Haydi Öğrenelim!
Artuk:
(t.i. erk.) Selçuklu Emiri. (XI. yy.) Selçukluların ünlü hakanı Alpaslan'ın emrinde Malazgirt savaşına katıldı.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Şahidüddin:
(f.i. erk.) İslam'ı seçmiş olan ve İslam'ın hak din olduğuna şahidlik eden.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Şahika:
(a.i. ka.) Zirve, doruk, dağ tepesi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Şahin:
(f.t.i. erk.) Büyük boylu, kanca gagalı, yırtıcı bir kuş.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fars+Tür)
Şahinalp:
(f.t.i. erk.) Şahin gibi güçlü yiğit, cesur.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fars+Tür)
Şahiner:
(f.t.i. erk.) Şahin gibi güçlü, yiğit er.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fars+Tür)
Şahinhan:
(f.t.i. erk.) Güçlü, yiğit kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fars+Tür)
Şahinkan:
(f.t.i. erk.) Yiğit soydan gelen, güçlü, kahraman. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fars+Tür)
Şahinter:
(f.i. erk.) Çok yiğit, kahraman, şahin gibi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Şahistan:
(f.i. erk.) Şah ülkesi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
şahit:
1- Gören, tanık olan, hazır bulunan, görgü tanığı. Örn:: “Ben, onları ne göklerin ne yerin yaratılmasında, ne de kendilerinin yaratılmasında şahit tuttum.” (Kur’an-ı Kerim Kehf suresi 18/51 nci Ayet) 2- İşaret, alamet. 3- Örnek alınan, başkasına örnek olan. Örn:: “Ey Muhammed! Biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik.” (Kur’an-ı Kerim Fetih suresi 48/8 nci Ayet) 4- Herhangi bir davanın açıklığa kavuşması için gördüğü veya bildiği bir şeyi mahkeme önünde söyleyen veya yazan. Örn:: “Müminler yalan yere şahitlik yapmazlar…” (Kur’an-ı Kerim Furkan suresi 25/72 nci Ayet) 5- Allah’ın birliğine, emir ve yasaklarının doğruluğuna, Hz. Muhammed’in elçiliğine kesinlikle ve içtenlikle inanan. Örn:: “Kim, Allah’tan başka ilah olmadığına, ortağının bulunmadığına ve Hz. Muhammed’in onun kulu ve resulü olduğuna şahitlik ederse cennete girer.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Şahkar:
(f.i. ka.erk.) Baş eser, en güzel eser. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)
Şahmelek:
(f.a.i. ka.) Melekler kadar güzel, güzellikte lider.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Fars+Ar)
Şahnaz:
(f.i. ka.) Çok nazlı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Şahnisa:
(f.a.i. ka.) 1- Hükümdar kadın, hükümdar karısı. 2- Kadınların şahı, üstün nitelikli, değerli kadın.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Fars+Ar)
Şahnur:
(a.f.i. ka.) 1- Kaynak, ışık kaynağı. 2- Münevver.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Ar+Fars)
Şahrah:
(f.i. erk.) 1- Büyük işlek yol, ana yol, cadde. 2- Şaşırılması mümkün olmayan doğru ve açık yol.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Şahruh:
(f.a.i. erk.) Yüce ruhlu, görkemli, üstün kişilikli kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fars+Ar)
Şahsar:
(f.i. ka.erk.) Dallık, ağaçlık, koruluk. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)
Şahsınur:
(a.i. ka.) Nurlu kişi, aydınlık kimse.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Şahsi Faul:
(Basketbol ter.) Oyuncunun rakibine bilerek ya da bilmeyerek yaptığı kural dışı hareket. Şahsi fouller birleştirilip toplandığında takım foul sayısı ortaya çıkar.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Şahsuvar:
(f.i. erk.) İyi ata binen yiğit kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Şahtere:
(Şahterec) Şahteregiller familyasından; çok parçalı yapraklı, küçük, düzensiz, beyazımtırak veya pembe renkli çiçekleri olan otsu bir bitki cinsidir. 50 kadar türü vardır. En önemlisi tıbbi şahtere yurdumuzda yetişir. Tıbbi şahtere yol kenarlarında rastlanan 20-60 cm boyunda bir yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları mavimsi-yeşil; çiçekleri mor renklidir. Bitkinin içeriğinde tanen, şeker, fumarin ve fumar asidi vardır. Faydası:: Kanı temizler. Vücudu terleterek zararlı maddelerin atılmasını sağlar. Damar sertliğinde faydalıdır. Mide ağrısı ve mayasılda da şikayetleri giderir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Şahvar:
(f.i. erk.) 1- Şaha, hükümdara yakışacak surette. 2- İri ve iyi cins inci.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Şahvelet:
(f.a.i. erk.) Hükümdar çocuğu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fars+Ar)
Şahzade:
(f.i. erk.) Şehzade, şah oğlu, hükümdar çocuğu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Şahzat:
(f.a.i. erk.) Saygıdeğer kimse. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fars+Ar)
Şaik:
(a.i. erk.) İstekli, hevesli.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Şaika:
(a.i. ka.) İstekli, hevesli, şevkli.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Şair:
(a.i. erk.) Şiir yazan kimse, ozan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
şair:
ad 1. ➽ozan. 2. MEC. geniş bir düş gücü bulunan, duyarlı, duygulu kimse.(Konusu: , Kökeni: )
Şair Evlenmesi:
Kitabın Türü: Tiyatro Kitabın Yazarı: Şinasi Kitabın Konusu: Görücü usulüyle evliliğin sakıncalarını konu almaktadır. Kitabın Ana Fikri: Eserden çıkarılabilecek ana fikir; görücü usulüyle evlenmenin ne kadar tehlikeli ve yanlış olduğudur.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Şaire:
(a.i. ka.) Kadın şair, daha çok unvan olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Şaka Maka:
"Ciddiye almıyor, ağırlığını duymuyor, gerektiği gibi önemsemiyorduk ama sonunda gerçekten önem vermemiz gerektiği ortaya çıktı" anlamında kullanılır. "Şaka maka derken üniversiteyi kazanıp gitti." NOT: "M" Harfi Eklenerek Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Şakar:
(t.i. ka.erk.) Yiğit, cesur. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Şakayık:
(a.i. ka.) Bahçelerde yetiştirilen, pembe, kırmızı alaca çiçekler açan, çok yıllık süs bitkisi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Şakayık:
(ayıgülü) Düğünçiçeğigiller familyasından; otsu veya gövdesi odunlaşmış, çok yıllık bir bitki cinsidir. Birçok çeşidi vardır. Tıbbi şakayık; Mayıs-Haziran aylarında pembe veya kırmızı renkli çiçekler açan, 70 cm kadar boyunda, çok yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları derin parçalıdır. Kökünde; uçucu yağ, nişasta, şekerler, peanol ve peregrinin adlı bir alkoloid vardır. Ev ilaçlarında kökleri kullanılır. Faydası:: Boğmaca ve öksürükte şikayetleri giderir. Sara da faydalıdır. Sinirleri yatıştırır. Nikris ve kramplarda da faydalıdır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Şakıf:
(i.) Erkeklik organı, penis. T. için bk. Lal.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Şakımak:
(f.) 1- Konuşmak. (Bir sırrını) Söylemek. 2- İtiraf etmek. İhbar etmek. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Şakır Şakır:
(be.) 1- Sürekli bir biçimde yağan yağmurun, ötüşen kuşların ya da bunlara benzer, hoşa giden şeylerin çıkardığı sesler için kullanılır. "Köy kızları, çalgıya uyup şakır şakır oynuyordu" 2- Akıcı bir biçimde, kolaylıkla, çok iyi olarak. "İki, üç yabancı dili şakır şakır konuşmak gerekiyordu" 3- Çok parlak bir ışık vererek, ışıklar saçarak. "Düğün evinin lambaları sabaha değin şakır şakır yanmıştı" NOT: Yansımalardan Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Şakır Şukur:
(d. ono.) Sürekli, devamlı ara vermeden.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Şakırdatmak:
(f.) Çiş etmek, işemek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
şaki:
1- Bedbaht, kötü hâlli, sapık, yol kesen. 2- Yapmış olduğu kötü davranışların ve inançsızlığın sonunda cehennemlik olmayı hak eden inkârcı kişi. Örn:: “Ben, sizi alev saçan bir ateşle uyardım. Ona şaki olandan başkası girmez. Öyle şaki ki (dini) yalanlamış ve yüz çevirmiştir.” (Kur’an-ı Kerim Leyl suresi 92/14-16 ncı Ayet) 3- Allah’ın rızasından ve ahiret mutluluğundan yoksun olan. Örn:: “O gün gelince, onun izni olmadıkça kimse konuşamayacak; ve (bir araya getirilenlerden) kimileri şaki kimileri de bahtiyar olacak.” (Kur’an-ı Kerim Hud suresi 11/105 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Şakir:
(a.i. erk.) Şükreden, durumundan memnun olan. Allah'a şükreden. Kur'an'da çok sık geçen kelimelerden biridir. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Şakir Bey:
Peyami Safa'nın Canan kitabının ana karakteri. Açık görüşlü, rahat bir şekilde kendini, duygu ve düşüncelerini ifade edebilen, geniş bir düşünür, birazcık da çok bilmiş, kendi hayat felsefesini her zaman önde tutan birisidir. (Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Şakire:
(a.i. ka.) (bkz:: Şakir)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
şakkulkamer:
1- Ayın ikiye yarılması. 2- Hz. Muhammed’in, peygamberliğini ispat etmek için Mekke müşriklerine hicretin beşinci yılında Allah’ın izniyle göstermiş olduğu ayın ikiye yarılma mucizesi. Hz. Peygamber, Kureyş müşriklerine ayın ikiye bölündüğünü göstererek peygamberliğine iman etmelerini istemiştir. Fakat müşrikler bu durumu mucize olarak değil de sihir olarak değerlendirmişler ve inkârlarını sürdürmüşlerdir. Bazı müfessirler Kur’an-ı Kerim’in elli dördüncü suresi olan Kamer Suresi’nde şakkulkamer olayına işaret edildiği görüşündedirler.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Şakrak:
(a.i. erk.) San asma nevinden bülbül gibi öten bir kuş.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Şakşak:
(Ort. O.) 1- Pişekar'ın elinde bulunan çatal tahta; şakşak diye ses verir. 2- Com media dell'Arte'de komik uşaklar da kullanılır. (bkz:: Pastav)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Şakşakçı:
(Alm. Beifallklatcher - Fr. claqueur - İng. clapper) Oyunun alkışlanacak yerlerinde çekimser seyirciye önayak olup onun da alkışlanmasını sağlamak ereğiyle tutulmuş alkışçı.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Şalgam:
(fars.i. şelgam'dan) Aptal. enayi, budala.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Şalgam:
(brassica napus) Turpgiller familyasından; toprak altında şişkin bir yumru yapan, topaç biçiminde etli ve tatlı yumrumsu, iki yıllık bir bitkidir. Yaprakları parçalı ve tüylü, çiçekleri sarıdır. Yurdumuzda kökü basık ve yuvarlak olanlar makbüldür. İçeriğinde B vitamini ve madeni maddeler vardır. Faydası:: İdrar söktürür. Romatizma ve nikriste faydalıdır. Mafsal şişliklerini indirir, şikayetleri giderir. Böbrek kumu ve taşının düşürülmesine yardımcı olur. Apse, dolama, kan çıbanı ve donmalarda kullanılır. Ergenlik sivilcesi ve egzama gibi cilt hastalıklarında faydalıdır. Göğsü yumuşatır. Akciğerleri ve bronşları temizler, vücuda rahatlık verir. Boğaz iltihaplarını giderir. Nekahat devresini kısaltır. Kabızlığı giderir. Vücudun hastalıklara karşı direncini arttırır. Şeker hastalarının susuzluğunu giderir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Şalgam Tarlası:
(d. fars. türk.) Aptalın aptalı, pek bön, çok salak. Örn:: Orospunun çocuğu itin dölü hıyar aleyhisselam. Vükalalığın sırası mı şalgam tarlası. (Haldun Taner, Ases)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Şalopa:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Şalter:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Şamamiko:
(Kar.) Ustaların Karagöz tipi için kullandıkları argo.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
şaman:
Şamanizm’de dinî ayinleri ve törenleri idare etmekle görevli olan din adamı. Türk kavimleri şamanlara ‘kam’, ‘baksı’, ‘oyun’ ve ‘ozan’ gibi adlar vermişlerdir. Şamanlık babadan oğula geçmek suretiyle devam etmiştir. Tarihte, yeni şamanlar yaşlı şamanlardan ders almışlardır. Şamanlar genellikle gelecekten haber verme, büyü ve efsun yapma, ruhlara kurban sunma gibi işler yapmışlardır. Zeki ve şair tabiatlı kimseler şaman olmuştur. Ayinleri, kopuz denilen çalgı eşliğinde gerçekleştirmişlerdir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Şaman:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Şamandıra:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Şamanizm:
(fr.i. chamanisme) Düşünce Akımı. Şamanlık. Şamanizm, varlığı tüm insanların tarihinde erken taş devrine ve daha da geriye kadar kanıtlanabilen, inisiyasyon içeren bir vecd ve trans tekniği. Günümüzde yenilenerek tekrar uygulanmaya başlanan şekline ise imparator denir.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
Şamanizm:
Ruhlarla insanlar arasında aracılık yaptığı ve hastaları iyileştirme gücüne sahip olduğuna inanılan şamanlar çevresinde oluşan inanç sistemi. Şamanizm’de, bir dinde bulunması gereken din kurucusu, kutsal kitap ve ibadetler yoktur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Şamanizm:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Şamanlık:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Şambriyel:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Şamdan:
(a.i. şem, fars.dan şemdan'dan esk.) Arkadaş, ayakdaş, büzükdeş.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Şamih:
(a.i. erk.) Yüksek, görkemli.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Şamiha:
(a.i. ka.) 1- Yüksek, gösterişli. 2- Kibirli.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Şamil:
(a.i. erk.) Şümulü bulunan, içine alan, kaplayan, havi. Ünlü Kafkas Türk liderlerinden Dağıstan aslanı Şeyh Şamil.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Şamile:
(a.i. ka.) (bkz:: Şamil)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Şampanya:
Şampanya; İsmini Fransa'daki Champagne bölgesinden alır. Şampanya en iyi cins üzümlerden elde edilir ve her şeyden önce bir şaraptır. Önce fıçıda sonra da şişede fermente edilmesi gerekir. Beyaz şarabın farklı işlemlerden geçirilmesiyle (3 kez fıçı değiştirir) elde edilir. Şampanyadaki alkol oranı %12-15 arasındadır. Köpüklü şarapların tamamı şampanya adını almaz. İtalya’da üretilenler ‘spumante’, Almanya’da üretilenler ‘sekt’ ve İspanya’da üretilenler ‘cava’ ismini alır. Karbondioksit eklenmiş şaraplar köpüklü şarap olarak adlandırılırken fermente işlemi sırasında karbondioksit üretmiş ve oluşan karbondioksit içinde saklanmış şarap, şampanya ismini alır. Fermante içecekler: Bal şarabı • Bira • Cider • Pirinç şarabı • Sake • Şampanya • Şarap (Konusu: İçki Çeşitleri, Kökeni: )
Şampanya:
(fr.i. champagne'dan) Kokain.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Şampanya:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Şampiyon:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Şampiyon puanı:
(Formula-1 Ter.) Pilotlara ve takımlara ayrı ayrı verilen puanlar. Halen kullanılan puan sistemine göre: 1.-10, 2.-8, 3.-6, 4.-5, 5.-4, 6.-3, 7.-2 ve 8.-1 puan almaktadır. Takımlara ise her iki pilotunun toplam kazandıkları puan verilir.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Şampiyona:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Şampiyonluk:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Şampuan:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Şamşırmak:
(bkz:: Şapşırmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Şan:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Şan Şöhret:
Şan şöhret kelimeleri üstünlük ve herkes tarafından tanınan ünlü kimseye denir. NOT: Eş Anlamlı Kelimelerden Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Şan Vermek:
(d. a. şen'dan türk.) Yüz vermek, değer vermek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Şanal:
(t.i. ka.erk.) Ünün yayılsın, tanınmış şanlı bir insan ol. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Şanalp:
(t.i. erk.) Ünlü, şanlı, tanınmış kimse. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Şandel:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Şaner:
(t.i. erk.) Ünlü kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Şanjan:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Şanlı:
(t.i. ka.erk.) 1- Ün, şöhret. 2- Hal durum. 3- Debdebe, gösteriş, haşmet. 4- Yüksek makam rütbe. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Şanlıbay:
(t.i. erk.) Tanınmış, ünlü kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Şanlıurfa:
Şanlıurfa Tarihi; I. Dünya Savaşı'na kadar Osmanlıların elinde idi. 1919 yılında önce İngilizler, daha sonra da Fransızlar işgal edilen şehir, 11 Nisan 1920'de düşman işgalinden kurtarılmıştır. Cumhuriyet sonrasında 1924'te il olmuştur.(Konusu: İl Tarihi, Kökeni: )
Şanlıurfa:
Şanlıurfa İlçeleri: 1-Akçakale 2-Birecik 3-Bozova (26.06.1926) 4-Ceylanpınar (21.01.1982) 5-Eyyübiye (06.12.2012) 6- Halfeti (01.06.1954) 7-Haliliye (06.12.2012) 8-Harran (04.07.1987) 9-Hilvan (26.06.1926) 10-Karaköprü (06.12.2012) 11-Siverek (26.06.1926) 12-Suruç 13-Viranşehir (Konusu: İl İlçeleri, Kökeni: )
Şanlıurfa:
Şanlıurfa; Kuzeyden Adıyaman, Diyarbakır, Doğudan Mardin, Güneyden Suriye, Batıdan Gaziantep ili ile komşudur.(Konusu: İl Komşuları, Kökeni: )
Şanlıurfa:
Nesiyle Meşhur: Çiğ Köfte, Şanlıurfa Lahmacunu, Mırra (Şanlıurfa’ya has acı kahve), Şanlıurfa Kebabı, Kurutma (Meyve-Sebze) Kelaynak Kuşları, Pamuk Üretimi, Urfa Sıra Geceleri meşhurdur.(Konusu: İl Nesiyle Meşhur, Kökeni: )
Şanlıurfa:
Şanlıurfa'da Gezilecek Yerler: Sipahi Pazarı, Harran Evleri, Harran Ovası, Yücelen Mağaraları, Kızlar Sarayı, Tektek Dağları Milli Parkı, Fırfırlı Camii, Bazda Mağaraları, Urfa Kalesi, Fırat Nehri, Halfeti Antik Kenti, Urfa Balıklı Göl, Göbekli Tepe, Şanlıurfa Müzesi.(Konusu: İl Gezilecek Yerler, Kökeni: )
Şanlıurfa:
Genel Bakış: Coğrafi bölge olarak Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu bölgesinde yer alır. • Şehrin eski isimleri Ur, Urfa, Orhei, Orhay, Vurhai, Ruha ve Edessa dır. • Kurtuluş savaşında gösterdiği başarıların hatırasından dolayı 1984 yılından sonra Şanlı ünvanını almıştır. • Türk, Kürt, Arap ve Ermeni kökenli insanlar yaşamaktadır. •(Konusu: İl Genel Bakış, Kökeni: )
Şano:
(Tul.) Sahne.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Şano:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )