MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Meyankökü:

(piyan) Baklagillerden kalın rizomlu bir ağaçcıktır. Yaprakları tüysü, yaprakçıkları pek çoktur. Çiçekleri beyaz, morumsu veya mavimsidir. Başak biçimindedirler. Yurdumuzda Batı ve Güney Doğu Anadolu'da yetişir. Boyu 50 cm ile 2 m arasındadır. Çok yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekleri mavi mor renklidir. Meyankökü adı verilen kökleri tatlıdır. İçeriğinde glikoz, sakkaroz, nişasta, tanen, asparagin, yağ, zamk, reçine ve glisirizin vardır. Meyan balı da kökünden elde edilir. Üç yıllık kökler kullanılır. Faydası:: Grip, nezle, anjin ve nefes darlığında faydalıdır. Öksürük ve balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir. İdrar söktürür. Yüksek tansiyonu düşürür. Mide - 12 parmak bağırsağı ülseri ve gastriti tedavi eder. İştah açar, hazmı kolaylaştırır. İncebağırsak iltihaplarını giderir. Vücuda serinlik verir. Kabızlığı giderir. Fazlası tiryakilik yapar ve zararlı olur.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Süsen:  

(t.i. ka.) Çiçekleri iri, güzel görünüşlü ve kokulu bir süs bitkisi. Zambak.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Süsen:  

(iris) Süsengiller familyasından; Nisan - Haziran ayları arasında türlü renklerde ve güzel kokulu çiçekler açan, 30-80 cm boyunda, çok yıllık soğanlı otsu bir bitkidir. Çiçekleri dalların ucunda başak şeklindedir. Dış kısımları soyulup, kurutulduktan sonra menekşe kökü diye kullanılır. İçeriğinde uçucu yağ, sabit yağ, müsilaj, nişasta, tanen, şeker, iridin ve reçineli maddeler vardır. Yurdumuzda 20 kadar türü vardır. Faydası:: Az miktarda kullanıldığı takdirde astım ve bronşitte faydalıdır. Göğsü yumuşatır. Balgam söktürür. Yüksek dozda kullanıldığı takdirde kusturucudur. Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Vücutta biriken suyu boşaltır. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Haricen kullanıldığı takdirde yaraları iyileştirir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Süspans:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Süspansiyon:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Süt:  

(i.) 1- (Motorlu araç sürücüsü için) Benzin. Mazot. Yakıt. 2- Rakı. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

süt akrabalığı:  

(bkz:: rada)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Süthane:  

(b.i) Süt ve süt ürünleri üretilerek satılan yer.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )

Sütlaç:  

(sf.i.) 1- Aptal, salak. (kimse) 2- Bir etki altında kalarak dengesini yitirmiş, yanlış davranan. (kimse) Örn:: Hastir ulan sütlaç Kız bana yeşillendi. (Mehmet Çağçağ, Abazan)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Sütlaç Olmak:  

(d.) Darmadağın duruma gelmek, perişan olmak. Örn:: Amanın bu ayı bu hızla bana bir çarparsa sütlaç olurum. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Sütleğen:  

(euphorbia) Sütleğengiller familyasından; süt gibi beyaz ve zehirli bir özsuyu taşıyan, bir veya çok yıllık, otsu veya odunsu bir bitkidir. Yurdumuzda 60 kadar çeşidi vardır. Önerilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Faydası:: Kuvvetli müshildir. Kabızlığı giderir. Sıtma ve sarılıkta da kulanılır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Sütotu:  

(polygala) Sütotugiller familyasından; bir veya çok yıllık, odusu veya otsu bir bitkidir. Çiçekleri kırmızı, beyaz veya mavidir. Yurdumuzda polygala supina ve polygala anatolica denilen türleri vardır. Kökü kullanılır. Kokusu bulantı vericidir. Faydası:: Bronşitte faydalıdır. Balgam söktürür. Göğsü yumuşatır. İdrarı çoğaltır. Anne sütünü çoğaltır. Yüksek dozda kullanılacak olursa kusturur.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

sütre:  

1- Engel, örtü, perde. 2- Herhangi bir yerde özellikle de açık alanlarda namaz kılan bir kişi ya da cemaatin önünden başkalarının geçme ihtimaline karşı önlerine dikilen taş, değnek vb. cisim. Cemaatle namaz kılınırken sütrenin yalnızca imamın önünde olması yeterlidir. Örn:: “Sizden biriniz namaz kılacağı zaman bir sütreye doğru namaz kılsın. Hiç kimseyi önünden geçirmesin.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

sütun:  

ad 1. MİMARLIK TERİMİ yapılarda kullanılan, genellikle taştan, betondan vb. yapılmış, çoğunlukla silindir biçiminde taşıyıcı direk. Benzer: dikeç 2. MİMARLIK TERİMİ silindir biçiminde dikilitaş. 3. gazete, dergi gibi yazılı şeylerde, sayfanın yukardan aşağıya doğru ayrılmış olduğu dikine bölümlerden her biri. Benzer: dikeç 4. MEC. oldukça yükseğe çıkan ve silindire benzeyen şey. "Yangının alev sütunları çevreye korku saçıyordu" 5. düşey olarak alt alta sıralanmış şeyler dizisi. 6. FİZİK TERİMİ bir boruda ya da düşey bir kapta bulunan sıvının durumu. "Cıva sütunu" 7. sütun altlığıyla başlığının birleştiği kesimleri kuşatan, genellikle pirinçten yapılmış halka. 8. sütun gövdesi üzerine eşit aralıklarla yapılmış halka biçiminde yatay kabartı.(Konusu: , Kökeni: )

Sütyen:  

Yanlış: Südyen, Sudyen Doğru: Sütyen(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Süvari:  

(f.i. erk.) 1- Atlı. Atlı asker. 2- Gemi kaptanı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Süveter:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Süveter:  

Yanlış: Sueter Doğru: Süveter(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Süveyda:  

(a.i. ka.) 1- Kalbin ortasında var kabul edilen siyah nokta. 2- Tohumun ortasında bulunan tanecik. 3- Kalpteki gizli günah. İsim olarak kullanılması uygun değildir.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Süzen:  

(f.i. erk.) Topluca yapılan av.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Süzme:  

(sf.) Üstün nitelikli, tam eksiksiz.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Süznak:  

(f.i. ka.) 1- Yakan, yakıcı. Dokunaklı. 2- Türk müziğinde basit bir makam.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Süzülay:  

(t.i. ka.) Gökte süzülen ay.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Svalbard:  

Resmi Tam Adı: Svalbard (Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Svalbard:  

Yer Aldığı Kıta: Avrupa Kıtası'nda, Arktik Okyanusu'nda (Kuzey Buz Denizi) yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Svalbard:  

Norveç'e bağlı takımadalar.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Svalbard:  

Yönetim Şekli: Norveç'e bağlı Takımadalar.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Svalbard:  

İdari Yapısı: Norveç'e bağlı Takımadalar.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Svalbard:  

Başkenti: Longyearbyen(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Svalbard:  

Komşuları: Kuzey Avrupa'da, Arktik Okyanusu (Kuzey Buz Denizi), Barents Denizi, Grönland Denizi ve Norveç Denizi'nde adalar, Norveç'in kuzeyinde yer alır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Svalbard:  

Resmi Dili: Rusça, Norveççe(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Svalbard:  

Para Birimi: Norveç Kronu Para Birimi Kodu: NOK(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Svalbard:  

Plaka Kod: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Svalbard:  

Tel. Kodu: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Svalbard:  

Dini: bilgisi bulunamadı Mezhebi: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Svalbard:  

Svalbard Bayrağı: Norveç bayrağı'nı kullanıyor.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Svalbard:  

Milli Marşı: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Svalbard:  

Genel Bkş: Svalbard, Arktik Okyanusu'nda Norveç'e bağlı takımadadır. İdarî merkezi olan Longyearbyen, Dünya üzerinde bulunan en kuzeydeki idarî merkez olma özelliğini taşır. 1900'lü yılların başlarında yapılan bir antlaşma ile 40 kadar ülkenin adada yerleşim kurmasına hak tanınmıştır. Günümüzde bu hakkı sadece Norveç ve Rusya kullanmaktadır. İnsan cesedinin Dünya üzerinde hemen hemen hiç bozulmadan kaldığı nadir yerlerdendir. Adaların %60'ı buzullardan oluşmaktadır. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Svap:  

(swab) Çubuk ucuna sarılı küçük pamuk ile biyolojik örneklerden steril olarak sürüntü şeklinde alınan numune.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Swing:  

(Boks Ter.) Yana yatık biçimde yapılan vuruş. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Swing:  

(Tenis Ter.) Çeşitli kavis hareketleriyle raketin öne arkaya götürülmesi.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Swish:  

(Basketbol Ter.) Hiçbir yere değmeyen şutun fileden geçişinde çıkardığı ses. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Switch:  

(Basketbol Ter.) Savunmada adam değiştirme. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Sylvester:  

İlk defa Warner Bros tarafından yayınlanan Looney Tunes (Sevimli Kahramanlar)'da yer alan karakter 1945 yılında ortaya çıkmıştır. 1947 tarihinden sonra ise kötü ve sevimli (Tuxedo cinsi erkek bir kedi) Sylvester tek başına bir karakter olmaktan kurtulmuş ve sevimli sarı kanarya Tweety, kanaryanın sahibi Granny Nine ve bulldog köpek Hektor da seriye katılmıştır.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )

Sylvester Howard Roper:  

Sylvester Howard Roper (1823-1896) Amerikalı mucit. 1861 yılında sıcak hava motoru icat etti. İlk örnekleri bisikletlere motor takma girişimleriyle ortaya çıkmıştır. 1869 yılında buhar gücüyle çalışan motosiklet benzeri bir taşıtı geliştirmeye çalışmıştır. 1893 yılında Felix Millet beş silindirli bir motoru bir bisikletin ön tekerleğine takarak bugünkü motosiklete oldukça benzeyen bir taşıt gerçekleştirmiştir.Başarılı ilk iki tekerlekli motorlu taşıt tasarımını Fransız mucitler Michael ve Eugene Werner gerçekleştirmiştir. 1885 yılında Daimler tarafından ilk içten yanmalı motorlu motosiklet yapılmıştır.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )

Şaapmak:  

(d. a. şey türk. yapmak, şey yapmaktan) (Erkek) İlişkide bulunmak. Örn:: bizi gören her kadının cin çarpmış gibi hemen aşık olacağını üzerimize atılarak Nolur beni bikere şaap diye yalvaracağını hatta bizi caddelerde kovalayacağını sanıyorduk. Beynimizi öyle yıkamıştı inek. (Öztürk Serengil, Yeşilçamı Benden Sorun) 2- Dışkılamak, büyük abdestini yapmak. Örn:: Ben gazete okumadan şaapamam Iıngh. (Hasan Kaçan, Hasanın Saksısı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Şabalak:  

(bkz:: Şavalak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Şaban:  

(a.i. erk.) 1- Aralık, fasıla. 2- Hicri, Kameri ayların sekizincisi, üç ayların ikinci ayı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Şaban:  

(a.sf.i. şaban) Bön, budala, görgüsüz. Örn:: bazı programcı arkadaşlar gelen şabanlara Şapkanı eline al da öyle gir dediğinde duymamış olurum. (Mehmet Şeyda, Baba)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

şaban:  

1- Ay takvimine göre sekizinci ay. Örn:: “Şaban ayının yarısı gelince gecesini namazla gündüzünü oruçla geçiriniz…” (Hadis) 2- Recep, şaban ve ramazan diye bilinen üç ayların ikincisi. Şaban ayında Hz. Peygamber, çok sayıda nafile oruç tutmuştur. Şaban ayının on beşinci gecesi Beraat Kandili’dir. Örn:: “Şaban’ın on beşinci gecesi Allahuteala’nın rahmeti bütün evreni kaplar. Allah, ana-babaya karşı çıkanlarla, Allah’a şirk koşanların dışında bütün kullarını bağışlar.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Şabani Tarikatı:  

Şâbânîlik veya Şâbân'îyye, Halvetî yoluna ait Şaban-ı Veli'nin kurduğu tasavvufi tarikat. Halvetî-Şâbânî yolu olarak bilinir.(Konusu: Din (Tarikat), Kökeni: )

Şabanlaşmak:  

(a.f. türk. e.) Aptallaşmak, sersemlemek. Örn:: bunların zıngadak durakladıklarını, şabanlaştıklarını, ağa tutulmuş balık gibi renk değiştirdiklerini görürsünüz. (Salah Birsel, Dört Köşeli Üçgen) Şabanlamak biçiminde de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Şabanlık:  

(a.i. türk. e.) Aptallık, bönlük, salaklık. Görgüsüzlük.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

şabat:  

(bkz:: sebt günü)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Şabeddin:  

(a.i. erk.) Din topluluğu, cemaati. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Şablon:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Şadab:  

(.i. erk.) Suya kanmış, sulu, taze.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Şadan:  

(f.i. ka.erk.) Keyifli, neşeli, sevinçli.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Farsca)

Şadi:  

(f.i. erk.) Sevinç, mutluluk. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Şadiye:  

(a.i. ka.) 1- Memnunluk, sevinç, gönül ferahlığı. 2- Güzel sesle şarkı okuyan, şiir söyleyen.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Şadkam:  

(f.i. ka.) Çok sevinçli.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Şadnak:  

(f.i. ka.) Gönlü memnun.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Şaduman:  

(a.i. ka.) Sevinçli, neşeli, memnun.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Şafak:  

(a.i. ka.erk.) Güneş doğmadan az önce ufukta beliren aydınlık. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Şafak:  

Şafak; aslında askerliğin tümünün üzerine kurulu olduğu sistemin adıdır. Askerin Amacı o şafağa ulaşacağı günü beklemektir.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

Şafak Sezer:  

Dizi Karakteri: Erman Kuzu Dizi Adı: Türk Malı. 5 Mart 2010 tarihinde Show TV'de yayımlanmaya başlayan durum komedisi türündeki Türk televizyon dizisi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )

Şafakgün:  

(a.t.i. erk.) Şafak renkli, kızıl.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Ar+Tür)

Şafaknur:  

(a.i. ka.) Şafak aydınlığı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Şafi:  

(a.i. erk.) 1- Suçlunun bağışlanması için araya girip yalvaran kimse. 2- İyileştiren, şifa veren. 3- İnandırıcı, inandıran.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Şafii:  

İmam Muhammed b. İdris eşŞafii’nin (ö. 204/819) fıkıh mezhebine bağlı kimse.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Şafii Mezhebi:  

İmam Muhammed b. İdris eş-Şafii’nin (ö. 204/819) görüşleri etrafında oluşan ve ona nispet edilen mezhep, fıkıh ekolü. İmam Şâfii, h. 150/767 yılında Filistin’in Gazze şehrinde doğmuş, h.204/819 yılında Mısır’da vefat etmiştir. Çocuk yaşta Mekke’ye götürülmüş ve orada dinî ilimleri öğrenmeye başlamıştır. İmam Malik’in (ö. 179/795) Muvatta adlı hadis kitabını ezberlemiş ve İmam Malik’e okumuştur. İslam hukuk ilmini Müslim b. Halid ez-Zenci’den öğrenmiştir. Irak’ta hâkim olan Hanefi Mezhebi’nin görüşlerini ise Muhammed b. Hasen eşŞeybani’den öğrenmiştir. İmam Şafii, dinî konularda karar verirken hüküm çıkarma yöntemi olarak şöyle bir yol izlemiştir: Hükmünü aradığı meselenin çözümünü önce Kur’an-ı Kerim’de, sonra Hz. Peygamber’in sünnetinde, onlarda da bulamazsa İslam bilginlerinin ortak görüş ve kararlarında aramıştır. Burada da bir çözüm bulamadığında ise olaylar arasındaki benzerlikten hareket ederek zaman zaman kıyas metodunu kullanmıştır. İslam hukuk metodolojisinde ilk usül kitabı sayılan ‘er- Risale’yi İmam Şafii yazmıştır. Şafii Mezhebi Mısır’da, Anadolu’nun doğu kesiminde, Kafkasya, Azerbaycan, Filistin, Seylan, Malaya ve Endonezya adalarında yayılmıştır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Şafiye:  

(a.i. ka.) (bkz:: Şafi)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Şaft:  

(ing.i. shaff) Erkeklik organı, penis.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Şaft:  

(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

şah:  

ileri geri, sağa ve sola olmak üzere sadece bir kare ilerleyebilir. vezir alınırsa oyun biter.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )

Şah:  

(f.i. erk.) 1- Hükümdar. Birleşik isimlerde 1. ve 2. isim olarak da kullanılır: Şahbanu - Selimşah gibi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

şah:  

ad 1. eskiden İran ya da Afgan hükümdarlarına verilen san. 2. satranç oyununda en önemli taş; bu taş korumasız kaldığında oyun matla biter. 3. Alevilere göre Hazreti Ali, Safevi hükümdarı Şah İsmail ya da Tanrı. 4. sıfat benzerlerine göre en güzel, en iyi, en üstün olan.(Konusu: , Kökeni: farsca)

şah çekme:  

şahı tehdid etmek. kiş çekme. taşlarınızdan bir tanesi eğer rakip oyuncunun şah’ını tehdit ediyorsa şah çekmiş olursunuz ve rakip oyuncuya bunu bildirmek zorundasınızdır. bu şekilde rakip oyuncu şah’ını güvenli bir kareye alabilir ya da araya bir taş sokarak şah’ının güvenliğini sağlayabilir.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )

Şahabeddin:  

(a.i. erk.) Dinin yıldızı. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Şahadeddin:  

(a.i. erk.) Dinin tanıklığı. Dinin belirtisi, işareti. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Şahadet:  

(a.i. ka.erk.) 1- Şahitlik etme, şahitlik, tanıklık, Kelime-i şehadet. 2- Açık, belirti. 3- Şehit olma, şehidlik. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)

Şahamet:  

(a.i. erk.) Şişmanlık, topluluk.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Şahan:  

(f.i. erk.) 1- Şahlar. 2- Oldukça büyük boylu, yırtıcı bir kuş. (bkz:: Şahin)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Şahande:  

Refik Halit Karay'ın yazdığı Ekmek Elden Su Gölden kitabında ana karakter. Durabeylilerin hanımıdır. Sonradan görmedir. Herkesi tersler ve azarlar. Fakir insanları ve uşakları horgörür.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Şahande:  

(f.i. ka.) Mutlu, memnun.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Şahane:  

(b.i) (esk) Hükümdarla, şahla ilgili, hükümdara özgü olan.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )

Şahane:  

(f.i. ka.) Hükümdarlara yakışacak kadar güzel, eksiksiz olan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Şahap:  

(a.i. erk.) 1- Alev, ateş parçası. 2- Kayan yıldız, akan yıldız. 3- Cesur yürekli kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Şahat:  

(f.t.i.) Er. Güçlü, güzel cins at, atların şahı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fars+Tür)

Şahbanu:  

(f.i. ka.) Hükümdar eşi, şah hanımı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Şahbaz:  

(f.i. erk.) 1- Beyaz ve iri doğan. 2- Yakışıklı. Yiğit, serdengeçti. 3- Kabadayı. 4- Cömert. 5- Büyük, gösterişli, güzel mükemmel.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Şahbender:  

(f.i. ka.) Konsolos.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Şahbey:  

(f.t.i. erk.) Üstün nitelikli, saygın, yüce.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Fars+Tür)

Şahdane:  

(f.i. ka.) İri inci tanesi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Şahdar:  

(f.i. erk.) Dallı, budaklı ağaç.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Şahende Hanım:  

Sabahattin Ali'nin yazdığı Kuyucaklı Yusuf kitabının baş kahramanı. Romanda kötülüğü simgeler. Kaymakamın karısıdır. Kin, nefret dolu, kötü yürekli, ahlaksız bir kadındır.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Şaheser:  

(f.i. ka.) Değerli, üstün nitelikli. Kalıcı, değerli, üstün yapıt.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Şahhanım:  

(f.i. ka.) Hanım sultan. Şah ve hanım kelimelerinden birleşik isim.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Şahıgül:  

(f.i. ka.) Gül dalı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Şahi:  

(f.i. erk.) Şah'a hükümdara mensup, şah ile ilgili. Şahlık hükümdarlık.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Şahid:  

(a.i. erk.) 1- Bir yerde bulunan, bir şeyi gören ve gördüğü ve bildiği şeyler konusunda bilgi veren kimse, tanık. 2- Bir akdin yapılması sırasında taraflardan birinin yanında hazır bulunan. 3- Doğrulayan, isbat eden. 4- Hz. Muhammed'in sıfatlarından.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

WhatsApp