Haydi Öğrenelim!
Afganistan:
Genel Bkş: Afganistan ismi (Peştuca: Afġānistān, Darice: Afġānestān), Afgan toprakları anlamına gelir. • Dünyadaki afyon üretiminin %95'i bu ülkede yapılır. Amerika'nın 10 yıldır bu ülkede konuşlanıyor olması bile bu üretimi azaltamamıştır. •
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Dağıtmak:
(f.) 1- (Alkol, uyuşturucu kullanmak gibi nedenlerle ya da aşırı öfke, derin üzüntü gibi ruhsal sarsıntılar yüzünden) Özdenetimini yitirmek. Örn:: Affedersiniz ağbi kim bu kendinizi dağlara vurup ağlayacak kadar kendinizi dağıttığınız dostunuz? (Süavi Süalp, Geçmiş Olsun) 2- (Bir yeri) Eşyayı kırıp dökerek perişan etmek. (bkz:: Amı Götü Dağıtmak) (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dağları Bekleyen Kız:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Esat Mahmut KARAKURT Kitabın Konusu: Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan inkılapların hızını kesen ve Türk milletini uğraştıran Kürt isyanlarını yani Ağrı Dağı isyanları olarak da bilinen bu isyanlardan birini konu edilir. Yazar, bu isyan hareketini ve Türk ordusu tarafından bastırılmasını romanda işlerken olayların içine bir de aşk motifi ekler. Şeyh Fuat’ın kızı Zeynep ile Türk subayı Mülazım Adnan'ın aşkı. Kitabın Ana Fikri: Ağrı Dağı isyanı hareketinin temelinde, ekonomik ve kimlik sorunundan çok bölge üzerinde çıkarları bulunan yabancı devlet ve milletlerin emellerinin ve kışkırtmaları etkili olmakta, maşa olarak insanları kullanarak oyunlarına alet ettikleri görülür. kelime Mülazım Adnan, Şeyh Fuat, Zeynep, Astsubay Ahmet, Mülazım Servet.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Dağlı:
(sf. i.) Kaba saba. (kimse) Taşralı kentlerde genel geçer davranış kurallarından habersiz. (kişi) Örn:: Ona önlük mü denir dağlı? (Tarık Dursun K. Hasangiller)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dağlık Karabağ:
Resmi Tam Adı: Dağlık Karabağ Cumhuriyeti Ermenice: Lernayin Ğarabaği Hanrapetutyun Resmi Adı: Artsah Cumhuriyeti Ermenice Arts’akhi Hanrapetut’yun(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Dağlık Karabağ:
Yer Aldığı Kıta: Asya Kıtası'nda, Güney Kafkasya'da yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Dağlık Karabağ:
Azerbaycan Cumhuriyeti'ne bağlı tarihi bölge. Dağlık Karabağ ayrılıkçı yönetimi, 1991 yılında bağımsızlığını ilan etti. Ancak bu bağımsızlık ve kurulan Dağlık Karabağ Cumhuriyeti, Ermenistan Cumhuriyeti dahil hiçbir ülke tarafından tanınmamaktadır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Dağlık Karabağ:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Başkanlık Tipi Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Dağlık Karabağ:
İdari Yapısı: 7 İl: 1- Şaumyan 2- Mardakert 3- Askeran 4- Martuni 5- Hadrut 6- Şuşi 7- Kaşatag 1 Başkent: Hankendi (Stepanakert) NOT: Haritada başkent Hankendi gösterilmemiştir.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Dağlık Karabağ:
Komşuları: Güney Kafkasya’da 4 bin 400 kilometrekarelik bir alanı kapsayan Dağlık Karabağ (Yukarı Karabağ), Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki en büyük sorun olarak yıllardır çözüm bekliyor. Bugün sadece Karabağ’da değil, çevresindeki yedi bölgede Ermenistan işgali sürüyor. Karabağ’ın çevresinde rayon olarak adlandırılan bu bölgelerde yerleşim yok, sadece Ermenistan askerleri bulunuyor.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Dağlık Karabağ:
Resmi Dili: Ermenice(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Dağlık Karabağ:
Para Birimi: Ermenistan Dramı (kullanılan) Karabağ Dramı (sembolik) Para Birimi Kodu: AMD (Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Dağlık Karabağ:
Plaka Kod: bilgisi bulunamadı(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Dağlık Karabağ:
Tel. Kodu: +374 47 (Ülke bazında) Bölgeler 3/4 – Avrupa Kıtası numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Dağlık Karabağ:
Dini: İslamiyet, Hristiyanlık Mezhebi: bilgisi bulunamadı NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Dağlık Karabağ:
Dağlık Karabağ Bayrağı: 2 Haziran 1992 tarihinde kabul edilmiştir. Bu bayrak, Dağlık Karabağ toprağının Ermeni mirasını ve nüfusunu simgeleştirir. Beyaz bir örüntü eklenmiş üçgen şekli Dağlık Karabağ'ın Ermenistan'dan ayrı olmasına karşın, Ermenistan'ın bir bölümü olduğunu ifade ediyor. Bayraktaki örüntü, ayrıca Ermeni kilimlerin üzerindeki desenlere benzemektedir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Dağlık Karabağ:
Milli Marşı: "Azat u ankah Artsah" (Türkçe: Özgür ve bağımsız Artsah), Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin ulusal marşı. Sözleri Vardan Hakobyan tarafından, müziği Armen Nasibyan tarafından yazılmış ve 1992 yılında ulusal marşı olarak kabul edilmiştir.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Dağlık Karabağ:
Genel Bkş: Güney Kafkasya'da hukuken Azerbaycan'a bağlı ancak uzun yıllar Ermenistan işgali altında bulunmasıyla tartışmalı tarihi bölge. Günümüzde Dağlık Karabağ'ın bir bölümü 2020 Dağlık Karabağ Savaşı sırasında Azerbaycan tarafından geri alınırken kalan kısmı Türk ve Rus barış güçleri denetimi altına alınmış ve 10 Kasım 2020 tarihli ateşkes anlaşması ile Ermenistan hükûmeti yenilgiyi resmen kabul etmiştir. •(Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Dağtekin:
(t.i. erk.) (bkz:: Dağaşan)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
daha:
belirteç 1. şimdiye ya da o zamana değin, henüz. "Söyledi ama daha gerçekleşmedi" 2. var olana, eldekine ek olarak. "İşin başlamasına daha bir gün var" 3. başka. "Daha ne yapacaktınız?" 4. önüne geldiği sıfatın anlamına güç, üstünlük ya da aşırılık, çokluk katar; daha güzel, daha kırmızı, daha büyük gibi. 5. toplama işleminde sayıların birbirine katılmalarını anlatmaya yarar; örneğin beş, üç daha sekiz, iki daha on eder gibi. 6. HALK AĞZINDAN işte. "Pınar daha orada!"(Konusu: Dilbilgisi, Kökeni: )
Dahhak:
(a.i. erk.) Çok gülen, çok gülücü. Daha çok lakab olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
Dahi:
(a.i. erk.) Üstün zeka sahibi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
dahi:
bağlaç 1. ESKİMİŞTİR da, de. \"Durumu o dahi bilmiyor\" 2. koşul anlatan eylemlerden sonra gelerek koşulun yerine gelmeyeceğini, geçerli olmadığını bildirir. \"İyi yapsa dahi kimse beğenmez (Ayrıca ➽kutu içindeki dahi.)\" Benzer: bile (Konusu: , Kökeni: )
Dahiliye:
eskimiştir ➽içişleri. 2. vücudun iç hastalıklarıyla ilgili hekimlik kolu.(Konusu: , Kökeni: )
Dahiye:
(a.i. ka.) (bkz:: Dahi)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)
Dahomey:
Resmi Tam Adı: Dahomey Cumhuriyeti Fransızca Adı: République du Dahomey Şimdiki Adı: (bkz:: Benin) (Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Dahomey:
Yer Aldığı Kıta: Afrika Kıtası'nın Batı Afrika bölgesinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Dahomey:
Fransa sömürgesinden 1958 yılında özerkliğini, 1 Ağustos 1960 tarihinde de bağımsızlığını kazanan devlet. 1958 - 1975 yılları arasında Dahomey Cumhuriyeti olarak, 1975 yılından sonra Benin Cumhuriyeti ismini almıştır. (Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Dahomey:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Krallık. İktidar Kaynağı: Çok Partili Demokrasi.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Dahomey:
İdari Yapısı: 1958 - 1975 yılları arasında Dahomey Cumhuriyeti olarak, 1975 yılından sonra Benin Cumhuriyeti ismini almıştır.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Dahomey:
Komşuları: Kuzey Atlas Okyanusu'nun (Atlantik Okyanusu) kıyısında, Batıdan Togo, Kuzeybatıdan Burkina Faso, Kuzeydoğudan Nijer, Doğudan Nijerya ile komşudur.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Dahomey:
Resmi Dili: Fransızca(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Dahomey:
Para Birimi: Batı Afrika CFA Frankı Para Birimi Kodu: XOF(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Dahomey:
Plaka Kod: DY(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Dahomey:
Tel. Kodu: +229 Bölge 2 – Çoğunlukla Afrika Kıtası, bazı Atlas Okyanusu (Atlantik Okyanusu) ve Hint Okyanusu Adaları numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Dahomey:
Dini: İslamiyet, Hristiyanlık Mezhebi: bilgisi bulunamadı NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamiyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Dahomey:
Dahomey Bayrağı: İlk olarak, Fransa’ya bağlı özerk bir bölge olan Dahomey’in bayrağı olarak kullanılan Benin bayrağı, 1990 yılından itibaren, yeniden ülkenin resmi bayrağı olarak kabul edilmiştir. Pan-Afrika renkleri olan kırmızı, sarı ve yeşil şeritlerden oluşan bayrakta; yeşil renk, umudu ve ülkenin güneyindeki verimli toprakları; sarı renk, refahı ve Savana bölgesini; kırmızı renk ise, cesareti ve ülke için dökülen kanı temsil etmektedir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Dahomey:
Milli Marşı:"L'Aube Nouvelle" (Türkçe: Yeni günün şafağı), Afrika ülkesi Dahomey'in (1975 yılından sonra ülke Benin adını almıştır) ulusal marşıdır. Ülkenin bağımsızlığını kazandığı 1960 yılında kabul edilerek kullanılmaya başlanmıştır. Sözleri ve bestesi Gilbert Jean Dagnon tarafından yazılmıştır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Dahomey:
Genel Bkş: 1972 yılından itibaren ülkeyi yöneten Kérékou, ideolojisine paralel olarak 1975 yılında ülkenin adını, tüm etnik gruplarında benimseyeceğini belirttiği Benin Halk Cumhuriyeti olarak değiştirerek, Dahomey ismini ortadan kaldırmıştır. Dahomey Cumhuriyeti'nin ardılı olan Benin Halk Cumhuriyeti daha sonraki yıllarda anayasanın çok partili, demokratik bir yapıya bürünmesi ile günümüzde de varlığını sürdüren Benin Cumhuriyeti ismini almıştır. •(Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
DAI:
(dai) Büyük.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
dai:
1- Davet eden, çağıran, tebliğ eden. Örn:: “(Sana gelince) Ey Peygamber, unutma ki biz seni (hakikatin) bir şahidi, bir müjdecisi, bir uyarıcısı ve (herkesi) onun izniyle Allah’a dai ve ışık saçan bir kandil olarak gönderdik.” (Kur’an-ı Kerim Ahzab suresi 33/45-46 ncı Ayet) 2- Dua eden. Örn:: “Eğer kullarım sana benim hakkımda sorarlarsa (bilsinler ki) ben (onlara) çok yakınım; dainin yakarışına her zaman karşılık veririm. Öyleyse onlar da çağrımı kabul edip bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/186 ncı Ayet) 3- Vaaz eden, öğüt veren. 4- Misyoner. 5- Batıl mezheplerden birine mensup olup mezhebini ısrarla savunan ve propagandasını yapan kimse.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Daim:
(a.i. erk.) Devamlı sürekli, her zaman.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)
daimi:
sıfat geçici olmayan, kalıcı, sürekli, gedikli.(Konusu: , Kökeni: arapça)
daimi şah:
sürekli şah veya devamlı şah. şah'lardan birinin rakibin şah'larından doğru oynanması halinde kurtulamama durumu.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )
dair:
ESKİMİŞTİR sıfat (bir şey) üzerine, konusunda, üstüne, –le ilgili, –e değgin.(Konusu: , Kökeni: arapça)
Dairesel Blok:
(Tekvando Ter.) Bituro Maggi.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
dakika:
ad 1. zaman ölçüsü olarak saatin altmışta biri değerindeki zaman birimi. "Saatim bir dakika ileri gitmiş" 2. MATEMATİK TERİMİ bir derecenin4 altmışta biri.(Konusu: , Kökeni: arapça)
Dakikalama:
(Afm. Spieldauer - Fr. minutage - İng. timing) Oyunun uzunluğunu, her perdenin, her sahnenin kaç dakika sürdüğünü hesaplama.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Daktilo:
(fr.i. dactylo < dactylographe) 1- Tuşlar üstündeki harflerin parmakla vurulunca mürekkepli bir şerit vâsıtasıyle bir kâğıda çıkması sûretiyle yazı yazan makine, yazı makinesi. 2- Böyle bir makine ile yazı yazma işi, daktilografi. 3- (kıs.yol.) Makine ile yazı yazmayı meslek edinen kimse, daktilograf.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Daktilograf:
(fr.i. dactylographe) Yazı makinesiyle yazı yazan kimse, daktilo.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Daktilografi:
(fr.i. dactylographie < yun.) Yazı makinesiyle yazı yazma işi, daktilo etme.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Daktiloskopi:
(fr.i. dactyloscopie) Antropoloji ilmi araştırmalarında, kimlik tesbîtinde ve özellikle cinâyet, hırsızlık gibi olaylarda suçluyu bulma husûsunda yardımcı olan parmak izi incelemesi usûlü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
dâl:
1- Yolunu şaşırmış, yanlış yola giden. Örn:: “(İbrahim) dedi ki: ‘Dâl olandan başka kim Rabbinin rahmetinden ümit keser…” (Kur’an-ı Kerim Hicr suresi 15/56 ncı Ayet) 2- İslam inanç ve hayat tarzından ayrılan, dinden çıkan, sapkın. Örn:: “Ey Rabbimiz! Bizi dosdoğru yola ilet. Nimet verdiğin kimselerin yoluna. Kendilerine gazap edilenlerin ve dâle düşenlerin yoluna değil.” (Kur’an-ı Kerim Fatiha suresi 1/6-7 nci Ayet)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
dal:
Dal : Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube. Çıplak, yalın. Arka, sırt. Bir bilim alanının içinde yer alan ana bilim dalında alt alanı. Branş. Boyun, ense. Kol. Omuz. Kaynak: https://nedir.ileilgili.org/alt+dal(Konusu: , Kökeni: )
Dalakotu:
(kurtluca) Eğreltiotugillerden; sıcak bölgelere yetişen bir bitkidir. Güzel kokulu, pembe çiçekleri vardır. Yapraklarının üstü parlak, altı donuk yeşil kadife rengindedir. Tadı acıdır. Faydası:: Ateşi düşürür, vücuda kuvvet verir. Dizanteri ve ishali keser. Nefes almayı kolaylaştırır. Öksürüğü keser. Karaciğer ve mide hastalıklarının iyileşmesine yardım eder.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )
dalalet:
1- Doğru yoldan sapma, sapkınlık, şaşırma. Örn:: “(Ey Peygamber) De ki: Kim dalalette ise, çok merhametli olan Allah ona mühlet verir. Nihayet kendilerine vaat olunan şeyi –ya azabı (müminler karşısında yenilgiyi), veya kıyameti- gördükleri zaman, mevki ve makamı daha kötü ve topluluğu daha zayıf olanın kim olduğunu çok geçmeden görecekler.” (Kur’an-ı Kerim Meryem suresi 19/75 nci Ayet) 2- Bocalama, tereddüt etme. Örn:: “(Nuh) dedi ki: ‘Ey kavmim! Bende hiçbir dalalet yok ve ancak ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilen bir peygamberim.” (Kur’an-ı Kerim A'raf suresi 7/61 nci Ayet) 3- Gizleme, kaybolma. 4- Batıl ve hükümsüz olma. Örn:: “İnkârcılar hidayete karşılık dalaleti satın aldılar da bu yüzden ticaretleri kâr etmedi. Onlar (hiçbir zaman) doğru yolu bulamadılar.” (Kur’an-ı Kerim Bakara suresi 2/16 ncı Ayet) 5- Haktan yüz çevirip batıla yönelme, ilahî buyruklara aykırı davranma. Örn:: “Dalalette bırakıp da insanı / Yapma arzın en korkulu hayvanı / Unutturma doğruluğu, vicdanı / Bizi sana layık kullar eyle.” (O.S. Orhon)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Dalan:
(t.i. erk.) 1- Biçim, şekil. 2- İnce, narin, zarif.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Dalavere:
(ita.i.) (alavere’ye benzetilerek yapılmış olmalıdır) El altından görülen hîleli iş, hîleli tertip, düzen, dolap, üç kâğıt, desîse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Dalavereci:
(ita.sf. ve i.) Olayları işine geldiği gibi çevirip karşısındakini aldatan, işini yürütmek için hîle yapan (kimse), hîlekâr, düzenbaz.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Dalay:
(t.i. ka.) Deniz.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Dalayer:
(t.i. erk.) Deniz adamı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Daldal:
(t.i. erk.) Kahraman, yiğit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Daldan Dala:
(be.) Bir daldan bir dala atlayarak. "Kuş daldan dala konup duruyordu" NOT: Aynı Kelimenin Tekrarıyla Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Daldırmak:
(bkz:: Dalmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dale:
(çing.i.) 1- Anne. Örn:: Onların dilinden de çoğunluğun diline geçmiş ve argo olarak kullanılmakta olan bazı sözcükler vardır. Mangiz Nanay, Dale Gaco ve Şopar gibi. (Enver M. Şerifgil, XVI. Yüzyılda Rumeli Eyaletindeki Çingeneler) 2- Baba. Örn:: Dalemin sırtı kambur. (Nazım Alpman, Çingeneler)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dalga:
(t.i. ka.erk.) 1- Denizin yel esince oynayıp kabarması. 2- Denizde hareketli su kütlesi. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Kız & Erk), Kökeni: Türkçe)
Dalga:
(i.) 1- Uyuşturucu madde. (özellikle esrar) Örn:: Dalga sevdasıyla körpe çağında Beyimin Mekanı oldu külhanlar. (Ali Çamiç, Ağa manzume) 2- Kendinden geçme, esrime. (özellikle uyuşturucu kullanıp sarhoş olma) Örn:: Karagöz- Meğer sigarada esrar varmış. Ben de İçince orada sızmışım. Hacivat-Esrar dalgası desene. (Karagöz, Uçmak) 3- Dalgınlık, derin derin düşünme durumu. Örn:: Ner. A - Ne o kız? Ne düşünüyorsun? Handan- Ne olsun Nermin abla? Ner. A - Dalgadasın gene. Handan- Dalgadayım ya. Ner. A.-Boşver güzelim. Binin yarısı beşyüz. (Güner Sümer, Bozuk Düzen) 4- İçinde bulunulan durum, söz konusu edilen İş. Örn:: Sonra bahçeye fırladım, ahıra gittim dostum ve üstadım arabacı İbrahime dalgayı anlattım tınmadı. (Server Bedi, Hey Kahpe Dünya) 5- İlgi, ilinti. Örn:: Kimbilir ne dalgan vardır diyorlar. Sonra- Ulan Serserilikten vazgeçmedin gitti. (Sait Faik, Lüzumsuz Adam) 6- İki insan arasındaki sevgi bağı, ilişki. Örn:: Senin o katiple bir dalgan var mı? Söylesene kız? (Tarık Dursun K. Rıza Bey Aile Evi) 7- Sevgili, ilişkili bulunulan kimse. Örn:: Dobra dobra ve oldukça yırtık bir kızdı. Osman'ın yeni dalgası. (Füsun Erbulak, Niçin Geç Kaldım) 8- (Herhangi bir) Şey, nesne. Örn:: Her biri bir taraflara seyirtmekte ellerindeki dalgalara basıp kağıtlara da bir şeyler yazmadalar. (Güney Dal, İş Sürgünleri) 9- Ne idüğü belirsiz durum, tekinsiz vaziyet. 11- Hile, düzen.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
dalga:
ad 1. deniz, göl, ırmak gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgârın, depremin, yeğin akıntının vb.nin etkisiyle oluşan çalkantı. 2. COĞRAFYA TERİMİ geniş su yüzeylerinde rüzgâr etkisiyle oluşan, durgun su yüzeyini pürüzlendirip bir salınım hareketiyle birbirini kovalayarak ilerleyen dizilerden her biri. 3. (sıcak, soğuk hava, moda gibi şeyler için) belli bir süre etkili olan dönem. \"Bir zamanlar ortalığı at kuyruğu saç dalgası sarmıştı. Soğuk dalgası geliyor\" 4. (saç için) kıvrım ya da kıvrım genişliği. 5. bir yüzeydeki kıvrım. \"Ovadaki ekin dalgalarına bakıyordu\" 6. FİZİK TERİMİ titreşimin bir ortam içinde yayılma dönemi. \"Ses dalgasını ileten düzenek bozulmuş\" 7. ARGO gizli saklı iş, dalavere, hile, düzen. 8. ARGO derin derin düşünme durumu, dalgınlık. 9. ARGO esrar, eroin gibi uyuşturucu madde. 10. ARGO bu türlü maddelerin verdiği keyif durumu. 11. ARGO iki insan arasındaki sevgi bağı, aşk ilişkisi. 12. ARGO geçici sevgili. \"Onun yeni dalgası bu kız mı?\" 13. ARGO ilgi, ilinti, ilişki. \"Kim bilir onunla ne dalgan vardır?\" 14. ARGO (adı bilinmeyen ya da söylenmek istenmeyen) şey, nesne. \"Şu dalgayı atıver\" 15. COĞRAFYA TERİMİ yan yana iki dalga sırtı arasında kalan ve uzunluğu değişik olabilen yatay uzaklık. 16. FİZİK TERİMİ devirli devinimlerde bir devir içindeki devinimin yayıldığı uzaklık. 17. alçaklı yüksekli, düzgün olmayan. \"Ekin ovada dalga dalga uzanıyordu\" 18. (saç için) kıvrım kıvrım, kıvrımlı. 19. (renk için) açıklı koyulu. \"Burada mavi dalga dalga, biraz daha boyamak gerekir\" 20. (kalabalık için) yığın yığın, dalgalar halinde. \"Alana halk dalga dalga geliyordu\" 21. ortadaki, eldeki işle ilgilenmeyip başka şey düşünmek, zamanı boşu boşuna harcamak. 22. karşısındakini anlamaz yerine koyarak aldatırcasına konuşmak, alay etmek, eğlenmek. 23. geçici sevgi ilişkisi kurmak, gönül eğlendirmek. \"Amacım evlenmek değil dalga geçmekti\" 24. geçici sevgili, flört. 25. (adı bilinmeyen ya da söylenmek istenilmeyen) şey, nesne. 26. esrime durumundaki kişinin bu durumunu bozacak işler yapmak, keyfini kaçırmak, bozmak. 27. işine karışmak, işini bozmak. 28. sevgilisine askıntı olmak.(Konusu: , Kökeni: )
Dalga Dönmek:
(d.) Niteliği kuşkulu karanlık bir ilişki sürüyor olmak. Örn:: Aralarında bir dalga dönüyor ya dur bakalım. (Attila İlhan, Kurdlar Sofrası)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dalga Efekti:
(Alm. Welleneffekt - Fr. effet de vagues - İng. wave effect) Sahne üzerinde dalgaları ortaya çıkaran araç ya da etmen.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Dalga Geçmek:
(d.) 1- (Kasten ya da dalgınlık, ilgisizlik nedeniyle) Gereken önemi vermemek, ciddiye almamak. 2- Önemsiz işlerle uğraşarak zamanını boşa harcamak. Örn:: Dalga geçerim kimi zaman da. O da benim vazifem Bir baş düşünürüm başımda, Bir mide düşünürüm midemde. (Orhan Veli Kanık, Dalgacı Mahmut) Örn:: Aykut vre hinzir, Ben sana bakıyorum, her tarafta sen bunla gelmişsin nasın derler dalga geçiyorsun. (Attila İlhan, Kurdlar Sofrası) 3- (Birisiyle) Alay etmek, sarakaya almak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dalga Motor:
(d. türk. fr. moteur) 1- İlişkili bulunulan kimse, sevgili, flört. 2- (Herhangi bir) Şey, nesne. Örn:: -Yok mu tansiyonuna baktıran? Tansiyoncuuu İki buçuğa tansiyon -Kıçıma bağlayacaksın o dalga motöru Hah hah hah (İrfan Yalçın, Genelevde Yas) Dalga Metre'de denir. Örn:: Fethi için para, köylülerin rağbet ettiği bir dalgametreydi. (Metin Kaçan, Ağır Roman)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dalgacı:
(sf. i.) 1- Ciddi olmayan. (kimse) Örn:: Hercai vaktini olur olmaz şeylerle geçiren. (kişi) Dalgacı Mahmut. (Orhan Veli Kanık, şiir) 2- Esrarkeş. 3- Düzenbaz, hileci.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dalgalama:
(Alm. Riffel - Fr. ondulations - İng. ripple effect) Sahne üzerinde dalga varmış duygusunu veren durumu yaratma.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Dalgasına Taş Atmak:
(d.) 1- Esrime durumundaki kişiye bu durumunu bozacak Şeyler yapmak. (An.ge.) (Birisinin) İşine karışmak. (Birisinin) Olağan düzenini bozacak müdahalede bulunmak. 2- (Birisinin) Sevgilisine, flörtüne, metresine, eşine askıntı olmak. (Dalgasını Taşlamak, Dalgasına Taş Koymak biçimlerinde de kullanılır.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dalgaya Düşmek:
(d.) Dalgınlık yüzünden bir şeyi unutmak, bir işi eksik ya da yanlış yapmak. Örn:: -yuh be dedi. Athena'nın dalgasına düştük. Tokatlıyana gidip Yılmazı görmemiz lazım. (Attila İlhan, Kurdlar Sofrası) Dalgaya Gelmek diye de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dalgaya Düşürmek:
(d.) 1- (Birisini) Meşgul ederek dikkatini dağıtmak. 2- (Birisini) Dalgınlığından ya da bilgisizliğinden yararlanarak aldatmak, oyuna getirmek. Dalgaya Getirmek diye de kullanılır.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dalgıç:
(i.) 1- Hırsız. 2- Sürekli olarak değil uygun fırsat bulunca hırsızlık eden kimse. 3- Düşünceye dalmış dalgın. (kimse)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dalız Etmek:
(d.) 1- Dalmak, girmek. Örn:: Top da döner dolaşır o geniş girintiye dalız eder. (Hulki Aktunç, İtiraf-Nağmeler) 2- Daldırmak. 3- (Futbolda) Gol atmak. Denizlisipor Fenere aynen iki zifir dalız etti. (Haşan Kaçan, Hasanın Saksısı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dalkavuk:
(Alm. Schmeichler - İng. syncophant) Kendi çıkarı için başkalarına kavuk sallayan oyun kişisi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Dallak:
(sf. i.) (dallama ve daltarak'tan n.) Aptal, bön, kaba, görgüsüz. (kimse) Örn:: Sevdiğim kankalara rastlamak kadar sevmediğim dallaklara da rastlamak mümkün. (Ömer Pınar, Sohbet Babında)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dallama:
(sf. i.) Aptal, enayi, bön. (kimse) Örn:: Benim alnımda dallama mı yazıyo abi? (Kandemir Konduk, Yasaklar) Örn:: Kalbini aldırmadı, dallamalar anlamaz. (Hulki Aktunç, Yeraltı Destanları)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dalma:
(Hentbol Ter.) Toplu veya topsuz hücum oyuncusunun rakip kaleye yaptığı hücum hareketi. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Dalma:
(Güreş Ter.) Tek veya çift olarak uygulanan rakibin ayaklarına aniden inerek ayağını veya topuğunu kapma oyunu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Dalmak:
(Öğrenci) Kötü not almak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dalokay:
(t.i. erk.) Çok beğenilen. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Daltarak:
(sf.) 1- Giyeceği olmayan, baldırı çıplak. 2- Düşüncesiz, haddini bilmeyen. 3- Bön, salak. (kimse) Örn:: Bazı kişiler hakkında da dalyapraklar, daltaraklar benzeri sözler sarf ederdi. (Engin Ardıç, Doğru Söyleyeni Dokuz Köyden) Dalya diye de söylenir.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dalton Kardeşler:
Dalton kardeşler, Morris ve René Goscinny tarafından yaratılan Red Kit adlı ünlü çizgi roman dizisinin kurgusal karakterleri olan banka soyguncusu dört erkek kardeş. (Joe Dalton, Jack Dalton, William Dalton, Avarell Dalton) Red Kit ile amansız bir kaçma-kovalama mücadelesi içindedirler.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )
Daltonizm:
(fr.i. daltonisme) (tıp) Renk körlüğü. Değişik renkleri ve gölgeleri algılamak bozukluğu. Aynı rengin tonlarını ayırmakta olan güçlük şeklinde hafif olabileceği gibi hiçbir rengi ayıramayacak kadar şiddetli olabilen kalıtımsal bir hastalık.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
Daltonizm:
(fr.i. daltonisme) [İngiliz fizikçisi Dalton’un adından] Renk körlüğü, galat-ı rü’yet, akromatopsi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Dalya:
(t.i. ka.) Yıldız çiçeği.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Dalya:
(sf.) daltarak'tan kıs.) Düşüncesiz, bön, salak anlamlarında kullanılır. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dalya:
(ita.i. taglia) Sayma sırasında birim olarak alınan sayıya gelinince uyarmak için söylenen söz.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Dalya:
(fr.i. dahlia) [İsveçli botanik âlimi Anders Dahl’in adından] Yıldız çiçeği. Dahlia.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Dalyan:
(< ita.i. kökü kesin olarak belli değildir. İtalyanca veya Yunanca’dan geldiği ileri sürülmüştür) Denizlerin, sâhile yakın olan dalgaların hücûmuna ve akıntıya karşı korunmuş yerlerinde, göl ve nehirlerin ağızlarında balık yakalamak için suyun içinde hazırlanan düzenek. [Asıl dalyanlar, denize çakılmış direklere gerilmiş ağlarla yapılmakla birlikte ağsız olup çitten yapılanları ve direksiz olan çeşitleri de vardır](Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Dalyancı:
(ita.t.i.) 1- Dalyan sâhibi. 2- Dalyanda balık avlayan kimse.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Dam:
(esk. türk.i. tam'dan) 1- Tutukevi. Hapishane. Örn:: Karardım kaldım damlarda, Aydınlat benim yolumu. (Sabahattin Ali, Hapisane Şarkısı) 2- Dişilik organı, vagina.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dam:
(fr.i. dame < Lat.) 1- Dansta bir erkeğe eş olan kadın. 2- İskambilde üzerinde kadın resmi bulunan kâğıt. “Maça damı.” “Kupa damı.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Dam Ağası:
(d.) Hapishane, tutukevi gibi yerlerde egemenlik kurmuş mahkum, mapusane koğuş dayısı. Örn:: Dam ağaları yağlı kara Gardiyanın aktı para, Kodeste gün kavuşunca Zar atılır kırıklara. (Kahveci Nusret, Zindan Şiirleri)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )