Haydi Öğrenelim!
Joruri:
(Jap.) Kukla tiyatrosuna verilen ad.
MecmuaN.com Nedir?
MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kelime Arama
Sende Yolla Hata Bildir!GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK
Diyot:
(fr.i. diode) (fiz.) Yalnızca bir yönde akım geçiren, iki elektrotlu lamba, devre.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Diz:
(Tekvando Ter.) Murup. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
diz:
ad 1. kaval, baldır ve uyluk kemiklerinin birleştiği yer. \"Düşen çocuğun dizi kanıyor\" 2. oturulduğunda uyluğun üst yanı. \"Çocuğu dizine oturttu\" 3. (pantolonda) dize rastlayan yer. \"Pantolonun dizleri aşınmış\" 4. dizlerini yere koyarak oturmak. 5. yenilgiyi kabul etmek, boyun eğmek, baş eğmek. \"Düşman, diz çökmek zorunda kaldı\"(Konusu: , Kökeni: )
Diz Bükme:
(Halter Ter.) Kaldırış sırasında dizin öne doğru yaptığı hareket.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Diz Değdirme:
(Halter Ter.) Haltercinin barın altına girdiği durumlarda dizinin yere değmesi.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Diz Dize:
(zf.) Dizleri birbirine değecek biçimde, birbirine yakın olarak (oturmak) "Kendi de diz dize gelecek kadar karşıma geldi oturdu." (Necati Cumalı) NOT: Hal Eki Alarak Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Diz-Dirsek Pozisyonu:
(knee-elbow position) Hastanın yüzüstü ve masaya yalnızca diz-dirsek uçlarının temas edecek biçimde durması ve gövde ile bacaklar arasındaki açının 90 derece olmasıyla karakterize, özellikle livata muayenesinde kullanılan pozisyon. (Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Dizanteri:
(fr.i. dysenterie < yun.) Kanlı ve sümüklü bir ishalle beliren ağrılı kalın bağırsak iltihâbı, kanlı basur.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Dizayn:
(ing.i. design < lat.) 1- Çizim. 2- Bir iş veya hareketi gerçekleştirecek mekanizmayı, makine, plan veya vâsıtayı tasarlama, henüz var olmayan bir ürüne biçim verme, tasarım.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)
Dizdar:
(f.i. erk.) Kale muhafızı.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Farsca)
Dizel:
(sf.i.) (aynı adlı motoru icat eden R. Diesef'den) 1- Hafifmeşrep, cinsel ilişkiye çok eğilimli. (kadın) Örn:: Çeçen asıllı kimyacının ebesinin ön adı Aynı dizelin arka adı. (Hulki Aktunç, İtiraf-Nağmeler) 2- Fahişe. 3- Pasif eşcinsel. (erkek) (bkz:: Motor, Tam Dizel, Yarım Dizel)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Dizel:
(alm.i. Diesel) [Mûcidi Rudolf Diesel’in adından] Bir silindir içinde sıkıştırılarak ısıtılmış hava üzerine püskürtülen motorin vb. ağır yağların kendiliğinden tutuşup patlayarak yanması sonunda ortaya çıkan enerjiyle çalışan, içten yanmalı motor, dizel motoru.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Almanca)
dizge:
Edebiyatta Dizge kelimesinin anlamı bir bütün oluşturmak için bir araya gelen ögeler, manzume ya da sistem anlamlarına gelmektedir. Dizge edebiyatta çoğu zaman manzume olarak kullanılır.(Konusu: , Kökeni: )
dizili:
sıfat dizilmiş durumda olan, sıralanmış.(Konusu: , Kökeni: )
Diziliş:
(Futbol Ter.) Oyuncuların sahaya yayılış şekli. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Dizin:
"İngilizcesi ""directory""dir. Örneğin C sabit diskindeki A klasörü içindeki B alt klasöründe saklanan D dosyası, bir bütün olarak küçük bir dizini oluşturur. Bilgisayarlarda sayısız dizin kullanılması mümkündür ve hemen hepsi birbiri ile bağlantılıdır."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
dizüstü:
belirteç 1. dizi yere gelecek bir biçimde. "Çocuk dizüstü düştü" 2. sıfat dizlerin üstünde kalan (etek). "Bu yıl dizüstü etekler moda" 3. sıfat dizlerin üzerinde kullanılabilecek denli küçük olan (bilgisayar). "Yeni çıkan dizüstüler daha kullanışlı"(Konusu: , Kökeni: )
Dizüstü Bilgisayar:
"Taşınabilir bilgisayarlara verilen genel isimdir. Bazen ""notebook"" ya da ""laptop"" olarak da karşımıza çıkan dizüstü bilgisayarlar, boyutları ve ağırlıkları ile masaüstü sistemlerden çok daha küçük bir tasarıma sahiptir.Ancak fiyatları da standart bir sistemden yüksektir. Çünkü küçük bir kasa içerisine sığan ekran, işlemci, sabit disk ve benzeri tüm donanımların boyutları da küçük olmalıdır. Bunun sonucunda da maliyet önemli oranda artar ve bu artış direkt olarak fiyata yansır. Birkaç yıl öncesine kadar masaüstü sistemlerin performansını yakalayamayan dizüstü bilgisayarlar, günümüzde bu sorunu fazlasıyla aşmış durumda."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )
Dizyem:
(fr.i. dixième) Vücut sıcaklığını ölçen derecelerde santigratın onda biri.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Dmitri Mendeleev:
Dmitri Mendeleev (1834-1907) Rus kimyager, mucit. Periyodik element tablosu'nu sıralamak için Periyodik Kanun'u bulmuş, bunun sayesinde o zamana kadar bulunmuş olan bazı elementlerin özelliklerini düzeltmiş, henüz bulunmamış 8 elementin özelliklerini de tahmin etmiştir. 1869 yılında Periyodik elementler tablosunu yayımladı.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )
DNA:
(deoxyribonucleic acid) Hücre çekirdeklerinde bulunan çift zincirli genetik materyalin nükleotitleri. Deoksiribonükleik asit.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
DNA analizi:
DNA analyses Kimliklendirmede kullanılmak üzere DNA profili elde etmek için belirli bir DNA parçasının tekrar eden baz dizisinin tanımlanması veya tekrar eden baz dizilerinin sayısının belirlenmesi.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
DNA Veri Bankası:
(DNA databank) DNA analizi sonucu elde edilen kişiye özgü DNA profillerine ait bilgilerin elektronik ortamda depolandığı ve diğer profillerle mukayese edilebildiği sistem.(Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
DO:
Yer ismi anlamına gelen Denominacion de Origin'in kısaltmasıdır. İspanya'da ismi, üretildiği yer, üzüm türü ve diğer özellikleri yasa ile belirlenen şaraplar için kullanılan resmi kategori.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )
DO:
(do) Temel Ögreti. Yol. Filozofi. İstikamet.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )
Do:
(ita.i. do) (müz.) 1- Gam dizisinin birinci sesi, si ile re arasındaki ses. 2- Bu sesi gösteren nota işareti.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Do Anahtarı:
(yun.b.i.) Portenin üzerine çizilen ve o çizgideki notayı do sesi yüksekliğinde okutan işâret.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Dobiç:
(sf.) Şişman, şişko. Örn:: Giderayak bizim dobiç Liman Reisini de böyle görmez miyim? (Mehmet Şeyda, İçki, Kumar, Fuhuş.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
Doblin:
(ita.i. doplin) İki ucundan gergin olmayacak şekilde tutulan veya bir yere verilmiş olan bir halatın orta kısmında meydana gelen kavis.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İtalyanca)
Dobra Dobra:
(bulg.b.zf. dobro “doğru, iyi”) Çekinmeden, açık açık. (konuşmak, söylemek …)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Bulgarca)
DOC:
Kontrol edilmiş yer ismi anlamına gelen "Denominacion de Origin Controllata"'nın kısaltmasıdır. İtalya'nın ismi, üretildiği yer, üzüm türü ve diğer özellikleri yasa ile belirlenen şarapları için resmi kategori ve aynı zamanda Portekiz'in en yüksek resmi şarap kategorisi için kullanılan ve aynı anlama gelen "Denominaçao de Origem Controlada"'nın kısaltmasıdır.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )
DOCG:
Kontrol ve garanti edilmiş yer ismi anlamına gelen "Denominacion de Origin Controllata e Garantita"'nın kısaltılmasıdır. İtalya'nın en yüksek resmi şarap kategorisi için kullanılır.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )
Doçent:
(alm.i. Dozent < lat.) Üniversitelerde profesörlükten önceki kademede bulunan öğretim üyesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Almanca)
Dogma:
(yun. dogma) 1- Akîde, inanç, îtikat. 2- (fels.) Otoriter bir şekilde ortaya konulup her türlü eleştiri ve araştırma konusu olmaktan uzak tutularak kabul ettirilmeye çalışılan görüş, nas, inak. 3- Bir felsefe okulunun doğru diye benimseyip savunduğu tez.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Yunanca)
Dogmacı:
(fr.i. ve sf.) Görüşlerini her türlü eleştiri ve araştırmadan uzak tutan, birtakım dogmaları rehber seçen, kısır düşünüşlü kimse veya tavır, dogmatik.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Dogmatik:
(fr.sf. dogmatique) 1- Dogmayla ilgili. 2- (i.) Felsefede dogmatizmi benimseyen kimse veya görüş. 3- Meselelerin ele alınıp değerlendirilmesinde birtakım dogmaların rehberliğini seçen kısır düşünüşlü kimse veya görüş, dogmacı.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Dogmatizm:
(fr.i. dogmatisme) (fel.) Doğmacılık. Çeşitli öğretiler ve asla değişmeyeceği kabul edilen mutlak değerleri kabul eden, bu bilgilerin mutlak hakikat olduğunu, inceleme, tartışma yahut araştırmaya ihtiyacın olmadığını savunan anlayışa verilen isimdir. Bu tür savlara, öğretilere ve inançlara ise dogma veya nas denir.(Konusu: İzm İle Biten, Kökeni: fransızca)
Dogmatizm:
(fr. dogmatisme < yun.) 1- Birtakım dogmalarla meseleleri çözme yolu. 2- (fels.) Kant’ın anladığı mânâda, eleştiriye yer vermeyerek insan bilgisinin gerçeklere kesin olarak ulaşabileceğini, mutlak olanın insan tarafından bilinebileceğini savunan görüş, inakçılık.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)
Doğa:
(t.i. erk.) Tabiat karşılığı olarak kuraldışı uydurulmuş kelime.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
doğa:
ad 1. kendiliğinden var olan ve insan etkinliğinin dışında kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren, canlı ve cansız nesnelerden oluşan varlığın tümü. Benzer: tabiat 2. insanlarca değiştirilmemiş, yozlaştırılmamış olan, doğal güzelliklerini koruyan, genellikle kent dışı yerler. \"Bugün biraz doğaya çıkalım\" Benzer: tabiat 3. bir nesneye ya da bireye özgü yaradılış ve yapı özelliklerinin tümü, her var olanın doğuşunda özünü kuran şey. \"İnsanın doğasında sevgi de nefret de vardır\" Benzer: tabiat 4. FELSEFE TERİMİ duyulur, algılanır dış nesnelerin tümü; yaratıcı, oluşturucu güç; her şeyi kuşatan gerçekliğin tümü; evren. doğa içeren (Konusu: , Kökeni: )
doğal:
sıfat 1. doğada bulunan, doğa ile ilgili olan, doğada yer alan. Benzer: tabii 2. doğa yasalarına, doğanın düzenine ve gereklerine uygun olan. "Doğum gibi ölüm de doğaldır" 3. kendiliğinden var olan, yapay olmayan. "Bu koy bir doğal liman gibiydi" 4. yaratıldığı gibi, olduğu gibi. "Köy doğal biçimiyle kalmıştı" 5. yapmacıksız. "Onun doğal davranışları hoşuma gitti" 6. MEC. her zamankine uygun, gerektiği gibi, olağan. "Böyle davranması doğaldı" Benzer: benzer(Konusu: , Kökeni: )
Doğal Ölüm:
(natural death) Normal yaşam süresini tamamlamış ya da bir hastalığı olan kişilerde görülen ölüm şekli. (Konusu: Adli Tıp Terimi, Kökeni: )
Doğal Tonlama:
(Alm. natürliche Betonung - Fr. ıntonation naturelle - İng. natural intonation) Duygularımızı, düşüncelerimizi, dilin gerektiği tonlamayı bozmadan söylemek.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Doğan:
(t.i. erk.) Kartalgillerden, alıştırılarak kuş avında kullanılan, yırtıcı bir kuş. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
doğan:
HAYVANBİLİM (ZOOLOJİ) TERİMİ ad kartalgillerden, küçük kuş, yılan, fare gibi şeylerle beslenen, çok hızlı uçan, yetiştirilerek kuş avlamakta kullanılan yırtıcı bir kuş.(Konusu: , Kökeni: )
Doğanalp:
(t.i. erk.) (bkz:: Doğan)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Doğanay:
(t.i. erk.) Ayın ilk günleri.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Doğanbey:
(t.i. erk.) Doğan gibi atik ve cesur bey. Doğan bey: Niğbolu kalesini haçlılara karşı koruyan Osmanlı beyi Yıldırım Bayezid dönemi.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Doğanbike:
(t.i. erk.) (bkz:: Doğan)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Doğaner:
(t.i. erk.) Güçlü, kuvvetli, yiğit.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Doğangün:
(t.i. erk.) Sabahın ilk ışıkları.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Doğanhan:
(t.i. erk.) (bkz:: Doğanbey)(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Doğannur:
(t.i. ka.) Nurun doğması.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)
Doğanten:
(t.i. erk.) Şafak vakti. (Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
doğaüstü:
bileşik · sıfat doğa yasalarının dışında kalan, doğa yasalarıyla açıklanamayan, doğa yasalarına bağlı olmayan, doğanın dışında, üstünde olan.(Konusu: , Kökeni: )
doğaüstücülük:
bileşik · ad doğa yasalarıyla açıklanamayan gerçeklerin ve olayların varlığına inanmak gerektiğini öne süren öğreti. Benzer: sürnatüralizm(Konusu: , Kökeni: )
Doğay:
(t.i. erk.) Ayın doğması.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Doğramak:
(f.) Kesici bir araçla yaralamak, öldürmek. Örn:: Diğer mahkumlar hatta kasap gibi beş altı kişiyi doğrayan en büyük katiller bile ondan korkuyorlardı. (Yalçın Doğan, Kodes A.Ş.)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )
doğru:
sıfat 1. bir ucundan öteki ucuna, sonuna değin yönü değişmeyen. "Dönemeçsiz, doğru yolları severim" 2. yalan olmayan, gerçek olan. "Bu gazete doğru habercidir" 3. yerinde olan, akla, mantığa uygun bulunan. "Doğru söze ne denir?" 4. gerçeğe ya da kurala uygun olan, yanlış olmayan. "Doğru hesaba bir şey denmez" 5. MEC. yasa, yöntem ve töreye bağlı, kendisine güvenilir, çalıp çırpmayan, dürüst (kimse). "Doğru insan az kaldı" 6. (saat için) ileri ya da geri gitme huyunda olmayan, şaşmadan işleyen, zamanı tam gösteren. "Benim saatim doğrudur, saniye şaşmaz" 7. ad gerçek. "Doğruyu söylemek gerekirse.." Benzer: hakikat 8. sıfat FELSEFE TERİMİ düşünme yasalarına, gerçeğe uygun olan. "İnsan doğru yargı verebilmelidir" 9. ad MATEMATİK TERİMİ iki noktayı birleştiren en kısa çizgi. 10. belirteç yanlışsız ve eksiksiz bir biçimde. "Çocuk sözcüğü doğru yazmıştı" 11. belirteç hiçbir yöne sapmaksızın, dosdoğru olarak, doğruca. "Bu yol doğru bizim köye gider" 12. belirteç (zaman anlatan sözcüklerden sonra) –e gelirken, –e yaklaşırken, yaklaşık olarak. "Akşama doğru yola çıkarız" 13. ilgeç (edat) karşı, yönünce. "Anne oğluna doğru eğilip onu öptü" 14. sıfat (son yıllardaki kullanımlarda) işe yarar, uygun, yerinde, tam. "Doğru aşk, doğru koca az bulunuyormuş" 15. dik oturmak. 16. kımıldamamak. 17. yaramazlık yapmamak, uslu durmak.(Konusu: , Kökeni: )
Doğru Dürüst:
(be.) İsteğe uygun biçimde, istenilen gibi, tam olarak, kusursuz bir biçimde, yanlışsız olarak, düzgün bir biçimde. "Bu işi doğru dürüst yapacak biri var mı?" NOT: Eş Anlamlı Kelimelerden Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )
Doğru Hamle:
(Eskrim Ter.) Açık bulunan yönden doğrudan doğruya kolun gerilmesini izleyen hamle. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )
Doğru Parti:
Kısa Adı: DOĞRU Genel Merkezi: Çankaya, Ankara Kuruluş Tarihi: 25.08.2020 Genel Başkanı: Rıfat Serdaroğlu Sona Eriş Tarihi: FAAL Sona Eriş Nedeni: FAAL Siyasi Pozisyonu: Merkez Sağ İdeoloji: Liberal Milliyetçilik NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )
Doğru Ses:
(Alm. richtige Stimmlege - Fr. voix juste - İng. correct voice) Tiyatro konuşmasında yükseklik yönünde kendi ses bölgesinin dışına çıkmayan ses.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )
Doğru Yol Partisi:
Kısa Adı: DYP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 23.06.1983. Demokrat Parti 1 (DP) ve Adalet Partisi 1 (AP) devamı olan siyasi parti. Genel Başkanı: Süleyman Demirel, Tansu Çiller, Mehmet Ağar. Kurucusu; Ahmet Nusret Tuna Sona Eriş Tarihi: 27.05.2007 Sona Eriş Nedeni: İsim değiştirdi, Demokrat Parti 3 (DP) oldu. Siyasi Pozisyonu: Merkez Sağ İdeoloji: Liberal muhafazakârlık NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )
Doğru Yol Partisi 2:
Kısa Adı: DYP Genel Merkezi: Ankara Kuruluş Tarihi: 28.05.2007 Genel Başkanı: Çetin Özaçıkgöz Sona Eriş Tarihi: FAAL Sona Eriş Nedeni: FAAL Siyasi Pozisyonu: Merkez Sağ İdeoloji: Liberal muhafazakârlık NOT: Çok Partili Dönemde Kurulan Siyasi Parti - III (1980 Sonrası)(Konusu: Siyasi Parti, Kökeni: )
doğruluk:
1- Doğru olma hâli, dürüstlük. Örn:: “Saadette yükselmek için insana doğruluk lazımdır; insanlık doğruluğun adıdır, inan.” (Yusuf Has Hacip) 2- Sıdk, sadakat. Örn:: “Doğruluk, hayâ ve iyi hareket bu üçü kimde birleşirse, o insan mesut olur.” (Yusuf Has Hacip) 3- Söz, iş ve davranışlarında gerçeği gözetme. Örn:: “Allah buyurdu: ‘Bu, sadıklara doğruluklarının fayda sağlayacağı bir gündür. Onlar için içinden ırmaklar akan ve ebedi kalacakları cennetler vardır.’ Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte en büyük ödül budur.” (Kur’an-ı Kerim Maide suresi 5/119 ncu Ayet) 4- Allah’ın emirlerine ve yasaklarına uygun bir yol izleme, insanların haklarını gözetme. Örn:: “Doğruluk insanı iyiliğe yöneltir. İyilik ise kişiyi cennete götürür...” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )
Doğu:
(t.i. erk.) 1- Doğma bölgesi. 2- Güneşin doğduğu yön, şark.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)
Doğu (Levant) Akdeniz:
Levant (Arapça: المشرق, el-Maşrık), Akdeniz'in doğu sahillerinde bulunan geniş bir araziyi tanımlamak için kullanılan, sınırları kesin olmayan, coğrafî, tarihî ve kültürel bir adlandırma. Genel olarak tarih süreci içerisinde Toros Dağları'nın güneyinde, Orta Doğu'da geniş bir alanı belirtmektedir. Batısında Akdeniz, güneyinde Arabistan Çölü ve doğusunda Mezopotamya ile sınırlanmıştır. Levant Kafkasya Dağları'nı, Arap Yarımadası'nın belirli bir parçasını ve -her ne kadar kimi kaynaklarda Kilikya dahil edilse de- Anadolu'yu içermez. Sina Yarımadası, Levant ile Mısır arasında bir kara köprüsü oluşturduğundan dışarıda tutulabilir. Dar anlamda Lübnan ve Filistin ile sınırlandırabileceğimiz Levant, Osmanlı dönemindeki karşılığıyla Şam Vilayeti'dir, bu da Şam kenti ve yakın Akdeniz kıyısındaki beldeleri içerir. Fakat bu tabir ne Hatay'ı ne de Suriye'nin Akdeniz kıyılarını kapsar. Bu açıdan bir diğer dar görüştür. Geniş anlamda ise İtalya'nın doğusundaki Doğu Akdeniz Havzası'nın tamamını tanımlamak için kullanılır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Doğu Afrika:
Doğu Afrika, Afrika kıtasının doğusunda, Cibuti, Eritre, Etiyopya, Kenya, Somali, Tanzanya ve Uganda'yı içine alan bölge. Mozambik genellikle Güney Afrika içinde, Ruanda ve Burundi ise Orta Afrika içinde sınıflandırılır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Doğu Almanya:
Resmi Tam Adı: Almanya Demokratik Cumhuriyeti (ADC) Kısa Adı: Doğu Almanya, Demokratik Almanya, Almanca: Deutsche Demokratische Republik (DDR)(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Doğu Almanya:
Yer Aldığı Kıta: Avrupa Kıtası'nın Kuzey Avrupa bölgesinde yer alırdı.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Doğu Almanya:
Almanya diye adlandırılan ülkenin, II. Dünya Savaşı'ndan sonra (1949'dan 1990'a kadar) politik ve coğrafi olarak ikiye ayrılması sonucu oluşmuştur. Doğu bölgesini kontrolü elinde tutan Sovyetler Birliği 7 Ekim 1949'da, Alman Demokratik Cumhuriyeti'ne (Deutsche Demokratische Republik, veya DDR) dönüştürdü.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Doğu Almanya:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Sosyalist Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Doğu Almanya:
İdari Yapısı: 15 il (Bezirk): 1- Berlin 2- Cottbus 3- Dresden 4- Erfurt 5- Frankfurt 6- Gera 7- Halle 8- Karl-Marx-Stadt 9- Leipzig 10- Magdeburg 11- Neubrandenburg 12- Potsdam 13- Rostock 14- Schwerin 15- Suhl.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Doğu Almanya:
Komşuları: Batısında Batı Almanya, Doğusunda Polonya ve Çekoslovakya sınır komşusudur.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Doğu Almanya:
Resmi Dili: Almanca(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Doğu Almanya:
Para Birimi: Doğu Alman Markı Para Birimi Kodu: DDM(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Doğu Almanya:
Plaka Kod: DDR (1990'daki Batı Almanya ile birleşmeye kadar bu kodu kullanmıştır.)(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Doğu Almanya:
Tel. Kodu: +37 (Terkedilmiş) Bölgeler 3/4 – Avrupa Kıtası numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Doğu Almanya:
Dini: Hristiyanlık Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )
Doğu Almanya:
Doğu Almanya Bayrağı:'nda Masonluk amblemi olan pergel ve eğik cetvel kullanılmıştır.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )
Doğu Almanya:
Milli Marşı: "Auferstanden aus Ruinen" ("Yıkıntılardan Doğmuş"), Alman Demokratik Cumhuriyeti'nin (ADC) milli marşı. 1949 yılında kabul edilen marşın Müziği Hanns Eisler'e, sözleri Johannes R. Becher'e ait. 1970'den sonra resmi olarak söylenmemeye başlandı.(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )
Doğu Almanya:
Genel Bkş: Almanya eski para birimi olan Mark, farklı para birimlerinin adıdır. Adının kökeni eski, orijinal Cermen ağırlık birimi olan Mark'tan gelmektedir. Mark günümüzde sadece Bosna Hersek'te "Konvertibilna Marka" adıyla kullanılmaktadır. • Doğu Almanya'nın kurucusu mason olan Adolf Hitlerdir. Doğu Almanya Hitlerin intiharından sonra Almanya'nın yasalarının geçerliliğini kabul etmiş ve Almanya'ya bağlanmıştır. • (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )
Doğu Asya:
Doğu Asya, Asya kıtasının doğu bölgesidir. Çin, Tayvan, Japonya, Kore (Kuzey Kore ve Güney Kore), Uzak Doğu Rusya ve bazen Moğolistan ülkelerini kapsar, ancak Moğolistan genellikle Orta Asya kapsamına girer. 1,5 milyar kişi nüfusu ile toplam dünya nüfusunun dörtte biri Doğu Asya'da yaşamaktadır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Doğu Avrupa:
Doğu Avrupa, Avrupa kıtasının Batı Avrupa ile Asya kıtası arasında kalan kesimi. Bölge; jeopolitik, coğrafi, kültürel ve sosyo-ekonomik bakımdan farklı anlamları çağrıştırdığı için tam olarak kapladığı alana dair fikir birliği yoktur. Doğu Avrupa terimi, Soğuk Savaş döneminde Sovyet Bloku'nun jeopolitik birliğini ifade edip Baltık Denizi'nden Adriyatik Denizi'ne kadar uzanan bölgede bulunan ülkeleri kapsamaktaydı. Sovyet Bloku'nun çökmesinin ardından bu bölge, günümüzde artık bu anlamı taşımamaktadır. Doğu Avrupa Devletleri; Arnavutluk, Azerbaycan, Belarus, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Ermenistan, Gürcistan, Hırvatistan, Karadağ, Kazakistan, Kosova, Macaristan, Kuzey Makedonya, Moldova, Polonya, Rusya, Romanya, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Türkiye, Ukrayna, Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıs.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Doğu Çin Denizi:
Doğu Çin Denizi, Çin ve Kore kıyılarında, Ryukyu ve Kyushu Adaları ile Büyük Okyanus'tan ayrılan, Büyük Okyanus'un bir kolu. 1,249,000 km² lik yüzölçümüne sahip olan deniz, Çince'de Doğu Denizi olarak adlandırılır. Deniz, doğuda Büyük Okyanus, kuzeyde Güney Kore, güneyde Tayvan ve batıda Çin ana toprakları ile çevrilidir. Yangtze Nehri, denize dökülen en önemli akarsudur. Denizin en önemli adası Tong Adası olup, su altında pek çok resif bulunur. Denizin ekonomik kullanım hakkı içinde Çin, Japonya ve Güney Kore arasında bir takım anlaşmazlıklar vardır. Çin ve Japonya arasındaki anlaşmazlıklar, Çin'in varlığını keşfettiği doğalgazın kullanım hakkından kaynaklanır. Çin ve Güney Kore arasındaki anlaşmazlık ise Güney Kore'nin üzerine bir doğal araştırma istasyonu kurduğu Socotra Kayalıkları'dır.(Konusu: Coğrafi Konum, Kökeni: )
Doğu Ekspresinde Cinayet:
Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Agatha CHRİSTİE Kitabın Konusu: Trende yaşanan bir cinayeti çözebilmek için Hercule Poirot’un karşılaştığı zorluklar anlatılmaktadır. Kitabın Ana Fikri: Her zaman gerçekler doğru olanı ya da olması gerekeni ortaya koymaz veya bazı işler öyle olması gerektiği için öyle olmuştur.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )
Doğu Timor:
Resmi Tam Adı: Doğu Timor Demokratik Cumhuriyeti Yerel Tam Adı: República Democrática de Timor-Leste(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )
Doğu Timor:
Yer Aldığı Kıta: Asya Kıtası'nın Güneydoğu Asya bölgesinde yer alan ada ülkesi.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )
Doğu Timor:
Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. 1975 - 1999 arası Endonezya'nın işgali ve katliamına maruz kalmıştır. 1999 yılında Endonezya`dan ayrılıp, 20 Mayıs 2002 yılında bağımsız olmuştur. Endonezya'dan 2002 yılında bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )
Doğu Timor:
Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )
Doğu Timor:
İdari Yapısı: 13 Bölge: 1- Lautém 2- Baucau 3- Viqueque 4- Manatuto 5- Dili 6- Aileu 7- Manufahi 8- Liquiçá 9- Ermera 10- Ainaro 11- Bobonaro 12- Cova-Lima 13- Oecussi-Ambeno(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )
Doğu Timor:
Komşuları: Tek komşusu Endonezya'ya bağlı Batı Timor'dur.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )
Doğu Timor:
Resmi Dili: Portekizce, Tetum(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )
Doğu Timor:
Para Birimi: ABD Doları Para Birimi Kodu: USD (United States Dollar)(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )
Doğu Timor:
Plaka Kod: TL(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )
Doğu Timor:
Tel. Kodu: +1 670 Bölge 1 – Kuzey Amerika Kıtası Numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )
Doğu Timor:
Dini: Hristiyanlık Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )