MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

1986 - 1987:

Futbol Cumhurbaşkanlığı Kupasını Ankara'da 14 Haziran 1987 tarihinde, 1986 - 1987 (22'nci sezon) sezonu'nda Kazanan: Galatasaray (5) Finalist: Gençlerbirliği Kazanan Antrenör: Jupp Derwall Sonuç: 3 - 2

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Çömez:  

Usta olarak kabul edilen birinin kendi işini, uğraşını öğreterek yetiştirdiği, ustasının açtığı yoldan giden kimse. Bir devrede gelen askerlerden iki sonra gelen askerleri ifade eder. 91/1 devreler, 90/3 devrelerin alt devresidir.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

Çömlek:  

(i.) Kalçalar, kıç.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çömlek Kırılmak:  

(d.) (Düşme, tekmelenme vb. nedeniyle) Kıçın, kuyruk sokumunun yaralanıp berelenmesi. Örn:: Hacivat- (Tekme ile vurur) Karagöz- Vay kerata Çömlek kırıldı galiba. (Karagöz, Bahçe)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çömlek Kırması:  

(Güreş Ter.) Alttaki güreşçinin uyguladığı kontra bir hareket. Bir bacağını rakibe kaptırmış güreşçinin bu ayakla üstündeki rakibinin öteki ayağını alttan çengelleyip kıç üstü oturttuktan sonra yaslanarak açık düşürmesi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Çöp:  

(fars.i. cüfâ'dan) Erkeklik organı, penis.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

çöp:  

ad 1. saman inceliğinde sap, dal ya da tahta parçası. \"İki kibrit çöpünü yan yana getirdi\" 2. işe yaramaz, pis ya da zararlı olduğu için atılması gereken şeylerin tümü. \"Apartmanın çöpleri yığılmış\" 3. üzüm, armut gibi meyveleri dala bağlayan ince sap. \"Üzümü, çöpüyle birlikte ağzına atıverdi\" 4. (işe yaramaz olan bir şeyi) çöplüğe ya da çöp2 sepetine atmak. 5. MEC. (konu, bilgi vb. için) artık geçersiz saymak. \"Bu alanda kimi bilgilerimizi çöpe atmak gerekmişti\"(Konusu: , Kökeni: farsca)

Çöp-i Çini:  

(smilax) Çinde ve Hindistan'da yetişen Smilax China adlı bitkinin köklerinden ve dış kabuklarından ayrılmış risomudur. Faydası:: Ateşi düşürür, terletir ve vücuda rahatlık verir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Çöpleme:  

(boynuzotu) Düğünçiçeğigillerden bir çeşit bitkidir. Birçok çeşidi vardır. Akçöpleme denilen çeşidi; uzun yapraklı, geniş ve güzel çiçekli zehirli bir bitkidir. Boyu 1-1,5 metre kadardır. içeriğinde A ve B vitaminleri vardır. Hekimlikte, kökü kullanılır. Faydası:: Ağrıları dindirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Ev ilaçlarında kullanılırken, tavsiye edilen dozu aşmamak gerekir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Çörekotu:  

(siyah susam) Düğünçiçeğigillerden; susam iriliğinde siyah tohumları olan bir çeşit bitkidir. Güzel kokuludur. Hamurişlerine çeşni vermek için kullanılır. Yurdumuzda 12 türü vardır. Faydası:: İştah açar. Vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Koklanacak olursa; baş ağrısını keser. Nezle ve sara hastalığında tütsü yapılır. Suyu ile sivilcelere pansuman yapılır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Çöven:  

(sabunotu) Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpüren, kir temizleyici bir bitkidir. Helvacılıkta, ağdayı ağartmak için de kullanılır. Kökü, büyük ve kalındır. Dışı, hafif kırmızımtıraktır. Çiçekleri; pembe, beyaz olup, salkım şeklindedir. Köklerin dövülmesinden çöven elde edilir. Faydası:: İdrar söktürür. Terletir, ateşi düşürür. Vücuda rahatlık verir. Kusturur ve balgam söktürür. Cilt hastalıklarında da faydalanılır. Temizleyici olarak da kullanılır.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Çözülmek:  

(f.) 1- Kaçıp gitmek, sıvışmak. 2- İtiraf etmek, sırrını söylemek. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çözüm Partisi:  

Kısa Adı: ÇP Genel Merkezi: Keçiören, Ankara Kuruluş Tarihi: 25.12.2001 Genel Başkanı: Uğur Karaca Sona Eriş Tarihi: 14.12.2003 Sona Eriş Nedeni: Kurucular Kurulu kararı ile feshedildi. Siyasi Pozisyonu: * İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Çözümleme:  

(Alm. Analyse - Fr. analyse - İng. analyze) Tahlil etme, inceleme.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Çözümsel Yöntem:  

(Alm. analytisches drama) Olayları oluş sırasında trajik çatışmaya götürmeyen, tersine oyuna trajik çatışmadan girip bunun nedenlerini, geriye doğru giderek yavaş yavaş bulgulayan kuruluş yöntemi. Örn. Sophikles "Kral Oidipus".(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Çubuğu Lırmak:  

(eşanl.) Kamışı Kırmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çubuk:  

(fars.i. çubek, sopa'dan) Erkeklik organı, penis.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çubuk Grafik:  

Yatay ya da dikey çubuklardan oluşan ve genişlikleri veya yükseklikleri belirli verilerin değerlerine karşılık gelen grafik türüdür. Microsoft Excel, bu tip grafikleri oluşturmanızı sağlayan yazılımların başında gelir. Çubuk grafik, en çok kullanılan grafik tiplerin dendir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Çufçuf:  

(ono.i.) 1- Fahişe, gezip dolaşarak müşteri arayan fahişe. 2- Telekız, telefon yoluyla müşteri bulan fahişe.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çuhaçiçeği:  

(baharçiçeği) : Çuhaçiçeğigillerden; sık çiçek açan bir süs bitkisidir. Kökü kırmızı; yaprakları sarıdır. Çiçekleri ise; koyu sarı renkte olup, çuha gibi kıvrıktır. Faydası:: İdrar ve balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir. Sinirleri yatıştırır. Rahat uyku sağlar. Yarımbaş ağrılarını dindirir.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Çukulata:  

(aztekçe'den ita.i. cioccolata) İsviçre frankı. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çukur:  

(i.) Makat, anus, şerç.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

çukur:  

ad · sıfat 1. çevresine göre aşağı çökmüş olan, oyuk (yer). \"Sokak çukurlarına sular dolmuştu\" 2. çene ya da yanaktaki gamze. 3. MEC. gömüt. \"İnsan ancak çukurda rahat eder\" Benzer: (Konusu: , Kökeni: )

Çukurca-Üzümlü Sınır Kapısı:  

Bulunduğu İl: Hakkari Açıldığı Tarih: 07.05.2015 Bağlandığı Ülke: Irak Karşıdaki Sınır Kapısı: Geçiş Şekli:Karayolu Hakkında: (Konusu: Sınır Kapıları, Kökeni: )

Çul:  

(a.i. culf) 1- Giysi, giyecek. Örn:: Bana azıcık zaman verin de çullarımı değiştireyim. (Raymond Oueneau-Tahsin Yücel, Zazie Metroda) 2- Ten.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çulgerme:  

(a.i. cul, türk.) Piç babası, belirsiz çocuk. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çulu Deldirmek:  

(d. a. türk.) Yara almak, giyecekleri üzerindeyken kesici bir araçla ya da tabanca kurşunuyla yaralanmak. Örn:: Fakat Sülümanın silahı malesef daha önce patladı. Çulsuz Davud Ağa çulu deldirmişti. (Süavi Süalp-İsmail Gülgeç, Gündüz İnsan Gece Hırt)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çurçur:  

(sf.i.) (lapinagillerden küçük bir balığın adı) 1- Küçük. 2- Önemsiz, değersiz. (kimse, nesne) Örn:: Getireceğin her müşteri için yüzde beş veririm. Ama çurçur istemem. (Refi Cevat Ulunay, Sayılı Fırtınalar) Çırçır'da denir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çurçurcu:  

(i.) (Kumarda) Küçük az paralı oyuncu. Örn:: Kumarbazların Çurçurcu dedikleri az sermayeli oyuncular. (Hulusi Kodaman, Zar-Kağıt Oyunları ve Hileleri)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çuval:  

(fars.i.) Vücut, gövde. Ten. Etli butlu şişman kimse, şişko.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çuvalcı:  

(fars.i. türk.) (1990larda) Eski SSCB yeni Birleşik Devletler Topluluğu pasaportlu turist.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çuvalı Deldirmek:  

(d. fars. türk.) Yara almak, yaralanmak. (bkz:: Çulu Deldirmek) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çuvallamak:  

(fars.f. türk.e.) Hata yapmak, yanlış davranıp başarısızlığa uğramak. Örn:: Elimizden saçımızın kılı kadar kız geçti. Allahlarıma şükür birinde çuvallamadım. (Kemal Tahir, Esir Şehrin Mahpusu) örn:: Çuvallamak diye buna derler işte. Hiç olmazsa bir yerde iki tek atmaya kandırabilmeliydim kızı. (J.D. Salİnger-Adnan Benk, Gönülçelen)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çuvaşistan:  

Resmi Tam Adı: Çuvaşiştan, Çuvaşya veya Çuvaş Cumhuriyeti(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Çuvaşistan:  

Yer Aldığı Kıta: Avrupa Kıtası'nda, Rusya’nın orta kesiminde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Çuvaşistan:  

Rusya Federasyonu'na bağlı, 3 Temmuz 1991 tarihinde bağımsızlığını kazanan özerk cumhuriyet.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Çuvaşistan:  

Yönetim Şekli: Rusya Federasyonu'na bağlı Federal Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Çuvaşistan:  

İdari Yapısı: 21 Bölge: 1- Ulatır 2- Elik 3- Patıryel 4- Şupaşkar 5- Yipreşç 6- Kanaş 7- Komsomolski 8- Kuslavkka 9- Krasnoarmeyski 10- Hirli Çutay 11- Sintirvırri 12- Murkaş 13- Pıraçkav 14- Şımırşı 15- Şçimirle 16- Şçıval 17- Vırmar 18- Vırnar 19- Yetirne 20-Yelçik 21- Tıvay.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Çuvaşistan:  

Başkenti: Şupaşkar(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Çuvaşistan:  

Komşuları: Doğuda Tataristan, Batıda Gorki Özerk Cumhuriyeti, Kuzeyde Mari El Cumhuriyeti ve Güneyde Ulyanovsk bölgeleriyle çevrilidir.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Çuvaşistan:  

Resmi Dili: Çuvaşça(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Çuvaşistan:  

Para Birimi: Rus Rublesi Para Birimi Kodu: RUB(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Çuvaşistan:  

Plaka Kod: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Çuvaşistan:  

Tel. Kodu: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Çuvaşistan:  

Dini: Hristiyanlık Mezhebi: Ortodoks Kilisesi NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Çuvaşistan:  

Çuvaşistan Bayrağı: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Çuvaşistan:  

Milli Marşı: Çuvaşiştan Cumhuriyeti Millî Marşı(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Çuvaşistan:  

Genel Bkş: Rusya'nın şerbetçi otu yetiştirme merkezidir ve uzun süredir bira demleme tarihi ile ülke çapında ünlüdür. (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

çükür:  

HALK AĞZINDAN ad ağaç saplı ve bir yüzü balta bir yüzü kazma olan bir araç.(Konusu: , Kökeni: )

Çünkü:  

Yanlış: Çünki Doğru: Çünkü(Konusu: Yanlış Yazılan Kelime, Kökeni: )

Çürdükotu:  

(çördekotu) Dallı, budaklı, yaprakları sivri ve ayva biçiminde bir çeşit bitkidir. Çiçekleri mavi renkte olup, dikenlidir. Çiçeklerinin tozu; sarı veya sarımsıdır. Tadı acıdır. Faydası:: İdrar söktürür. Hazımsızlık ve mide zafiyetini giderir. Kulunç ağrılarını keser. Zayıf çocukların gelişmesine yardımcı olur.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Çürük:  

(sf. i.) 1- Her önüne gelenle cinsel İlişki kuran hafifmeşrep. (kimse) Fahişe. 2- Yaşlı, yaşlanıp çirkinleşmiş. (kadın) Örn:: Abi bu parayla imkansız çürüklere kaldık. (Faruk Bayraktar, Geceyarısı Abazası) 3- (Erkek için) İlişkide bulunulan kadın ya da kız, flört, metres.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çürük Raporu:  

Çürük raporu ya da başka bir anlatımla askerlik çürük raporu, kişilerin askerliğe elverişsiz olduklarını yani askerlik yapamaz durumda olduklarını gösteren sağlık raporudur.(Konusu: Askeri Terim, Kökeni: )

Çürükçü:  

(i.) 1- Her fırsatı değerlendiren, örneğin ölü soyuculuk bile yapan hırsız. Genç-yaşlı güzel-çirkin ayırmadan her kadınla ilgilenen çapkın erkek. 2- (Bazı iskambil oyunlarında) Hep düşük değerde kağıtlara yönelen oyuncu.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çürüklük:  

(i.) 1- Çürük olma durumu. 2- Yoksullar mezarlığı, ölülerin üst üste gömüldüğü, yatanların kimliği belli olmayan mezarlık. Örn:: Çürüklükde nam ve nişan olur mu. Biz yine rahmetle analım Zili. (Vasıf Hiç, manzume)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Çürüme Haritası:  

(decomposition map) Çürümeye başlayan cesette damarların vücut yüzeyinden görülmesi.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

da:  

bağlaç ➽de.(Konusu: , Kökeni: )

Da Vinci Şifresi:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Dan BROWN Kitabın Konusu: Kitabın konu ettiği sırrın Hıristiyanlığın temelinden sarsacak bir sır olduğu üzerinde duruluyor. Ama sır hakkında kesin bir görüş yok. Sadece Kutsal Kase’den bahsediyorlar ve bunun gerçekten bir kase olup olmadığından da şüpheliler. Bu bir belge de olabilir diye düşünmekteler. Sır hakkında tahminleri de “Hz. İsa’nın aslında Tanrı’nın oğlu olmadığı”, onun aslında sıradan bir insan olduğu “düşüncesinden yola çıkıyor. Kitabın Ana Fikri: Kitap kendince kanıtlar öne sürerek ve açıklamalar yaparak kendi yaşayış tarzının doğru olduğunu kesin bir dille belirtiyor. Bazı bölümlerine de katılmadım değil ama önce de belirttiğim gibi Huylu huyundan vazgeçmez.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

dabbe:  

Dabbe kelimesinin sözlük anlamı debelenen şey demektir. Kur'an bunu her türlü canlı için kullanır. Daha çok hayvanlar için kullanılır. Elmalılı'nın deyişiyle, “Hayvan lafzıyla eşanlamlı gibidir.” Nûr 45. ayete göre, sürüngen, dört veya iki ayaklı tüm hayvanlar dabbedir.(Konusu: dini terim, Kökeni: )

Dabbetülarz:  

Kıyametin büyük alametlerinden biri olarak kabul edilen ve Kur’an-ı Kerim’in Neml Suresi 82. ayetinde “Dabbe” diye adı geçen yaratık. Örn:: “(Kıyametin alametlerinden) Üç şey ortaya çıkınca daha önce iman etmemiş olan kimsenin iman etmesi fayda etmez. Bunlar: Güneşin batıdan doğması, Deccal ve Dabbetülarz’ın ortaya çıkmaları.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

DACHI:  

(daçi) Duruş. Ayakların yerde aldığı duruş pozisyonu.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Dacik:  

(erm.i. dacig) 1- Türk. 2- Kadın, kız. (bkz:: Ahçik) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Daçfobi:  

(ing.özl.i. dutchphobia) Hollandalılardan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Dadacı:  

(fr.i.) Dadacılık akımına bağlı sanatçı, dadaist.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Dadacılık:  

(fr.i.) Avrupa’da I. Dünya Savaşı’nda hayâtın anlamsızlığına karşı bir protesto olarak 1916 yılında ortaya çıkıp çok kısa bir süre devam eden (1920’ye kadar) edebî akım, dada, dadaizm. [Bu akımın taraftarları, kelimeleri sözlük anlamının esâretinden kurtarıp onlara şiir konusu olarak değer vermek, dil ve estetik kurallarını tanımamak iddiâsında olup alabildiğine çağrışımlara dayanarak kasten kapalılığa sapmış, törelere karşı gelmiş, asıl gerçek dedikleri şey uğruna cemiyet düzenini, kültür ve sanatı yıkmak istemiş ve bilerek skandallar çıkarma yoluna gitmişlerdir](Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Dadaist:  

(fr.i. dadaïste) (bkz:: Dadacı)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Dadaizm:  

(fr.i. dadaïsme) Dada, Dadaizm veya Dadacılık. I. Dünya Savaşı yıllarında başlamış kültürel ve sanatsal bir akımdır. Dada dünya Savaşının barbarlığına, sanat alanındaki ve gündelik hayattaki entelektüel katılığa ve erotizme bir protesto olmuştur. Mantıksızlık ve var olan sanatsal düzenlerin reddedilmesi Dada'nın ana karakteridir.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Dadaizm:  

(Alm. Dadaismus - Fr. dadaisme - İng. dadaisme (Çocukların da-da sözcüğünden alınan bir kavram) XX. yüzyıl başlarında (1916 -1923) Tristan Tzara ve arkadaşlarının İsviçre'de (Zü rih'de) ortaya çıkardıkları bir akım; 1918'de Berlin'de, 1923'de de Paris'te. Dil ve estetik kurallarını, bunların denetlemesini, mantık zincirlemesini tanımaz. Sözcük anlamlarına değer vermez. Alabildiğine, bağımsız çağırışımlarla ilkel ve doğrudan doğruya anlatım biçimi arayan bir çığırıdır. Sanat etkilerini aynı anda verme sanatı. (Simultanite) Cocteau'yu etkilemiştir.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Dadaizm:  

(fr.i. dadaïsme) (bkz:: Dadacılık)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Dadaruh:  

Ömer Seyfettin'in yazdığı Kaşağı kitabındaki baş kahraman. Evin seyisidir. Bütün zamanını atlarla geçirmekten çok zevk alır. Hasan'ı ve abisini çok sever.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Dadaş:  

(t.i. erk.) 1- Erkek kardeş. 2- Delikanlı, babayiğit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Daemon:  

Klasik mitolojiden alınmış, şeytan anlamına gelen bir sözcüktür. Arka planda çalışan bir programı tanımlamak için kullanılır. Bir internet sunucusundaki elektronik postaları cevaplamak gibi kusursuz işlevler yerine getirebilir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Dafi:  

(a.i. erk.) 1- Defeden, gideren. 2- Savan, savuşturan, iten.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

dağ:  

ad 1. yerkabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine egemen durumda olan ve oldukça geniş bir alana yayılan, tırmanması çok zor, ağaçlarla kaplı ya da çıplak, kayalık, çok yüksek bölümlerine verilen ad. 2. dağın en yüksek yeri, dağ doruğu. 3. kent dışında ve çok ıssız yer. "Bu dağ başında kimse durmaz" 4. MEC. yasaların geçmediği, yasadışının yürürlükte olduğu yer. 5. dağlık yerlerde bulunan derme çatma ev. 6. bir süre için kentten uzaklaşmak, doğal güzellikler içinde yaşamak ereğiyle yapılmış ev. 7. (insan için) çok büyük, çok iri ve güçlü, yiğit. "Dağ gibi oğullarını toprağa verdiler" 8. (nesne için) pek çok. "Dağ gibi buğday yığılmıştı" 9. COĞRAFYA TERİMİ (sıradağlarda) başka yöne uzanan dağ sırtı. 10. HALK AĞZINDAN dağlık yerlerde dağınık evlerden oluşmuş yerleşim yeri. 11. alt edilmesi olanaksız görünen güçlüklerin, sorunların çözüm yolu vardır. 12. her yüce kişiden daha yetkili biri, en önemli makamın bir denetleyeni vardır. 13. hükümete başkaldırıp onunla savaşım için silahlanıp dağlara çekilmek. 14. dağda, kırda eşkıyalık etmek. 15. bağı, bahçesi olan kimse, çıkabilecek bir afetle bunlar zarar görecek diye sürekli bir kaygı içindedir. 16. bağı, bahçesi olan kimse, dağ gibi dayanağım var diye güven içinde olur. 17. dağda yani uzakta, gurbette bir yakını olanın yüreği yanar durur, yüreği yaralıdır. 18. (tutumsuzluk için) ne denli çok olsa erir, tükenir. "Bu harcamaya dağlar dayanmaz" 19. (acı için) böyle bir acı insanı, dağ gibi bile olsa, yıkar, çökertir. "Onun acısına dağlar dayanmaz" 20. ayı. 21. MEC. ayı gibi kaba saba, anlayışsız kimse.(Konusu: , Kökeni: farsca)

dağ:  

ad 1. ESKİMİŞTİR kızgın bir demirle vurulan damga. 2. sağaltım amacıyla, vücudun sayrılıklı bölümünde kızgın bir araçla oluşturulan yanık. 3. MEC. çok büyük acı, üzüntü. \"Yüreğimin dağını hiçbir şey gideremez\"(Konusu: , Kökeni: farsca)

Dağ Alabalığı:  

Bilimsel Adı: Salmo trutta macrostigma. Familyası: Tatlı Su Balığı. Diğer Adı: Büyük Lekeli Alabalık, Büyük Benekli Alabalık. Bütün yaşamlarını soğuk, berrak akarsularda geçirirler; hiçbir şekilde denize inmeyen balık türüdür. Ülkemizde genel olarak Batı Anadolu’da ve Trakya’da yayılış gösteren bu ırk bugün Türkiye'nin birçok yerinde görülmektedir. Yumurtlama Kasım – Aralık aylarında meydana gelir.(Konusu: Balık İsimleri, Kökeni: )

Dağ Bisikleti:  

(Bisiklet Ter.) Cross-county, iniş ve tırmanma şeklinde üç çeşidi olan arazi yarışları.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Dağ Yolu:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Hamdullah Suphi TANRIÖVER Kitabın Konusu: Kitapta Hamdullah Suphi'nin konuşmaları ve yer yer Kubilay gibi vatan için şehit olanların tasviri anlatılmakta. Kitabın Ana Fikri: Türk halkının ülkesini savunmaya gelince aslan kesildiğini ancak sıra ilmi gelişmeye geldiğinde geri kalınmaması gerektiğidir.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Dağa Çıkan Kurt:  

Kitabın Türü: Hikaye Kitabın Yazarı: Halide Edip ADIVAR Kitabın Konusu: Topluca alınan kararlara uymanın gerekliliği ve alınan bu kararlara uymamanın getireceği zararlara dikkat edilmesi gerektiğidir. Kitabın Ana Fikri: Toplumsal olaylara ne kadar ilgisiz kaldığımız ve olayların karşısında bu ilgisizliğin bizlere nelere mal olduğunu anlatmaya çalışıyor.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Dağaşan:  

(t.i. erk.) Dağaşan. Dağları aşan, korkusuzca dolaşan kimse.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

dağbilim:  

bileşik · ad yeryüzü oluşumlarını, biçimlerini, dağları ve görünüşlerini konu alan bilim.(Konusu: , Kökeni: )

Dağdelen:  

(t.i. erk.) (bkz:: Dağaşan)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Dağhan:  

(t.i. erk.) Eski Türklerde dağ tanrısı. İsim olarak kullanılmaz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Dağınık Işık:  

(Fr. lumiere d'ambiance - İng. broad light - Alm. Atmospherische Beleuchtung) Bir sahnenin aydınlatılmasında genel aydınlatmayı sağlayan ya da sahnenin genel aydınlatılmasını arttırmakta kullanılan ışık.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Dağıstan:  

Resmi Tam Adı: Dağıstan Cumhuriyeti Rusça: Respublika Dagestan Avarca Dağıstan Respublikası(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Dağıstan:  

Yer Aldığı Kıta: Avrupa Kıtası'nın Güney Avrupa bölgesinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Dağıstan:  

Rusya Federasyonu'na bağlı, özerk bir cumhuriyet. 20 Ocak 1921'de SSCB'ye bağlı olarak Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti adıyla kuruldu. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra, Rusya Federasyonu içinde Dağıstan Cumhuriyeti adını aldı.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Dağıstan:  

Yönetim Şekli: Rusya Federasyonu'na bağlı Federal Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Dağıstan:  

İdari Yapısı: 42 Bölge: 1- Agulskiy 2- Akhtynskiy 3- Akhvakhskiy 4- Akuşinskiy 5- Babayurtovskiy 6- Botlikhskiy 7- Buynakskiy 8- Çarodinskiy 9- Dakhadayevskiy 10- Derbentskiy 11- Dokuzparinskiy 12- Gergebilskiy 13- Gumbetovskiy 14- Gunibskiy 15- Karabudahkentskiy 16- Kayakentskiy 17- Kaytagskiy 18- Kazbekovskiy 19- Hasavyurtovskiy 20- Khivskiy 21- Hunzahskiy 22- Kızılyurtovskiy 23- Kızılyarskiy 24- Kulinskiy 25- Kumtorkalinskiy 26- Kurahskiy 27- Lakskiy 28- Levaşinskiy 29- Magaramkentskiy 30- Nogayskiy 31- Novolakskiy 32- Rutulskiy 33- Sergokalinskiy 34- Şamilskiy 35- Suleyman-Stalskiy 36- Tabasaranskiy 37- Tarumovskiy 38- Tlyaratinskiy 39- Tsumadinskiy 40- Tsuntinskiy 41- Untsukulskiy 42- Şamilkala(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Dağıstan:  

Başkenti: Mahaçkale(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Dağıstan:  

Komşuları: Doğusunda Hazar Denizi, Kuzeyinde Kalmukya, Batı ve Kuzeybatısında Çeçenistan ve Kuzey Kafkasya, Güneybatısında Gürcistan ve Güneyinde de Azerbaycan ile komşudur.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Dağıstan:  

Resmi Dili: Rusça, Agulca, Avarca, Azerice, Çeçence, Dargince, Kumukça, Lakça, Lezgice, Nogayca, Rutulca, Tabasaranca, Tatça, Tsahurca(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Dağıstan:  

Para Birimi: Rus Rublesi Para Birimi Kodu: RUB(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Dağıstan:  

Plaka Kod: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Dağıstan:  

Tel. Kodu: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Dağıstan:  

Dini: İslamiyet, Hristiyanlık Mezhebi: Sünnilik (Şafi, Hanefi) NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Dağıstan:  

Dağıstan Bayrağı: Üstte yer alan yeşil şerit İslamiyeti, Dağıstan toprağının bereketini, Ortadaki mavi şerit Hazar Denizi ile göğü, Dağıstanlılar'ın mertliğini ve cesaretini, Alttaki kırmızı şerit dostluğu, yaşamın seyrinde insan zekasının uyanıklığını simgeler.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Dağıstan:  

Milli Marşı: Dağıstan Cumhuriyeti Millî Marşı(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Dağıstan:  

Genel Bkş: Dağıstan kelimesi Türkçe'deki dağ kelimesi ile Farsça'daki yer anlamına gelen -stan ekinin birleşiminden oluşmuştur. Dağıstan'ın bazı bölgeleri çeşitli zamanlarda Lezgistan, Avarya ve Tarkov olarak anılmıştır.(Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Dağıtılmış Işık:  

(Alm. Streulicht - Fr. lumiere diffusee - İng. diffused light) Sahneye dağıtılarak verilen ışık.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

dağıtım:  

ad 1. dağıtmak eylemi. 2. bir şeyi bir merkezden çeşitli yerlere göndermek işi. "Bu kitabın dağıtımını neresi yapıyor?"(Konusu: , Kökeni: )

WhatsApp