Haydi Öğrenelim!
Portföy:
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Taybars:
(t.i. erk.) Pars gibi güçlü tay (çocuk).(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Taybe:
(a.i. ka.erk.) Medine-i Münevvere. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
Taycan:
(t.i. erk.) Genç ve güçlü kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Tayf:
(a.i. ka.erk.) 1- Görüntü. 2- Bileşik bir ışık demetinin bir pirizmadan geçtikten sonra ayrıldığı basit renklerden oluşmuş görüntü. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Arapça)
Tayfa:
(a.i. taife'den) 1- Herhangi bir kimse. Örn:: Bu tayfa niçin dolanıp duruyor buralarda? 2- Belirli bir topluluğa, çeteye bağlı kimse. Örn:: bütün tayfa hala Metin der başka şey demezdi. (Zaven Biberyan, Yalnızlar)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tayfa:
(Körm. O.) Tuluat tiyatrosunda figürana verilen ad.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tayfun:
(t.i. erk.) Büyük okyanus ve Çin Denizi'nde görülen şiddetli fırtına.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Tayfun:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tayfur:
(a.i. erk.) 1- Küçük bir kuş türü. 2- Tayfuriye tarikatını kuran Beyazıd Bestami Ebu Zeyd Tayfur'un adı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Taygar:
(a.i. erk.) Uçan uçucu. Gaza dönüşen.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Taygun:
(t.i. erk.) Çocuk, torun.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Tayguner:
(t.i. erk.) Erkek torun.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Tayı:
(a.i. erk.) Bir işi kendi isteğiyle yapan.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Tayın:
Asker azığı, asker ekmeği.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: Arapça)
Tayın Bedeli:
Bir aylık asker azığının karşılığı olan ve gerektiğinde ere ya da subaya ödenen para.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: Arapça)
Tayıncı:
(a.sf.i. tayin'den tayıncı) 1- Eşcinsel erkeklere aracılık eden, (erkek) eşcinsel pezeveng, puşt. Örn:: Çelebi- Nasıl edeceğiz? Çenen tutulsun Karagöz- Senin tutulsun koca tayıncı. (Karagöz, Abdal Bekçi) 2- Edilgin eşcinsel erkek, eşcinsel fahişe. Örn:: Hangi oğlanı? Pandeli tayıncısını mı? Şunun lafını açmayın demedim mi yahu? (Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tayıncılık:
(a.i. türk. e.) 1- Eşcinsel erkeklere pezevenklik etme, puştluk. Örn:: 7. Çelebi- Ben öyle bir sanat öğrenmeliyim ki başka bir yere gidersem para kazanmalıyım. Karagöz- (İçeriden) Ben sana bir tayıncılık sanatını öğreteyim nereye gitsen günde bir Hra kazanırsın. (Karagöz, Canbazlar) 2- (Erkek için) Edilgin eşcinsel olma durumu, edilgin eşcinsellik.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Taykara:
(t.i. erk.) Esmer, karayağız çocuk.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Taykoç:
(t.i. erk.) Güçlü, kuvvetli çocuk. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Taykurt:
(t.i. erk.) Güçlü kuvvetli çocuk.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Taykut:
(t.i. erk.) Kutlu uğurlu çocuk.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Taylak:
(t.i. erk.) 1- Yeni doğmuş at yavrusu. Biniye gelmiş iki yaşında at yavrusu. Deve yavrusu. 2- Yaramaz çocuk.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Taylan:
(t.i. ka.erk.) 1- İnce, kibar, güzel, boylu boslu kimse. 2- Çok yağmur yağdığı halde işlenebilir toprak. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Taylan Vurgusu:
(Fr. accent rhythmique - Alm. rhythmische Betonung) Konuşmada, sözcüklerdeki sesin düzenli bir yolda yükselip alçalmasını dengeye koyan vurgu.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tayland:
Resmi Tam Adı: Tayland Krallığı Yerel Tam Adı: Ratcha Anachak Thai Eski Adı: Siyam(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Tayland:
Yer Aldığı Kıta: Asya Kıtası'nda, Güneydoğu Asya bölgesinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Tayland:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Bölgedeki bilinen ilk uygarlıklar 6. yüzyıldan itibaren hüküm sürmüş Dvaravati Krallığı ve 8. yüzyıldan itibaren hüküm sürmüş Sumatra kökenli Srivijaya Krallığıdır. 9. yüzyıldan itibarense bölge Kamboçya merkezli Khmer İmparatorluğu'nun kontrolüne geçmiştir.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Tayland:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: XXXX İktidar Kaynağı: Parlamenter Monarşi. NOT: Monarşi; Mutlak Monarşi veya Meşruti Monarşi (Parlamenter Monarşi, Anayasal Monarşi, Meşrutiyet) olarak ikiye ayrılır.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Tayland:
İdari Yapısı: 76 Bölge: Amnat Charoen, Ang Thong, Buriram, Chachoengsao, Chai Nat, Chaiyaphum, Chanthaburi, Chiang Mai, Chiang Rai, Chon Buri, Chumphon, Kalasin, Kamphaeng Phet, Kanchanaburi, Khon Kaen, Krabi, Krung Thep Mahanakhon (Bangkok), Lampang, Lamphun, Loei, Lop Buri, Mae Hong Son, Maha Sarakham, Mukdahan, Nakhon Nayok, Nakhon Pathom, Nakhon Phanom, Nakhon Ratchasima, Nakhon Sawan, Nakhon Si Thammarat, Nan, Narathiwat, Nong Bua Lamphu, Nong Khai, Nonthaburi, Pathum Thani, Pattani, Phangnga, Phatthalung, Phayao, Phetchabun, Phetchaburi, Phichit, Phitsanulok, Phra Nakhon Si Ayutthaya, Phrae, Phuket, Prachin Buri, Prachuap Khiri Khan, Ranong, Ratchaburi, Rayong, Roi Et, Sa Kaeo, Sakon Nakhon, Samut Prakan, Samut Sakhon, Samut Songkhram, Sara Buri, Satun, Sing Buri, Sisaket, Songkhla, Sukhothai, Suphan Buri, Surat Thani, Surin, Tak, Trang, Trat, Ubon Ratchathani, Udon Thani, Uthai Thani, Uttaradit, Yala, Yasothon(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Tayland:
Komşuları: Sınırları batıda Myanmar (Burma) (1.800 km), doğuda Kamboçya (803 km), kuzeyde Laos (1.754 km) ve güneyde Malezya (506 km) ülkeleri bulunmaktadır. Güney kısmında Tayland Körfezi, batı kısmında ise Andaman Denizi yer almaktadır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Tayland:
Resmi Dili: Tayca Bölgesel: Çince, Laoca, Malayca, Khmerce(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Tayland:
Plaka Kod: T(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Tayland:
Tel. Kodu: +66 Bölge 6 – Güneydoğu Asya ve Okyanusya Kıtası numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Tayland:
Dini: Budizm, İslamiyet Mezhebi: Theravada, Animizm NOT: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Tayland:
Tayland Bayrağı: Zemin kırmızı (üstte), beyaz, mavi (2 kat eninde), beyaz ve kırmızı olmak üzere beş yatay şeritten oluşmaktadır. Kırmızı Thai Halkını, Beyaz Budizmi ve Mavi ise Thai Krallığını temsil etmektedir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Tayland:
Milli Marşı: "Phleng Chat Thai" Kraliyet Marşı: Sansoen Phra Barami(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Tayland:
Genel Bkş: Siyam'ın, Tayland olarak değiştirilmesi yakın zamanda gerçekleştirilmedi. Yerel dilde 'özgür insanların ülkesi' anlamına gelen 'Prathet Thai' olarak telaffuz edilir. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Tayland Körfezi:
Tayland Körfezi eskiden Siyam Körfezi, Güney Çin Denizi'nde girinti. Güneybatıdan kuzeye kadar Tayland'ın, kuzeydoğuda Vietnam'ın güney kesimi ile Kamboçya'nın kıyısını oluşturur. 320.000 km²'lik bir alan kaplar. Körfez kıyıları Vietnam'daki Bai Bung Burnu'ndan başlayıp, Malezya sahilindeki Kota Bharu'da biter. Tayland kesimindeki Bangkok, Pattani, Songkhla, Pak Phanang ve Chanthaburi, Kamboçya'nın Ream, Kampot ve Keb ile Vietnam'ın Rach Gia körfezdeki büyük limanlardır. Mercan resifleri nedeniyle dalış turizmi için önemli mekanları barındırır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Tayland Milli Tk:
milli tk.lakabı: Savaş Filleri (War Elephants)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )
Tayman:
(t.i. erk.) Genç, taze, toy kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Taymaz:
(t.i. erk.) Düşmeyen, kaymayan, dengeli kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Tayuk:
(t.i. erk.) İnce, kibar genç.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Tayyar Altıkulaç:
Görev Başlangıcı: 9 Şubat 1978 Görev Bitişi: 10 Kasım 1986 tarihleri arasında Diyanet İşleri Başkanlığını yapmıştır. Sonra Gelen: Mustafa Sait Yazıcıoğlu (Konusu: Diyanet Bşk., Kökeni: )
Tayyare:
(a.i. tayeran'dan osm. k.) Çok sarhoş kimse. Örn:: Alkolik, şarapkolik, matiz, tayyar ve leyla dut oğlu dut.. Koca ormanda düşecek bir delik buldun gene. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tayyare Meydanı:
d. (osm. tayyare, ar. meydan türk. e.) Kel kafa, saçsız baş. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tayyib:
(a.i. erk.) 1- İyi, hoş, güzel ala. 2- Helal, çok temiz. Türk dil kuralına göre "b/p" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
tayyib:
1- Tertemiz olan, temizliğinde şüphe bulunmayan, pis olmayan. Örn:: “De ki: Hiç pis olanla tayyib olan bir olur mu?” (Kur’an-ı Kerim Maide suresi 5/100 ncü Ayet) 2- Namuslu, iffetli. “Kötü erkekler kötü kadınlara, tayyibe hanımlar da tayyib erkeklere layıktır.” (Kur’an-ı Kerim Nur suresi 24/26 ncı Ayet) 3- Haram olmayan, helal yiyecek ve içecekler. “Ey iman edenler! Kazanmış olduğunuz şeylerin tayyiblerinden (ihtiyaç sahiplerine) veriniz.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/267 nci Ayet) 4- Dinen ve ahlaken kusursuz, mükemmel. Örn:: “Allah’ın melekleri, tayyib olanların ruhlarını alırken onlara ‘Allah’ın selamı üzerinize olsun; yaptıklarınıza karşılık cennete girin!’ derler.” (Kur’an-ı Kerim Nahl suresi 16/32 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Tayyibe:
(a.i. ka.) (bkz:: Tayyib)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Tayyör:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
tazarru:
1- Yalvarma, rica etme, dua etme, dileme, niyaz etme. Örn:: “Rabb’ini tazarru ile ve korkarak, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam zikret; gafillerden olma!” (Kur’an-ı Kerim A'raf suresi 7/205 nci Ayet) 2- Kulun, Allah’a dua ederken kendi yetersizliğini fark etmeye çalışarak boyun bükmesi ve Allah’ı yüceltip isteklerde bulunması. Örn:: “Rabb’inize tazarru ile (içtenlikle ve) sessizce dua edin. Şüphesiz o (duada) haddi aşanları sevmez.” (Kur’an-ı Kerim A'raf suresi 7/55 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Taze:
(f.i. ka.) Körpe, genç.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Taze Ot Görmüş Gibi Sırıtmak :
(d. fars. taze türk.) Olumlu bir durumdan ötürü bönce gülümsemek, aptalca keyiflenmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tazegül:
(f.i. ka.) Yeni açan gül.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)
Tazı:
(i. esk.) Hafiye, Muhbir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tazim:
(a.i. erk.) Ululama, büyük sayma. Saygı gösterme, ikram etme.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
tazim:
1- Yüceltme, ululama, saygı gösterme, kıymet ve önem verme, hürmet etme. 2- Allah’a itaat edip emir ve yasaklarını yerine getirmek suretiyle ona saygı gösterme, her türlü eksiklikten Allah’ı uzak bilme ve tespih etme. Örn:: “Kim Allah’ın koymuş olduğu yasaklara tazim ederse (bu yasaklardan kaçınırsa), Rabb’i katında kendisi için bu daha hayırlıdır.” (Kur’an-ı Kerim Hac suresi 22/30 ncu Ayet) 3- Peygamberlere, meleklere, sıddıklara, salihlere, âlimlere ve ana babaya hürmet etme, onların değerini bilme.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Tazime:
(a.i. ka.) (bkz:: Tazim)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
tazir:
1- Engelleme, menetme, yasaklama, azarlama. 2- İslam hukukunda, dinin miktarını belirlemediği bazı suçlara devlet yetkililerinin vermiş olduğu caydırıcı nitelikteki ceza(lar). Dinin miktarını belirlemediği bazı tazir cezaları şunlardır: Kınama, azarlama, tehdit etme, mahkemeye çağırma, hapis vb. Örn:: “Kim, had cezası olmayan (miktarı dinen belirlenmeyen) bir konuda had cezası kadar tazir cezası verirse zulüm yapmış olur.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Taziye:
(İsl. Tiy.) Şiirlerde "Kerbela" olayı üzerine dinsel acı çekme oyunu. Bunların yazılı olanları da vardır. Oyunların çoğunluğu Farsça'dır; Arapça ve Türkçe olanları da vardır.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
taziye:
1- Teselli etme, rahatlatma, baş sağlığı dileğinde bulunma, acılara karşı sabırlı ve dirençli olmayı tavsiye etme. 2- Bir yakını ölen kimseye “baş sağlığı” dileğinde bulunma. Türk kültüründe taziye “Başınız sağ olsun.” “Allah kalanlara ömür versin.” “Allah tüm ölenlerinize rahmet etsin.” “Allah günahlarını affetsin.” “Allah cennette buluştursun.” gibi cümlelerle yapılır. Taziyede bulunma Hz. Peygamber’in çok değer verip teşvik ettiği bir davranıştır. Örn:: “Başına gelen bir musibetten dolayı, kardeşine taziyede bulunan bir mümine, Allahuteala kıyamet günü çok değerli elbiseler giydirecektir.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Tazmanya Canavarı:
Tazmanya Canavarı ya da Taz, Warner Bros.'un Looney Tunes (Sevimli kahramanlar) serisinde yer alan hayali bir çizgi film karakteridir. Yaratıcısı Robert McKimson'dur. Çok hızlıdır ve sınır tanımaz iştahıyla istediği her şeyi yiyebilirdi, masa sandalye de dahil ama Taz sudan nefret ederdi. 1990'lı yıllarda çok popüler olmuştur.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
tazminat:
1- Ödeme garantisi verme, kefil olma, borçlanma, sorumluluğu paylaşma. 2- Haksız bir uygulamadan dolayı maddi ya da manevi zarara uğrayan birisinin zararının karşılanması. İslam fıkhına göre, zarar gören bir kimse mahkemeye müracaat ettiğinde en kısa zamanda kendisine hak ettiği tazminatı ödenir, çünkü İslam’da kişi hak ve hürriyetlerine saygı göstermek esastır. İslam dini insanların canlarını, mallarını, soylarını korumayı gaye edinir. Bunlardan herhangi birisine zarar verildiğinde kişilerin tazminat davası açma hakları vardır. Örn:: “Bahçesi olan kimseler bahçelerini gündüz korurlar. Geceleyin ise hayvanlar, başkasının bahçesine zarar verirlerse sahipleri tazminat öder.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
TE:
(te) El.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
TE:
(te) El.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
teala:
Allah’ın yüceliğini belirtmek için isimlerinden hemen sonra bir sıfat gibi kullanılan “yüce olsun, ulu olsun.” anlamlarına gelen övgü sözü. “Allahuteala her şeyin gerçek sahibidir.” (Kur’an-ı Kerim Taha suresi 20/114 ncü Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Teali:
(a.i. erk.) Yükselme, ululanma.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Team Pursuit:
(Bisiklet Ter.) Dört yarışçılı takımlardan oluşan saate karşı ekip yarışı.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Teatral:
(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )
Tebar:
(f.i. erk.) Soy.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Tebareke suresi:
Mülk suresi.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Tebbet Suresi:
(a.i. سورة المسد) tebbet suresi; "kurusun" manasına bedduadır. ebu-leheb hakkında inmiştir. zira o, eziyet etmek kasdıyla resul-ullah'ın yoluna gizlice diken koymuş, bu işte kendisine karısı da yardım etmişti. sûre, "mesed sûresi" diye de anılır. kur'an-ı kerim'de 111 nci sure, 30 ncu cüz, 603 ncü sayfadadır. 5 ayettir. inme (nazil) sırasına göre 6 ncı sıradadır. fatiha suresi'nden sonra, tekvir suresi'nden önce mekke döneminde inmiştir. mekke'de inen 86 tane sureden biridir. (bir rivayete göre şuara suresi'nin 124. âyeti gereğince efendimiz yakın akrabasını çağırarak, onları islam'a davet etmişti. amcası ebu-leheb galiz sözler sarfederek, "bizi bunun için mi çağırdın?" demişti. Bunun üzerine bu sûre indi.)(Konusu: Sureler, Kökeni: arapça)
Tebbet suresi:
Kur’an-ı Kerim’in yüz on birinci suresidir. “Mesed suresi” diye de bilinir. Mekke’de inmiştir. Beş ayettir. Adını birinci ayette geçen ve “kahrolmak, yok olmak.” anlamlarına gelen “tebbet” kelimesinden almıştır. Bu sure, Hz. Muhammed akrabalarını ilk defa İslam’a davet ettiğinde Ebu Lehep’in ona; “Yuh olsun sana! Bizi buraya bunun için mi çağırdın?” demesi üzerine inmiştir. Surede, Hz. Peygamber’e iman etmeyip İslam düşmanlığında aşırı giden amcası Ebu Lehep’in yaptığı kötülükler konu edilir. Biriktirdiği mallara ve ailesinin çokluğuna güvenen Ebu Lehep’in kazançlarının ahirette kendisine fayda vermeyeceği vurgulanır. Surede, Ebu Lehep ile beraber karısı Ümmü Cemile’nin de cehenneme gireceği haber verilir. İman etmedikten sonra peygambere akraba olmanın bile ahirette kişiye bir yararının olmayacağı hatırlatılarak sure son bulur.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
tebeitabiin:
1- Sahabeleri gören kişilerle karşılaşıp onlarla sohbet eden ve Müslüman olarak ölen kişi. 2- Hz. Peygamber’in hadislerini nakleden üçüncü nesil Müslümanlar. Tebeitabiin neslinin çoğu ya bir sahabe torunu ya da sahabelerle görüşen kişilerin çocuklarıdır. Bu insanlar, sahabe ve tabiin vasıtasıyla Hz. Peygamber’den nakledilen hadisleri ve rivayetleri toplamışlar ve onları özümsemişlerdir. Bulundukları bölgelerin önde gelen âlimleri olan tebeitabiin nesli, İslami ilimlerin gelişmesine çok önemli katkılarda bulunmuşlardır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Teber:
(f.i. erk.) Küçük balta. Dervişlerin kullandıkları uzun saplı küçük balta. Meşin kesmek için kullanılan araç.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Teberce:
(i.) Dedikodu. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Teberce Cerlemek:
(d.) Dedikodu ederek söyleşmek. (bkz:: Cerlemek)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Teberhun:
(f.i. erk.) Kızıl söğüt, tarhun.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
teberrük:
1- Mübarek sayma, uğurlu kabul etme, hayır ve bereket umma; bir şeyi bereket ve mutluluk vesilesi sayma. 2- Hayırlı ve güzel işler için duasının kabul olacağı umulan âlimlerden, salih kimselerden veya anne babadan hayır duası isteme.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Tebessüm:
(a.i. ka.) Gülümseme.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Tebeşir:
(fars.i. tebaşir'den) (Kumarda) Mano oyunda dönen para üzerinde kumarhane sahibi ya da işleticisinin hakkı olarak ayrılan miktar. Örn:: Oysa oyun uzar sözgelişi iki saat sürerse kimsede para kalmaz hepsi tebeşire veya tabelaya giderdi. (Kayhan Sağlamer, Türk Mafiası) (bkz:: Tabela)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Tebeşirlenme:
Hava koşullarının bozucu etkilerinin bağlayıcı ortamını ayırarak sebep olduğu boya film yüzeyi üzerindeki kolay ufalanabilir toz oluşumu. Boya filminin tebeşiri, pigmentin seçimi ve konsantrasyonundan etkilenebilir. Bağlayıcı ortamının seçimi de etkili olabilir.(Konusu: Boya Terimi, Kökeni: )
tebliğ:
1- Ulaştırma, duyurma, açıklama. Örn:: “Benden, duyduğunuz bir ayet bile olsa tebliğ ediniz…” (Hadis) 2- Peygamberlerin Allah’ın kendilerine indirmiş olduğu vahiyleri insanlara eksiksiz olarak bildirmesidir. Örn:: “Peygamberin üzerine düşen (görev) sadece tebliğ etmektir…” (Kur’an-ı Kerim Maide suresi 5/99 ncu Ayet) 3- Açıklanması gereken dini bir hükmü, yerine göre örnekler vererek yerine göre nasihat ederek sözlü ve yazılı bir biçimde eksiksiz olarak anlatma; etkileyici bir dille insanlara duyurma. Örn:: “(Ey Musa ve Harun) Firavun’a gidin. Çünkü o azmıştır. Ona yumuşak ve tatlı bir sözle tebliğde bulunun. Belki öğüt alır veya Allah’tan korkar.” (Kur’an-ı Kerim Taha suresi 20/43-44 ncü Ayet) 4- Allah’ın kendi katından göndermiş olduğu ilahî emirleri inkârcılara duyurma, inkâra düştükleri hususlarda onları ikna etmeye veya inanç alanıyla ilgili şüpheleri varsa, şüphelerini gidermeye çalışma; İslam’ı inkârcılara anlatma. Örn:: “Bu Kur’an, onunla uyarılsınlar ve tek bir Tanrı bulunduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara tebliğ edilmiştir.” (Kur’an-ı Kerim İbrahim suresi 14/52 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Tebşir:
(t.i. erk.) Müjdeleme, muştulama.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Tebşire:
(a.i. ka.) (bkz:: Tebşir)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Tebük Seferi:
Hz. Muhammed’in hicretin dokuzuncu yılında Şam topraklarında toplanan Bizans ordusuna karşı çarpışmak üzere Medine’den Tebük’e bizzat kendisinin de katılarak sevk ettiği en güçlü askeri harekât. Tebük, Hicaz bölgesinin kuzeyinde, Medine’den Şam’a giden yolun ortasında bulunan bir şehrin adıdır. Tebük seferi, Hz. Peygamber’in katıldığı savaşların sonuncusudur. Müslümanlar bu savaşa otuz bin kişiyle katılmıştır. Tebük Seferi, Veda Haccı’ndan önce yapılmış ve bu seferde savaş olmamıştır. Fakat Müslümanlar pek çok zorluklara göğüs gererek askerî ve siyasi açıdan çok büyük bir başarı elde edilmiştir. Tebük Seferi’nde İslam ordusu, sıcak, susuzluk ve çöl yolculuğu nedeniyle büyük sıkıntılar çekmiştir. Bu nedenle Tebük Seferi’ne “Güçlük Ordusu” anlamında “Ceyşülusre” de denilmiştir. Hz. Peygamber, ordusuyla beraber Tebük’te yirmi gün kalmış ve daha ileri gitmek istememiştir. İslam’ı zorla kabul ettirmek fikrinde olmayan Hz. Peygamber, insanların kanının dökülmesine razı olmamıştır. Fakat, o bölgelerde bulunan küçük Hristiyan kabilelerle anlaşmalar yapmıştır. Sınırda sükûnet ve emniyeti sağlamıştır. Hz. Peygamber, arkadaşlarıyla istişare edip savaş yapmadan dönmeye karar vermiştir. Siyasi başarılar elde edilerek sefer sona ermiştir.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
tebzir:
(bkz:: israf)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
tecavüz:
ad 1. ESKİMİŞTİR ötesine geçme, sınırı aşma. 2. ➽saldırı. 3. ırza geçme. 4. başkasının hakkına el uzatma. 5. ESKİMİŞTİR ötesine geçmek, sınırı aşmak. 6. başkasının hakkına el uzatmak. 7. saldırmak. 8. ırza geçmek. 9. saldırıya uğramak, saldırıyla karşılaşmak. 10. ırzına geçilmek.(Konusu: , Kökeni: )
tecdidiiman:
1- İmanın yenilenmesi. 2- Mümin bir kişiden, iman esaslarına aykırı bir söz veya davranış meydana geldiğinde imanının zarar görmemesi ve küfre düşmemesi için kelimeitevhit ve kelimeişehadet okuyarak Kur’an-ı Kerim’deki iman esasları çerçevesinde imanını yenilemesi. Türk kültüründe tecdidiiman, camilerde cuma ve perşembe günleri ikindi veya yatsı namazından sonra yapılan bir duadır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Tecella:
(a.i. ka.) (bkz:: Tecelli)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Tecelli:
(a.i. erk.) 1- Görünme, belirme. 2- Kader, talih. 3- Allah'ın lütfuna erişme.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Tecen:
(t.i. ka.erk.) Mağrur, gururlu. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Tecer:
(t.i. ka.erk.) 1- Becerikli. 2- İç Anadolu'da sıradağ. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
tecessüs:
1- Dikkatle araştırma, gözlemleme, casusluk yapma. Örn:: “(Yakup, oğullarına dedi ki:) Ey oğullarım! Gidin Yusuf ve kardeşini tecessüs edin, Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin…” (Kur’an-ı Kerim Yusuf suresi 12/87 nci Ayet) 2- İnsanların birbirlerinin gizli durumlarını, ayıplarını ve kusurlarını araştırıp ortaya dökmeleri. Tecessüs, Kur’an-ı Kerim’de yasaklanan davranış bozukluklarından biridir. Buna göre müminlerin kötü zandan, gıybetten ve tecessüsten uzak durmaları gerekir. Örn:: “Ey iman edenler! Birbiriniz hakkında yersiz zanda bulunmaktan çok sakınınız. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyiniz. Birbirinizin gıybetini yapmayınız…” (Kur’an-ı Kerim Hucurat suresi 49/12 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Tecik:
(t.i. erk.) Tutumlu, idareli tasarruflu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Tecim Tiyatrosu:
(Alm. Geschafftstheater) Sanat tiyatrosuna aykırı bir tiyatro türü. Amacı, eğitim yerine yalnızca kazançtır. Bunun için de oynadıkları yapıtların sanat bakımından bir değeri yoktur. Ancak eğlendirici, hafif yapıtlar sahneye konur Paris'de Bulvar Tiyatrosu, New York'ta: Broadway Tiyatrosu tipik örneklerdir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Tecimen:
(t.i. erk.) 1- Ticaret adamı, tüccar. 2- Tutumlu, idareli.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Tecimer:
(t.i. erk.) Tüccar. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
tecvit:
1- Bir işi güzel yapma, güzelleştirme, iyi ve güzel söz söyleme, süsleme. 2- Kur'an-ı Kerim’i, harflerin çıkış yerlerine ve sıfatlarına uygun olarak hatasız bir biçimde okumayı öğreten ilim. Kur’an-ı Kerim okurken tecvit kurallarına göre okumak gerekir. Kelimelerin doğru anlam kazanması tecvit kurallarına uymaya bağlıdır. Tecvit kurallarında Hz. Peygamber’in Kur’an-ı Kerim’i okuyuş tarzı esas alınmış ve bu okuyuş tarzı kıraat âlimleri tarafından nesilden nesle aktarılarak günümüze kadar gelmiştir. Örn:: “Kur’an-ı Kerim’i tecvit ile okuyunuz. Sesinizi güzelleştirerek onu süsleyiniz ve Arapça kurallara uygun olarak okuyunuz.” (Abdullah b. Mesud) 3- Kur’an-ı Kerim’i güzel bir biçimde okumak için uyulması gereken kurallar ilmi.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )