MecmuaN.CoM sözlük sitesi
 D E N E M E    


Haydi Öğrenelim!

Blaise Pascal:

Blaise Pascal (1623–1662) Fransız mucit. 1642 yılında 19 yaşında, aritmetik işlemlerini mekanik olarak yapan bir hesap makinesi icat etti. Fizik biliminde havanın ağırlığı, sıvıların basıncını ve sıvı denge hali ile ilgili bildiklerini Pascal Kanunları ile ortaya koymuştur. En önemli icatlarından birisi birçok alan içerisinde yaygın bir şekilde kullanılan Pascal üçgeni'dir.

SON EKLENEN KELİMELER



*Amed Sportif Faaliyetler

*Abdi Algül

*Beyza Başar

SON ARANAN KELİMELER



*Erkeklik

*Husye

*Husye

MecmuaN.com Nedir?

MecmuaN geniş çaplı bir Sözlük Sitesidir. Anlamını bilmediğiniz kelimeler, atasözleri, deyimler, osmanlıca kelimeler ve kronolojik tarihi olayları araştırabilir ve önemli günler gibi bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

Kelime Arama

      Gelişmiş Arama
Sende Yolla Hata Bildir!


GENİŞ KAPSAMLI ANLAMLAR VE KAVRAMLAR SÖZLÜĞÜ - TÜRKÇE SÖZLÜK




Dominik Cumhuriyeti Milli Tk:  

milli tk.lakabı: "los Quisqueyanos" (Ülkenin yerlileri için sokak dilinde kullanılan bir terim)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )

Dominika:  

Resmi Tam Adı: Dominika Milletler Topluluğu Yerel Tam Adı: Commonwealth of Dominica(Konusu: Ülke Resmi Adı, Kökeni: )

Dominika:  

Yer Aldığı Kıta: Kuzey Amerika Kıtası'nda yer alan ada ülkesi.(Konusu: Ülke Bul.Kıta, Kökeni: )

Dominika:  

Bağımsız Ülke: Birleşmiş Milletler üye ülke. Birleşik Krallık'tan (Büyük Britanya) 3 Kasım 1978 tarihinde bağımsızlığını kazanmıştır.(Konusu: Ülke Bağ.Tarihi, Kökeni: )

Dominika:  

Yönetim Şekli: İktidar Yapısı: Üniter Devlet. İktidar Kaynağı: Cumhuriyet.(Konusu: Ülke Yönetim Şekli, Kökeni: )

Dominika:  

İdari Yapısı: 10 Bölge: 1- Saint Andrew 2- Saint David 3- Saint George 4- Saint John 5- Saint Joseph 6- Saint Luke 7- Saint Mark 8- Saint Patrick 9- Saint Paul 10- Saint Peter.(Konusu: Ülke İdari Yapı, Kökeni: )

Dominika:  

Başkenti: Roseau(Konusu: Ülke Başkenti, Kökeni: )

Dominika:  

Komşuları: Kuzeyinde Guadeloupe, Güneyinde Martinik Adası bulunur.(Konusu: Ülke Komşuları, Kökeni: )

Dominika:  

Resmi Dili: İngilizce(Konusu: Ülke Resmi Dili, Kökeni: )

Dominika:  

Para Birimi: Doğu Karayip Doları Para Birimi Kodu: XCD(Konusu: Ülke Para Birimi, Kökeni: )

Dominika:  

Plaka Kod: WD(Konusu: Ülke Plaka Kodu, Kökeni: )

Dominika:  

Tel. Kodu: +1 767 Bölge 1 – Kuzey Amerika Kıtası Numaralandırma Plan Alanı içindedir.(Konusu: Ülke Tel Kodu, Kökeni: )

Dominika:  

Dini: Hristiyanlık Mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık NOT: Hristiyan'lığın 3 ana mezhebi: Roma Katolik Kilisesi, Protestanlık, Ortodoks Kilisesi(Konusu: Ülke Dini, Kökeni: )

Dominika:  

Dominika Bayrağı: Günümüzdeki hali ile resmi olarak 1988 yılından bu yana kullanılmaktadır. Dominika milli bayrağı yeşil zemin üzerine, sarı, siyah ve beyaz renklerinin yatay ve dikey olarak oluşturduğu haçtan oluşmaktadır. Bayrağın tam ortasında yatay ve dikey sarı, siyah ve beyaz renklerin buluştuğu noktada, kırmızı bir daire içerisinde etrafında on adet limon yeşili yıldız bulunan bir Papağan bulunmaktadır. Arka planda kullanılan yeşil, ada ülkesinin ormanlık alanlarını temsil etmektedir. Bu yeşil rengi dört eşit parçaya bölen sarı, siyah ve beyaz renklerin oluşturduğu haç ise hıristiyanlık dininde var olan üçlemeye (Teslis) gönderme yapmakta olup, ada ülkesinin Tanrı'ya olan inancını sembolize etmektedir. Bayrağın ortasında ki kırmızı daire ülkenin sosyal adalet yükümlülüğünü, on yıldız ise, adanın her biri eşit şartlara sahip olan on bölgesini temsil etmektedir. Tam ortada bulunan papağan, ülkenin armasında da var olan, ülkenin ulusal simgesi olup, bayrakta gösterilmektedir.(Konusu: Ülke Bayrağı, Kökeni: )

Dominika:  

Milli Marşı: Isle of Beauty, Isle of Splendour(Konusu: Ülke Milli Marşı, Kökeni: )

Dominika:  

Genel Bkş: Şubat ile Mayıs ayları arası haricinde ülkede hem aşırı yağmur hem fırtınalar görülebiliyor. (Konusu: Ülke Genel Bakış, Kökeni: )

Dominika Milli Tk:  

milli tk.lakabı: Dominika Takımı (Dominika Team)(Konusu: Lakap Milli Tk., Kökeni: )

Domino:  

(fr.i. domino < lat.) 1- Üzerlerinde altıya kadar olan sayıları gösterecek şekilde noktalar bulunan dikdörtgen biçimindeki 28 taşla oynanan bir masa oyunu. [Taşlar fil dişi, mâden ve tahtadan olabilir] 2- (ünl.) Bu oyunda, oyunu bitiren oyuncunun elindeki en son taşı koyarken söylediği kelime. 3- Maskeli balolarda giyilen, önü açık, kukuletalı, geniş uzun elbise.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Dominyon:  

(fr.i. dominion < ing.) İngiliz Milletler Topluluğu üyesi olan bağımsız ülkelere verilen isim. “Yeni Zelenda dominyonu.”(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

don:  

ad 1. vücudun belden aşağısına giyilen, uzun ya da kısa iç giysisi. Benzer: külot 2. HALK AĞZINDAN kılık, giysi. 3. (at için) tüy rengi. 4. küçük ya da büyük aptesini donuna yapmak. 5. MEC. çok korkmak. 6. küçük ya da büyük aptesini donuna etmek. 7. MEC. çok korkmak.(Konusu: , Kökeni: )

Don Kişot:  

Kitabın Türü: Roman Kitabın Yazarı: Miguel de CERVANTES Kitabın Konusu: İspanya'da, La Mancha’da yaşayan 50 yaşlarındaki emekli bir centilmen olan Don Kişot şövalyeleri anlatan kitaplara takıntılıdır ve yazılan her şeyin doğru olduğunu sanmaktadır. Avrupa toplumunda çürümekte olan bir müesseseyi, şövalyeliği, alaylı bir üslupla hicveden bir kitaptır. Hayal ile realitenin çoğu zaman iç içe girdiği eserde komik pek çok unsur yer alır. Öyküden romana geçişin ilk adımı sayılmaktadır. Kitabın Ana Fikri: İnsanların, olayları kendi istedikleri gibi kabul etmesi genelde yanlış anlaşılmalara yol açar. Bu nedenle kişiler yaşadıkları olayların olumlu sonuçlanmasını isterlerse gerçekçi olmaları gerekir.(Konusu: Kitap Hakkında, Kökeni: )

Don Kişot:  

Cervantes'in yazdığı Don Kişot kitabının baş kahramanı. Don Kişot’u takma ad olarak kullanmaktadır. Asıl adı Alonso’dur. Zayıf, yaşlı bir adamdır. Hayalci ve saf bir mizacı vardır. Kendisini son şövalye olarak görmektedir.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Donald Duck:  

Walt Disney tarafından 9 Haziran 1934'te yaratılan karakter. Donald Fauntleroy Duck (Vakvak Amca)'ın özelliği sarı-turuncu renkli bacakları ve ayakları ile beyaz bir kişileştirilmiş ördek olmasıdır. Çoğunlukla (yüzmeye gittiği durumlar haricinde) mavi denizci gömleği, şapka ve kırmızı bir papyon giyer, ancak hiçbir zaman pantolon giymez. Maceralarında kimi zaman kendine özgü kibirli davranışlarıyla yer bulan, pencere açmaya çalışırken adeta cinnet geçiren, yeğenleriyle sık sık takışan, Donald'ın en ünlü kişilik özelliği onun kolayca provoke olabilen ve parlama tehlikesi olan öfkeli bir karakter olmasıdır. sadece sevgilisi Daisy Duck'tan korkar.(Konusu: Çizgi Karakter, Kökeni: )

Donanım:  

"Bilgisayarı oluşturan tüm bileşenlere; yani fiziksel parçalarının tümüne verilen isimdir. Bir bilgisayar sisteminin sorunsuz olarak çalışabilmesi için birçok donanımın bir araya gelmesi gerekir. İşlemci, bellek ve anakart gibi bileşenler olmazsa bilgisayarı çalıştırmanız da mümkün değildir. Yazıcı ya da DVD sürücü gibi donanımlar ise bilgisayarın çalışmasında doğrudan bir rol üstlenmez. Bu tip donanımlar ile teknolojinin size sunduğu birçok ekstra özellikten yararlanabilirsiniz. Bilgisayarın çalışması için sadece gerekli donanıma sahip olmak yetmez. Bununla birlikle önemli birtakım yazılımlara (işletim sistemi gibi) da ihtiyacınız var."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Donanım Profili:  

Bir bilgisayar sisteminde bulunan tüm bileşenlerin yapılandırmasını sağlayan ve özelliklerini açıklayan verilerin bütününe verilen isimdir. Donanım profilleri, bilgisayarların mevcut donanımları en İyi ve en verimli şekilde kullanmaları açısından son derece önemlidir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Donanma:  

(Osm. Tiy.) Osmanlı İmparatorluğu zamanında büyük, zengin eğlence. Bu çeşit eğlenceler sultanların düğünlerinde, yaş günlerinde, tahta geçmelerinde ve sünnet düğünlerinde yapılırdı.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Donanma Cemiyeti:  

(d. türk. a. cemiyyet, türk. e.) Kasıtlı olarak yangın çıkaran kimse. (bkz:: Kızıl Bayram)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Donatım:  

(Alm. Requisite) Yardımcı sahne eşyaları; Aksesuvar.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Donatmak:  

(f.) (Birisine) Uzun uzadıya hakaret etmek. Örn:: Donatacak, ıslatacak uzun sözün kısası bir şeyler yapacak. (Mehmet Şeyda, İpe Çekilecek Herif)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Done:  

(fr.i. donné) Bir araştırmada, bir tartışmada, bir akıl yürütmede sonuca ulaşabilmek için gerekli olan ilk bilgi. 2- (mat.) Bir problemde belirtilmiş olan, bilinen ve bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. 3- Bir sanat ya da yazın yapıtına temel olan ana ilkeler. 4- Bilgisayarda, bilişimde olgu, kavram ya da komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimsel gösterimi. Veri, mûta.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Donkişot:  

(fr.i.) (Don Quijote adından) İspanyol yazarı Cervantes’in aynı isimdeki eserinin kahramanı olup dilimizde gereksiz yere kahramanlık göstermeye kalkan, kahramanlık taslayan hayalperest kimseler için kullanılır.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Donkişotça:  

(fr.t.) Donkişota yaraşır bir biçimde.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Donkişotlaşmak:  

(fr. nesnesiz) Donkişota yaraşır bir biçimde davranmak, gereği yokken yiğitlik göstermeye kalkışmak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Donkişotluk:  

(fr.t.i.) Donkişot olma durumu.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Donuk:  

Karışık ve bulanık hissi uyandıran şarap. Bu terim şarabın görüntüsü, aroma ve tatları veya genel stili için kullanılabilir.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )

Doping:  

(gnl.ter.) Sporcunun performansını yapay yönden artıran maddelerin kullanılması veya bazı fizyolojik maddelerin aşırı derecede alınması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Doping:  

(ing.i. doping) (sp.) Yarışmalarda yarışçı sporculara veya atlara aşırı bir enerji ve olağanüstü bir gayret vermek için kullanılan uyarıcı ilâç.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)

Dorafobi:  

(ing.i. doraphobia) hayvan postu veya derisiden, kürklerden korkma.(Konusu: Fobiler, Kökeni: ingilizce)

Dorsi:  

Sırt.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

Dorsifleksiyon:  

Kaval kemiğine doğru ayağın bükülmesi.(Konusu: Fitness Terimi, Kökeni: )

Doruk:  

(t.i. erk.) Tepe, ağaç tepesindeki körpe filiz.(Konusu: İsim (Erk), Kökeni: Türkçe)

Doruk:  

(Alm. Höhepunkt - İng. climax) Bir oyunun geriliminde en üst, keskin nokta.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Doshu:  

Yolun başı anlamında kullanılır aikidonun başında bulunan kişiye verilen ünvandır. Şu anda doshu MORİHEİ UESHİBAnın torunu olan MORİTERU UESHİBA dır.(Konusu: Aikido Terimi, Kökeni: )

DOSHU:  

(Doşu) Üstad.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

dosoloji:  

(ing.i. dosology) Emdüzebilim. ilaçların dozlarını ayarlayan, inceleyen bilim dalı. (bkz:: Posoloji) (Konusu: loji ile biten, Kökeni: ingilizce)

Dossenus:  

(Lat. dossenus) Atellan Komedyası'nda bilgiçlik taslayan aydın tipi.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

dost:  

1- Arkadaş, sevilen kimse, sevgili. Örn:: “Kişi dostunun dini üzerinedir. Sizden biriniz dost seçerken dikkatli olsun.” (Hadis) 2- Veli, koruyucu. Örn:: “Mümin erkekler ile mümin kadınlar birbirinin dostudurlar.” (Kur’an-ı Kerim Tevbe suresi 9/71 nci Ayet) 3- Aynı yolda olan kişiler, dervişler. 4- Birinin iyiliğini isteyen, onu gönülden seven. Örn:: “Amellerin en hayırlısı Allah için dost olmaktır.” (Hadis)(Konusu: Dini Terimler, Kökeni: )

Dosta Düşmana:  

Herkese. "Bunu dosta düşmana göstermek isteriz" NOT: Zıt Anlamlı Kelimelerden Oluşur.(Konusu: İkileme, Kökeni: )

Dosya:  

Klasörler içerisinde saklanan bağımsız belgelere dosya adı verilir. Örneğin herhangi bir Word dokümanı tek başına bir dosyadır. Ayrıca bir yazılımın oluşması farklı tipte birçok dosyanın bir araya gelmesi gerebilir. Dosya tipleri değiştikçe, onları temsil eden simgelerin görünümleri de farklılık gösterebilir. Bir Word dosyası ile bir Excel dosyası aynı simgeye sahip olamaz. Bu sayede dosyaların tipini kolayca anlayabilir ve hangi yazılımla açıldıkları konusunda sorun yaşamayız.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Dosya:  

(fr.i. dossier) 1- Bir iş veya bir kimse hakkındaki evrâkın içine konduğu karton veya plastikten kap. 2- (teşmil.) Bir iş veya bir kimse hakkındaki evrâkın bütünü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Dosya Dönüştürme:  

"Her program veya yazılım, verileri farklı dosya tipleri şeklinde depolar, çünkü her programın kapasite, özellik ve yetenekleri farklıdır. Dosya dönüştürme, farklı uygulamaların aynı veri dosyasını kullanabilmesi için uygulanan basit işleme verilen isimdir. Bu sayede iki farklı tipteki metin işleme yazılımı, aynı metin dosyasını açabilir ve işleyebilir. Bunun için dosyayı uygun programla açtıktan sonra ""Dosya"" menüsünde göreceğiniz ""Farklı kaydet"" seçeneğine girmeniz ve orada uygun dosya tipini seçmeniz yeterli olacaktır. Böylece dosyanın bir kopyası, farklı bir formatta kaydedilecektir. Dosyaları dönüştürme işlemini, sadece bu iş için özel olarak hazırlanmış bazı yazılımlar yardımıyla gerçekleştirmeniz de mümkün."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Dosya Kurtarma:  

"Birçok işletim sistemi, silmek istediğiniz hatta sildiğinizi düşündüğünüz verileri aslında hemen silmez. Bu veriler teorik olarak görülmeseler de, gerçek anlamda silinmeleri için sabit disk üzerinde kapladıkları alana başka verilerin yazılması gerekir. Henüz üzerine yazılmamış verileri özel programlar yardımıyla kurtarmak mümkündür. İşle bu işleme de ""dosya kurtarma"" adı verilir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Dosya Paylaşımı:  

"Ağ üzerindeki bir bilgisayarın sabit diskinde bulunan dosyalara diğer bilgisayarların da ulaşmaları için ""dosya paylaşımı"" adı verilen basil bir yöntem kullanılır. Dosyaları ağ kullanıcılarının erişimine açmak için, bu dosyaların bulunduğu klasörde ağ paylaşımını etkin hale getirmeniz gerekir. Bir klasörü paylaştırdığınızda, içindeki tüm dosyalar da ağ kullanıcıları tarafından görülecektir."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Dosya Sistemi:  

"Windows ya da Linux gibi işletim sistemlerinde dosyaların adlandırıldığı, saklandığı ve düzenlendiği genel yapıya verilen isimdir. Eski Windows sürümlerinde FAT dosya sistemi kullanılırken; Windows 98 ve Windows Me'de FAT 32'ye geçildi. Windows 2000 ve Windows XP ise NTFS dosya sistemini kullanabiliyor. NTFS, dosyaların düzenlenmesi ve kontrolü açısından en başarılı dosya sistemi olarak dikkat çekiyor. FAT ise artık çok fazla kullanılan bir dosya sistemi değil."(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Dosya Uzantısı:  

Dosya uzantısı, bir dosyanın türünü tanımlayan ve adından sonra gelen üç karakterlik kısaltmadır. İşletim sistemi ayarlarına göre bu kısaltma görülebilir ya da görülmeyebilir. En çok karşılaşılan dosya uzantılarının bazıları şunlardır:TXT: Metin dosyaları,DOC: MS Word dokümanları,XLS: MS Excel tabloları,PPT: MS PowerPoint sunumları,JPEG, BMP, GIF vb. Resim dosyaları,HTM, HTML: Internet dosyaları...(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Dosyalamak:  

(fr.t. geçişli f. < dosya+la-mak) Bir işe âit evrak, resim, plan vb. şeyleri bir dosyada toplamak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Dosyalanmak:  

(fr.t. edilgen f. < dosyala-n-mak) Dosyaya konmak, dosya hâline getirilmek.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Dosyalatmak:  

(fr.t.) 1- Dosyalamak eylemini yaptırmak. 2- (yazılar, belgeler için) Bir dosyada toplanmasını sağlamak, bir dosyaya koydurmak.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

DOTOKU:  

(dotoku) Dojo etiği.(Konusu: Karate Terimi, Kökeni: )

Double:  

(Beyzbol Ter.) İkinci kaleye ulaşmayı sağlayan başarılı vuruş. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Double Double:  

(Basketbol Ter.) Basketbolcunun bir karşılaşmada sayı, asist ve ribaund istatistiklerinde herhangi ikisinden çift haneye ulaşması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Double Dribble:  

(Basketbol Ter.) Top sürme hakkını kullanıp topu tutan oyuncunun kural ihlali yaparak tekrar top sürmeye başlaması.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Double Faul:  

(Basketbol ter.) İki rakip oyuncunun aynı anda karşılıklı faul yapması.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Double Team:  

(Basketbol Ter.) Bir hücum oyuncusunu iki savunma oyuncusunun sıkıştırması. İkili Sıkıştırma.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Double Trap:  

(Atıcılık Ter.) İki değişik yöne çıkan plakalara yapılan atış.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Double Tripple:  

(Basketbol Ter.) Basketbolcunun bir karşılaşmada sayı, asist ve ribaund Olarak üçünde de çift haneye ulaşması. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Douglas C. Engelbart:  

Douglas C. Engelbart (1925-2013) Norveç asıllı Amerikalı mucit. 1964 yılında sadece tek bir doğrusal yönde hareket edebilen ilk mause'u tasarlamıştır. İsimlendirme konusu ile ilgili ilk yayın olan 1965 yılı Bill English'in yayımında, "fare"; bir işaretleme aracı olarak "bilgisayar destekli ekran kontrolü" olarak geçmiştir.(Konusu: Mucid ve İcadı, Kökeni: )

Download:  

İnternetten kendi bilgisayarınıza dosya kopyalama işlemine verilen isimdir. Web'de var olan herhangi bir müzik, resim, metin ve benzeri dosyaları download edebilirsiniz. Download hızı, kullandığınız bağlantı tipine bağlıdır. Eğer dial-up bağlantıya sahipseniz, hızınız saniyede 3-4 KB civarında olacaktır. ADSL ya da kablo bağlantılarında ise download hızı 10 KB ya da çok daha üzerinde olabilir.(Konusu: Bilgisayar T., Kökeni: )

Doyum:  

(t.i. ka.) Ganimet almış.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

doyum:  

ad 1. doymak eylemi, doyma. 2. MEC. eldekini yeterli görme, var olanla, sağlananla yetinme. 3. kimi isteklerini elde ederek rahata kavuşma. Benzer: tatmin 4. cinsel yönden isteğine ulaşarak rahatlama.(Konusu: , Kökeni: )

Doz:  

(fr. dose < yun.) 1- Bir defada veya bir günde alınması gereken ilâç miktârı. 2- Bir maddenin bir birleşiğe girmesi gereken belli miktârı. 3- (mec.) Uygun olan, yeterli görülen ölçü.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Dozaj:  

(fr.i. dosage) 1- Dozu düzenleme, ayarlama, dozu belirleme. 2- (kim.) Bir bileşiğe ya da karışıma girecek madde miktarının belirtilmesi.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Dozer:  

(ing.i. dozer) Buldozer sözünün kısaltılmış şekli. (bkz:: Buldozer)(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: İngilizce)

Dökme:  

(i. esk.) Gümüş mecidiye. Yirmi kuruşluk madeni para.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Dökülmek:  

(f.) 1- (Birkaç kişi) Bir yere hemen hemen aynı anda ama tek tek gelmek. Örn:: İhvan dökülüyor. (Dolmuş otobüs yolcuları) Kısa aralıklarla araçtan birer ikişer inmek. 2- İfşa etmek, sırrını açıklamak, itiraf etmek. 3- (Görünümce, sağlıkça, paraca) Çok kötü bir durumda olmak.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Dökümhane:  

(b.i) Döküm işleri yapan işlik, fabrika ya da fabrikada döküm yapılan yer.(Konusu: Hane ile Biten, Kökeni: )

Dölendirmek:  

(f.) (bir şeyi dairesel biçimde dolaştırmak anlamında dolandırmak'tan) (iskambille, zarla oynanan oyunlarda) İskambilleri zarı elden ele geçirerek oynamak. Örn:: Artık kişilikleri açık seçtik, kazanan tatarlarn çingenelerin gözü pek kabadayıların dölendirdikleri barbut oyunundan pay çıkarmam işten bile değildi. (Y. Kenan Karacanlar, Babıali Kaldırımlarında Bir Adam)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

dölüt:  

YAŞBİLİM (BİYOLOJİ) TERİMİ ad oğulcuğun, bütün organları belirdikten sonraki adı. Benzer: cenin(Konusu: , Kökeni: )

Dömi-Sek:  

Hafif tatlı şaraplar için kullanılan bir terimdir. Şeker oranı genellikle litrede 4,1-12 gr'dır.(Konusu: Şarap Terimi, Kökeni: )

Dömifinal:  

(fr.i. demi-finale) (sp.) Finalden önceki yarışma, yarı final.(Konusu: Batı Dilinden, Kökeni: Fransızca)

Döndü:  

(t.i. ka.) 1- Henüz evlenmemiş kız. 2- Örfte devamlı erkek çocuğu olan ailenin son doğan çocuğu kız olursa döndü adını koyarlardı.(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Döndürmek:  

(f.) Esrarlı sigarayı sırayla içmek.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Döne:  

Kemal Tahir'in yazdığı İnce Memed kitabının kahramanlarından. İnce Memed'in annesidir. Birçok çileler çekmiş, ağa tarafından çok işkenceler görmüştür. Ölmeden önce İnce Memed'ini görememiş, güçlü bir köy kadınıdır. İyi kalplidir, masum bir karakteri vardır.(Konusu: Kitap Karakteri, Kökeni: )

Döne:  

(t.i. ka.) Karşı ziyarette bulunma. (bkz:: Döndü)(Konusu: İsim (Kız), Kökeni: Türkçe)

Dönek:  

(sf. i.) Başarısız olduğu için aynı sınıfı tekrar okumakta olan. (öğrenci, özellikle yatılı okul öğrencisi) Örn:: Otuz üç arkadaştan dönekler de dahil olduğu halde süzüle süzüle sekiz kişi kalmış olan bütün sınıf baştan aşağı kulak kesileli. (Ahmet Rasim, Fuhş-İ Atik) (bkz:: Dönme)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

dönel:  

MATEMATİK TERİMİ sıfat kendi ekseni çevresinde dönerek oluşmuş olan.(Konusu: , Kökeni: )

dönel kavşak:  

(T-24) Trafik Tehlike Uyarı İşareti: bu işaret levhası, ileride bir dönel kavşak olduğunu bildirir. hız azaltılmalı, ilk geçiş hakkı dönel kavşak içindeki araç sürücülerine verilmelidir.(Konusu: trafik işareti, Kökeni: )

dönel kavşak:  

Dönel kavşak ya da halk arasındaki adı ile göbek, Kıbrıs\'ta yaygın olarak çember, araç trafiğinin dairesel biçimde hareket ederek çeşitli istikametlere dağılmasına imkân veren kavşak türü. Dönel kavşaklar ortasında genellikle araç yolundan yüksek inşa edilmiş adacıklar bulunur.(Konusu: , Kökeni: )

dönemeç:  

ad 1. bir yolun kıvrıldığı, yön değiştirdiği yer. "Sürücü, dönemeçlerde hız kesiyordu" Benzer: viraj 2. MEC. bir işteki, durumdaki, eylemdeki, düşüncedeki vb. dönüm noktası, belirgin ve yeni bir evre, aşama. "İnsan, yaşamının dönemeçlerinde kararsızlaşabilir"(Konusu: , Kökeni: )

Döner:  

(sf. i.) 1- Dönek. Verdiği sözden kolayca dönen (kimse). 2- Bir suç işlerken durumun kendi aleyhine döndüğünü anlayan kişinin çok farklı bir tavır takınması. Örneğin birisini bıçaklarken imdat adam öldürüyorlar diye bağırma, birisinin cüzdanını çalarken onu itip kakarak hey ağır ol ben namuslu kimseyim deminden beri ne sürtünüyorsun? diye patırtı yapma vb. 3- Tabanca, revolver.(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Döner Kanca Vuruşu:  

(Tekvando Ter.) Bandae-dolryo-cha-gi.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Döner Pano:  

(Alm. flexible Kulisse - Fr. retour de chdssis - İng. return (scenic)) Önceden kurulmuş dekorlu sahneleri, seyirciye birer birer göstermek için ekseni çevresinde dönen sahne. Çeşitli oyun sahnelerinin kolayca seyirci önüne getirilmesinde kullanılan sahne. japonya'da birkaç yüzyıl önce kullanılmakta olan döner sahneyi Avrupa yeni keşfetmiştir. İlk kez olarak da 1896 yılında, Münih'te, Mozart'ın "Don Giovanni" operasında kullanılmıştır. Bunu da çok sanatlı olarak Max Reinhardt Shakespeare yapıtlarının sahne düzeni için kullanmıştır.(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

Döner Tekme:  

(Tekvando Ter.) Rakibe tekme atarken vücudun dönüş hareketi halinde olması. Dolryo–cha-gi.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

döner turnuva:  

turnuvadaki tüm oyuncuların birbiriyle oynadığı turnuva sistemi.(Konusu: satranç terimi, Kökeni: )

döngü:  

MANTIK TERİMİ ad bir önermeyi ikinci bir önermeyle, onu da dönüp birincisiyle tanıtlamaya kalkışma yolu. Benzer: kısırdöngü(Konusu: , Kökeni: )

Dönme:  

(sf. i.) 1- Erkek iken ameliyatla cinsiyet değiştirmiş. (kimse) Örn:: Tam Taksime yaklaşıldığında BMW marka bir otodan Ne dönme beee.. sözlerinin atılmasının bir an için doğurduğu yılgınlığa karşın koşmalıydı İstanbuldaki sevgilisine. (Dr. Arslan Yüzgün, Mavi Hüviyetli Kadınlar) 2- Pornografik bölümler eklenerek piyasaya yeniden sürülmüş sinema filmlerini nitelemek için kullanılır. Örn:: Eski çekilmiş filmlere yeni çekilen biokseks ya da 8 mm.lik yabancı porno film parçaları eklenip yeni afişler ve yeni isimlerle piyasaya yeni bir mal gibi sürülür. işte bu tür filmlere dönme film denir. (Agah Özgüç, Sİne-Sex)(Konusu: Argo Terimi, Kökeni: )

Dönme:  

(Halter Ter.) Kaldırış sırasında barın veya sporcunun yan tafralardan birine dönmesi.(Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

Dönme:  

(Tekvando Ter.) Bandae. (Konusu: Spor Terimi, Kökeni: )

dönmek:  

nesnesiz (nesne almayan) eylem 1. kendi ekseni çevresinde ya da bir şeyin dolayında devinmek. "Tekerlekler dönmekteydi" 2. gittiği yerden geri gelmek. "İstanbul’dan dönmekteyken kaza geçirmiş" 3. geldiği yere geri gitmek. "Yarın Ankara’ya dönüyoruz" 4. yönünü çevirmek, yönelmek. "Bize sırtını dönmüştü" 5. –DEN; –İ gidiş yönünü değiştirmek, sapmak. "Sokağın köşesinden dönüp karşıya geçti. Köşeyi dönünce görürsünüz" 6. [nsz] kendini bir yandan bir yana çevirmek. "Yatakta, sağına dönerek uykuya daldı" 7. [nsz] belirli bir yerde dolaşmak. "Ne yapacağını bilmeksizin odada dönüp durmaktaydı" 8. olduğundan daha değişik bir durum almak ya da bir şeyi andıracak bir biçime girmek, bir şeye benzemek. "Köy, cennete dönmüştü" 9. [nsz] (öğrenci) sınıfta kalmak. "Bizim oğlan bu yıl döndü" 10. bırakılan bir işe ya da konuya yeniden başlamak, onu yeniden ele almak. "Bu konuya dönmek istemiyoruz" 11. [nsz] düzene konulmak, işlemek, çekip çevrilmek, yönetilmek. "Dükkân dönmekte ama zor dönmekte" 12. [nsz] durumdan duruma geçmek. "Hava döndü, yağmur geliyor" 13. [nsz] düşünce, kanı, inanç ya da din değiştirmek. "Düşüncemde yanılmışsam dönmekten çekinmem" 14. MEC. gibi sözcüklerle yapılmak, çevrilmek anlamında kullanılır. "Burada dönen dalavereye akıl ermez" 15. MEC.•HALK AĞZINDAN (mide için) altüst olmak, bulanmak. "Midem döndü"(Konusu: , Kökeni: )

Dönüm:  

(bkz:: Peripeti)(Konusu: Tiyatro Terimi, Kökeni: )

WhatsApp