MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Ceren:

(t.i. ka.) Halk ağzında "ceylan" anlamına gelir.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




kelime:  

bir ya da birden çok heceden oluşan, belli bir anlamı olan, tümce kurmaya yarayan ve tümce kuruluşunda özel görevi olan dil öğesi. eşanl:: sözcük.(Konusu: Dilbilgisi, Kökeni: )

Kelime-i Şehadet:  

İslam dinine girişin şartı olan ve “Ben tanıklık ederim ki, Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur ve yine tanıklık ederim ki Hz. Muhammed onun kulu ve elçisidir.” anlamında “Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlühû” cümleleri. Kelimeişehadeti Hz. Peygamber öğretmiş, iman ve İslam’ın tanımı ile ilgili hadislerinde kelimeişehadetin sözlerini belirlemiştir. Kelimeişehadetin bilinçli bir biçimde okunması İslam dininde övülen bir davranıştır.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Kelimeitevhit:  

İman esaslarının özünü ifade eden “Allah’tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed Allah’ın elçisidir.” anlamına gelen “Lailahe illallah Muhammedün Resulullah” cümlesi. Kelimeitevhit, Allah’ın yaratmada ve emretmede eşsiz ve tek oluşu ile Hz. Muhammed’in hak peygamber oluşu esasını vurgular. Bu iki esas birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Allah’a iman etme ile Hz. Muhammed’in peygamberliğini kabul etmenin arasını ayıranların Müslümanlıklarının geçerli olmadığını Kur’an-ı Kerim birçok ayette, Hz. Peygamber de hadislerinde belirtmiştir. “Kim bilerek, anlamını kavrayarak kelimeitevhit okursa cennete girer.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Kelimullah:  

“Allah’ın kendisiyle konuştuğu kişi.” anlamında Hz. Musa’ya verilen ad. Örn:: “Size Musa’yı tavsiye ederim. Çünkü o Kelimullah’tır.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Kelle:  

(fars.i.) 1- Salak, kafası çalışmayan kimse. 2- Çok sarhoş kimse. Örn:: Amanın kelle kelle, Gel beni biraz yelle. (anonim, şarkı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kelle Kebap:  

(d. fars. kelle, ar. kebbeb'den, kebab) Çok sarhoş anlamında kullanılır. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kelle Olmak:  

(d. fars. türk.) Çok sarhoş olmak. Örn:: Hepiniz yeni yılda kelle olacaksınız Şeşi beş görüceksiniz (Hasan Kaçan, Hasanın Saksısı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kelle Şekeri:  

zamanında külçe halinde satılan beyaz şeker. kullanmadan önce, eritmek, kırmak, dövmek yada ezmek gerekiyor imiş. koni biçiminde beyaz kesme şeker. osmanlı imparatorluğu'nda büyük çapta üretimi söz konusu olmadığından en çok rusya'dan ithal edilir, çekiçle parçalara bölünerek kullanılırdı. Genel olarak tatlı olan ve suda çözünen monosakkaritler ile disakkaritlere verilen ad. (Halk dilinde şeker olarak bilinen özdek, bir disakkarit olan sakkarozdur ... Erzurum şekeri olarak bilinen kesme şeker oldukça serttir ve ancak bir makas ile küçük parçacıklara ayrılabilir. Ağızda ve bardakta geç erimesi nedeniyle ... Eskiden rafine kristal şekerin pres edilmesiyle elde edilen dibi yuvarlak, tepesi sivri büyük parçaya verilen ad.(Konusu: , Kökeni: )

Kelleye Masraf Etmek:  

(d. fars. a. sarf'tan, masraf türk.) Berbere gidip traş olmak. (özellikle saç traşı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kellik:  

(i.) 1- Kıl olma durumu, kıl niteliği. 2- Kıla özgü davranış, rahatsız edici davranış. Örn:: Hık.. Sen kimsin ulan dörtgöz, Hık Bana kıllık mı yapıyon icabında haa? (Bülent Arabacıoğlu, En Kahraman Rıdvan) Örn:: Sevinç resim çekeyim? -Bana bak tatlım kıllık yaratma (Bekir Yıldız, Uyuşturucu Dosyası)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

kellik:  

ad kel olma durumu.(Konusu: , Kökeni: fr+t)

Keloğlan:  

Keloğlan, özellikle Türk ve Altay mitolojisinde, masal, fıkra ve benzeri halk anlatılarında adı geçen saçsız masal kahramanıdır. Anadolu’da Keloğlan adıyla bilinen bu masal tipi, Kazakistan'da Taşza Bala, Azerbaycan'da Keçel, Keçel Memed ya da Keçel Yeğen, Kerkük'te Keçeloğlan, Türkmenistan'da Kelce Batır, Kırım'da Tazoğlan, Altay bölgesinde Tas, Tastarakay, İran'da Keçel, Gürcü rivayetlerinde ise Kel Kafalı Kaz Çobanı, şeklinde bilinmektedir.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )

Kelt Denizi:  

Kelt Denizi; İrlanda'nın güneyinde, Atlas Okyanusu'na bağlı olan deniz. Kuzeyi St. George Kanalı, güneyi Biskay Körfezi, doğusu ise Manş Denizi ve Bristol Kanalı ile çevrilidir. Batı kısmında ise Atlas Okyanusu uzanmaktadır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )

Keltoş:  

(sf.i.) Saçsız, dazlak, kel. (kimse) Örn:: Bizim keltoş patron sana uyuz oluyor. (Ahmet Çakal, Serseriler Arasında)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kem Küm:  

(be.) Verecek bir yanıt bulamayarak açık bir anlamı bulunmayan sözler söylemek anlamındaki kem küm etmek deyiminde geçer. NOT: İkisi de Anlamsız Kelimelerden Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )

Kemal:  

(a.i. erk.) 1- Olgunluk, yetkinlik, tamlık, eksiksizlik. 2- En yüksek değer, mükemmellik, değer baha. 3- Bilgi, fazilet.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Kemal Sunal:  

(lakabı/sin.) İnek Şaban, Salako(Konusu: Lakaplar, Kökeni: )

Kemalat:  

(a.i. ka.) İnsanın bilgi ve ahlak güzelliği bakımından olgunluğu.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

Kemaleddin:  

(a.i. erk.) 1- Din'de olgunluğa eren, dinin son derecesi. 2- Din bilgisi kuvvetli. Türk dil kuralına göre "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Kemalist:  

Kemalizm’i benimseyen kişi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kemalist Gençlik Partisi:  

Kısa Adı: * Genel Merkezi: İstanbul Kuruluş Tarihi: 18.02.1961 Genel Başkanı: * Sona Eriş Tarihi: 1966 Sona Eriş Nedeni: 30 Kasım 1966 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kararıyla kapatıldı. Siyasi Pozisyonu: Aşırı Sol İdeoloji: * NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - II (1960 - 1980)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )

Kemalizm:  

(özl.i. Kémalisme) Atatürkçülük. Türkiye Cumhuriyeti'nin Sekülarizm ve Türk milliyetçiliği üzerine temellenmiş kurucu ideolojisidir. Atatürkçü ideolojinin temellerini, Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarıyla ortaya koyduğu amaçlar, ilkeler ve gerçekleştirdiği inkılaplar oluşturur.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)

Kemalizm:  

Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve düşüncelerine dayanan ideoloji.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Keman Çalmak:  

(d. fars. keman, türk.) Kaşınmak. Örn:: Yok vallaha Raşo efendi bit mit yok. Yok da neye durmadan keman çalıyorsun. Ahmet Çakal, Serseriler Arasında)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kemandar:  

(f.i. erk.) Yay tutan, yay tutucu.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)

Kementçi:  

(fars.i. kemend, türk. e. esk.) 1- Hileci, kumarbaz. 2- Haydut, soyguncu, eşkıya.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kementlemek:  

(fars.f. kemend, türk. e.) 1- (İskambille oynanan kumarda) Kağıt dizerek kağıt çalarak rakibini yenip bütün parasını almak. Örn:: Otuz askeri vardı bir saatin içinde kementledim. (Hulusi Kodaman, Zar-Kağıt Oyunları ve Hileleri) 2- (Genel anlamda) Dolandırıcılık yoluyla birisinin parasını ya da malını elinden almak. (bkz:: Boğmak, Kazımak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kemerli:  

(fars.sf.i. türk. e.) Zengin, (tutuklu) paralı. (mahkum) Örn:: Kemerli mahkum ağırlanıyor hoş karşılanıyor. (Turhan Temuçin, Azrailin Öbür Adı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kemik:  

(i.) 1- Tavla, barbut vb. oyunlarda zar. Örn:: Dişlerim sıkılı zarı attım. Gele Namussuz kemik. Yavrusun yavru dedi Ahmet efendi. (Tarık Dursun K. Hasangiller) 2- Para özellikle metal para. 3- Menfaat, çıkar. 4- Çok sıska kimse. (Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

kemik:  

ad 1. GÖVDEBİLİM (ANATOMİ) TERİMİ insanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan, türlü biçimlerdeki sert organların ortak adı. 2. sıfat kemikten yapılmış. 3. ad ARGO (barbut, tavla vb.de) zar. 4. pek kuru, katı, sert. 5. sağlam.(Konusu: , Kökeni: )

Kemofobi:  

(ing.i. chemophobia) kimyasal maddeler ve kimyevi maddelerle çalışmaktan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Kemozis:  

(chemosis) Aşırı konjonktiva ödemi.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )

Kemyab:  

(f.i. ka.) Az bulunan, nadir.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Farsca)

Ken:  

(Silah) Kılıç.(Konusu: Aikido Terimi, Kökeni: )

KEN:  

(ken) Kılıç yumruk.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Ken Parker:  

Yazar Giancarlo Berardi ve çizer Ivo Milazzo'nun yarattığı çizgi romanın baş kahramanıdır. 1970'li yıllarda Türkiye'de Alaska ismiyle yayımlandı.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )

KEN TSUI:  

(ken tsui) Çekiç tarzı yumruk.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Kenan:  

Refik Halit Karay'ın Anahtar kitabının ana karakteri. Gururlu, kişiliğinden taviz vermek istemeyen birisidir.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Kenan:  

Reşat Nuri Güntekin'in yazdığı Dudaktan Kalbe kitabındaki baş kahraman. Hayata şanssız başlamış ama çalışma hırsıyla yükselmiş bir şahsiyettir. En önemli özelliği duygusal oluşu.Annesine çok bağlı ,onun ölümü onu çok yıpratıyor. (Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Kenan:  

(a.i. erk.) 1- Hz. Ya'kub'un memleketi, Filistin. 2- Yusuf-i Kenan: Hz. Yusuf. Pir-i Kenan: Hz. Ya'kub. Hz. Nuh'un iman etmeyen oğlunun adının da Kenan olduğu rivayet edilmektedir.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Kenan Çoban:  

Dizi Karakteri: Abdülhet Çoban Dizi Adı: Kurtlar Vadisi. Osman Sınav'ın yarattığı Türkiye'nin politik konularını ele alan Türk film ve dizi serisi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )

Kenan İmirzalıoğlu:  

Dizi Karakteri: Yusuf Miroğlu Dizi Adı: Deli Yürek. 5 Ekim 1998 tarihinde Show TV'de yayımlanmaya başlayan dizi, son sezonu olan 4. sezon atv'de yayımlandı. 4 sezondan oluşan dizi, 24 Haziran 2002 tarihinde yayımlanan 113. bölümü ile sona erdi.(Konusu: Film & Dizi Karakteri, Kökeni: )

Kenan Pars:  

Kirkor CEZVECİYAN (d:1920; ö:2008)(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

Kenan Ziya:  

Kerime Nadir'in yazdığı Hıçkırık kitabındaki baş kahraman. 7 yaşında annesini kaybettikten sonra üvey anne ve babasının elinde kaldığı sürece büyük acılar ve işkenceler yaşamıştır. Bu acılardan kurtularak İstanbul’a gelmiştir; fakat burada daha büyük bir acıyla karşılşacağından haberdar değildi. Kendinden büyük Nalan isminde bir kıza aşık olur. (Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Kenar Bloğu:  

(Voleybol Ter.) Rakibin hücumundan uzakta bulunan file dibindeki voleybolcu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Kenar Tiyatrosu:  

(Alm. Vorstadtbühne) Bir kentin kenar semtlerinde oynayan yerleşik ya da gezici tiyatro topluluğu.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Kendi:  

Nuray Ülker(Konusu: Gerçek Adı, Kökeni: )

kendi:  

adıl(zamir) 1. iyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarar; örneğin kendim, kendin, kendisi, kendiniz gibi. 2. giriştiği, yaptığı bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirtir. \"Kendi yaptı. Ben kendim gittim. Kendileri unutmuş\" 3. söz konusu kişi ya da kişiler üzerinde direnilerek durulduğunu anlatır. \"Kendin gelmezsen olmaz. Kendisi söylesin\" 4. kimi zaman saygı duygusuyla ya da söz konusu olanları amaçlayarak o ve onlar yerine kendisi ve kendileri biçimleri kullanılır. \"Kendileri yoklar mı?\" 5. iyelik eki almış adlardan önce eksiz olarak gelerek o adlardaki iyelik kavramını pekiştirir, kişiselliği vurgular. \"Biz kendi yolumuzda gideriz. Kendi çocuğuma söz geçiremiyorum\"(Konusu: , Kökeni: )

Kendi Ayakları Üstünde:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: İpek ONGUN Kitabın Konusu: Eser, yazarın kendi ağzından kendi gençlik yıllarını anlatan günlükler şeklinde yazılmış. Günlükleri mektup şeklinde evin penceresinden görünen en çok sevdiği kiraz ağacına anlatıyormuş gibi yazmıştır. Kitabın Ana Fikri: Bu kitabı okurken, mutluluğu başkalarının gözlerinde değil, kendi içlerinde aramanın önemi fark ediliyor.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Kendi Kendine:  

(Alm. für sich - Fr. a part - İng. aside) Bir oyun kişisinin (oyun gereği) öbür oyun kişilerinden gizli olarak tek başına konuşması, mırıldanması. (bkz:: Apar)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

kendi kendine:  

1. kimseye danışmadan, sormadan, kendi başına. 2. kimsenin yardımı, payı olmaksızın, kendi başına. 3. başkasına değil kendi kişiliğine. \"İnsan kendi kendine sorar bir kez, değil mi?\"(Konusu: , Kökeni: )

Kendi Kendine Film Olmak:  

(d. ing. film, türk.) (Birisi) Tek başına ilginç olaylar yaşamak. Örn:: Kendi kendine film mi oldun lan bütün gün? (Hulki Aktunç, Artist Olma Kahvesi)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kendirli:  

(sf.i.) Yoksul, (tutuklu) parasız. (mahkum) Örn:: kendirli ise Vay başına geleceklere. Betonun üzerine atıyorlar orada yatıyor. (Turhan Temuçin, Azrailin Öbür Adı)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kendisini Dağıtmak:  

(d.) Sevinç, üzüntü, umutsuzluk gibi ruhsal içki, uyuşturucu kullanma gibi fizyolojik nedenlerle kişiliği ve davranışları çok değişmek, kapıp koyvermek. Zaten kahveler ve meyhaneler kadın dırdırından, ev huzursuzluğundan kendini dağıtmış kocalarla doluydu. (Süavi Süalp, At Kendini Kurtul Vasıf) Örn:: Seyirciler Şerefin attığı golleri görünce zevkten kendilerini iyice dağıtmışlardı. (Oğuz Aral, Utanmaz Adam) (bkz:: Dağıtmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

KENDO:  

(kendo) Kılıç sanatı, kılıç yolu.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Kene:  

(fars.i.) Para. Örn:: Birkaç gün beklersem kıyak mallar düşermiş belki. Beklemek İşime gelmiyor kene biterse bir daha zor alırım. (Ahmet Çakal, Serseriler Arasında)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

kene:  

HAYVANBİLİM (ZOOLOJİ) TERİMİ ad at, deve, koyun, köpek gibi hayvanların ya da insanların derisinde asalak olarak yaşayan, bulaşıcı hastalıklara yol açan böceklerin ortak adı. Benzer: sakırga(Konusu: , Kökeni: farsca)

Kenef:  

(a.sf.i.) 1- Hep kötülük düşünen, (kimse) kötü niyetli. (kişi) Örn:: Tilki Hüseyin genç eskicilere durdurak bilmeden Çavuşu çekiştiriyor, bu kenefin hangi işi düz gitti ki diyordu. (Hulki Aktunç, Pazarlık) 2- Temizlik kurallarına uymayan pis. (kimse)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kenef Sazlığı:  

(d. a. türk.) Seyrek bıyık, kılları sık olmadığı halde bırakılmış üst dudağı örtmeyen bıyık.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kenevir:  

(esrarotu) Kendirgiller familyasından, vatanı Hindistan olan, sıcak ülkelerde ve yurdumuzda da kültürü yapılan, bir yıllık bir bitki türüdür. Gövdesi diktir. İçi boştur. Yüzeyi pürtüklüdür. Yaprakları 5-11 parçalıdır. Meyvesi 3-5 milimetre boyundadır. Tanelerinin içinde etli bir cücük vardır. Dal uçlarında reçine ve uçucu bir yağ vardır. Meyveleri yağ bakımından zengindir. Tohumlarından çıkarılan yağ, sabun sanayiinde kullanılır. Gövdesinin kabuk kısmından kenevir veya kendir denilen bir lif elde edilir. Bunlardan ip, halat ve kaba dokulamalar yapılır. Faydası:: Yapraklarının suda haşlanması müzmin romatizma ağrılarını keser.(Konusu: Bitki Bilim, Kökeni: )

Kenevir:  

Lif ve çeşitli ürünler elde edilen bitki (endüstriyel kullanım da vardır).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kenofobi:  

(ing.i. kenophobia) boşluklardan, boş alanlardan korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Kental:  

100 kilogramlık ağırlık ölçü birimi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kenter:  

(t.i. ka.) Şehirli, kentli. (Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Kentet:  

Beş kişiden oluşan müzik topluluğu (quintet).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kentilyon:  

Çok büyük bir sayı (10¹⁸).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kenya:  

Resmi Tam Adı: Kenya Cumhuriyeti İngilizce: Republic of Kenia Svahilice Jamhuri ya Kenya(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Kenya:  

Yer Aldığı Kıta: Afrika Kıtası'nın Doğu Afrika bölgesinde yer alır.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Kenya:  

Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Birleşik Krallık'tan (Büyük Britanya) 12 Aralık 1963 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Kenya:  

Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Başkanlık Tipi Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Kenya:  

İdari Yapısı: 47 ilçe (county) ve Merkezi: 1- Mombasa (Mombasa) 2- Kwale (Kwale) 3- Kilifi (Kilifi) 4- Tana River (Hola) 5- Lamu (Lamu) 6- Taita-Taveta (Voi) 7- Garissa (Garissa) 8- Wajir (Wajir) 9- Mandera (Mandera) 10- Marsabit (Marsabit) 11- Isiolo (Isiolo) 12- Meru (Meru) 13- Tharaka-Nithi (Chuka) 14- Embu (Embu) 15- Kitui (Kitui) 16- Machakos (Machakos) 17- Makueni (Wote) 18- Nyandarua (Ol Kalou) 19- Nyeri (Nyeri) 20- (Kirinyaga (Kutus) 21- Murang’a (Murang’a) 22- Kiambu (Thika) 23- Turkana (Lodwar) 24- West Pokot (Kapenguria) 25-Samburu (Maralal) 26- Trans Nzoia (Kitale) 27- Uasin Gishu (Eldoret) 28- Elgeyo-Marakwet (Iten) 29- Nandi (Kapsabet) 30- Baringo (Kabarnet) 31- Laikipia (Rumuruti) 32- Nakuru (Nakuru) 33- Narok (Narok) 34- Kajiado (Kajiado) 35- Kericho (Kericho) 36- Bomet (Bomet) 37- Kakamega (Kakamega) 38- Vihiga (Vihiga) 39- Bungoma (Bungoma) 40- Busia (Busia) 41- Siaya (Siaya) 42- Kisumu (Kisumu) 43- Homa Bay (Homa Bay) 44- Migori (Migori) 45- Kisii (Kisii) 46- Nyamira (Nyamira) 47- Nairobi (Nairobi)(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Kenya:  

Başkenti: Nairobi(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Kenya:  

Komşuları: Ülkenin sınır komşularını (kuzeyden saat yönünde ilerlendiğinde) Etiyopya, Somali, Tanzanya, bir kısmı Victoria Gölü ile olmak üzere Uganda ve Güney Sudan oluşturmaktadır. Bunun haricinde ülkenin güneydoğusunda Hint Okyanusu yer almaktadır.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Kenya:  

Resmi Dili: Svahili, İngilizce(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Kenya:  

Para Birimi: Kenya Şilini Para Birimi Kodu: KES(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Kenya:  

Plaka Kod: EAK (1938 yılından beri)(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Kenya:  

Tel. Kodu: +254 Bölge 2 – Çoğunlukla Afrika Kıtası, bazı Atlas Okyanusu (Atlantik Okyanusu) ve Hint Okyanusu Adaları numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Kenya:  

Dini: Hristiyanlık, İslamiyet Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT2: İslamyet'in 2 ana mezhebi: Sünnilik, Şiilik(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Kenya:  

Kenya Bayrağı: Günümüzdeki hali ile ilk olarak 12 Aralık 1963 tarihinde göndere çekilerek resmi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bayrak, yatay geniş şeritleri oluşturan siyah, kırmızı, yeşil ile yatay dar şeritleri oluşturan beyaz renkten oluşmaktadır. En üstte bulunan siyah renk ülkedeki siyah halkı temsil ederken, kırmızı renk sömürgecilik ve kölelik döneminde cesurca savaşılan ve bu uğurda akıtılan kanı, yeşil renk ise ülkenin sahip olduğu ormanları ve ovaları ifade etmektedir. Bu üç rengi birbirinden ayıran dar beyaz şeritler ise siyahi halkın geçmişi ve geleceği arasındaki barışı ile halkların birliğini sembolize etmektedir. Bayrağın tam ortasında bulunan Masailer'in kullandığı geleneksel Masai kalkanı ve arkasında çapraz bir şekilde konumlandırılan ve birbiriyle kesişen iki adet mızrak ise halkın özgürlüğünü koruyabilmek adına verdiği mücadelesini sembolize etmektedir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Kenya:  

Milli Marşı: "Ee Mungu Nguvu Yetu" (Tüm Yaratılışın Tanrısı), Afrika ülkesi Kenya'nın ulusal marşıdır. Ülkede 1963 yılında kullanılmaya başlanmıştır.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Kenya:  

Genel Bkş: Adını Kenya Dağı‘ndan alan ülkenin kelime anlamı ise Beyaz Dağ demektir. • Ülkede en sık görülen hastalıklar arasında kuduz, humma, sıtma, tifo, hepatit ve ishal. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Kenya:  

NIS Kenya'nın Dış İstihbarat Teşkilatı. The National Intelligence Service (Ulusal İstihbarat Servisi)(Konusu: Ülke İsth. Teş., Kökeni: )

Kenya Milli Tk:  

milli tk.lakabı: Harambee Yıldızları (the Harambee Stars) (Harambee Swahli dilinde "beraber çalışacağız anlamına geliyor)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )

Kep:  

Mezuniyet törenlerinde takılan, kare üstlü başlık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Kepaze:  

(Okçuluk Ter.) İdman yayı.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Kepçe:  

(fars.sf. kefçe'den) Çok büyük kulaklı. (kimse) (bkz:: Kepçeye Çıkmak)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kepçe:  

(Güreş Ter.) Rakibin arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Kepçe Kuyruk:  

d. (d. fars. türk. esk.) Hırsız.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kepçelemek:  

(fars.f. türk.) (Bir kızı, bir kadını) Arkadaşlık etmeye, birlikte olmaya razı etmek, tavlamak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kepçeye Çıkmak:  

(fars.f. türk.) Bir kızı, bir kadını Kepçelemek için turlamak, otomobille gezinmek. Örn:: Birini güzel bulurum da içim burkulur diye caddede yürüyen kızlara bakmadım. Bir Mercedesim olsaydı kaldırımlarda kepçeye çıkar bu kızlardan birini mutlaka yakalardım. (Orhan Pamuk, Sessiz Ev)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

kerahet:  

1- İğrenme, tiksinme, kötü görme. 2- Bir şeyi zorla yapma veya yaptırma. 3- Yapılmasını dinin onaylamadığı, Hz. Peygamber’in sünnetinde yapılabilirliğine dair bir örneği bulunmayan söz ve davranışlar. 4- Yasaklığı konusunda Kur'an-ı Kerim’den bir ayet veya mütevatir bir hadis olmayan söz ve davranışlar.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

kerahet vakti:  

İçerisinde kaza namazının, vacip bir namazın veya nafile namazların kılınması mekruh olan vakit(ler). Kerahet vaktinin hangileri olduğunu Hz. Peygamber belirlemiştir. Resulullah’ın hadislerinden yola çıkan âlimler şu üç vakti kerahet vakti saymışlardır: 1- Güneşin doğuşundan itibaren kırk, kırk beş dakikalık zaman. 2- Güneşin tam tepe noktasında bulunduğu zaman. 3- Güneşin batma anındaki gözleri kamaştıramaz hâle gelmesinden batmasına kadar olan zaman.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Keram:  

(a.i. erk.) (bkz:: Kirami)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Kerameddin:  

(a.i. erk.) 1- Kerem bağış ihsan lütuf sahibi. 2- Dinde üstün mertebelere ulaşan. 3- Keramet sahibi derviş veli. Türk dil kuralı açısından "d/t" olarak kullanılır.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Arapça)

Keramet:  

(a.i. ka.) 1- Birine karşı ikramda bulunmak. 2- Allah'ın bir kimseye cömertliği, lütfü, himayesi ve yardımı olarak ele alınır.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Arapça)

keramet:  

1- Şeref, üstünlük, kıymet. 2- Herhangi bir peygambere iman edip onun getirmiş olduğu dini, Allah’ı görüyormuşçasına bir bilinç içerisinde yaşayan; farzlara, vaciplere ve nafilelere en ince noktasına kadar dikkat eden salih bir mümine bağışlanan olağanüstü durum. Keramet, Allah dostu kişinin elinde, peygamberlik iddiasında bulunmaksızın meydana gelir. Peygamberden meydana gelen olağanüstü durumlara mucize denilir. Keramet de mucize de Allah’ın izniyle meydana gelir. Her ikisini de Allah yaratır. Mutasavvıflar, kerametin varlığını veya yokluğunu, azlığını veya çokluğunu velilerin üstünlük nedeni olarak görmezler.(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Kerata:  

(yun.sf.i. kheraton, boynumdan) Karısı ilgili olduğu kadın tarafından aldatılan erkek, boynuzlu. Örn:: Vermedi seni boban Turşi yapsun kerata. (Abdi Efendi, türkü)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Kerata:  

Kerata, ayakkabı giymeye yarayan araç (çekecek) anlamına gelen ve halk arasında yaramaz, afacan çocuklar için sevgi/sitem ifadesi olarak kullanılan bir kelimedir. Yunanca "boynuzlu" (keratas) kelimesinden gelen bu ifade, aslen aldatılan erkek anlamını taşısa da, zamanla Türkçede anlam iyileşmesiyle minik şeytan/afacan manasında günlük dilde yerleşmiştir.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Keratin:  

Saç, tırnak ve deride bulunan sert yapılı protein.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

Keratinleşme:  

Hücrelerin keratinle dolarak sertleşmesi süreci (biyoloji).(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: )

WhatsApp