Haydi Öğrenelim!
Yolsuz:
(sf.) 1- Parasız, züğürt. Örn:: Yolsuzum, biletsizim, sensizim o gece. Karşıda içler acısı bir ışık. Vapur olsam çarparım. Öylesine güzel bir ışık. (Can Yücel, Cehennemin Dibi) 2- Fahişe, orospu.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Kilovolt:
Elektrik gerilimi birimi (1000 volt).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kim İpler Yalova Kaymakamını:
(d. türk. k.ler -a. kaim-makam'dan) O kimseye önem değer verilir mi? İtibar gösterilir mi? (Gösterilmez.) anlamında söylenir. Örn:: Paşalar bile ürkütmeden sayılmıyor. Ne demiş hani. Kim ipler Yalova kaymakamını. Değil mi ya. (Sabahattin Ali, Hakkımızı Yedirmeyiz) Kim Salar, Kim Şaapar, Kim Takar Yaloa Kaymakamını biçiminde de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kim Sıker:
(d.) Kim önem verir, kim uyar, kimse aldırmaz anlamında söylenir. Kim Sallar, Kim Şeyeder, Kim Şaapar, Kim Takar gibi hafifletilmiş biçimleri de kullanılır. Örn:: Bi saniye lütfen bıçak saplamayın.. Kendisi çok iyi yürekli bi evcil Cavst billa -İyi kalbi kim şeeder lan Kırk yılın başında bi balık bulmuşuz. (Engin Ergönültaş, Zalim Şevki) Örn:: Bana baksana yahu papazmış da bilmem ne karın ağrısıymış. Kim takar lan senin papazını? (Muzaffer Buyrukçu, Kavga) (bkz:: Sıkmak, Takmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
kimatoloji:
(ing.i. kimatology) dalga bilimi. dalgaları ve dalga hareketlerini inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Kimek:
(t.i. ka.erk.) X. yy. İrtiş'in orta bölgesinde yaşayan bir Türk kavmi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Kimin Sıkı Kimin Kıçında:
(d.) Karışık kolayca anlaşılamayan ilişkileri belirtmek için kullanılır. Kimin Eli Kimin Cebinde gibi Kimin Eli Kimin Şeyinde gibi hafifletilmiş biçimleri de vardır. Örn:: Oh maşallah diyor Sevda bizimkiler böyledir İşte kimin eli kimin şeyinde belli olmaz. (Füsun Erbulak, 60 Günlük Bir Şey)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kiminle Dans Ediyorsun:
(d. fr. dance, türk. k.ler) Karşısındaki İnsanın niteliklerini bilmeden davranan, üstten bakan, haddini bilmeyen kimselere karşı söylenir. Örn:: Sen kiminle dans ettiğini bilmiyorsun galiba. Zeki Müren kim oluyor? (Öztürk Serengil, Yeşilçamı Benden Sorun) Örn:: Sen kiminle dans ediyon yiğenim? Çırçır kefale akıl öğretir mi?(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kimliklendirme:
(identificitation) Yaşayan ya da ölü bir kimsenin tanımlanması ve diğer kişilerden ayırt edilmesini sağlayacak özelliklerin ortaya konulması.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Kimofobi:
(ing.i. cymophobia, kymophobia) dalgalardan veya dalga benzeri hareketlerden korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
Kimono:
Geleneksel Japon giysisi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
kimse:
ad 1. kim olduğu bilinmeyen ya da belirtilmeyen herhangi bir kişi. "Oradaki kimseler bunu gördü" 2. adıl(zamir) (olumsuz tümcelerde) hiçbir kişi. "Bunu kimse söyleyemez"(Konusu: , Kökeni: )
kimyasal:
sıfat kimya1 ile ilgili(Konusu: , Kökeni: )
kimyasal madde:
Kimyasal madde, bir kimyasal maddenin[1] sabit bir kimyasal bileşimi ve karakteristik özelliklere sahip bir madde türüdür.[1] Bu kimyasal bağlar bozulmadan, fiziksel ayırma yöntemleri ile bileşenlerine ayrılmaz. Bu kimyasallar katı, sıvı veya gaz hâlinde olurlar.(Konusu: , Kökeni: )
Kimyon:
(kyminon) Maydanozgiller familyasından; Mayıs - Haziran aylarında beyaz veya pembemsi çiçekler açan, 15 - 20 cm boyunda, bir yıllık otsu bir bitkidir. Anavatanı Mısır'dır. Yaprakları dar ince şeritler halinde parçalıdır. Çiçekleri 3-5 saplı şemsiye durumundadır. Meyveleri ovaldir. İçeriğinde, reçine, sabit ve uçucu yağlar vardır. Keskin, hoş kokuludur. Tohumları baharat olarak kullanılır. Faydası:: İştah açar. Hazımsızlığı giderir. Mide ve bağırsaklarda gaz birikmesini önler. Birikmiş gazı söktürür. Hava yutmayı önler. Sinirleri yatıştırır. Sinirsel başdönmelerini keser. Anne sütünü artırır. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. İdrar söktürür. Yüksek tansiyonu düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Romatizma ve şişmanlıkta faydalıdır. Hamileler kullanmamalıdır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
kin:
1- Gizli düşmanlık, öç alma duygusu, nefret, hınç, hıkd. Örn:: “Dostunu ölçülü sev, belki bir gün düşmanın olabilir. Düşmanına da ölçülü bir şekilde kin besle, belki bir gün dostun olabilir.” (Hadis) 2- Başkasından içten içe öç almaya yönelik şiddetli düşmanlık. Kin beslemek, İslam ahlakının onaylamadığı kötü huylardan biridir. Allah bu konuda müminleri uyarmıştır. Kin, şeytanın işidir. Böyle kötü davranışların giderilmesi gerekir. Bu bakımdan Kur'an-ı Kerim ve sünnette kin beslemek yasaklanmıştır. Örn:: “Şeytan içki ve kumar ile aranıza kin ve düşmanlık sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Buna rağmen hâlâ vazgeçmeyecek misiniz?” (Kur’an-ı Kerim Maide suresi 5/91 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Kinematik:
Hareket bilimi; cismin konum, hız, ivme gibi özellikleriyle ilgilenen fizik dalı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
kinesiyoloji:
(ing.i. kinesiology) insan devim bilimi. insan anatomisi ile hareketlerini inceleyen bilim dalı.(Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)
Kinesofobi:
(ing.i. kinesophobia, kinetophobia, kleptophobia) Hareketten ve hareket etmekten korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
Kinestezi:
Vücut hareketleri ve kas duyumuyla ilgili algı/duyma (kinezyoloji kökenli terim).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kinetik:
Hareketle ilgili; fizik ve bilimde cismin hareketiyle ilgili terim.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kinik:
Sinik anlamında (Kinizm’i benimseyen veya bu felsefeye ait).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kinin:
(İsp.i. esk. quinquina, quinadan) 1- Acı yiyecek ya da içecek. 2- Kötü nitelikli sigara. Eskiden Köylü markalı sigara. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kinin:
Sıtma tedavisinde kullanılan, kınakınadan elde edilen alkaloid madde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kininli:
İçinde kinin bulunan.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kinizm:
(fr.i. cynisme) (fel.) Sinizm, kinik ya da kuşkuculuk. Sofist Gorgias'ın ve daha sonra da Sokrates'in öğrencisi olan Antisthenes'in öğretisidir. Antisthenes, Kynosarges Gymnasion'da okulunu kurmuştur. Kinik okulun, kyon kelimesinden türediği söylenmektedir; kyon ise köpek ya da köpeksi anlamındadır.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
Kinizm:
Sinizm felsefesi; insan doğasının erdemi dışlayan, ironik bir tutum veya dünya görüşü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kipe:
Genellikle sazlık, bataklık gibi nemli yer anlamında kullanılan yöresel kelime.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kipriyanofobi:
(ing.i. cyprianophobia, cypridophobia, cyprinophobia, cypriphobia) fahişelerden ve tenasül hastalıklarından korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)
kir:
ad 1. herhangi bir şeyin ya da vücudun üzerinde biriken ya da oluşan pislik tabakası. 2. MEC. utanılacak durum.(Konusu: , Kökeni: )
Kiralık Konak:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU Kitabın Konusu: Türk toplumunun tarihsel gelişim sürecinde ilk belirtileri XVIII. Yüzyılda görülen ve tanzimatla somutlaşan batılılaşma hareketleri buna bağlı olarak hayat tarzı, değerler ahlak kısacası kültürel değişim. Kitabın Ana Fikri: Kiralık Konakta Osmanlı İmparatorluğunun çöküş dönemindeki toplumsal nedenler dile getirilir. Kiralık Konak İmparatorluğun çöküş çanlarının kulak yırtan sesleri içinde, kuşaklar arasındaki değişen değer yargıların buna bağlı olarak da yaşam biçimlerinin çelişkisini sergileyen bir romandır. Karakterler: Naim Efendi, Seniha, Servet Bey, Sekine Hanım, Hakkı Celis, Faik Bey.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Kiram:
(a.i. erk.) 1- Soydan gelenler, soyu temizler, ulular, sergeliler. 2- Cömertler, eliaçıklar. Sahabenin lakabı olmuştur.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
kiramen kâtibin:
1- Yazıcı melekler. 2- İnsanların her birinin yapmış olduğu iyi kötü, büyük küçük bütün amellerini, söz ve davranışlarını Allah tarafından yazmakla görevlendirilen melekler. Örn:: “Üzerinizde koruyucu melekler olan kiramen kâtibin vardır. Yapmış olduğunuz her şeyi (bütün ayrıntılarıyla) bilirler (yazarlar).” (Kur'an-ı Kerim İnfitar suresi 82/10-12 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Kirami:
(a.i. erk.) 1- Cömertçe, eli açıklara özgü. 2- Soylular, ulular, şereflilerle ilgili.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Kiras Etmek:
(d. çing.? türk.) Yollamak, göndermek. Örn:: sonra önüme koca bir kadeh rakı dayadı. -Bu da nesi? -Karşıdan kiras ettiler. (Osman Cemal Kaygılı, Çingeneler)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kirayla Mirayla:
Bence kirayla mirayla uğraşma; sat gitsin. NOT: "M" Harfi Eklenerek Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Kiraz:
(yun.i. ka.) Gülgillerden, yapraklanmadan önce çiçek açan, düz kabuklu ağaç ve bu ağacın yuvarlak sulu ve tek çekirdekli yemişi.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Yunanca)
Kiraz:
(prunus avlum) Gülgiller familyasından; anayurdu Asya olan, düz kabuklu bir çeşit ağaç veya ağaçcıktır. Genellikle yapraklanmadan önce çiçek açar. Meyvesi, etli ve tek çekirdeklidir. Ev ilaçlarında sapları, meyvesi, kabuğu ve çiçekleri kullanılır. Faydası:: İdrar söktürür. Böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur. Kabızlığı giderir. Kanın temizlenmesine yardım eder. Nikris, romatizma, damar sertliği ve mafsal kireçlenmesinde faydalıdır. Karaciğer şişliğine iyi gelir. Safra akışını normale döndürür. Sivilceleri önler. Susuzluğu giderir. Kabukları ishali keser. Ateşi düşürür. Çiçekleri göğsü yumuşatır ve öksürüğü giderir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Kiraz:
Tatlı meyveli ağaç ve bu ağacın meyvesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kirazelması:
Küçük, kiraza benzeyen bir elma türü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kirazlık:
Kiraz ağaçlarının bulunduğu yer.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kireç:
(fars.i. gereç'ten) Eroin.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kiremit:
Çatı örtmekte kullanılan pişmiş toprak malzeme.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kiremit Aktarmak:
(d. yun. keramos'dan kiremit türk.) (Erkek) Cinsel ilişkide bulunmak, düzmek. (bkz:: Çatı, Çatıya Çıkmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kiremitçi:
Kiremit yapan ya da satan kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kiremithane:
(b.i.) Kiremit üreten küçük işyeri.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )
Kiremitlik:
Yapının kiremitle örtülen çatı bölümü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kiremitrengi:
Kiremit renginde olan (kızıl-kahverengi ton)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kiribati:
Resmi Tam Adı: Kiribati Cumhuriyeti Kiribatice: Ribaberiki Kiribati İngilizce: Republic of Kiribati Eski Adı: Gilbert Adaları(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Kiribati:
Yer Aldığı Kıta: Okyanusya Kıtası'nda, Pasifik Okyanusu'nda (Büyük Okyanus) yer alan ada ülkesi.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Kiribati:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Birleşik Krallık'tan (Büyük Britanya) 12 Temmuz 1979 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Kiribati:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Parlamenter Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Kiribati:
İdari Yapısı: 3 Bölüm: Gilbert Adaları, Line Adaları, Phoenix Adaları(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Kiribati:
Komşuları: Pasifik Okyanusu’nun (Büyük Okyanus) batısında 5 milyon km2’lik bir alana yayılmış pek çok ada ve atolden oluşur. Marshall Adaları’nın güney-güneydoğusunda kalır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Kiribati:
Resmi Dili: İngilizce, Kiribatice(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Kiribati:
Plaka Kod: KIR(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Kiribati:
Tel. Kodu: +686 Bölge 6 – Güneydoğu Asya ve Okyanusya Kıtası numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Kiribati:
Dini: Hristiyanlık, İslamiyet, Hinduizm Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Kiribati:
Kiribati Bayrağı: Günümüzdeki hali ile ilk olarak 12 Temmuz 1979 tarihinde kabul edilerek göndere çekilmiştir. Ada ülkesinin bayrağının üst yarısını yatay olarak konumlandırılan kırmızı şerit oluşturmaktadır. Bayrağın alt kısmındaki diğer yarısı ise birbirini sırayla takip eden üç adet mavi ve üç adet beyaz dalgadan oluşmaktadır. Bu bölüm ada ülkesinin çevrili olduğu okyanusu temsil etmektedir. Kırmızı bölümde ayrıca mavi-beyaz dalgalı bölüm ile kesiştiği orta noktasında doğan bir güneş, doğan bu güneşin üstünde ise uçar konumda resmedilmiş Fregat kuşu gözükmektedir. Ülkenin aynı zamanda ulusal sembolü olan Fregat kuşu, gücü ve özgürlüğü sembolize etmektedir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Kiribati:
Milli Marşı: (alm.) "Kunan Kiribati" (Kiribati şarkısı) "Teirake kaaini Kiribati" (Ayağa kalk, Kiribatili!) Okyanusya Kıtası ada ülkesi Kiribati'nin millî marşıdır. Marşın metni ve müziği, ada ülkesinin bağımsızlığı vesilesiyle 1979'da Ioteba Tamuera Uriam (1910-1988) tarafından oluşturulmuştur.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Kiribati:
Genel Bkş: Bağımsız olmadan önce ülke Gilbert ismini kullanmıştır. Bu isim de kaptan Thomas Gilbert’tan gelmektedir. Gilbert adayı 1788’de keşfetmiştir. Ülke’de Kiribati kelimesinin telaffuzu ise Kiribas olarak nitelendirilmektedir. •(Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Kiriş:
(Okçuluk Ter.) Yayın kurulduğu ipek ip demeti.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Kirişhane:
(b.i) (esk) Kiriş yapılan yer.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )
Kirişi Almak:
(d.) 1- Eşanl. Kirişi Kırmak 2- Gitmek, savuşmak, kaçmak, bulunduğu yerden hızla uzaklaşmak. Örn:: Ali- Al kirişi burdan dedim. Anlıyor musun? Zilha- Bu ne biçim konuşma? (Haldun Taner, Keşanlı Ali Destanı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kirişi Kırmak:
(bkz:: Kirişi Almak) Örn:: İhtiyara içinden bir posta Eyvallah dedikten sonra kirişi kırdım. (Adnan Veli, Mapusane Çeşmesi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kiriz:
(çing.i. esk.) Eşanl. Keriz. (eğlence anlamında) Örn:: Ardından kiriz havalarına sıra gelir. Kadınlı erkekli oyuna girişilince. (Sermet Muhtar Alus, Eski Beyoğlu Adet ve Alemleri) Örn:: Ana- kadın- A civanım elbette cızlam edecektim. Bak şimdi içerde kiriz var. (Ortaoyunu, Hamam) (bkz:: Keriz)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kiriz Etmek:
(d. çing. türk.) Eşanl. Keriz Atmak, Keriz Etmek. Örn:: Külhanbeyi-Ben sana onu sormadım. -Neye kiriz etmiyorsun? diyorum sana anam babam. (Ortaoyunu, Kağıthane Safası)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kirizci:
(çing.i. türk. e.) Çalgıcı. Örn:: Kavuklu- Ulan kirizciler bizim hemşeri bir horan havası istiyor. (Ortaoyunu, Kağıthane Safası) (bkz:: Kerizci, Kerizan)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kirizma:
Kasılma, spazm.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kirizmalamak:
(Halk ağzı) Ani kasılma veya spazm geçirmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kirkpatrick Macmillan:
Kirkpatrick Macmillan (1812–1878) İskoç Mucit. Günümüzde kullanılan bisikletin temel tasarımını yaptı. Pedal ve zincir sistemi ile çalışan bir bisiklet icat etti.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )
kirli:
sıfat 1. kir içinde bulunan, kirlenmiş olan, leke, toz, yağ vb. ile kaplı bulunan, pis. "Evin kirli camları temizlik bekliyordu" 2. içilemeyecek, kullanılamayacak denli pis olan. "Kirli suda yıkanılmaz" 3. (kadın için) aybaşı durumunda bulunan. 4. MEC. toplumun değer yargılarına aykırı olan, ahlak kurallarına uymayan, kötü. "Onun çevirdiği kirli işleri bilen çoktur" 5. ad kirlenmiş çamaşırlar. "Kadınlar derede kirlilerini yıkıyordu" 6. giyilip kirletilmiş çamaşır. "Kirli çamaşırları bir sepete koydu, alıp götürdü" 7. MEC. yasal olmayan, gizli saklı yapılmış, kınanacak iş, pis iş. "Onun kirli çamaşırlarını bilmeyen yoktur" 8. koyu ve donuk sarı renk. 9. bu renkte olan.(Konusu: , Kökeni: )
Kirman:
(f.i. erk.) 1- Hisar, kale. 2- İran'da bir eyalet ve bu eyaletin bugünkü merkezi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Kirmanşah:
(t.i. erk.) (bkz:: Kirman)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Kirme:
(bkz:: Keyif)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kirpi Kürkü Giydirmek:
(d.) (Birisini) Güç duruma sokmak. T.iç.bk. Mano.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kisra:
(f.i. erk.) İran şahlarının adı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Kist:
Vücutta oluşan, içi sıvı dolu kesecik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kistleşmek:
Kist hâline gelmek, kist oluşturmak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
kişi:
ad 1. ESKİMİŞTİR insan, kimse. "Özleyen kişi dostlarını arar" Benzer: şahıs 2. HUKUK TERİMİ hakları bulunan tüzel varlık, birey. "Hukuk kişiyi korumalıdır" 3. HALK AĞZINDAN (kadına göre) evin erkeği, eş, koca. 4. YAZIN TERİMİ roman, öykü, oyun gibi bir yazın yapıtında yer alan, başından olay geçen ya da olaya karışan kimse. "Romanın kişileri ilgi çekiyordu" 5. DİLBİLGİSİ TERİMİ çekimli eylemlerde ve adıllarda konuşan, kendisine söz yöneltilen ya da kendisinden söz edilen varlıklara göre değişik biçimlere bürünen dilbilgisi ulamı; kimseye ve nesneye bağlı olarak tekil ve çoğul kişi olmak üzere iki öbekte biçimlenir. 6. yalnızca belli bir kişiye ayrılmış, o kişi için olan, belli bir kimseye özgülenmiş bulunan. "Kişiye özgü mektup ancak sahibine teslim edilir" 7. yalnızca o kişide bulunan. "Kimi yetenekler kişiye özgüdür"(Konusu: , Kökeni: )
kişilik:
ad 1. kişinin kendine göre bir ayrılığı, belirgin bir özelliği olması durumu, kişinin özyapısına uygun kendine özgülüklerin tümü. "Ozanın şiiri kişiliğini yansıtmaktaydı" 2. kişiye, insana yakışacak tutum ve davranış. 3. TOPLUMBİLİM TERİMİ bireyin toplumsal yaşam içinde edindiği alışkanlıkların ve davranış biçimlerinin tümü. 4. RUHBİLİM TERİMİ kişinin, işler durumdaki bedensel ve ruhsal özelliklerinin kendine özgü olan, az çok belirgin bütünlüğü. 5. FELSEFE TERİMİ kişinin özünü oluşturan, kuran, kişiyi kişi yapan özellik. 6. sıfat herhangi bir sayıda kişiden oluşan. "Üç beş kişilik orkestra mı olur?" 7. sıfat herhangi bir sayıda kişi için yetecek miktarda. "İki kişilik yemek ısmarladım"(Konusu: , Kökeni: )
Kişilik Bozukluğu:
(personality disorder) İnsanın öznel huyları, tutumları ve karakter özellikleri ile belirli karakteristik davranış, düşünüş ve duygu durum kalıplarının bireyin sevmek, çalışmak, yaşamdan haz almak, toplum içinde uyum sağlamak yeteneklerini bozması durumu.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Kişniş:
(kişniç) Maydanozgiller familyasından; Haziran - Ağustos ayları arasında pembe beyaz renkli çiçekler açan, 30 - 50 cm boyunda, oldukça fena kokulu bir yıllık otsu bir bitkidir. Nemli çayır ve sırtlarda yetişir. Yaprakları açık yeşil renkli ve tüylüdür. Çiçekleri, dallarının uçlarında şemsiye şeklinde toplanmıştır. Meyveleri nişasta, tanen, şekerler ve uçucu yağ taşır. Kişniş şekeri, likör yapımı, pastacılık ve eczacılıkta kullanılır. Faydası:: İştah açar. Bağırsak gazlarını giderir. Sinirleri yatıştırır. Hazmı kolaylaştırır. Sinirsel baş ağrılarını keser. Karın ağrılarını giderir. Cinsel arzuyu kamçılar. Aybaşı kanamasını düzenler. Doğumu kolaylaştırır. Sürmenajda faydalıdır. Bayat yiyeceklerin zararını azaltır. Fazla miktarda yenirse zararı görülür.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
Kişver:
(f.i. ka.) Ülke.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Kit:
(i. esk.) Burun. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
kitabi:
(bkz:: ehli kitap)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Kitaksi:
(yun.e. kitaksi) Şuna bak, hale bak anlamlarında söylenir. Örn:: Gelgelelim herif devleti temsil ediyor. Emniyet memuru pardon amiri de yavrum komisere kitaksi. (Tahir Burak, Hapishane Hatıraları) Kitakse biçiminde de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kitaksi Etmek:
(d. yun. türk.) Bakmak, gözlemek, izlemek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
kitap:
1- Karar verme, hükmetme. Örn:: “Allah tarafından önceden verilmiş bir hüküm olmasaydı aldığınız fidyeden dolayı size mutlaka bir azap dokunurdu.” (Kur’an-ı Kerim Enfal suresi 8/68 nci Ayet) 2- Yazma, mektup, belge. Örn:: “(Belkıs) danışmanlarına dedi ki ‘Ey ileri gelenler! Bana çok değerli bir kitap gönderildi. O Süleyman’dandır. Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla başlamaktadır.” (Kur’an-ı Kerim Neml suresi 27/29-30 ncu Ayet) 3- Dinî hükümlerin kendisinden çıkartıldığı İslam dininin temel iki kaynağından birincisi, Kur’an-ı Kerim. Örn:: “Allah’ın öğrettiği şekilde hüküm vermen için hakikatin açıklayıcısı olarak biz sana Kitabı indirdik.” (Kur'an-ı Kerim Nisa suresi 4/105 nci Ayet) 4- İnsanların dünyada yapmış oldukları iyiliklerin ve kötülüklerin kaydedilip sevaplarının ve günahlarının durumuna göre kendilerine ahiret gününde verilecek olan amel defteri. Örn:: “Kitap ortaya konulmuştur. Suçluların onun içindekilerden korkarak: ‘Vah bize! Bu kitaba da ne oluyor? Ne küçük ne de büyük hiçbir şeyi bırakmamış, (dünyada yaptığımız) her şeyi sayıp dökmüş’ dediklerini görürsün.” (Kur'an-ı Kerim Kehf suresi 18/49 ncu Ayet) 5- Tevrat, İncil, Zebur gibi ilahî kitaplar. Örn:: “Biz İbrahim’e İshak’ı ve (torunu) Yakup’u armağan ettik. Onun soyuna da peygamberlik ve kitap verdik…” (Kur’an-ı Kerim Ankebut suresi 29/27 nci Ayet) 6- Allah katındaki bilgi, her şeyin kendisinde kayıtlı olduğu levhimahfuz. Örn:: “Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık.” (Kur’an-ı Kerim A'raf suresi 7/38 nci Ayet) 7- Ecel. Örn:: “Yok ettiğimiz her kasabanın (bizim katımızda) bilinen bir kitabı vardır.” (Kur’an-ı Kerim Hicr suresi 15/4 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
kitap:
ad 1. ESKİMİŞTİR basılı ya da el yazılı kâğıt yaprakların ciltli ya da ciltsiz olarak bir araya getirilmiş biçimi. 2. basımevinde basılıp kapak geçirilmiş kâğıt yapraklardan oluşan ve okumakta yararlanılan nesne. \"Bu kitap yeni çıktı\" 3. bir araya getirilmiş, sırttan yapıştırılmış ya da dikilmiş, bir kap ya da cilt içine konulmuş ve en az dört formadan oluşmuş basılı nesne. \"Kitaplıkbilime göre kitap 64 sayfa ve daha çok sayfalı basılı yapıtlara deniyor\" 4. herhangi bir konuda yazılmış yapıt. \"Ozanın iki kitabı birden yayımlandı\" 5. kutsal kitap. \"Kimileri kitaba göre yaşanmasını ister\" 6. kitapları yiyerek zarar veren bir böcek. 7. MEC. çok kitap okuyan, değerli kitapları bilen, tanıyan kimse.(Konusu: , Kökeni: )
Kitap Gibi:
(d. a. kitab, türk.) (Kadın ve kız İçin) Yüzüyle, vücuduyla çok güzel önden ve arkadan çok güzel görünen dolgun ve biçimli. Örn:: Kitap gibi kadın, çevir çevir oku. (halk deyişi) Örn:: Güzel olmasına güzel kitap gibi kan ama güzellik karın doyurur mu? (Orhan Kemal, Suçlu) Örn:: Zarar yok. Bira içer gacoları seyredersin. Sonra sana benimkini tanıştırırım. Gör bak ne avrat Kitap gibi. (Orhan Kemal, Avare Yıllar)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Kitap Mitap:
NOT: Biri Anlamlı, Diğeri Anlamsız Kelimelerden Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Kitara:
Antik Yunan’da kullanılan telli bir çalgı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Kitiaraz:
(f.i. ka.) Dünyayı süsleyen, dünyanın süsü olan.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Kitin:
Böceklerin ve bazı canlıların dış iskeletini oluşturan organik madde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )