Haydi Öğrenelim!
kutup:
Tasavvufta veliler zümresinin başkanı, dünyanın ve âlemin manevi yöneticisi olduğuna inanılan en büyük veli, insanı kamil.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Fıskiye:
(a.i.) (Öğrenciler derste) Gülme krizine tutulma.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Fıslayıcı:
(bkz:: Suflör)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Fıstığı Kullanmak:
(d. a.türk.) Düşünmek, kafasını çalıştırmak, aklını kullanmak. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Fıstık:
(fars.sf.i. piste, a. fustuk'tan) 1- Akıl, zeka, düşünme yetisi. 2- Güzel. (kız, kadın) Örn:: Ben biran önce senin de anladın mı aralarına karışmanı ve bahusus bir fıstık araklamanı istiyorum. (Süavi Süalp, Fıstıklı Bir Eğlence) Örn:: Gelin demin fıstıktı Şimdi milyonluk yüzükle şamfıstık oldu. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam) 3- Hoş iyi, (insan) Örn:: Çok fıstık hocadır, halden anlar. 4- Dişilik organı, vagina. Örn:: Akıllısın akıllısın O kadar akıllısın ki şeyini bile sigorta ettirmişsindir belki de. -Neyimi? -Fıstığını. (İrfan Yalçın, Genelevde Yas) Örn:: Fıstığımı kaçıncı verişimde bu dizinin içinde göreceğim kendimi? (anonim, Diple) 5- Klitoris, bızır. (Ayr. Önsöz Kaşgarlı Mahmud taramasında Bitik.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Fıstık Gibi:
(d. a. türk.) 1- Güzel, alımlı, çekici. (kız, kadın) Örn:: Yetmişbeşlik ablamdan başlasan ne olur başlamasan ne olur. Ama ben senin fıstık gibi kız kardeşlerinden başlarsam o zaman. (Muzaffer Buyrukçu, Onlar) Örn:: Gene Sinyor Şerefin dairesinden sürüyle fıstık gibi kız çıkıyor. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam) 2- İyi, güzel, hoş. Örn:: Mistik diye bağırırken Fıstık gibi sesi var. (Afet Efendi, kanto)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Fışkı:
(yun.i.) ad 1- Atgillerin taze dışkısı. 2- (halk ağzı) (mec.) (kadın için) erkeklerle düşüp kalkan, kötü kadın, orospu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Fışkılamak:
(yun.nsn.) 1- (gaz ya da sıvılar için) basınç etkisiyle, birdenbire ve hızla yukarıya doğru çıkmak. 2- (bitkiler için) topraktan toplu ve gür bir biçimde çıkmak. 3- (mec.) (bir şey bir yerde) çok bol bulunmak, bol bol görünmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Fışkılı:
(yun.t.sf.) Fışkı bulaşmış bulunan, fışkısı olan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yun+Tür)
Fışkılık:
(yun.t.i.) 1- Fışkı yığılan, biriktirilen yer, gübrelik. 2- (halk ağzı) Fışkı olma durumu ya da fışkıya özgü nitelik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yun+Tür)
FITA:
(Okçuluk Ter.) Uluslararası Okçuluk Federasyonu.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Fıtık:
(a.sf.i.) 1- Can sıkıcı, sinir bozucu. (şey, kimse, durum) Örn:: Ulan ne fıtık otobüs bu durmazda duruyor dururda durmuyor. 2- Canı sıkılmış sinirlenmiş. (kimse) Örn:: Herif fıtık, sağı solu zıpkın yemiş balina gibi kesiyor. 3- Çok küçük erkeklik organı.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Fıtık Etmek:
(d. a.türk.) (Birisinin) Canını sıkmak, sinirini bozmak. Konuş be Konuş, Adamı fıtık etme. (Necmi Onur, Arap Abdo)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Fıtık Olmak:
(d. a.türk.) Sinirlenmek, canı sıkılmak. Örn:: Kalkıp bi de Deveyi yalamasına fıtık oldum. (Oğuz Aral, Avanak Avni) (bkz:: Çeke Çeke Fıtık Olmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
fıtra:
(bkz:: fitre) (Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
fıtrat:
1- Yokken var etme, yaratma. 2- İnsanın yaratılıştan sahip olduğu fiziki özellikler. 3- İnsanın doğuştan sahip olduğu ahlak, huy, karakter, tabiat. 4- Allah’ın, tüm varlıkları kendi varlığını ve birliğini tanıyabilme gücü ve yeteneği ile yaratması, Haniflik, tevhit ve İslam inancı. Örn:: “Dünyaya gelen her insan fıtrat üzere doğar; sonra anne ve babası onu Yahudi, Hristiyan veya Mecusi yapar.” (Hadis) 5- Geçmiş peygamberlerin ve dinlerin üzerinde ittifak ettikleri; Müslümanların yerine getirmesi gereken dini esaslar. Örn:: “Böylece sen, batıl olan her şeyden uzaklaşarak bütün benliğinle kararlı bir şekilde hak dine yönel ve Allah’ın insan bünyesine yerleştirdiği fıtrata uygun davran…” (Kur’an-ı Kerim Rum suresi 30/30 ncu Ayet) 6- İnsanın yaratılışında bulunan ve hayatı anlamlandırma çabalarına yön veren, çalışmakla elde edilemeyen ve inanmayı da içeren, insanın doğuştan getirdiği yetenek; Tanrı vergisi öz. İnsan, bütün yapıp etmelerinde, hayatını anlamlandırmayı ve fıtratını tatmin etmeyi hedefler. Fıtratına uygun hareket eden insan hem kendisiyle hem de çevresiyle barışık yaşama imkânına kavuşur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Fıttırmak:
(f. Eşanl.) Fırttırmak. Pencereyi açıp, Yangın var yangın var diye avaz avaz bağırmaz mı? Fıttırdı sandım. (İrfan Yalçın, Genelevde Yas)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Fıymak:
(f.) Kaçmak, sıvışmak. Örn:: Esir kaldık çıktık be. Nereden yine bulaştım bu işlere şimdi darbukayı bir köşeye atıp fıysam kim ne der? (Hulki Aktunç, Yalan Oldu Dünya) (Bir şey, bir hayvan) Hızla geçivermek. Örn:: Kırlangıçlar fıyıyor. Pıymak diye de kullanılır. (bkz:: Fiya) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Fiber:
(ing.i.) Bitki elyafının sıkıştırılmasıyla elde edilen mukavva ya da tahta.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)
Fiberglas:
(ing.b.i.) Camın çok yüksek sıcaklıkta eritilmesiyle elde edilen, plastik maddelerden, özellikle poliyesterden parçalar yapımında sağlamlaştırıcı madde olarak yararlanılan bir madde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)
Fibrin:
(fr.i.) (yaşb.) Kan ve akkan serumunda bulunan, pıhtılaşma sırasında oluşan albüminli bir madde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Fibrozis:
(fibrosis) Hücre aralarındaki liflerin artması, lif dejenerasyonu, fibrozit.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Ficar Savaşları:
İslam’dan önce bazı Arap kabileleri arasında savaş yapılması yasak kabul edilen ve haram aylar olarak bilinen zilkade, zilhicce, muharrem ve recep aylarında yapılan savaşlar. Cahiliye döneminde zaman zaman haram ayların kutsallığı çiğnenmiş, şiddetli savaşlar meydana gelmiştir. İşte bu savaşlar, müşrikler tarafından, “günahın işlendiği savaşlar” anlamını ifade etmek üzere Ficar Savaşları diye adlandırılmıştır. Arap tarihinde dört kez Ficar Savaşı yapılmıştır. Yirmi yaşlarında olan Hz. Muhammed’in bunlardan sonuncusuna kabilesiyle beraber katıldığına dair bir görüş vardır. Hz. Muhammed bu savaşta silah kullanmamış ve kan dökmemiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Fidan:
(yun.i. ka.) 1- Yeni yetişen körpe ağaç. 2- Fidan boylu: İnce uzun mütenasip.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Yunanca)
Fide:
(yun.i. ka.) Bahçıvanlıkta, yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek için hazırlanan sebze veya körpe çiçek.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Yunanca)
Fide:
(yun.i.) Yastıklarda tohumdan yetiştirilen ve büyütülmek, yetişkin duruma getirilmek üzere oradan alınarak başka yerlere dikilebilen körpe sebze ya da çiçek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Fideci:
(yun.t.i.) Fide yetiştirip satan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yun+Tür)
Fideizm:
(fr.i. fideisme) (din) İnancılık. Tanrıya inanç yoluyla bağlanan ve deney alanının dışında kalan bütün metafizik öğretileri kapsar.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
Fideizm:
(fr.i.) (fels.) Aklı yetersiz bulan, temel ve Tanrısal gerçeklerin akılla kavranamayacağını, aklın inanla desteklenmesi gerektiğini öne süren öğretilerin genel adı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Fidelemek:
(yun.t.i.) Fide ya da fidan dikmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yun+Tür)
Fidelik:
(yun.t.i.) 1- Fidan yetiştirilen bahçe. 2- (sf.) Fide yetiştirilmek üzere seçilmiş olan, fide olmaya uygun tohum. (Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yun+Tür)
fidye:
1- Kurtuluş bedeli, kurtulmalık. Örn:: “İnsan ölüme karşı fidye verebilseydi, hükümdarlar fidye verir ve ölümden kurtulurlardı.” (Yusuf Has Hacip) 2- Kefaret. 3- Esiri veya herhangi bir kişiyi içine düştüğü durumdan kurtarmak için verilen mal, para, fidyeyinecat. Örn:: “Düşmanlarınıza üstün geldiğinizde onları esir alın; savaş sona erince ya onları karşılıksız serbest bırakın, ya da fidye karşılığında salıverin.” (Kur'an-ı Kerim Muhammed suresi 47/4 ncü Ayet) 4- Dince geçerli bir nedenden dolayı ibadetlerde meydana gelen bir eksikliğe karşılık olarak verilen mal, para. “Sizden hasta olan veya yolculukta bulunan, oruç tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruç tutmaya dayanamayacak kadar güçsüz olanlar ise bir fakiri doyuracak kadar fidye verir.” (Kur'an-ı Kerim Bakara suresi 2/185 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
fidyeyinecat:
(bkz:: fidye) (Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Fifre:
(fr.i. < Alm. < Lat.) Tahtadan yapılan, altı deliği bulunan, ses genişliği iki oktav olan ve yanlamasına çalınan üflemeli çalgı, küçük flüt.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Figen:
(f.i. ka.) Atıcı, yıkıcı, düşürücü.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Figen Say:
Meri Özbıyıklıyan (Konusu: gerçek adı, Kökeni: )
figür:
taş, alet. piyonlar haricindeki diğer taşlar için kullanılan ifade.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )
Figür:
(fr.i.) 1- (resim ve yontu sanatlarında) varlıkların resimde yer alan görüntüsü ya da yontuda biçimi. 2- Dansta, ölçülü adımlarla beliren ve birleşmesiyle dansı bütünleyen zincirleme hareketlerin her biri, bir dansı oluşturan ve kendine özgü biçimi olan her devinim adımı. 3- (müz.) Birbirini izleyerek ritmik ve ezgisel yönden bir bütün oluşturan notalar grubu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Figüran:
(Fr. figurant - İng. extra) Bir oyunun kalabalık sahnelerini doldurmak için kullanılan konuşmaya katılmayan ya da yalnız birkaç sözcük söyleyen kişi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Figüran:
(fr.i.) 1- (sin.,tiy.) Konuşması ve önemli bir durumu olmayan ya da çok az olan rollerde yer alan kimse. 2- (mec.) Bir toplulukta, toplu yapılan bir eylemde önemli bir yeri olmayan, sönük kalan, etkisiz olan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Figüratif:
(fr.sf.) İçinde insan, hayvan, doğa varlıklarının biçimleri bulunan (resim) ya da bu türlü varlıkları konu almış olan. (yontu) eş anl:: betili.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Figürlü:
(fr.t.sf.) Figürü olan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fr + Tür)
Fiğ:
(yun.i.) (bitb.) Baklagillerden, kuzey yarımkürenin ılıman bölgelerinde yetişen pek çok türü bulunan, gövdesi dört köşeli, yaprakları karşılıklı dizili ve çiçekleri salkım durumunda olan, fasulye biçiminde meyvesi olan ve hayvan yemi olarak yetiştirilen bir yıllık ya d a çok yıllık, tırmanıcı, otsu bir bitki.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Fiil Ehliyeti:
(capacity to act) Medeni hakları kullanma ehliyeti.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
fiilî sünnet:
(bkz:: sünnet) (Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Fiji:
Resmi Tam Adı: Fiji Adaları Cumhuriyeti Fiji Dili: Matanitu ko Viti(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Fiji:
Yer Aldığı Kıta: Okyanusya Kıtası'nda, Güney Pasifik Okyanusu'nda (Büyük Okyanus) yer alan ada ülkesi.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Fiji:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Birleşik Krallık'tan (Büyük Britanya) 10 Ekim 1970 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Fiji:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Parlamenter Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Fiji:
İdari Yapısı: 9 Ada Bölgesi: 1- Viti Levu 2- Vanua Levu 3- Taveuni 4- Kadavu 5- Yasawa Adaları 6- Mamanuca Adaları 7- Lomaiviti Adaları 8- Lau Adaları 9- Rotuma. 106'sı ıssız 322 adadan ve 522 küçük adacıktan oluşur. En Önemli Adaları; Nadi, Taveuni, Savusavu, Labasa, Lautoka, Levuka, Nausori, Rakiraki.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Fiji:
Komşuları: Batısında Vanuatu, Güneybatısında Yeni Kaledonya, Güneydoğusunda Yeni Zelanda, Doğusunda Tonga, Kuzeydoğusunda Samoa, Kuzeyinde Tuvalu ile komşudur.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Fiji:
Resmi Dili: İngilizce, Fijice, Hindi(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Fiji:
Para Birimi: Fiji Doları Para Birimi Kodu: FJD (Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Fiji:
Plaka Kod: FJI (1971 yılından beri)(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Fiji:
Tel. Kodu: +679 Bölge 6 – Güneydoğu Asya ve Okyanusya Kıtası numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Fiji:
Dini: Hristiyanlık, Hinduizm, İslamiyet Mezhebi: bilgisi bulunamadı NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Fiji:
Fiji Bayrağı: Günümüzde kullanıldığı hali ile 10 Ekim 1970 tarihinde kabul edilmiştir. Fiji, İngiliz Milletler Topluluğu üyesi olması sebebiyle, bayrağında Birleşik Krallık'ın bayrağını da taşımaktadır. Denizi sembolize eden açık mavi zemin üzerine bulunan Birleşik Krallık bayrağı Fiji bayrağının sol üst köşesinde bayrağın dörtte birini kaplayacak şekilde konumlandırılmıştır. Bayrağın dalgalanan sağ tarafında ise Fiji'nın arması gözükmektedir. Armanın üst kısmında patilerinin altında hindistan cevizi bulunan altın sarısı Britanya aslanı gözükürken, alt kısım kızıl haç (Saint Georgius Haçı) ile dört bölüme ayrılmış ve ayrılan parçalarda barış güvercininin yanı sıra Fiji'de ekilen ürünler olan muz, şeker kamışı ve hindistan cevizi ağacı gösterilmiştir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Fiji:
Milli Marşı: "God Bless Fiji" Fiji'nin milli marşıdır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Fiji:
Genel Bkş: “Kava” olarak bilinen geleneksel bir içeceğe sahiptir. Ülkenin yalnızca geleneksel içeceği değil, aynı zamanda ulusal içeceği olarak kabul edilmektedir. Kava’nın yapımındaki ana bileşen, biber ailesine ait bir bitkinin köküdür. Fiji halkı içkinin özellikle uykusuzluk, baş ağrısı ve strese karşı oldukça iyi geldiğine inanmaktadır. • Fiji devletinin ulusal sporu rugby olarak bilinmektedir. Rugby, Fiji halkına İngiliz hükumeti tarafından sunulmuştur. Fiji milli takımı rugby alanında dünyanın en başarılı ülkeleri arasında yer almaktadır. Takım her maç öncesi Fiji’nin geleneksel savaş dansı Cibi ve Bole savaş çığlığı ile maça başlamaktadır. • Fiji mutfağı, lezzetlerinin yanı sıra hazırlanmasında kullanılan yöntemler nedeniyle dünyada nam salmıştır. Ülkede en bilinen geleneksel yemek hazırlama yöntemlerinden biri, yerel halkın” lovo çukuru” olarak adlandırdığı yeraltı çukurlarının kullanılmasıdır. • Yamyamlık, Hristiyanlığın ülkeye girişine kadar Fiji kültürünün önemli bir parçası olarak görülmektedir. Fiji Müzesi, arkeolojik kanıtlara göre yamyamlık uygulamasının ez az 2.500 yaşında olduğunu göstermektedir. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Fiji Milli Tk:
milli tk.lakabı: Ulusal Takım (Timi ni viti)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
Fik Fik :
(ono. alm.i. arg. Fİck, cinsel birleşme.) Cinsel ilişki, cinsel birleşme. Örn:: Karaköyde genelevi bildiğini belli etmek için iki adım uzaklaşarak diyor ki: -Karaköy fik fiki.. Karaköy fik-fiki.. (Nazım Alpman, Çingeneler) (bkz:: Fık Fık, Fikfiklemek)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Fikfiklemek:
(f.) Cinsel ilişkiye girmek, birleşmek. Örn:: Fİkfiklemeden evvel düşünseler tükürük suratlı karılar. (Yankı, Kibariye ile Röportaj) (bkz:: Fık Fık, Fik Fik) Ayr. bk. FİK FİK FİK FİK.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
fikir:
fikir ad 1. ➽düşün,düşünce. 2. FELSEFE TERİMİ ➽düşünme2. 3. ESKİMİŞTİR ➽kuruntu. 4. bir konuyla ilgili olarak bilgi alıp bir görüş edinmek. "Verdiğiniz bilgiyle konu üzerinde fikir almış olduk" 5. (birinden) bir konuyla ilgili olarak ne düşündüğünü sorup düşüncesinden yararlanmak. 6. bir konuda ne düşündüğünü bildirerek yol göstermek. 7. (bir şey) bir konuda yol gösterici bilgi edinmeyi sağlamak. "Bu örnek insana bir fikir veriyor"(Konusu: , Kökeni: arapça)
fikoloji:
(ing.i. phycology) yosun (alg) bilimi. deniz yosunlarını inceleyen bilim dalı. biyoloji alt dallarından botanik'in alt dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Fikret:
Halide Edip Adıvar'ın yazdığı Yaprak Dökümü kitabının baş karakteri. Ali Rıza Bey’in en büyük kızıdır. Babası gibi terbiyeye önem veren birsidir. Kardeşlerinin değişen yaşamlarına ayak uyduramayınca Adapazar'lı biriyle evlenmiştir.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Fikret:
Esat Mahmut Karakurt'un yazdığı Çölde Bir İstanbul Kızı kitabındaki ana karakter. Çete lideri, hayatta kadınlardan nefret eden, yalnızca bir kadını seven, iri cüsseli, yakışıklı, parlak ve büyük gözlü ayrıca idamı hak eden bir mahkumdur. (Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Fikret:
(a.i. ka.erk.) 1- Fikir, düşünce. 2- İdrak. 3- Zihin, akıl. 4- Murat, maksat, niyet. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
Fikret Hakan:
Bumin Gaffar ÇITANAK (d:1934; ö:2017)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )
Fikri:
(a.i. erk.) Fikre ait, fikirle ilgili, düşünerek meydana getirilen şey.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Fikriye:
Hıfzı Topuz'un yazdığı Gazi ve Fikriye kitabındaki ana karakter. Hayatını Mustafa Kemal’e adamış, onun için tüm sıkıntılara göğüs germiş, O’nu kaybedince canına kıymıştır. (Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )
Fikriye:
(a.i. ka.) (bkz:: Fikri)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Fiks:
(ing.i. fix, yerleştirmek, sabitleştirmek) Uyuşturucu iğne.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Fiksing:
(fixing) (bkz:: Tespit Etme).(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Fiksiyon:
(fr.i.) Gerçekte olmadığı ya da olup olmadığı bilinmediği halde varmış gibi düşünülen şey.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Fikstür:
(Futbol Ter.) Sezon boyunca oynanacak müsabakların, haftalar halinde belirlenmesi ile oluşan tablo. Takım sporlarında görülen bu uygulama karşılaşmalar başlamadan önce hazırlanır. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Fikstür:
(ing.i.) (spo.) Ligde maçların belli ve değişmez tarihleri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)
Fiktif:
(fr.sf.) 1- Düş niteliğinde olan, düşte oluşturulan. eş anl:: düşşel. 2- yalan, uydurma. 3- Varmış gibi düşünülen. eş anl:: saymaca.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
fil:
sağına veya soluna doğru çapraz şekilde istediği kadar hareket edebilir. ileri doğru veya geri doğru gelebilir. hareket mesafesi ve taş alma kuralları kale’deki gibidir.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )
Fil Olayı:
(bkz:: Ashabıfil)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Fil Suresi:
(a.i. سورة الفيل) fil suresi; kabe'yi yıkmak isteyen ebrehe'nin fillerle hücumunu konu edindiği için bu adı almıştır. kur'an-ı kerim'de 105 nci sure, 30 ncu cüz, 601 nci sayfadadır. 5 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 19 ncu sıradadır. kafirun suresi'nden sonra, felak suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. fil suresi, kur’ân-ı kerîm'de temas edilen ancak ayrıntıları efsane ve mitolojik kültüre dayalı anlatımlardan oluşan "fil vakası" isimli anlatıyla ilgilidir.(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)
Fil suresi:
Kur'an-ı Kerim’in yüz beşinci suresidir. Mekke’de inmiştir. Beş ayettir. Surede, “Ashabıfil Kıssası” anlatıldığı için bu adı almıştır. Surede, Allah’ın fil ordusunu ve bu ordudaki askerleri nasıl yok ettiği anlatılır. Ayrıca bu ordunun hazırlıkları ve Mekke halkına kurmuş oldukları tuzakların boşa çıkarılması, Allah’ın üzerlerine gönderdiği sürü sürü kuşların attığı taşlarla böceklerin yediği yapraklar gibi yerlere serilip perişan edilmeleri ele alınır. Bu olaydan insanların ibret alması tavsiye edilir. Surenin üslubundan, İslam’dan önce meydana gelen bu olaydan Mekkeli müşriklerin haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Fil olayına tanıklık eden bazı insanlar sure indirildiğinde hâlâ hayattaydılar. Nitekim Hz. Peygamber’i yalanlayan müşrikler bu sure inince Hz. Peygamber’e tepki gösterememişlerdir. Surenin gönderilişinin asıl amacı fil olayı hakkında bilgi vermek olmayıp Mekke müşriklerine, bildikleri bir olayın sonucunu hatırlatmaktır. Böylece Kur’an-ı Kerim’e ve Hz. Muhammed’e karşı düşmanca tavır sergilemeyi sürdürdükleri takdirde müşriklerin de başına böyle korkunç bir bela geleceği uyarısı yapılmaktadır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
fil vakası:
Fil Vakası ya da Fil Olayı (Vakayı Fil), İslam inancına göre Muhammed'in doğumundan 52 gün önce Kâbe'yi yıkmak amacıyla Mekke üzerine filleriyle birlikte yürüyen Ebrehe ve ordusunun Allah tarafından gönderilen ebabil kuşları vasıtasıyla bozguna uğratılmasını anlatan olayın adıdır.(Konusu: dini terim, Kökeni: )
Filafil:
(fr.i.) Üzerinde iki renkli çizgiler bulunan, ince, ipekli veya yünlü ya da pamuklu kumaş çeşidi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Filaman:
(fr.i.) Elektrik ampullerinde bulunan, akım geçtiğinde akkor durumuna gelen ince, iletken tel.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Filantrop:
(fr.i.sf.) İnsanların iyiliği için çalışan, insanları seven, insansever.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Filantropizm:
(fr.i.) İnsanların iyiliği için çalışmayı amaçlayanların öğretisi, insanseverlik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Filarisit:
(filaricide) Filariyaları yok eden bir faktör.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Filariya:
(filaria) Omurgalı hayvanların kanında ve dokularında parazit olarak yaşayan kıl kurdu cinsi, filariyaza sebep olan parazit grubu.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Filariz:
(kbd.i.) Keten ve keneviri dövmekte kullanılan âlet, keten tokmağı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: kökeni belli değil)
Filarmoni:
(fr.i.) 1- Müziğe karşı duyumsanan, gösterilen güçlü sevgi, müzik sevgisi. 2- Müzik dinletileri derneği ya da dinleti orkestrası.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Filarmonik:
(fr.sf.) 1- Müziği seven (kimse). 2- Müzik tutkunlarının, müziği sevenlerin kurdukları dernekler ya da dinleti dernekleri için kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Filateli:
(fr.i.) Posta pullarıyla uğraşan bilim. eş anl:: pulculuk.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Filatelist:
(fr.i.) Posta pullarıyla ilgilenen kimse, posta pulu koleksiyoncusu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Fildekoz:
(fr.i.) 1- Çok sağlam ve ince bir pamuk ipliği çeşidi. 2- (sf.) Bu iplikten dokunmuş olan: “Fildekos fanila.” “Fildekos çorap.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Fildişi Sahili:
Resmi Tam Adı: Fildişi Sahili Cumhuriyeti (Fildişi Kıyısı ya da Fildişi Kıyısı Cumhuriyeti) Fransızca: Republic of Côte d'Ivoire Diğer Adı: Kotdivuar (Côte d’Ivoire)(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Fildişi Sahili:
Yer Aldığı Kıta: Afrika Kıtası'nın Batı Afrika bölgesinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Fildişi Sahili:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Fransa'dan, 7 Ağustos 1960 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Fildişi Sahili:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Başkanlık Tipi Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Fildişi Sahili:
İdari Yapısı: 12 ilçe: 1- Bas-Sassandra (San-Pédro) 2- Comoé (Abengourou) 3- Denguélé (Odienné) 4- Gôh-Djiboua (Gagnoa) 5- Lacs (Dimbokro) 6- Lagunes (Dabou) 7- Montagnes (Man) 8- Sassandra-Marahoué (Daloa) 9- Savanes (Korhogo) 10- Vallée du Bandama (Bouaké) 11- Woroba (Séguéla) 12- Zanzan (Bondoukou) 2 Özerk Şehir: 1- Abidjan (özerk şehir) 2- Yamoussoukro (özerk şehir)(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )