Haydi Öğrenelim!
Zagor:
Zagor, bir çizgi roman kahramanı. 1961 yılında Mister No'nun da senarist ve çizerleri olan Sergio Bonelli ve Gallieno Ferri tarafından yaratıldı. Zagor, ABD'nin Pennsylvania eyaletinin kuzeyindeki Darkwood adlı düşşel bir ormanda yaşar. Asıl adı Patrick Wilding olan Zagor, henüz küçük bir çocuk iken anne-babası Darkwood yakınındaki evlerine Salomon Kinsky tarafından kışkırtılan Kızılderili Abenaki kabilesinin düzenlediği saldırıda öldürülür. Zagor nehre atlar, bir süre sürüklenir, daha sonra Nathaniel Fitzgeraldson (Fitzy) adındaki bir avcı tarafından farkedilerek kıyıya çıkarılır ve büyütülür. Fitzy ile geçirdiği yıllar boyunca avlanmasını ve balta fırlatmasını öğrenir. Baltalı İlah olarak da bilinen Zagor'un en yakın arkadaşı Çiko'dur. Darkwood'da barışı ve huzuru tesis etmek için bataklığa inşa ettiği kulübesinde yaşar. Kızılderililer tarafından bir yarı tanrı olarak görülür. Ahhhhyaaaakk şeklindeki repliği çok meşhurdur.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Hidrojen:
Sembolü: H Atom Numarası (Proton Sayısı): 1 Atom Ağırlığı: 1.00794(7) g/mol Elektron Sayısı: 1 Element Serisi: Ametal Periyodik Tablodaki Grup, Periyod: 1A, 1 Yoğunluk: 0,08988 g / cm 3 Erime Noktası: -259.14 ° C (14.009985 K, -434.45203 ° F) Kaynama Noktası: -252.87 ° C (20.280005 K, -423.166 ° F) Oda Koşulunda Maddenin Hali: Gaz Görünümü: Renksiz Keşif: Henry Cavendish (1966) Hidrojen Kullanım Alanları ve Özellikleri: Evrenin kütlesinin %75'ni oluşturan element, evrendeki atomların da yaklaşık yüzde %90'ını oluşturmaktadır. Kimyasal, günümüzde hem gaz hem de sıvı yakıt olarak oldukça fazla kullanılmaktadır. NASA'nın uzay mekiği programlarında ana yakıt olarak kullanıldığı gibi, petrol ve imalat sanayilerinde de yoğun şekilde kullanılmaktadır.(Konusu: Elementler, Kökeni: )
Hidrojen:
1. Oksijenle birleşerek suyu oluşturan, atom numarası 1 olan renksiz, kokusuz gaz elementi. 2. En hafif element.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidrojenli:
Hidrojen içeren, hidrojenle birleşmiş olan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
hidrojeoloji:
(ing.i. hydrogeology) yeraltı suları bilimi. yer altı sularının araştırılmasını ve elde edilmesini inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Hidrojeoloji:
Yer altı sularını inceleyen bilim dalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidrokarbon:
Karbon ve hidrojen atomlarından oluşan organik bileşik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidrokarbonat:
Karbonik asidin tuzları (bikarbonat).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidrokarbür:
Hidrokarbon; yalnızca karbon ve hidrojenden oluşan bileşik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidroklorik asit:
Hidrojen ve klordan oluşan güçlü asit (HCl).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidroksil:
Oksijen ve hidrojenden oluşan (OH) grubu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidroksit:
İçinde hidroksil (OH) grubu bulunan bileşik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidrolik:
Sıvıların basınç ve hareketinden yararlanan sistemlerle ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidroliz:
Bir bileşiğin su ile parçalanması olayı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidrolog:
Hidroloji alanında uzman kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
hidroloji:
(ing.i. hydrology) su bilimi. suyu inceleyen bilim dalı. coğrafi bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Hidroloji:
Yer altı ve yer üstü sularını inceleyen bilim dalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidrometre:
Sıvıların yoğunluğunu ölçen alet.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidrosefal:
Hidrosefali hastalığına sahip olan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidrosefali:
Beyinde aşırı sıvı birikmesiyle oluşan hastalık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidrosfer:
Yeryüzündeki tüm suların oluşturduğu tabaka.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidrosiyanik:
Hidrosiyanik asitle ilgili olan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidroskopi:
Nem veya su miktarını inceleme, ölçme yöntemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidrostatik:
Durgun sıvıların basınç ve dengesiyle ilgili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidroterapi:
Su kullanılarak yapılan tedavi yöntemi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidroterapik:
Su ile yapılan tedaviye ilişkin.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidrotoraks:
(hydrothorax) Plevranın iki yaprağı arasında sıvı toplanması. Plevral efüzyon.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Hidrozol:
Sıvı ortamda bulunan koloit.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hidrür:
Bir elementin hidrojenle yaptığı bileşik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Higrofil:
Nemi seven, nemli ortamlarda yaşayan; nemcil.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Higrofobi:
(ing.i. hygrophobia) rutubet veya sızıntı, akıntı, sıvılardan, ıslaklık ve nemden korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
Higrom:
(hygroma) Sıvıyla dolu kese; eklem bursasının sıvıyla dolarak şişmesi.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Higrometre:
Havanın nem miktarını ölçen alet, nemölçer.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Higroskop:
Havadaki nemi ölçen veya gösteren alet.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Higroskopik:
Nem çeken, havadaki nemi emen.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Higrostat:
Ortamın nemini sabit tutan aygıt.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Higrotropizm:
(fr.i. hygrotropisme) neme yönelim. canlıların zorunlu olarak havanın nemine göre yönelmesi ve yer değiştirmesi.(Konusu: İzm ile Biten, Kökeni: fransızca)
Higrotropizm:
Bitkilerin nem yönüne doğru büyüme eğilimi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hijyen:
Sağlığın korunması için temizlik ve sağlık bilgisi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hijyenik:
Sağlık kurallarına uygun, temiz.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Hikaye:
(a.i.) 1- Yalan, gerçek dışı olay. Örn:: Hepsini yamulttum. Dokuz kişiydiler. Hikaye 2- Kişinin çok ilgi duyduğu nesne ya da kimse. Örn:: Yolunu bulmuşum, otele çekilmiş, cıgaramı sarmışım, hikayemi almışım, dizime dalgam o biçim eyi mi ağa? (Ahmet Çakal, Serseriler Arasında)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Hikem:
(a.i. erk.) Hikmetler.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Hikmeddin:
(a.i. erk.) Dinin hikmeti. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Hikmet:
(a.i. ka.erk.) 1- Hakimlik, feylesofluk. 2- Sebeb, gizli, Allah'ın hikmeti. 3- Felsefe. 4- Ahlaki söz, öğüt verici, kısa öz, öğretici söz. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
hikmet:
1- Bilgelik, felsefe. 2- Allah’ı gereği gibi bilme bilgisi. Örn:: “Kime hikmet verilmişse ona bol hayır verilmiştir.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/269 ncu Ayet) 3- Kur’an-ı Kerim, vahiy. 4- İnsanı cahilce davranışlardan alıkoyan şey. 5- Hz. Peygamber’in sünneti. Örn:: “O, daha önceden kendilerine kitap gönderilmeyen bir topluma, kendilerine Allah’ın ayetlerini okuyan, onları arındıran, ayetlerini ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermiştir.” (Kur'an-ı Kerim Cuma suresi 62/2 nci Ayet) 6- İnsanın varlıkların hakikatini, gerçek yüzünü, gücü oranında bilip ona göre hareket etmesi. Örn:: “Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete ram ol, / Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol!” (M. A.Ersoy) 7- Nübüvvet, peygamberlik. Örn:: “Allah Davut’a mülk ve hikmet verdi ve daha başka dilediklerini ona öğretti…” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/251 nci Ayet) 8- Kur’an-ı Kerim ve sünneti doğru bir şekilde anlayabilme ve amel etme yeteneği. Örn:: “Ey Allah’ım! Abdullah b. Abbas’ı dinde anlayış sahibi kıl ve ona hikmeti öğret.” (Hadis) 9- Hüküm vermede doğru karar verme yeteneği. Örn:: “Şüphesiz biz Lokman’a hikmet verdik.” (Kur'an-ı Kerim Lokman suresi 31/12 nci Ayet) 10- Kişinin davranışlarını Allah’ın emirlerine uygun hâle getirmesi. 11- Gerçeği açıklayan, şüpheyi gideren kesin delil, kanıt. Örn:: “(Ey Muhammed!) İnsanları Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et. Onlarla en güzel şekilde mücadele et…” (Kur’an-ı Kerim Nahl suresi 16/125 nci Ayet) 12- Müslümanların işine yarayan her türlü doğru bilgi ve söz. Örn:: “Hikmet müminin yitiğidir. Onu nerede bulursa alır.” (Hadis) 13- İslam dinindeki hükümlerin konuluş amaçları.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Hikmet Karagöz:
Dizi Karakteri: Çaycı Abbas Dizi Adı: Bizimkiler. 1989-2002 yılları arasında (14 yıl) 15 sezon kesintisiz olarak yayınlanmış aile türündeki Türk televizyon dizisi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )
Hikmet Sıçmak:
(d. a. türk.) Yerli yersiz, atasözüne benzeyen laflar söylemek. Örn:: Bit bitle, İt itle İtişir aga. Yine hikmet sıçtın.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Hikmetullah:
(a.i. erk.) 1- Ancak Allah'ın bileceği iş. 2- Allah'ın hikmeti.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
hil:
1- Bir şeyin helal olması. Örn:: “Denizin suyu temizdir ve (deniz ürünlerinin) ölüsü ise hildir.” (Hadis) 2- Bir yeminin yerine getirilmesi. 3- Mekke’nin haremini belirleyen işaretlerin dışında kalan bölge. 4- Savaş yapılması yasak olan zilkade, zilhicce, muharrem ve recep dışındaki aylar.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Hila:
(a.i. erk.) Hükümdarın taltif etmek istediği kimseye verdiği kıymetli elbise. Hil'at.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
hilaf:
1- Karşı gelme, aykırı davranma, zıtlaşma, münakaşa etme. 2- Fıkıh ilminin konularına göre uyarlanan münakaşa tekniği. 3- İslam hukukunun fıkıh mezhepleri arasındaki ayrılıkları konu alan dalı.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
hilafet:
1- Birinin yerine geçme, bir kimseden sonra gelip onun yerini alma, vekâlet, başkasının yerine onun adına görev yapma. 2- İslam tarihindeki devlet başkanlığı, yöneticilik kurumu. 3- Özgür bir seçimle İslam toplumunun başına getirilen kişinin adalet, şûra ve İslam dininin ilkelerine göre Müslümanları yönetme biçimi. Örn:: “En layığınız olmadığım hâlde hilafet makamına getirildim… Allah’ın kitabı ile amel ettiğim sürece dinleyin ve itaat edin; Allah’ın kitabı ile amel etmezsem dinlemek ve itaat etmek zorunda değilsiniz…” (Hz. Ebubekir)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Hilal:
(a.i. ka.) 1- Hilal, yeni ay şeklinde olan ay, ayça, gençay. 2- Bir yazı sitili. 3- Hilaliyye: Kadiri tarikatı şubelerinden birinin adı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
hilal:
1- Yüksek sesle haykırma, ortaya çıkma. 2- Ayın kavuşum öncesi ve sonrasında uçları sivri, ince bir yay gibi yeryüzünden görünen şekli. Kur’an-ı Kerim’de hac, oruç ve bazı ibadetlerin vakitlerinin ayın hareketlerine bağlı olduğu bildirilir. Kamerî ayların ölçü alındığı bu tür ibadet ve muamelelerin zaman veya sürelerinin tam olarak tespit edilmesi kamerî ayların başlangıcının doğru olarak belirlenmesine bağlıdır. Kamerî aylar hilalin batıda görülmesiyle başlar. Hilalin tekrar batıda görülmesi bazen yirmi dokuz bazen de otuz gün sürdüğünden kamerî ayın başlangıcını tespit etmek hilali sürekli izlemekle mümkün olur. Örn:: “Allah, hilalleri insanlar için vakit ölçüsü yaptı. Hilali görünce oruca başlayınız, onu tekrar görünce iftar ederek bayram ediniz.” (Hadis) 3- İslamiyet’in sembolü. Örn:: “Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor; / Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!” (M. A. Ersoy) 4- Türk bayrağı. “Dalgalan sen de şafaklar gibi ey nazlı hilal!/Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.” (M. A. Ersoy) 5- Cami kubbesi ile minare tepesine yerleştirilen alem.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Hilal-i Ahmer:
(i.) 1- (Kızılay kurumunun eski adı) Bönlük derecesinde iyi niyetli olduğu İçin herkese karşılıksız yardım eden, bu niteliği kötüye kullanılan kimse. 2- Bir çıkar gözetmeden isteyen herkesle cinsel ilişkiye giren kendisini kullandıran kişi. (bkz:: Kızılay)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Hilal-i Ahmer'e Konuşmak:
(d. a. türk.) Boşa, boş yere konuşmak. (etmek eylemek) Örn:: Sen de Hilal-i ahmer'e laf konuşurmuşsun. İyilik ettik diye mi böyle söylüyorsun? (Adnan Veli, Mapushane Çeşmesi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
hile:
ad 1. bir kimseyi aldatmak, yanıltmak için yapılan oyun. Benzer: dolap düzen 2. çıkar sağlamak için, değerli bir şeye değersiz bir şey katma. "Bu benzinde hile var" 3. bir şeyle ilgili olarak bir kimseyi aldatmak, yanıltmak, o şeyin niteliğiyle ilgili olarak yanıltıcı bilgi vererek kandırmak. 4. çıkar sağlamak ereğiyle, değerli, saf bir şeye değersiz bir şey katmak, değerli bir şeyin saflığını bozmak. "Sütçüler sütte hile yapar" 5. yalan dolan bilmez, saf, temiz (kimse). 6. yalanı dolanı olmayan (iş).(Konusu: , Kökeni: arapça)
Hilefobi:
(ing.i. hylephobia) materyalizm veya (epilepsi) (sara) hastalığından korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
hileyişeriye:
1- Dinle ilgili bir meselede uygun yoldan bir kolaylık ve çare arama, dinî çözüm. 2- İslam hukukuna aykırı bir fiili, yerinde ve dinin amacına uygun değişiklikler yaparak hukuka uygun hâle getirme. 3- Normalde yasalara aykırı olan bir işin, yapay işlemlerle görünürde yasallaştırılması, kanunlara uydurulması, meşrulaştırma(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Hilfulfudul:
M.S. 580’li yıllarda Arap kabileleri arasında süregelen savaşlar sonucunda ortaya çıkan anarşi ortamında, can ve mal güvenliğinin sağlanması, zayıf ve güçsüzlerin korunması, zulmün önlenmesi gibi amaçlarla, toplumda sözü geçen, saygın ve iyi niyetli kişilerin önderliğinde kurulan ve Hz. Peygamberin de üye olduğu barış cemiyeti. Hilfulfudul cemiyeti, sadece tarihsel bir kurum değildir. İnsanların, farklı dünya görüşlerine sahip olsalar da, temel ahlaki ilkelerde haksızlığı engellemek için uzlaşmalarının toplumsal zorunluluk olduğunun bir göstergesidir. Hilfulfudul cemiyeti, Mekke’de zulme uğrayan insanların haklarını zalimlerden almak için Abdullah b. Cud’an’ın evinde kurulmuş; Hz. Muhammed de yaklaşık yirmi yaşlarındayken bu cemiyete üye olmuştur. Bu cemiyete ‘erdemli ve faziletli insanların sözleşmesi’ anlamında “hilfulfudul” denilmiştir(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
hilim:
1- Yumuşak huylu, kibar, efendi, ağırbaşlı ve akıllı olma, uygarca davranma. Örn:: “Allah, şu iki niteliği olan insanı sever: Hilim ve aceleci olmama.” (Hadis) 2- Gücü kuvveti yerinde olan birinin öfke anında haklı olduğu hâlde karşısındakini cezalandırmak yerine onu bağışlayıp affetmesi. Örn:: “Allah kalplerinizde olan her şeyi bilir. O, hilim ve ilim sahibidir.” (Kur’an-ı Kerim Ahzab suresi 33/51 nci Ayet) 3- Akıllı ve kültürlü olmakla kazanılan kişisel davranışlarda hoşgörülü, bağışlayıcı ve medeni olma. Örn:: “Müslüman dininde güçlü ve kararlı kişidir; imanı sağlam, bilgili ve hilim sahibi, zeki ve merhametlidir; hem haklı hem bağışlayıcıdır…” (Hasan el-Basri)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
hilkat:
ESKİMİŞTİR ad ➽yaradılış.(Konusu: , Kökeni: arapça)
Hilmi:
(a.i. erk.) Yumuşak huylu, sakin tabiatlı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Hilmiye:
(a.i. ka.) (bkz:: Hilmi)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Hilozoizm:
(fr.i. hylozoïsme) (fel.) Canlı özdekçilik. felsefi olarak (tüm evren bir bütün olarak) maddenin canlı olduğunu savunan hayata bakış açısıdır. Kavram, Sokrates öncesinde Millet okuluna dayanmakla birlikte Ralph Cudworth tarafından 1678 yılında tanıtılmıştır.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
Hilton:
(i.) (Oteller zinciri kurucusu Amerikalı Conrad Hilton adından) (Cezaevi, yatılı okul, kışla vb. yerlerde) Konforca, iyi nitelikler taşıyan koğuş. Örn:: Bu koğuş Osman Bölükbaşı'ndan başlayarak nice ünlü politikacıları ve gazetecileri konuk etmiştir. Bu koğuşun adı Ankara Hilton olarak anılmıştır. (Akın Simav, Mapushane Gözlüğü)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Hilye:
(a.i. ka.) 1- Süs, zinet, cevher. 2- Güzel sıfatlar. 3- Güzel yüz. 4- Bir yazı sitili. 5- Hz. Muhammed'in mübarek vasıflarını ve güzelliklerini anlatan manzum ve mensur eser.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
hilye:
1- Süs, ziynet, kolye. 2- Güzel nitelikler, güzel yüz, şemail. 3- Hz. Peygamberin bedensel ve ahlaki özelliklerini ayrıntılarıyla anlatan edebî eser, hilyeyişerif. 4- Türk kültüründe, Hz. Peygamberin niteliklerinin hat sanatıyla yazılıp süslendiği levhalar.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
hilyeyişerif:
(bkz:: hilye)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Himayet:
(a.i. erk.) Koruma, korunma.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Himen:
(hymen) Kızlık zarı; vulva ile vajinayı birbirinden ayıran üzeri mukozayla örtülü ince fibröz zar. (Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Himen:
Kızlık zarı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Himenal Karunkul:
(carunculae hymenales, myrtiformes) Yırtılmış kızlık zarı organize olduktan sonra doğumdan sonra ortadan kalkan yuvarlakça, parlak beyaz renkli oluşumlar.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Himmet:
(a.i. erk.) 1- Gayret, emek, çalışma, çabalama. Yüksek irade. 2- Ermiş kimsenin tesiri. 3- Türk dil kuralları açısından "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
himmet:
1- Arzu, meyil, istek, azim. 2- Gayret, emek, çabalama, manevi yardım. Örn:: “Sen dua et babadan topladığın mirasa, / Hep onun himmetidir üç satır ilmin varsa. (M. A. Ersoy) 3- Manevi olgunluğa ermek ve başkasını da eriştirmek için kalbin gaye olarak Allah’ı bilip sadece onun rızasına yönelme çabası. 4- Ermişlerin ve velilerin, manevi ilgi, yardım ve desteği; velilerde var olduğu kabul edilen çok güçlü irade. Örn:: “Erenlerin himmetini ben bana yoldaş eyleyem / Her nere varır isem cümle işim hoş eyleyem.” (Yunus Emre)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Himyer:
(Ar.) Er. Yemen'de bir kavmin adı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Hind:
(a.i. ka.) 1- Hindistan. 2- Sahabeden Ebu Süfyan'ın karısı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Hindi:
Glu Glu(Konusu: Hayvan Sesleri, Kökeni: )
Hindi:
(a.i.) Kolay aldanan kimse, enayi, şaşkın. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Hindi Baba:
(bkz:: Keyif)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Hindiba:
(güneğik) Hindiba familyasının örnek bitkisidir. Çiçekleri sarıdır. Yaprakları az ve küçüktür. Sapı yoktur. Kökü uzundur. Kökünün dışı beyaz, içi esmer renktedir. Sütlü, acı bir suare ifraz eder. Yaprakları haşlanıp, salata gibi yenir. Kökü de, dövülerek kahve yapılır veya kahveye karıştırılır. Lezzeti mayhoşumsudur. Ak ve kara olmak üzere iki çeşidi vardır. Hekimlikte yaprakları ve kökü kullanılır. Faydası:: İdrar söktürür. Egzama, güneş yanıkları, akrep ve arı sokmasında faydalıdır. Balgam söktürür. Nikris ağrılarını dindirir. Böbreklerdeki kumların dökülmesine yardımcı olur. Vücuda kuvvet verir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Hindistan:
Resmi Tam Adı: Hindistan Cumhuriyeti Hintçe: Bhārat Gaṇarājya İngilizce: Republic of India(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Hindistan:
Yer Aldığı Kıta: Asya Kıtası'nda, Güney Asya bölgesinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Hindistan:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Birleşik Krallıktan (Büyük Britanya) 15 Ağustos 1947 yılında bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Hindistan:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Federasyon. İktidar Kaynağı: Federal Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Hindistan:
İdari Yapısı: 28 Eyalet: 1- Andhra Pradeş 2- Arunachal Pradeş 3- Assam 4- Bihar 5- Chhattisgarh 6- Goa 7- Gucerat 8- Haryana 9- Himaçal Pradeş 10- Cammu Keşmir 11- Carkand 12- Karnataka 13- Kerala 14- Madya Pradeş 15- Maharaştra 16- Manipur 17- Megalaya 18- Mizoram 19- Nagaland 20- Orissa 21- Pencap 22- Racastan 23- Sikkim 24- Tamil Nadu 25- Tripura 26- Uttar Pradeş 27- Uttarakand 28- Batı Bengal Birlik Bölgeleri: A- Andaman ve Nikobar Adaları B- Çandigar C- Dadra ve Nagar Haveli D- Daman ve Diu E- Lakşadvip F- Delhi Bölgesi G- Puduçeri.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Hindistan:
Komşuları: Güneyinde Hint Okyanusu, batısında Umman Denizi ve doğusunda Bengal Körfezi'nin bulunmasıyla birlikte Hindistan'ın deniz kıyısı 7.517 kilometre uzunluktadır. Batısında Pakistan, kuzeydoğusunda Çin Halk Cumhuriyeti, Nepal ve Butan ve doğusunda Bangladeş ve Myanmar ülkeleri ile sınır paylaşmaktadır. Ayrıca Sri Lanka, Maldivler ve Endonezya'ya çok yakındır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Hindistan:
Resmi Dili: Hintçe, İngilizce, Hintçe, Bengali (resmi), Telugu (resmi), Marathi (resmi), Tamil (resmi), Urdu (resmi), Gujarati (resmi), Malayalam (resmi), Kannada (resmi), Oriya (resmi), Punjabi (resmi), Assamese (resmi), Kashmiri (resmi), Sindhi (resmi), Sanskrit (resmi), Hindustani(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Hindistan:
Plaka Kod: IND(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Hindistan:
Tel. Kodu: +91 Bölge 9 Güneybatı Asya, Güney Asya ve Orta Asya numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Hindistan:
Dini: Hinduizm, İslamiyet, Hristiyanlık Mezhebi: bilgisi bulunamadı NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Hindistan:
Hindistan Bayrağı: Hindistan'ın bağımsızlığını kazandığı 1947 yılında kabul edildi. Bayrak yatay 3 renkten (Pantone, Beyaz, Yeşil) oluşur. Bayrağın ortasında Hindistan'da kullanılan çakra vardır. Çakra mavi renklidir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Hindistan:
Milli Marşı: "Jana Gana Mana" Hindistan'ın ulusal marşıdır. Rabindranath Tagore tarafından yazılmış ve bestelenmiştir. 24 Ocak 1950 tarihinde ulusal marş olarak kabul edilmiştir.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Hindistan:
Genel Bkş: Hemen hemen her kategoride, kültürel, ekonomik, iklimsel, ırksal, dilsel, etnik ve dinsel, Hindistan dünya üzerinde en çok çeşitliliği barındıran ya birinci ya da ikinci ülkedir. • Hindistan Kültürü ve yaşamı Hindistan dışında özellikle Hint Filmleri ile tanınmıştır. Hindistanın değişik bölgelerinde farklı film prodüksiyonları vardır. Bunlardan en önemlisi Mumbai'deki Bollywood film endüstrisidir. Bollywood adı Hollywood ve Bombay (Mumbai) isimlerinden oluşturulmuştur. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Hindistan:
RAW Hindistan'ın Dış İstihbarat Teşkilatı. Araştırma ve Çözümleme Kanadı (AR-AW veya RAW) Kuruluş tarihi 21 Eylül 1968 NSC Hindistan İç İstihbarat Teşkilatı. DMI Hindistan'ın Askeri İstihbarat Teşkilatı.(Konusu: Ülke İsth. Teş., Kökeni: )
Hindistan Milli Tk:
milli tk.lakabı: Mavi Kaplanlar (Blue Tigers)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
Hindistancevizi:
(cocos nucifera) Tropikal bölgelerde yetişen, hurma cinsinden bir çeşit ağacın yemişidir. Portakaldan büyüktür. Kabuğu çok serttir. İçinde sütümsü bir sıvı vardır. Yemişin içinde kabuğuna bitişik yağlı ve nişastalı eti vardır. Büyük ve Küçük olmak üzere iki çeşidi vardır. Hekimlikte küçükleri kullanılır. Faydası:: İdrar söktürür. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur. Mide ağrılarını giderir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Hindistancevizi:
Tropikal bölgelerde yetişen, sert kabuklu, içi beyaz ve sulu meyve.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )