendir. Bu dört sünen ve hazırlayanları şunlardır: 1- Sünen-i Ebi Davut; Ebu Davut, Süleyman b. Eş’as (202/817-275-889) 2- Sünen-i Nesei; Ebu Abdurrahman, Ahmed b. Ali b. Şuayp (215/830/303-915) 3- Sünen-i İbn Mace; Ebu Abdillah, Muhammed b. Yezid (209- 824/273-886) 4- Sünen-i Tirmizi; Muhammed b. İsa (210-825/279-892)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Sünger:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sünger Bob:
Sünger Bob kare pantolon, Nickelodeon kanalı için Stephen Hillenburg tarafından yaratılmış bir Amerikan çizgi film. Konusu; Büyük Okyanus'un ortasında ve Bikini Adası'nın altında bulunan Bikini Kasabası'nda yaşayan Sünger Bob ile arkadaşları Patrick, Squidward, Bay yengeç, Sandy ve Plankton'un maceralarını konu alır. Bikini kasabasında popüler bir fast food restoranı olan Yengeç Restoran’ın baş aşçısı olan karakter, çok iyi burger yapması ve iş yerindeki neşesiyle tanınıyor. Sünger Bob’un patronu Bay Yengeç cimriliğiyle ün salmış durumda.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Süngerci:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Süngerdoku:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Süngerler:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Süngerli:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Süngersi:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Süngertaşı:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Süngü:
Tüfek namlusunun ucuna takılan, küçük kılıç biçiminde delici silah.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )
Süngücü:
(i.) Yankesici, Özellikle iki parmağını (işaret ve orta parmağını) çok iyi kullanan yankesici.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sünnet:
(a.i. erk.) 1- İyi ahlak, iyi tabiat. 2- Hz. Muhammed'in sözleri, işleri ve tasvipleri.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
sünnet:
1- Yol, âdet, gidişat, huy, karakter, mizaç, hâl, tavır, davranış. Örn:: “Kim benim sünnetimden yüz çevirirse; benden değildir.” (Hadis) 2- Hz. Peygamber’in söz, fiil ve onamalarını içeren örnek davranışlar “Kim Hz. Peygamber’in sünnetinden ayrılırsa sapıtır.” (Abdullah b. Mesud) 3- Hz. Peygamber’in sözleri, davranışları ve sahabelerinin yapmış olduğu olumlu davranışları onaylaması. Hz. Peygamber’in sözlerine kavlî sünnet, davranışlarına fiilî sünnet, sahabelerinin yaptığı olumlu şeyleri onaylamasına ise takrirî sünnet denir. 4- Hz. Peygamber’in yapmış olduğu farz ve vacibin dışındaki tavsiyeler, öğütler. Örn:: “Size iki emanet bırakıyorum. Bunlara sarıldığınız sürece sapıklığa düşmezsiniz. Bu iki emanet, Kur’an-ı Kerim ve sünnetimdir.” (Hadis) 5- Dinî emir ve yasakların çıkarılmış olduğu Kur’an-ı Kerim’den sonra İslam hukukunun ikinci kaynağı. 6- Hz. Peygamber’in kendi döneminde İslam toplumunu inanç, ibadet, tebliğ, hukuk, ekonomi, eğitim, ahlak, siyaset gibi çeşitli alanlarda; kısacası bireysel, toplumsal ve evrensel olmak üzere hayatın her alanında yönlendirip yönetmede, Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere esas aldığı ilke ve prensipler bütününün oluşturduğu bir zihniyet, dünya görüşü. Sünnet, İslam’ın anlaşılması için Kur’an-ı Kerim’den sonra vazgeçilmez bir kaynaktır. Kur’an-ı Kerim’in pratik değeri ancak sünneti dikkate almakla anlaşılabilir. Bu nedenle sünneti dikkate almadan yapılan Kur’an yorumları ve Kur’an’dan pratik çözüm üretme gayretleri İslam bilginleri tarafından onaylanmamıştır. Namazın nasıl kılınacağı, orucun nasıl tutulacağı, haccın nasıl yapılacağı ve kurbanın nasıl kesileceği sünnet bilinmeden anlaşılamaz. Bütün ibadetlerin, ahlaki davranışların ve insanlar arası ilişkilerin bilinmesi sünnetin iyi kavranmasına bağlıdır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
sünnet olma:
(bkz:: hitan)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
sünnetigayrimüekkede:
Hz. Peygamber tarafından bazen yapılıp bazen yapılmayan iş, davranış ve ibadetler. Cuma namazına erken gitmek, güzel koku sürünmek, ikindi ve yatsı namazının ilk sünneti vb. gayrimüekked sünnetlerdendir. Sünnetigayrimüekkedeye sünnetizevaid de denir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
sünnetihüda:
(bkz:: sünnetimüekkede)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
sünnetimüekkede:
Hz. Peygamber’in devamlı olarak yaptığı, çok az terk ettiği farz ve vacibin dışındaki iş, davranış ve ibadetler. Sabah namazının iki rekâtlık sünneti, öğle namazının ilk ve son sünnetleri, namazı cemaatle kılma, selamlaşma, dişleri temizleme gibi davranışlar sünnetimüekkededir. Sünnetimüekkedeye sünnetihüda da denir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
sünnetizevaid:
(bkz:: Sünnetigayrimüekkede)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Sünnetlemek:
(a.f. sünnet, türk. ekler) Kesici bir araçla yaralamak, kesmek. Fonografta başka kovan isteyen, iyi dinlesin diye kulağını sünnetlemişim. (Refi Cevat Ulunay, Sayılı Fırtınalar)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sünnetullah:
(a.i. erk.) Allah'ın koyduğu nizam.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
sünnetullah:
1- Allah’ın evren ve evrenin içindeki canlı cansız tüm varlıklar ile ilgili koyduğu kurallar, tabiat kanunları. Evrende meydana gelen olaylar; dünyanın dönmesi, güneş sistemindeki hareketler, rüzgârın esmesi, suyun yüz derecede kaynaması, yer çekimi sünnetullahtandır. 2- Yüce Allah’ın insanlara; iman, güzel ahlak, çalışma ve gayret gösterme gibi sebeplerle vermiş olduğu nimetleri artırması veya ahlaksızlık, inkâr ve tembellik gibi olumsuz tutum ve davranışlar nedeniyle de cezalandırması. Örn:: “Şiddetli azabımızı gördüklerinde: “Yalnız Allah’a inandık, ona koştuğumuz ortakları inkâr ettik.” dediler. Ama, bizim şiddetli azabımızı görünce inanmaları kendilerine fayda vermedi. Allah’ın kulları hakkında geçerli olan sünnetullahı budur. İşte inkârcılar o zaman hüsranda kaldılar.” (Kur’an-ı Kerim Mü'min suresi 40/84-85 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
sünni:
1- Sünnete bağlı, sünnetle ilgili. 2- İnanç ve uygulama ile ilgili konularda ehlisünnet denilen Selefilik, Eşarilik ve Maturidilik gibi inanç ekollerine veya Hanefilik, Malikilik, Şafiilik ve Hanbelilik gibi İslam fıkıh ekollerine göre hayatını düzenleyen kimse.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Sünnilik:
Sünnilik ya da Ehl-i Sünnet (Arapça: أهل السنة والجماعة Ehl'es Sunne vel-Cemaat), İslam dininin sünnet doktrinine dayalı, günümüzde Dünya üzerindeki iki büyük kolundan biri. (diğeri Şiîlik) Sünnî İslam veya Sünnî mezhebi ifadesi de kullanılır. Sünnî ekol, kendi içerisinde günümüzde yaşayan iki inanç mezhebi (Mâtürîdîlik - Eş'ârîlik), dört fıkıh mezhebini (Hanefilik, Şafiilik, Malikilik, Hanbelilik) içermektedir. Sünni itikad mezhepleri; Eş'ârîlik - Ebul-Hasan Ali El-Eş'ari (873-935) tarafından kuruldu. Mâtûridîlik - Ebu Mansur El-Matüridî (ö. 944) tarafından kuruldu. Sünni fıkıh mezhepleri; Sünni fıkıh mezhepleri Hanefi, Şafiî, Maliki ve Hanbelî mezheplerinden oluşur. Bu dört mezhepten ilki olan Hanefî mezhebi Mâtûridîlik'e bağlı iken Şâfiî ve Mâlikîler Eş'ârîye bağlıdırlar. Ehl-i Sünnet'in İtikadi mezhepleri olan Eş'ârî ve Mâtûridî mezhepleri arasında inançsal açıdan önemli bir farklılık yoktur. İtîkât düzeyindeki farklılıklar sadece teferruattan ibârettir;(Konusu: Din (Mezhep), Kökeni: )
Süper:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Süper Ağır Sıklet:
(Boks Ter.) Amatörde 91 kilonun,profesyonelde 86.2 kilonun üstündeki yarışma dalı. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Süper Manyak:
(d. ing. süper maniac'tan) 1- Delirmiş, pek çılgın kimse. 2- Salak, aptal.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Süperlüks:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Süpermarket:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Süpersonik:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Süperstar:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Süpet:
(bkz:: Supet)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Süphan:
(t.i. erk.) Doğu Anadolu'da Van gölünün kuzey kıyısındaki sönmüş volkan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
süphanallah:
1- “Allah her türlü eksiklik, kusur ve ayıptan uzaktır.” anlamında bir dua cümlesi. Örn:: “Kim namazdan sonra otuz üç kez süphanallah, elhamdulillah, Allahuekber derse, Yüce Allah o kişinin günahlarını affeder.” (Hadis) 2- Ani durumlarda şaşkınlık ifade eden bir dua cümlesi. Örn:: “…Süphanallah! Kesinlikle ben müşriklerden değilim.” (Kur’an-ı Kerim Yusuf suresi 12/108 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Süpürge:
(i.) Bıyık, sakal, sakal bıyık. (bkz:: Gerdan Süpürgesi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Süpürge Parası:
(d. türk. fars. pare'den, para) Hapishanede bir koğuşa yeni gelen mahkumdan istenen ayakbastı parası. Örn:: Usulleri bilirsiniz. Burada yeni gelenler süpürge parası verirler. Gönlünüzden ne koparsa. (Kemal Tahir, Damağası)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sürat Atışı:
(Atıcılık Ter.) 60 atıştan oluşan,hedeflerin yana dönük olduğu ve belli atış zamanlarını içeren tabanca atış yarışması. Rapid Fire Pistol.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Sürat Koşusu:
(Atletizm Ter.) Kısa mesafeli zamana ve rakibe karşı yapılan hız koşuları. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Süratli:
(Binicilik Ter.) Çapraz ayaklar üstünde iki zamanlı adım biçimi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Süratte devamlılık:
Sürati yüksek hızlarda devam ettirebilme yeteneği.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
sürdürüm:
ad 1. bir alıcı ile satıcı ya da bir hizmet kuruluşu arasında, malın ya da hizmetin düzenli olarak sağlanmasına yönelik anlaşma. Benzer: abonman 2. önceden parasını ödeyerek, bir şeye belli bir süre için alıcı olma işi. Benzer: abone(Konusu: , Kökeni: )
süre:
ad bir olayın başıyla sonu arasındaki belirli zaman parçası, başı ve sonu belli bir zaman aralığı, akıp giden zamanın içinde belli bir bölüm.(Konusu: , Kökeni: )
Süre Çizelgesi:
(Alm. Arbeitsplan - Fr. conduite - İng. time book) Yardımcı teknik uzmanların çalışmalarının süresini belirten çizelge.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
süre panelleri:
(PL-9) Trafik Panel İşareti: bu panel levhalar, park etmenin uygun olduğu veya yasaklandığı kesimlerde, park etmenin veya yasaklamanın hangi saatler arasında mümkün bulunduğunu belirtmek amacıyla kullanılır.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )
süregiden:
bileşik · sıfat sürüp gitmekte olan.(Konusu: , Kökeni: )
Süreha:
(a.i. erk.) Saf ırklar. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
sürekli:
sıfat 1. kesintisiz bir biçimde süren, aralıksız, kesintisiz. 2. belirteç uzun süreli olarak.(Konusu: , Kökeni: )
Sürekli (kronik) yorgunluk:
Sporcunun uzun süreli yorgunluk belirtisi göstermesi ve kolay şekilde toparlanamaması.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )
süreklilik paneli:
(PL-1) Trafik Panel İşareti: bu panel levha, (......Km. veya m. boyunca) anlamını taşır.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )
süreli:
sıfat süresiz olmayan, belli zaman aralıklı, belli bir süresi olan. "Süreli işlerde çalışmak istemiyor, işinin sürekli olmasını istiyor"(Konusu: , Kökeni: )
Süreyya:
Mehmet Rauf'un yazdığı Eylül kitabının ana karakteri. Suat’ın kocasıdır. Onun için yelkenle gezmek ve balık tutmak vazgeçilmez bir zevktir. (Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Süreyya:
(a.i. ka.erk.) Ülker yıldızı, pervin. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
Sürgü Düzeni:
(Futbol Ter.) Savunma, orta saha ve hücum oyuncularının birbirleriyle bağlı olarak kapanıp açılmalarına dayanan oyun sistemi.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Sürgün:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Refik Halit KARAY Kitabın Konusu: Eserde sürgün hayatı çekmek zorunda kalan ve bütün yaşadığı acı ve ızdıraplar yüzünden hayatı son bulan Hilmi Efendi anlatılmaktadır. Kitabın Ana Fikri: Vatanından ayrı kalan biri için geride bıraktıklarının zor durumlara düşmesi , o kişi için vatan hasretinin yanında en büyük ızdıraptır.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Sürmemantarıgiller:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sürmemantarları:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sürmenaj:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sürnatüralist:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sürnatüralizm:
(fr.i. surnaturalisme) doğaüstücülük. doğa yasalarıyla açıklanamayan olayların ve gerçeklerin varlığına inanmak gerektiğini ileri süren öğreti.(Konusu: İzm ile Biten, Kökeni: fransızca)
Sürnatüralizm:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sürnatürel:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sürpriz:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sürre:
(a.i. erk.) 1- Para kesesi. 2- Hediye. 3- Osmanlı devletinde halifelik makamınca Mekke ve Medine fakirleri ile alimlerine gönderilen para. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sürrealist:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sürrealite:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sürrealizm:
(fr.i. surrealisme) Gerçeküstücülük. Kurucusu, Fransız edebiyatı şairlerinden ve ruh doktoru Andre Broton’dur. ilkeleri 1924′te Fransa'dan ortaya konmuştur. Sürrealizmin amacı bilinçaltının sanata yansıtılmasıdır. (Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
Sürrealizm:
(Alm. Sürrealismus - Fr. surrealisme - İng. surrealism) XX. yüzyıl başlarında, Fransa'da Andre Breton'un, Freud'un görüşlerine dayanarak açtığı ve bilinçaltı gerçeği düşte olduğu gibi parçaları birbirini tutmaz bir anlatım ile vermeye çalışan akım. (Gerçeküstücülük)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Sürrealizm:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sürsimülasyon:
(sursimulation, exagération) Mübalağalı, abartılı temaruz.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Sürsoy:
(t.i. erk.) Soyun sürsün, soyun genişlesin.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Sürşarj:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Sürşarj ile Tahrifat:
(sur charge forgery) Bir yazı karakterine bazı eklemelerle başka bir harf veya rakama dönüştürülmesi.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Sürtme:
(i.) İstenen sayıları getirmek amacıyla bir tür hileli zar atma biçimi. Örn:: Sürtmede zarlar beş parmakla diklemesine tutularak atılır. Adeta elle olduğu yere bırakılmış gibi atıldığı halde hiç fark edilmez. (Hulusi Kodaman, Zar-Kağıt Oyunları ve Hileleri) (bkz:: Bindirme, Mıhlama) T.iç.Bk. Kantarlıyı Çekmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Sürtücü:
(i.) Taşıtlarda kalabalık yerlerde başkalarına sürterek zevk almayı adet edinmiş kimse, kertici. (bkz:: Fortçu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
sürtünme:
ad 1. sürtünmek eylemi. 2. FİZİK TERİMİ yüzeyleri birbirinin üstüne gelerek biri ötekisine ya da her ikisi birbirine ters yönde kayan iki cismin durumu. "İki eli birbirine sürterek sürtünmeyi gerçekleştirebilirsiniz" 3. FİZİK TERİMİ birbirine değen iki yüzeyden birinin, öbürünün bağıl devinimine karşı gösterdiği direnç.(Konusu: , Kökeni: )
Sürtünmeci:
(frotteur) Ovma şeklinde masaj yapan kimse, sürtünme yoluyla cinsel haz alan kimse.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Süruri:
(a.i. erk.) Sevinçle, neşeyle ilgili. VIII. yy.'ın ünlü Osmanlı şairi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sürücü:
Bilgisayara bağlı olan ve verilerin okunmasını sağlayan tüm cihazlara genel olarak sürücü adı verilmektedir. Örneğin sabit diskler, aslında birer sürücüdürler. Aynı şekilde, disketleri okumak ya da üzerlerine veri yazmak için kullandığımız cihazlar da disket sürücü olarak bilinirler. CD-ROM sürücüler ya da DVD-ROM sürücüler de, bu terimin kapsama alanına girmektedirler. Bilgisayar donanımlarının işletim sistemine tanıtılmaları için kullanılan küçük dosyalara da sürücü adı verilmektedir. Bu dosyalar, genellikle donanım ile birlikte kullanıcıya sunulurlar.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
sürücü:
ad 1. hayvan, at arabası süren kimse. 2. sürek avında, av hayvanlarını ürküterek avcıların önüne doğru süren kimse. 3. motorlu bir kara taşıtını kullanan kimse.(Konusu: , Kökeni: )
Sürücü Harfleri:
Windows işletim sistemi, bilgisayara bağlı olan tüm sürücüleri belli bir harf ile isimlendirir. Disket sürücüler için A ve B, sabit diskler için C. optik sürücüler içinse D harfi kullanılmaktadır. Ancak harfler, sisteme bağlı olan sürücü sayısına göre farklılık gösterebilirler.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Sürükle Bırak:
Windows işletim sistemlerinde, bir simgeyi ekranda hareket ettirerek bir yerden başka bir yere taşıma işlemine verilen addır. Bu işleme, çoğunlukla dosyaların bir klasörden başka bir klasöre taşınmaları sırasında başvurulur.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Sürüm:
Yazılımlar ya da donanımlar için kullanılan bir çeşit model belirleme kriteridir. Bir yazılımın farklı sürümleri olabilir. Örneğin Windows 98 ve Windows XP, aslında Windows işletim sisteminin iki farklı sürümüdür.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
sürüngen:
sıfat · ad 1. HAYVANBİLİM (ZOOLOJİ) TERİMİ sürüngenlerden olan (hayvan). 2. BİTKİLİM TERİMİ yere yatay olarak uzanan (sap ya da kök). 3. MEC. aşağılık, alçak (kimse).(Konusu: , Kökeni: )
Sürür:
(a.i. erk.) Sevinç.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Sürveyan:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
süs:
ad 1. süslemeye ve süslenmeye yarayan şey, bezek. 2. süsleme ya da süslenme işi. 3. MEC. güzellik veren, güzel gösteren, güzelleştiren şey. 4. YAZIN TERİMİ anlamı süsleyen, zenginleştiren her türlü şey, sanat düzeyine getirilmiş bezek. "Divan Şiiri, süse önem verirdi" 5. YAZIN TERİMİ yalınlığı bozan her türlü bezek. "Bugün yazında süsten uzak oluş değerli görülmektedir"(Konusu: , Kökeni: )